Çevre

Akdeniz’deki ithal plastik atık kirlilik için inceleme talep edildi

Türkiye'ye ithal edilen plastik atıkların Akdeniz'de yol açtığı kirlilik nedeniyle Barselona Sözleşmesi Sekretaryası'na şikâyet başvurusunda bulunan Mersin Çevre ve Doğa Derneği, Mersin Körfezi ve Çukurova kıyılarındaki plastik, mikroplastik ve nanoplastik kirliliği için uluslararası inceleme talep etti.

Abone Ol

Haber Merkezi

Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Aslan, Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye geri dönüşüm amacıyla getirilen plastik atıkların Akdeniz kıyılarında ciddi çevresel kirliliğe neden olduğu gerekçesiyle Barselona Sözleşmesi Sekretaryası'na resmî şikâyet başvurusu yaptıklarını açıkladı. İngilizce hazırlanan başvuruda, Mersin Körfezi başta olmak üzere bölgedeki denizel plastik kirliliğinin bağımsız olarak incelenmesi ve Türkiye'nin aldığı önlemlerin değerlendirilmesi istendi.

Uluslararası inceleme talep edildi


Başvuruda, plastik atık ithalatı ile deniz kirliliği arasındaki ilişkinin araştırılması, kirlenen kıyı alanlarının temizlenmesi, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve gerekli görülmesi halinde konunun Barselona Sözleşmesi'nin ilgili uyum mekanizmalarına taşınması talep eden Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Aslan, “Türkiye'nin Akdeniz kıyıları, özellikle Mersin Körfezi ve Çukurova kıyı bölgesi, plastik atıklar, mikroplastikler ve nanoplastiklerin neden olduğu ciddi ve yaygın bir çevre kirliliği ile karşı karşıyadır. Bu kirliliğin önemli bir bölümü, uzun yıllardır Avrupa ülkelerinden geri dönüşüm amacıyla Türkiye'ye ithal edilen plastik atıklarla ilişkilidir. Söz konusu ithalat geri dönüştürülebilir malzeme olarak sunulmasına rağmen, yetersiz çevresel denetimler, uygun olmayan depolama koşulları, yasa dışı bertaraf uygulamaları ve yetersiz geri dönüşüm süreçleri nedeniyle önemli miktarda plastik atık çevreye yayılmaktadır. Günümüzde plastik atık parçaları sahillerde, kıyı ekosistemlerinde, deniz yüzeyinde ve deniz tabanında yaygın olarak bulunmaktadır. Bu kirlilik; deniz biyolojik çeşitliliğini, koruma altındaki yaşam alanlarını, balıkçılığı, turizmi, gıda güvenliğini ve insan sağlığını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Kirliliğin ulaştığı boyut, deniz kirliliğinin karasal kaynaklardan önlenmesine yönelik etkili tedbirlerin yeterince uygulanmadığını göstermektedir. Bu durumun, özellikle Akdeniz'in kirlenmesinin önlenmesi, azaltılması ve ortadan kaldırılmasına ilişkin yükümlülükler ile Karasal Kaynaklı Kirliliğe Karşı Akdeniz'in Korunmasına İlişkin Protokolün (LBS Protokolü) etkin biçimde uygulanması açısından Barselona Sözleşmesi kapsamında ciddi kaygılar doğurduğuna inanmaktayız” dedi.

Taleplerini madde madde sıraladı

Söz konusu başvuruda kirliliğe dair taleplerini madde madde sıraladıklarını kaydeden Başkan Aslan, açıklamasında talepler hakkında şu bilgileri verdi:
“Bu başvurunun Barselona Sözleşmesi çerçevesinde resmî bir şikâyet olarak kayda alınmasını, Mersin Körfezi ve çevresindeki kıyı alanlarını etkileyen plastik, mikroplastik ve nanoplastik kirliliğine ilişkin bağımsız bir değerlendirme sürecinin başlatılmasını, ithal edilen plastik atıklar ile tespit edilen deniz kirliliği arasındaki ilişkinin incelenmesini, plastik atık ithalatından kaynaklanan deniz kirliliğinin önlenmesi amacıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin yetkili makamlarınca alınan önlemler hakkında bilgi talep edilmesini, plastik atık yönetimine ilişkin izleme, denetim ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi konusunda ilgili makamların teşvik edilmesini, kirlenmiş kıyı ve deniz alanlarının temizlenmesi ile ekolojik restorasyonuna yönelik acil önlemlerin desteklenmesini, gerekli görülmesi hâlinde, konunun Barselona Sözleşmesi kapsamında oluşturulan uygun uyum ve uygulama mekanizmalarına sevk edilmesini, Akdeniz bölgesine kontrolsüz plastik atık ithalatının yol açtığı çevresel riskler hakkında Sözleşmeye Taraf Devletlerin bilgilendirilmesini talep ediyorum. Akdeniz, tüm Akdeniz ülkelerinin ortak ekosistemi ve ortak doğal mirasıdır. Akdeniz'in plastik kirliliğinden korunması, acil ve etkili önlemler gerektiren ortak bir uluslararası sorumluluktur.”