Haber / Barış Çoban
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şubesi Yürütme Kurulu Üyesi Saffet Ayıcı, çocukların; aşı, su, eğitimi ve geleceğinden tasarruf edilmek istendiğini iddia ederek, duruma tepki gösterdi.
“Ekonomik eşitsizlik, eğitim eşitsizliğine dönüşüyor”
Ülkede yaşanan hayat pahalılığı ve enflasyonun en çok çocukları etkilediğini açıklayan Ayıcı, “Çünkü yoksulluk çocuklar açısından yalnızca evde daha az tüketmek anlamına gelmez. Yoksulluk; Okula aç gitmek, yeterli ve dengeli beslenememek, temiz içme suyuna ulaşamamak, kırtasiye ve eğitim materyallerini alamamak, ulaşım giderlerini karşılayamamak, kültür, sanat ve spor etkinliklerinden uzak kalmak, eğitimden kopmak ve nihayetinde çalışmak zorunda bırakılmak demektir. Ekonomik eşitsizlik okulun kapısında bitmemekte, sınıfın içine taşınarak eğitim eşitsizliğine dönüşmektedir” dedi.
“Çocuklarımızın okula aç gelmesini olağanlaştıramayız”
Çocukların okula aç gitmesinin kamunun sorumluluğunda olduğunu savunan Ayıcı, “Çocuk yoksulluğunun böylesine derinleştiği bir ülkede yıllardır dile getirdiğimiz son derece temel bir talep hala karşılanmamaktadır. Bütün öğrencilerimize okullarda ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli en az bir öğün sıcak yemek ve içilebilir temiz su sağlanmalıdır. Bu bir yardım ya da lütuf değildir. Bu, çocuk hakkıdır. Eğitim hakkıdır. Sağlık hakkıdır. Kamunun yerine getirmek zorunda olduğu sosyal devlet sorumluluğudur. Çocuklarımızın okula aç gelmesini olağanlaştıramayız. Bir öğrencinin okulda içeceği suyu dahi ailesinin ekonomik gücüne bırakamayız. Çocukların beslenmesinden tasarruf edilemez. Çocukların suyundan tasarruf edilemez” açıklamasında bulundu.