MİY ligden düşeli haftalar oldu, yetmedi şimdi de kapanması gündemde (Geçmiş borçlar ödenmez ise). Tüm bunlar yaşanırken kent hala çok sessiz. ‘Nasılsa kimse kimseyi anlamıyor, dinlemiyor sessiz kalalım’, deniyor sanırım. Kentin bu duyarsızlığı can sıkıcı kıvamda maalesef. Bu kötü haberdi.
İyi haber ise kent gibi düşünmeyen, duyarsız olmayan, bu kentte servetine servet katan, nimetlerinden faydalanan iş insanlarından farklı düşünen bir azınlık da var. ‘Bazen bir yoldan da geri dönmek ilerlemektir’, denir. Bazı iş insanları hatasının farkına varıp sahipsiz takıma sahip çıkmayı düşünüyor.
Bu kötü, kara günler ne kadar sürecek bilmiyorum ama sanki güzel günler bizi bekliyor gibi. Şimdi soru: Takıma sahip çıkmak isteyenlerin önü açılacak mı, kulübün anahtarı sorunsuz verilecek mi, almak isteyenlere destek olunacak mı? Umarım bunu iyi habere çevirebiliriz.
Kulübü almak isteyenler belki iyi yönetici olmayabilir ama geçmişteki kötü yöneticilerin iyi analizi yapılır ise onların yaptığı hatalar yapılmaz, tesisleşme, alt yapı, kalıcı gelir gibi hamlelere öncelik verilirse MİY bir daha hiç kimsenin eline bakmaz.
Artık belediyelerden, iş insanlarından para dilenmek yerine köklü çözüm üreten vizyonlu, yöneticiler bekliyoruz.
Özelikle son 20 yıl inanılmaz kötü yönetildi, hor kullanıldı, basamak olarak görüldü. Artık bu sistem kökten çökmüştür bir kulüp daha kaç defa kapmanın eşiğine gelir, bu kadar değersizleştirilir. Sürekli aynı hatayı yapıp farklı sonuç beklemek ya saflıktır ya da birilerinin işine böyle geliyordur. Umarım bize de kenti ve takımını düşünen yöneticiler denk gelir.
Umutla bekleyeceğiz çünkü elimizden başka şey gelmiyor…