Doğanın dengesini bozduk

Abone Ol

Takvimler 2 Mayıs tarihini gösteriyor. Çocukluğumda kavurucu sıcaklar, nisan ayından itibaren başlar, eylül ayı sonuna kadar devam ederdi. Son yıllarda küresel ısınma nedeniyle mevsimler gözle görülür şekilde yer değiştiriyor.

Tüm yurdu etkisi altına alan yağışlı hava mayıs ayına girdiğimiz ilk günden itibaren kendisini gösterdi. Önümüzdeki birkaç gün daha yağışın beklendiği Türkiye’de artık bu tarihlerde yağışı görmemiz şaşırtıcı olmuyor.

Kış mevsiminde de Türkiye’de alışık olmadığımız manzaralarla karşılaşmıştık. Mersin’de dahi 2026 yılında birkaç kez sel olayıyla karşı karşıya kalarak başta tarım arazileri olmak üzere kentte köprüleri dahi yıkan aşırı yağışlar hayatı felç etmişti.

Şimdi mayıs ayında da aynı manzaraları yaşıyoruz. Yurdun birçok ilinde kar yağışları haberleri okuyoruz.

Oysa eskiden mayıs demek yaz demekti.

Doğanın bu dengesizliği tamamen insan eliyle meydana geldi. Dünyamızda çok hoyrat yaşıyor, yarınımızı düşünmeden hareket ediyoruz.

Yine çocukluğumuzda dünyaya zarar verdiğimiz tek şeyin deodorant sıkmak olduğunu düşünürken artık neredeyse adım attığımız her şeyde dünyaya ve doğaya zarar veriyoruz.

Yol kenarlarında biriken çöpler, denizlere attığımız atıklar, zararlı kimyasalların kullanımındaki artış, bir yerden bir yere gitmek için kullandığımız araçlarımızla dahi doğanın yok olmasına neden oluyoruz.

Harekete geçmek için artık geç olsa da en azından bu dengesizliğin daha büyük zararlar vermesi karşısında süreyi uzatabiliriz belki.

Herkes üzerine düşen görevleri yeteri kadar biliyor diye düşünüyorum.

Doğamıza, dünyamıza daha fazla zarar vermeden artık daha sağlıklı daha yaşanabilir bir dünya için harekete geçmemizin tam zamanı.