Haber / Güven Güneş
Akdeniz İlçesinde yer alan ilk bakışta alışılmışın dışındaki dekorasyonuyla dikkat çeken bu asırlık çınar, sadece çay kahve içilen bir mekân değil aynı zamanda yaşayan bir mahalle müzesi niteliğinde.
Duvarları halılarla kaplı kıraathane
Mekanın iç tasarımı geleneksel motiflerle bezeli. Duvarları baştan başa kaplayan el emeği göz nuru halılar, kilimler ve panolar kıraathaneye adeta sıcak bir köy odası havası katıyor. İstanbul Boğaz Köprüsü ve tarihi cami motifli duvar halılarından, orman içinde geyik figürlerinin işlendiği nostaljik kilimlere kadar her detay, mekan sahibinin ve müdavimlerinin geçmişe olan bağlılığını gözler önüne seriyor.
Duvarlarda aile albümü
Mekânın en etkileyici ve burayı enteresan kılan özelliklerinden biri ise kuşkusuz duvarlarında taşınan hatıralar. Kıraathanenin ana duvarında, siyah-beyaz ve renkli fotoğraflardan oluşan geniş bir aile albümü yer alıyor. Aile üyelerine, büyüklere ve geçmiş dönemlere ait bu fotoğraflar, ocağın başında tüten çay kokusuyla birleştiğinde mekâna derin bir aidiyet duygusu aşılıyor. Fotoğrafların hemen altında asılı duran Türk bayrağı ve eski dönemlere ait çerçeveli belgeler de bu nostaljik atmosferi perçinliyor.
Geleneksel ocakta demlenen 30 yıllık muhabbet
Kıraathanenin mutfak ve ocak bölümü de modernize adeta direniyor. Geleneksel çay kazanı, yan yana dizilmiş onlarca cam çay bardağı ve titizlikle düzenlenen tezgâh, buradaki esnaflık kültürünün ne kadar köklü olduğunu gösteriyor. Masaların üzerini süsleyen desenli örtüler ve mekânın her bir köşesine sinmiş yaşanmışlık, içeri giren her vatandaşı eski günlerin o samimi mahalle kültürüne geri götürüyor.
Günün her saati müdavimlerini ağırlayan, sokağa açılan geniş kapısıyla mahallenin nabzını tutan bu kıraathane, 30 yılı deviren geçmişiyle Mersin'in yaşayan kültürel miraslarından biri olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor. Ne şatafatlı kafeler ne de dijital dünyanın getirdiği yenilikler, bu duvardaki halıların ve eski fotoğrafların sıcaklığını unutturmaya yetmiyor.