Özel Haber

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan: “Mersin Limanı işçileri kazanacak”

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ve beraberindeki heyet, sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkartılan ve işlerine geri dönmek için 35 gündür direnişte olan Mersin Limanı işçilerini ziyaret etti.

Abone Ol

Haber / Barış Çoban

Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ (MIP) ve taşeron şirket Özgüneş Taşımacılık Forklift Hizmetleri Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından sendikalı oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan 180 liman işçisinin direnişi 35’inci gününde sürüyor. İşçiler, sendikalı ve güvenceli biçimde işlerine geri dönme talebiyle mücadele etmeye devam ediyor.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP Mersin İl Başkanı Sedat Başkavak ve beraberindeki parti heyeti liman işçilerini ziyaret etti. Heyeti Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan karşıladı.

“Bu açık bir sendikal kıyımdır”

İşçilerin yıllardır ağır ve insanlık dışı koşullarda çalıştırıldığını söyleyen TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, “Bu bölümde çalışan işçiler, herhangi bir yasal engel olmamasına rağmen günde 16 saatin altına düşmeyen, kimi zaman 24 saate varan sürelerle, çok düşük ücretlerle çalıştırıldı. İşçi arkadaşlarımız bu kölelik düzeninin ancak sendikalaşmayla sona ereceğini görerek sendikamıza üye oldular. İşveren, ‘Liman ihalesini alamadık’ diyerek 180 işçi arkadaşımızı kapının önüne koydu. Bu karar MIP ve Özgüneş Taşımacılık tarafından birlikte alındı. Bu açık bir sendikal kıyımdır. Tüm işçiler işbaşı yapana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

“Taşeronluk köleliktir”

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ise liman işçilerinin dünya genelinde en ağır koşullarda çalışan işçiler arasında yer aldığını dile getirdi. Mersin Limanı’nın daha önce de direnişlere sahne olduğunu hatırlatan Aslan, “Sendikalaşma gündeme geldiğinde, patronlar baskı ve işten atmalarla karşılık veriyor. Liman patronları, işçiler ücretlerinin düzeltilmesini ve sendikalı çalışmayı talep ettiğinde adeta canavara dönüşüyor. Mersin Limanı onlarca yıldır pek çok direnişe sahne oldu ve liman işçileri bu mücadelelerden hep galip çıktı. Bugün de kazanacaklarından zerre kadar şüphemiz yok. Taşeronluk köleliktir. Patron istediği zaman işyerini kapatır, işçiyi tazminatsız kapı önüne koyar. Yasalar bu düzen işlesin diye esnekleştirildi. Oysa limanlarda ve tüm işyerlerinde esas işi yapan işçiler kadrolu, güvenceli çalışmalıdır” açıklamasında bulundu.

“Baraj kuralı işçilerin örgütlenmesini engelliyor”

Sendikal mevzuattaki baraj kuralının işçilerin örgütlenmesinin önündeki en büyük engel olduğunu belirten Aslan, “İşçiler üç yıla yakın yetki almak için uğraşıyor. Yetki kesinleşiyor ama patron ‘ihaleyi alamadım’ diyerek işçileri kapının önüne koyuyor. Bu kabul edilemez. İşçiler derhal kadrolu ve güvenceli biçimde işlerine geri dönmelidir” diye kaydetti.