GÜLRİ VE EOPATRA

Abone Ol

Yankı toplarım şiirlerimin, belleğe sararım.
Şiire hazırım, başka görmekten şehri
Nerde isem, aslında asma altında sözlerim
Yeşil yapraklar aheste kaynatır içerim.
Gece nilüfer su yüzünde salınır.
Yazdım başlayanı biteni elden, avuçtan.
Eksikmiş, eskimiş sözlerim, çaresiz kaldım.

Dar etekle eğildi sultan çeşmesine Gülri,
Çıplak hayal ettim, düşümde sessiz gecesi.
Dört mevsim okşamak Tanrı armağanı
Her kadının değerini bildim uslu.
Dönem başlayan, büyüdüm birden
Öpmelerim peygamberinmişçesine müsterihim
Kervan çaldı zümrüttüm, çaresiz kaldım.

Cami bitişik. Mübarek günler ahiret seçerler
Kenderiye’ den beri tutku örtünür kadın
Efertiti gülümser sebepsiz; ihya olurum.
Peşindeyim, heyecan dolduğum, yeni sözler buldum
Verecektim kendimi ona, alacaktım kendinden onu,
Karanlıktı. Labirenti şaşırdım, çaresiz kaldım,

Dördüncü derece şövalye beratı taktım.
Soy verenlerin zengin gömütlerini soydum.
Yanlış yaşadım doğrudur, yanlış yoruldum.
Yabancısın, yabancı kal, aklın kirli dedi yargıç
Korktum, ormana çağırdı ihtiraslı kadın,
Kırmızı başlıklı kız ömrümden geçti.
İzdivaç kurtaracaktır sandım, çaresiz kaldım.

Arjantinli, kalın dudaklı, ağır kadın buldum,
Yeni erkektim, eteğinde gece kayboldum,
Sapa balta olamazsın dedi, aç kalırsın,
Dizelere meram söyledim, önce ellerin sevdim.
Döndüm yolumdan, dudaklarımı topladım.
Vebal taşıdı soylular, sanki erdemli yaşadılar.

Algılamama zaman yok artık, çaresiz kaldım.