HAZIR DEĞİLSEN

Abone Ol

Ölecektim gündüz, buzullar arası suya girerken
Evrensel olacaktım, Sahra Çöl’e akşam veda ederken
Yitmedi gençliğim daha, mavi arzularım yoğun
Işık bakışları, güzele gülce kanardı içten güncel

Enlem boylam saptar kuş, bilir uçacağı yeri
Sesi artar, ovaya bakar havada, konacağı yeri
Derin gölde, gökte, düşümde yitik sözler
Umurumda sefer, mabetler, dönmeyenler biriktiğim
Müşkülpesent kadınım, Gülperi söz ettiğim.

Çok oldu ölmeyeli, zaman durdu, gece beklediğim.
Ne ettiyse, dediyse meşru Sultan Kanuni gibi
Gençliğimi unutmadım, sevdim yaşlıyken Goethe gibi.
Uygarlığı uzaktan da görmeli; erişmek istediğim.
Çığlık açlığı, soğuk dağı; saç saça fırtınayı istemediğim.

Yasaya kendiliğimden yaslandığım
Hakiki mürşit ilimce kurtarsaydı kuraklığımı
Okumak ilk koşul: arşivi, genleri; adil dijital sözleri.
Mezar orda, boş oysa; dua ettiğim boş günlerde.
Dinlemeden türkü; üstüne çağlardan menkıbe istedikleri.

Duy söylenceyi, soylu mürüvveti, göz altı eylemi.
Gün olur, taşınır istihkam taburu bensiz güneye doğru.
Devinim, değişim, dönüşüm eksik azalır, söylence sürer.
Bula bula aşkın yarısı; kendi ölümümün adı.
Verebildiği papatya sarısı, denizin mavisi, acının ahı.

Eli ele hiç değmedi. Hazırsa rüya görülecek.
Git dedi git, al alın yazını, alındaki çizgileri.
Düşünceyi, belleği, zihni derlediler, anca öldüler
Mümbit gelecek vaat edilen nöbete gitti ahali.
Sevişmek hayal artık, gitti yaz, baharda çaresiz besteler.