Kadınların tek başına birey olmalarından gurur duyuyoruz

Abone Ol

Herkese merhaba, bundan sonra her hafta gündeme dair konuları kendi perspektifimden ele alarak bu köşeden sizinle paylaşmaya çalışacağım.

Köşe yazımın ilkinin özel bir güne denk gelmesi ve bu özel günde birkaç kelime söyleyebileceğim bir mecranın olması beni ayrıca mutlu etti.

Yarın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü bir kez daha kutlayacağız. Kadınların eşit haklar, daha iyi çalışma koşulları, oy hakkı gibi haklı taleplerle verdiği mücadelenin simgesi olan 8 Mart, 1910 yılından bu yana tüm toplumlarda hakkın, direnişin ve emeğin karşılığıdır. Dünya üzerinde kadınların kadın oldukları için ötelenmediği, kendilerini savunma gereği duymadıkları ve hayatın olağan akışında yaşadıkları herhangi bir noktanın var olup olmadığı net olmamakla birlikte sosyal hayatın her alanında, her sektörde, her kıdemde haklarını kendi tırnaklarıyla elde eden, tek başına da olsa onuruyla ayakta kalabilen kadınlar, dün olduğu gibi bugün de var, yarın da var olmaya devam edecek.

Bizler de hayatımızda, çevremizde ve dünyada kadınların var olmasını, çalışmasını, kariyer yapmasını, anne olmasını ve en önemlisi de tek başına da olsa birey olmasını gururla karşılıyor ve onları sonuna kadar destekliyoruz.

Türkiye, kadınlara seçme ve seçilme hakkını veren ilk ülkeler arasında yer alırken, bugün bu ülkede her sektörde yer alarak varlıklarını gösteriyor.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” sözünün bugün önemini bir kez daha hatırlarken, kadınların hayatın her alanında var olması, var olmaya devam etmesi, korkusuzca, güvende ve gelecek kaygısı taşımadan yaşamlarını sürdürmelerini diliyorum.