Haber / Barış Çoban
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Mersin Şubeler Platformu, 17 Nisan Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü ve okullarda yaşanan saldırılara ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya kentte yer alan siyasi parti, sendika ve dernek temsilcileri de destek verdi. Basın açıklamasını KESK Mersin Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mahmut Sümbül okudu.
“Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir”
Çocukların ve eğitim emekçilerinin canlarının değersiz olmadığını dile getiren Sümbül, “Şanlıurfa Siverek’te bir okulda yaşanan silahlı saldırının üzerinden henüz 24 saat bile geçmemişken, Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırı hepimizi derinden sarsmıştır. Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan bu saldırıda 1’i öğretmen, 9 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda öğrencimiz yaralanmıştır. Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Ancak artık yalnızca taziye dilemenin ötesinde bir noktadayız.
Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar değersiz değildir. Can güvenliğinin olmadığı bir eğitim ortamında ne pedagojiden ne de sağlıklı bir gelecekten söz edilebilir” dedi.
Köy Enstitüleri vurgusu
Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümünden de söz eden Sümbül, “Bugün, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüdür. Köy Enstitüleri; Yalnızca bir eğitim modeli değil, aynı zamanda toplumsal barışı, dayanışmayı, üretimi ve insan onurunu merkeze alan bir aydınlanma projesiydi. Bu kurumlar; Öğrenciyi şiddetten uzak, eleştirel düşünen, birlikte üreten, farklılıklarla bir arada yaşamayı öğrenen bireyler olarak yetiştirmeyi hedeflemişti. Köy Enstitülerinin eğitim anlayışı; Şiddeti değil dayanışmayı, rekabeti değil paylaşımı, ayrışmayı değil birlikte yaşam kültürünü esas alıyordu. Bugün yaşadığımız bu acı olaylar, o anlayıştan ne kadar uzaklaştığımızın açık göstergesidir” ifadelerini kullandı.
“Hastanelerde şiddet olağanlaşmış”
Şiddetin sadece okullarda değil hastanelerde de görüldüğünü söyleyen Sümbül, şöyle devam etti: “Bugün, ‘Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’dür. Ne yazık ki yalnızca okullarda değil, hastanelerde de şiddet olağanlaşmış; öğretmenler, sağlık emekçileri ve kamu hizmeti sunan tüm kesimler hedef haline getirilmiştir. Aynı zihniyet, aynı cezasızlık düzeni hem eğitimde hem sağlıkta şiddeti beslemektedir.
“Gençleri umutsuzluktan kurtaracak politikalar hayata geçirilmelidir”
Artık yeter. Eğitim kurumlarında güvenlik zafiyetleri derhal giderilmelidir. Şiddeti besleyen, cezasızlığı büyüten politikalar terk edilmelidir. Eğitim sistemi; Kamusal, eşit, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Köy Enstitülerinin toplumsal barışı ve üretimi esas alan eğitim mirası yeniden hatırlanmalı ve günümüz koşullarına uygun biçimde hayata geçirilmelidir. Sağlıkta ve eğitimde şiddeti önleyecek etkin, caydırıcı ve bütüncül politikalar derhal uygulanmalıdır. Gençleri güvencesizlikten ve umutsuzluktan kurtaracak, dayanışmayı büyütecek politikalar hayata geçirilmelidir. Bu koşullarda bağlı sendikamız Eğitim Sen’in başlattığı ‘Yaşam nöbeti’ ve iş bırakma eylemleri 17 Nisan’a kadar uzatılmıştır. Kaybettiğimiz canların hesabını sormak ve bir daha hiçbir çocuğun, hiçbir eğitim emekçisinin ve hiçbir sağlık çalışanının yaşamını yitirmemesi için mücadelemizi büyütmeye kararlılıkla devam edeceğiz.”