Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel, son günlerde Rum basınında yer alan çözüm senaryolarına ilişkin İhlas Haber Ajansı'na özel açıklamalarda bulundu.
Üstel, Kıbrıs Türk halkının ulusal davadaki duruşunun net olduğunu belirterek, 'Kıbrıs Türkü'nün bu iddialara karşı her zaman verdiği cevap dünyada bellidir. Ulusal davada ortaya konulan görüş ve kararlılık, Türkiye Cumhuriyeti ile el ele bir vizyon ortaya koymuştur' dedi.
Kıbrıs Türk halkının 1950'den 1974'e kadar varoluş mücadelesi verdiğini ifade eden Üstel, bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti'nin her zaman Kıbrıs Türkü'nün yanında olduğunu söyledi. Üstel, 1974'ten bugüne kadar da Kıbrıs Türk halkının ekonomide ve çağdaş dünyaya yetişme noktasında büyük bir mücadele verdiğini belirterek, 'Burada da hep yanımızda anavatanımız Türkiye Cumhuriyeti vardı' ifadelerini kullandı.
2020 yılında ulusal davada yeni bir politika ortaya koyduklarını vurgulayan Üstel, '2020'den sonra bizim için artık federasyon defteri kapanmıştır. Bizim için artık ülkede iki devlet esasına göre çözüm olabilir. Adada iki halk, iki devlet ve bu devletlerin egemen eşitliği önemlidir' dedi.
'Bizim kırmızı çizgimiz, bu ülkedeki garantör ülke Türkiye'dir'
Bu çerçevenin dışına çıkılması halinde Kıbrıs Türk halkının hiçbir anlaşmaya 'evet' demeyeceğini kaydeden Üstel, şöyle devam etti:
'Bunu her platformda söylüyorum. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde benden önceki hükümetler ve bizim hükümetimiz dahil olmak üzere hep şunu söyledik: Bizim tek bir kırmızı çizgimiz vardır. Bu ülkedeki garantör ülke Türkiye'dir. Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğü dışında hiçbir anlaşmaya imza koymayız ve koymayacağız.'
Üstel, bu duruşun yalnızca KKTC tarafından değil, Türkiye Cumhuriyeti tarafından da açık şekilde ortaya konulduğunu belirterek, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda üç kez KKTC'nin tanınması için dünyaya çağrıda bulunduğunu hatırlattı.
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi'nin temasları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yaptığı görüşmeye de değinen Üstel, Fidan'ın ortaya koyduğu söylemin net olduğunu ifade etti.
Üstel, 'Sayın Hakan Fidan'ın söylediği söylem ortadadır. Bizim için artık Kıbrıs'ta iki halk, iki devlet ve bu iki devletin egemen eşitliği ile uluslararası eşitliği kabul edilmeden hiçbir anlaşma ortaya konulamaz' dedi.
Rum tarafının gündeme getirdiği iddiaların Kıbrıs Türk halkını huzursuz etmeye yönelik olduğunu belirten Başbakan Üstel, 'Rum tarafının yaptığı bu çığırtkanlıklar ve gündeme getirdiği söylemler halkımızı büyük bir huzursuzluğa itiyor' dedi.
'Ne toprak veriyoruz, ne vatanımızdan vazgeçiyoruz'
Kıbrıs Türk halkının geçmişten bugüne aynı duruşu koruduğunu vurgulayan Üstel, Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş ve UBP Onursal Başkanı Dr. Derviş Eroğlu'nun ortaya koyduğu çizgiye dikkat çekti.
Üstel, 'Geçmişte liderimiz Dr. Fazıl Küçük'ün, Kurucu Cumhurbaşkanımız Sayın Denktaş'ın ve daha sonra Ulusal Birlik Partisi Onursal Başkanı Dr. Derviş Eroğlu'nun söylediği gibi; biz hudutlarımız dışında bir çakıl taşı dahi Rum'a vermeyiz. Ne toprak veriyoruz, ne vatanımızdan vazgeçiyoruz, ne devletimizden ne de bayrağımızdan vazgeçeriz' ifadelerini kullandı.
'Rum tarafı önümüzdeki dönemde kendi seçimleri olduğu için bu söylemleri seçimlerine dönük bir hazırlık olarak ortaya koyuyor'
Rum basınında yer alan söylemlerin KKTC açısından yok hükmünde olduğunu kaydeden Üstel, bu iddiaların Rum tarafındaki seçim sürecine dönük olduğunu söyledi.
Üstel, 'Rum tarafı önümüzdeki dönemde kendi seçimleri olduğu için bu söylemleri seçimlerine dönük bir hazırlık olarak ortaya koyuyor. BM Genel Sekreteri'nin de bu yıl sonunda görev sürecinin son dönemine girmesi nedeniyle yeni bir plan ortaya koyma düşüncesi ve Rum tarafının istekli olduğunu gösterme çabası söz konusudur. Bu kabul edilebilecek bir plan değildir' dedi.
Kıbrıs Türk tarafının her zaman görüşmelerden yana olduğunu ancak görüşmelerin doğru zeminde yapılması gerektiğini vurgulayan Üstel, şöyle konuştu:
'Kıbrıs Türkü her zaman görüşmelerin olmasından yana olduğunu ve bunu desteklediğini her platformda söylemiştir. Ancak bu görüşmelerin doğru zeminde yapılması gerektiğini de her platformda ifade etmiştir.'
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iki devletli çözüm, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü vurgusuna dikkat çeken Üstel, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde iki devletli çözüm kararının oy birliğiyle kabul edildiğini, KKTC Cumhuriyet Meclisi'nde de iki devletli çözüm ve egemen eşitlik kararının oy çokluğuyla geçtiğini hatırlattı.
Üstel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
'Bu kararlar ortadayken Kıbrıs Türkü için başka bir anlaşma yok hükmündedir. O yüzden bu söylemlere kulak vermiyoruz. Halkımızı huzursuz etmeye yönelik söylemlere de cevapsız kalmayacağız. Her zaman söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz.'