Nemrut Dağı’nın en dik yokuşuna tırmanırken göreceğiniz bir ören yeri de Arsameia Ören Yeri’dir. Nemrut Dağı Milli Parkı içerisinde yer alan ören, çok sayıda kabartma heykel ve mezar stellerini görebileceğiniz önemli bir ören yeridir. Arsemia Antik Kenti, Nemrut Tümülüsü’ne çıkmadan önce göreceğiniz yerlerden en önemlisidir. I. Antiochos’un kitabelerine göre Arsameia, M.Ö. 2. yüzyılın başlarında Kommagenelerin atası Arsemez (Arsames) tarafından, eski Kahta Kalesi'nin karşısında, krallığın yazlık başkenti ve idare merkezi olarak kurulmuştur. Ören Yeri’ndeki eserlerin birçoğu, I. Antiochos tarafından yaptırılmıştır. Ören yerinin üzerindeki tepede yazlık sarayın kalıntıları yer alırken, tepedeki platform üzerinde de I. Antiochos’un, babası I. Mithridates için yaptırdığı anıt mezar ve saray vardır. Anıt mezara çıkılan yolun hemen güneyindeki tören yolundaysa Mithridates’in oldukça görkemli kabartma steli büyüleyici görüntüsüyle hala ayaktadır.
M.Ö. 2. yüzyılın ilk çeyreğinde Kommagene Krallığı’nın yazlık başkenti olarak yapılan Arsameia, bünyesinde barındırdığı kabartma heykeller ve mezar stellerinin dışında çok önemli bir yazıta da ev sahipliği yapmaktadır. Anadolu’da bilinen ve döneminin en uzun, yekpare Grekçe yazıtı Arsameia’dadır. Yazıtta kentin kuruluşu hakkında bilgi, I. Antiochos’un Arsameia’da gerçekleştirdiği mimari yapılardan, kabartmalardan, dinsel yapılardan, Kommagene Krallığı’nın kanunları, krallık soyu ve dini törenler sırasında yapılması gerekenler gibi konulardan bahsedilmektedir. Yine yazıtta I. Antiochos’un babası I. Mithridates’in cenaze töreninin ayrıntılarından söz edilmektedir. Yazıtın bulunduğu yerin üst tarafında Kral I. Antiochos ile Tanrı Herakles’in tokalaşma steli bulunurken, yazıtın bulunduğu yerin alt tarafında da, yaklaşık 158 metre uzunluktaki oldukça dik bir eğimle, basamaklarla inilen bir tünel başlamaktadır. Tünelinin ne amaçla yapıldığı net olarak belirlenememişse de en derinde Arsameia Antik Kenti’nin su kaynaklarının olduğu yönünde tahminler de yapılmaktadır. Tünel 6 Şubat 2024 depreminden sonra ziyarete kapatılmıştır.
Arsameia’nın heykellerinin her biri tabii ki çok değerli ama Kral I. Antiochos ile Tanrı Herakles’in tokalaşma steli tartışmasız, bütün diğer eserleri gölgede bırakacak kadar dikkat çekicidir. Sadece bu eser sayfalar dolusu anlatılmayı fazlasıyla hak ediyor. Kommagene Kralı I. Antiokhos ve yarı tanrı yarı insan olan ve Antik Dünyanın belki de en güçlü figürü olan Herakles'in tokalaşma steli, oldukça ilginç bir kabartmadır. M.Ö. 1. yüzyılda yapılan bu kabartmada sivri uçlu tacıyla Antiochos, kendini Herakles’ten daha büyük ve daha güçlü betimletmiş. Her ayrıntının muhteşem bir şekilde aktarıldığı kabartmada I. Antiochos, kendisini Herakles ile denk hatta ondan daha üstün göstermiştir. Böylece kendisini de tanrılar sınıfına katmıştır. Tacının uzunluğu, ihtişamlı pelerini, elinin Herakles’in elinin üstünde olması gibi detaylar, onun kendisini Herakles’ten üstün gösterme gayretini bize yansıtır. Anne tarafından Yunan (Leodike) baba tarafından ise Pers Krallığı ile bağlantılı olan Antiochos, aynen kendinin aile kökleri gibi, Doğu ve Batı tanrılarını birleştirerek doğu ve batı senteziyle barışı sağlayan önemli ve akıllı bir kraldır. Her ne kadar kabartmada, Antiochos, Herakles’i ikinci plana atma gayretinde olsa da çıplak bir şekilde betimlenen Herakles'in kas ve kemik yapısının oldukça detaylı bir şekilde tasvir edilmesi, Herakles’e sanatçı tarafından bir tanrı olarak da hakkının teslim edildiği göstermektedir. Stel, hem mitolojik hem de tarihi açıdan tarihin en efsanevi buluşmalarından birisini yansıtır. Antiochos’un ve Herakles’in bir araya geldiği stelin güçlü bir simgeyi taşıması, eserin hem sanatsal hem de kültürel önemini üst seviyelere taşır. Adıyaman’a giden tarih tutkunlarının, Arsameia Ören Yeri’ni kesinlikle ziyaret etmesini ve Kral I. Antiochos ile Tanrı Herakles’in tokalaşma steliyle birlikte diğer muhteşem stelleri görmeden dönmemelerini öneririm.