Haber / Barış Çoban
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, Akdeniz ilçesinde yer alan Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelerek 12 Mart Gazi olayları, 16 Mart İstanbul Üniversitesi Katliamı, 16 Mart Halepçe Katliamı ve 30 Mart Kızıldere olayıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Platform üyeler, yaşanan olaylarda hayatını kaybedenleri andı. Platform adına açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube Eş Başkanı Zeynep Kaya okudu.
“Bir milyondan fazla kişi mülteci durumuna düştü”
Katliamın bir insanlık suçu olduğunu dile getiren Kaya, “Baharın müjdecisi olan Mart ayı, ne yazık ki, yaşadığımız coğrafyada katliamların yapıldığı, zulümlerin yaşandığı bir aydır. Maalesef, tüm bu sistemsel kötülüklerle yüzleşilmediği sürece Mart ayı; Katliamların, zulmün, karanlığın ayı olmaya devam edecektir. Bugün 16 Mart Halepçe Katliamı olarak adlandırılan ancak Saddam Hüseyin rejiminin Irak’ta Enfal Operasyonu kapsamında başta Halepçe olmak üzere gerçekleştirdiği soykırımı anma günüdür. Enfal Harekâtı kapsamında Kürtlere yönelik kimyasal silah kullanma, toplu infaz, havadan bombalama ve yerinden göçertme gibi acımasız yöntemlere başvurulmuş ve bunun sonucunda 4 bin 500 köy yakılıp yıkılmış, bir milyondan fazla kişi mülteci durumuna düşmüştür” açıklamasında bulundu.
“Suçlular beraat etti”
Mart ayını “Türkiye’de katliamların ve ağır hak ihlallerinin yaşandığı bir ay” olarak niteleyen Kaya, şöyle devam etti:
“16 Mart 1978’de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi önünde bombalı ve silahlı saldırı yapıldı. Tarihe Beyazıt Katliamı olarak geçen bu saldırıda, olayla ilgili daha öncesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bilgi verilmesine rağmen herhangi bir önlem alınmadı. Saldırıda öğrenciler; Abdullah Şimşek, Baki Ekiz, Cemil Sönmez, Hamit Akıl, Murat Kurt, Turan Ören yaşamını yitirdi. 41 öğrenci yaralandı. Yargılamalar sırasındaki itiraflarda bombayı Abdullah Çatlı’nın temin ettiği yer aldı. Hem Abdullah Çatlı hem de ihmal sebebi ile yargılanan polisler, cezasızlık politikasının sonucu olarak beraat etti.
12-15 Mart 1995 tarihinde ise gerçekleşen, toplam 23 kişinin yaşamını yitirdiği, tespit edilebildiği kadarıyla 408 kişinin yaralandığı Gazi ve Ümraniye Katliamlarının üzerinden 30 yıl geçti. 12 Mart 1995'te Gazi Mahallesi'nde genellikle Alevilerin oturduğu bilinen üç kahvehane ile bir pastanenin, bir otomobilden silahla taranması ve bir Alevi dedesinin saldırıda yaşamını kaybetmesi ve çok sayıda kişinin yaralanması sonrasında saldırıyı protesto etmek isteyen halka ateş açılmış ve 17 kişi daha öldürülmüş yüzlerce kişi yaralanmış, devamında Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’nde gerçekleştirilen saldırıya dair protestolar sırasında da 5 kişi yaşamını yitirmiş ve onlarca kişi yaralanmıştı.”