Haber / Barış Çoban
Birçok makrofosil yatağının bulunduğu Mersin’de gün yüzüne çıkarılan fosiller, oldukça dikkat çekiyor. Özellikle Erdemli'nin kuzeyindeki Sandal Dağı burada bulunmuş olan deniz ineği (Metaxytherium Medium) fosili, ülkemizde bu fosilin bulunduğu tek lokasyon. Yapılan ilk araştırmalarda kabaca denizel memeli olarak tanımlanmış olan fosil kalıntısının fosilin deniz inekleri grubundan Metaxytherium Medium türüne ait olduğu bilgisine ulaşılmış. Bu tür, Geç Pliyosen'de 5-3.5 milyon yıl önce yok olmuş.
Yani bu cinsin günümüzde yaşayan örneği yok. Deniz ineği fosili, Türkiye'de ilk kez bulunması ve jeolojik geçmişteki coğrafya, iklim, yaşam – ortamsal koşullarla, dünya ve ülkemizin jeoloji tarihi hakkında bilgiler vermesi gibi bilimsel öneminin yanı sıra, toplumun ilgisini çekecek büyüklükte ve güzellikte.
Sarıveli Köyü’ndeki kum ocaklarında bulunmuş olan filgillere ait (Tetralophodon) alt çene ve azı dişi fosilleri, ülkemizde ve dünyada sayılı lokalitelerde tespit edilebilmiş nadir omurgalı fosillerinden biri. Fosilden elde edilen veriler, Tarsus’ta orta nemli ve ılık iklimde, seyrek çalılık alanları da içeren ağaçlıklı bir ortamın varlığını gösteriyor. Bol mollusk fosili içeren Akitaniyen plaj oluşumları Küçüksorgun Köyü’nde, Tortoniyen plaj oluşumları ise çimento sanayi atık alanında bilimsel ve görsel güzellikte yüzlekler veriyor. Ayrıca Arslanköy civarında da bol miktarda yaprak fosili bulunduran lokasyonlar var. Mut havzasındaki Kırtıl Köyü'nde ve Aydıncık kuzeyindeki Durağan Köyü-Bucak Mahallesinde üst devoniyen yaşlı brakiyopod, trilobit, bryozoa, krinoid ve mercan fosillerinin oluşturduğu fosil tarlaları bulunuyor.
Kayrak köyünde, Alt Silüriyen yaşlı şeyl kayalarında zengin graptolit fosilleri bulunuyor. Graptolit içeren bu kayaların hem Dünyada hem de ülkemizde sınırlı alanlarda bulunması, bölge açısından önemli bir bilimsel zenginlik. Yenisu Köyü'nde, Erken-Orta Miyosen yaşlı plaket killi kireçtaşlarında Ringagil ve Sazangillere ait balık fosillerine bol miktarda görülmüş.