Haber / Zümre Deniz Denli
Mersin’in yarım asrı deviren tecrübesine sahip kuaförleri, 30 Nisan Dünya Kuaförler Günü’nü düğün sezonunun tatlı telaşıyla karşılıyor. Çıraklıktan yetişen ve mesleğinde 25 yılı deviren Kayhan Aktarla ile mesleğinde 30 yılı deviren Alp Aydın, değişen saç trendlerinden ekonomik zorluklara, usta-çırak ilişkisinden kuaförlerin modern dünyadaki "psikolog" rolüne kadar pek çok konuyu ele aldılar. Ustalar, okulların kapanmasıyla artacak yoğun düğün maratonu öncesi gelinlere "doğallık" tavsiyesinde bulundular.
Mersin Çamlıbel’de 26 yıldır kuaförlük yapan Kayhan Kuaför’ün sahibi Kayhan Aktarla çıraklıktan yetişen kuaförlerden. Aktarla ombrelerin çok tercih edildiğine değinerek okulların kapanmasıyla beraber düğün sezonunun yoğunlaşmaya başladığını belirtti. Aktarla, “Yaz sezonunda okul kapanınca gelin başları oluyor. Gelin başında doğal modeller, mesela eskiden topuz çok tercih edilirdi, şimdi doğal dalgalar tercih ediliyor” dedi.
“Serumlar, argan yağları var. Onlarla keratin yapıyoruz” diyen Aktarla saç bakımını vurgularken “Doğal saçlar olursa gözün kapalı orada güzel şeyler oluyor ama platin saçlar çabuk yıpranıyor” diyerek çok fazla işlem görmüş saçların sıkıntılarına değindi. Aktarla, “Siyah saçı ben açmam çünkü yıpranıyor, kopuyor. Pişmaniye gibi oluyor. Ama yeni nesil çocuklar yapıyorlar. Sonra ‘Olmadı’ diyorlar, neden olmadı diyor. Ya kopuyor ya pembe, turuncu oluyor” şeklinde konuştu.
“Ben eskilerden olduğum için her şeyim var ama şimdi yeni nesil için zor”
Birbirinden farklı insanlarla karşılaştıklarını söyleyen Kayhan Aktarla, mesleğini psikologlara benzeterek, “Çok değişik insanlar geliyor. Bazıları ‘Size bırakıyorum’ diyor bazıları ‘Ay olmadı’ diyor. Aslında Türkiye’de her şey zorlaştı. Mesela insanların psikolojisi çok bozuk. Psikolog gibiyiz. İnsanlara birer kahve çay ikram edip onları yumuşatıyoruz, sakinleştiriyoruz. Kimi boyasından rahatsız olur, kimi sevgilisinden rahatsız olur. Kiminin psikolojisi bozuk. Yani biz onlara terapi yapıyoruz” dedi.
Mesleğin eskilerinden olduğu için ekonomik zorluğu yeni nesil kadar çok yaşamadığını belirten Aktarla, “Ben eskilerden olduğum için her şeyim var ama şimdi yeni nesiller bir dükkan, bir araba, bir ev, bir malzeme alıyorsun. İşin için üç tane dört tane alıyorsun. Şimdi ise hem şeyden az az alıyorsunuz. Yeni nesillerden bahsediyorum, dükkan kirası olsun, dükkan açmak olsun, evlenecekler, araba alacaklar, bunlar çok çok zor” ifadelerini kullandı.
Müşterilerini ekonomik koşullarda geri çevirmediğini söyleyen Kayhan Aktarla, “Ben dükkan sahibi olduğum için fazla almıyorum. Mesela ‘bu kadar param var’ diyor, kabul ediyorum. Geri çevirme yok. Ama bir dükkanın kiracısı olsan dersin ki şu kadar vermek zorundasın. O müşteri belki bir daha gelmez. Dükkan kirası çıksın, elektrik çıksın, masrafı çıksın diye” diye konuştu.
Mersin Çamlıbel’de yer alan Sunlight’ın kuaförlerinden Alp Aydın, kuaförlüğe 12 yaşında çıraklıktan başladığını, 30 senedir kuaförlük yaptığını ve usta-çırak ilişkisine artık günümüzdeki gibi bakılmadığını belirterek, “1996 yılında. 12 yaşında başladım. 30 yıldır serüvenim devam etmekte. Çok küçük yaşlarda başladım. Çıraklıktan ustalığa kadar geldim artık aynı zamanda saç kesim eğitmeni oldum. Usta-çırak ilişkisi keşke bizim zamanımızdaki gibi olsaydı ama tabii olmuyor. Teknoloji ilerledi. Çocuklar birazcık daha ürkek davrandıkları için yavaş yavaş ileriye adım atmaları gerekiyor aslında” dedi.
“Saç kesimlerinde eskiye dönüş oldu”
Son dönem saç modellerinden bahseden Aydın, “Günümüzde artık bakır, çikolata tonları, tütün tonları tercih ediliyor. Sombreler ve Ombreler yoğunlaşmaya başladı. Bu tarz renkler, ana tonlar değil de ara tonlar daha yoğun olmaya başladı. Trend kesimlerde bob kesimler şu anda favori olanlar. Yanlara doğru kelebek dediğimiz kesimlerimiz başladı. Eski Aydan Şener kesimleri yani eskiye dönüş oldu aslında” dedi.
“Düğünlerde eski sistem topuz modelleri kalmadı, şimdi çok salaş topuzlar var”
Düğün sezonunda çok yoğun olduklarını belirten Aydın, en çok vakit alan ve zorlayan modelleri, “Genel anlamda ombrelerde, sombrelerde, açma boyama işlemlerinde genellikle biraz yoğunluk oluyor. Daha zor olanlardan birisi asıl bana göre saç kesimi. Düğün sezonlarında çok yoğun oluyoruz. Çünkü anlaşmış olduğumuz salonlar var. İğne atsanız yere düşmez. Düğünlerde de eski sistem saç modelleri kalmadı artık. Eskiden bir topuz vardı, balon topuz dediğimiz çok eski nostaljik topuzlarımız vardı. Ama şimdi çok salaş topuzlar var. Günümüzün gençleri de artık salaşlardan yana” şeklinde açıkladı.
“Önemli olan iyi anlayıp iyi uygulayabilmektir”
“Bir işi seversen hiç zorlandığını hissetmezsin” diyen Alp Aydın, “En zor dediğimiz nokta da saç kesimidir. Şöyle bir kavram var. Önemli olan iyi anlayıp iyi uygulayabilmektir. Anlamadığın bir şeyi zaten uygulayamazsın salon müşterisine. En güzel şey işini sevmekten kaynaklı” diyerek müşterinin istediğini anlamanın önemine değindi. Aydın, “En iyi psikolojik sorunları çözenler kuaförlerdir. Bu arada psikologlarımız kızmasın ama bizler de bir nevi aslında onların zeminlerine inmek zorundayız. Genel anlamda ruh hali önemli. O da psikolojiden geçiyor” dedi.