<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mersinhabermerkezi.com: Mersin Haber Son Dakika Mersin Haberleri</title>
    <link>https://www.mersinhabermerkezi.com</link>
    <description>Mersin ve Türkiye gündeminden son dakika haberleri, Dünyadan flaş gelişmeler, Ekonomi dünyasından en yeni haberler, Günün en önemli gazete haber başlıkları ve daha fazlası mersinhabermerkezi.com da</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/rss/haberde-insan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 14:07:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/rss/haberde-insan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gurbetçiler sıcak havaya rağmen Kapıkule'den ana vatana akın ediyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/gurbetciler-sicak-havaya-ragmen-kapikuleden-ana-vatana-akin-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/gurbetciler-sicak-havaya-ragmen-kapikuleden-ana-vatana-akin-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatillerini Türkiye'de geçirmek isteyen gurbetçiler, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden binlerce kilometre yol kat ederek Kapıkule Sınır Kapısı'ndan ana vatana giriş yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kavurucu sıcaklara ve uzun yolculuğun yorgunluğuna aldırış etmeyen gurbetçiler, yıllardır dinmeyen sıla hasretini dindirmek, sevdiklerine kavuşmak ve Türk bayrağı ile ezan sesine yeniden kavuşmanın mutluluğunu yaşamak için yola çıkıyor.</p>

<p>Türkiye'nin Avrupa'ya açılan en büyük kara hudut kapısı olan Kapıkule Sınır Kapısı'nda yaz sezonuyla birlikte gurbetçi yoğunluğu yaşanıyor. Başta Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Avusturya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden yola çıkan gurbetçiler, zaman zaman sınır kapısında yoğunluk oluşturuyor.</p>

<p>Aylar öncesinden yıllık izinlerini planlayan gurbetçiler, binlerce kilometrelik yolculuğun ardından Türkiye'ye ulaşmanın sevincini yaşarken, sınır kapısından içeri girdikleri ilk anda Türk bayrağını görmenin ve ezan sesini duymanın tarif edilemez bir duygu olduğunu ifade ediyor. Gurbetçiler, yol yorgunluğunu daha sınır kapısından geçerken unuttuklarını, ilk duraklarının ise aile büyükleri, akrabaları ve memleketleri olduğunu dile getiriyor.</p>

<p>Yıllarını Avrupa'da geçirmelerine rağmen gönüllerinin her zaman Türkiye'de olduğunu söyleyen gurbetçiler, tatil boyunca hem sevdikleriyle hasret gidereceklerini hem de Türkiye'nin farklı şehirlerini dolaşarak memleket özlemlerini gidereceklerini belirtti.</p>

<p>'Vatan hasreti tarif edilemez'</p>

<p>Belçika'da yaşayan ve yaz tatili için sevdiklerini görmek üzere memleketi Denizli'ye giden gurbetçilerden Canan Tarter, 'Ülkemizin kıymetini bilelim. Vatana girdiğimiz andan itibaren yaşadığımız heyecanı, ayaklarımızın titremesini tarif etmek mümkün değil. Gerçekten muhteşem bir ülkemiz var. Çok güzel bir duygu. Allah vatanımıza kavuşturduğu için binlerce kere şükürler olsun. Elhamdülillah iki senedir gelemiyorduk. Tekrar bu duyguyu yaşattığı için Rabbime binlerce kere şükrediyorum. Bunun sevinci tarif edilemez. Ben bu duyguyu bütün çocuklarıma yaşattım, şimdi de iki küçüğüme yaşatıyorum. Allah izin verirse o bayrak her zaman onların ellerinde olacak. Bu vatan bizim, bizim kalacak. Biraz sıkıntı oluyor ama bizim vatanımız her şeye değer. Sınır kapısından içeri girdiğimiz anda ayaklarımızın bağı çözüldü. Gerçekten buna her şey değer. Sağlığımız elverdiği müddetçe bütün eşimizi, dostumuzu ve akrabalarımızı ziyaret edeceğiz, hal hatır soracağız, tatilimizi yapacağız. İnşallah bu şekilde devam edecek' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bedenimiz Avrupa'da olsa da ruhumuz vatanımızda'</p>

<p>Fransa'dan ailesiyle birlikte otomobiliyle yola çıkan ve vatan hasretiyle Türkiye'ye giriş yapan gurbetçilerden Faruk Aksu, Bursa'da yakınlarını ziyaret ettikten sonra memleketi Muş'a gideceğini belirterek, 'Duygularımızın en yoğun olduğu an, Bulgaristan tarafından gelip Türk bayrağını gördüğümüz andır. Bayrağı görünce büyük bir heyecan ve neşe yaşıyoruz. Kavuşmanın mutluluğunu o anda hissediyoruz. En güzel ve en yoğun duyguları bayrağımızı gördüğümüzde yaşıyoruz. Türkiye'de aile ziyaretleri yapacağız, vatanımızı gezeceğiz, eşimizi, dostumuzu ve akrabalarımızı ziyaret edeceğiz. Daha sonra da devletimizi ve vatanımızı daha yakından tanımak için inşallah Doğu turuna çıkacağız. Avrupa'da hayatın kolay olduğunu söyleyen gelsin bana anlatsın. Buradaki dostlarımıza ve akrabalarımıza Avrupa'yı anlattığımızda bizi tam olarak anlayamıyorlar. Orayı çok kolay, çok zengin ve çok rahat sanıyorlar. Oradaki zorluklardan bahsettiğimizde ise pek inanmak istemiyorlar. Sanki biz Avrupa'nın rahatlığını inkâr ediyormuşuz gibi düşünüyorlar. Halbuki bizim bedenimiz orada olsa bile ruhumuz burada, vatanımızda' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Edirne, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/gurbetciler-sicak-havaya-ragmen-kapikuleden-ana-vatana-akin-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/gurbetciler-sicak-havaya-ragmen-kapikuleden-ana-vatana-akin-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="42263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir tuşla hayalleri yıkıldı: Düğün videosu olmayan çift 200 bin TL tazminat kazandı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/bir-tusla-hayalleri-yikildi-dugun-videosu-olmayan-cift-200-bin-tl-tazminat-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/bir-tusla-hayalleri-yikildi-dugun-videosu-olmayan-cift-200-bin-tl-tazminat-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de üç yıl önce dünya evine giren genç çift, kameranın kayıt tuşuna basılmaması nedeniyle düğün videolarının olmadığını öğrenince adeta tüm hayalleri yıkıldı. Ellerinde yakınlarının çektiği cep telefonu videosu olan çift, kameramana açtıkları davada 200 bin TL tazminat kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraklı ilçesinde yaşayan Feride-Şeref Derin (27) çifti, hayatlarını görkemli bir düğünle birleştirmeye karar verdi. Genç çift, Karabağlar ilçesindeki bir düğün salonunda 27 Aralık 2023'te dünya evine girdi. Gelin ve damadın hazırlıklarının ardından yapılan düğün, sonrasında yaşanılanlar ile adeta hayal kırıklığına dönüştü. Kameramandan düğün görüntülerini isteyen çift, görüntülerinin olmadığını öğrenince dünyaları başına yıkıldı. Ellerinde düğünden kamera ile çekilen hiçbir görüntü bulunmayan çift, şimdi ise kendilerini yakınlarının cep telefonlarından topladıkları görüntüler ile mutlu hissetmeye çalışıyor.</p>

<p>Çift, İzmir Tüketici Mahkemesine mağdur edildiklerini belirterek manevi tazminat davası açtı. Mahkeme, çiftin mağduriyetini haklı bularak kişi başı 100'er bin TL olmak üzere toplamda 200 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.</p>

<p>Günün heyecanının, ailesiyle yaşadıkları anların kayıt altına alınmasını istediklerini ifade eden Feride Deren, düğün bitiminde kayıtları istediğimizde ise bize 'kameranın kayıt almadığını' söylediler. Avukatımızla hukuki süreci başlattık. Amacımız yaşadığımız mağduriyetin duyulması ve başka çiftlerin bu durumu yaşamamasıdır' diye konuştu.</p>

<p>Şeref Derin ise 'O güne ait elimizde nerdeyse hiç görüntü olmaması manevi açıdan bizim için çok üzücü. Düğün hayatımızda bir kez oluyor. Kaybolan görüntüler değil hatıralarımız' dedi.</p>

<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Ebru Bilgen, 'Düğünde salonda gezen bir kameraman var. Ancak düğün bitiminde kameraman, bu kameranın çekim yapmadığını, yalnızca sabit, güvenlik kamerası niteliğinde ve sesi olmayan başka bir kameranın kayıtta olduğunu belirtiyor. Düğün anlaşması yapıldığı esnada müvekkillere, 'Siz dışarıdan bir kamera getiremezsiniz ve çekim yapmanız da yasak, çünkü bizim bir kameramanımız var' deniliyor. Bu sabit kameranın kayıtlarında da gezen kameraman sıkça görünüyor. Tüm düğünü aslında çekiyormuş gibi yapıyor ama bir tuşa basmamış ve düğün baştan sona hiç kaydedilmemiş. Bu durum müvekkiller için manevi anlamda kabul edilemez bir durumdur. Bunun bir geri dönüşü yok, çünkü bir kere yaşanan bir olay' diye konuştu.</p>

<p>'Emsal teşkil edecek bir karar'</p>

<p>İzmir Tüketici Mahkemelerine başvurduklarını ve tazminat taleplerinin kabul edildiğini aktaran Bilgen, 'Kişiler, hayatlarında bir kere yaşadıkları bir anı bir daha hiç izleme fırsatı bulamayacaklar ve bu da manevi anlamda onların zarar görmesine neden oldu. İzmir Tüketici Mahkemelerinden bu konuda emsal teşkil edecek bir karar çıktı. Mahkemece manevi tazminata hükmedildi. Olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte, kişi başı 100'er bin TL olmak üzere toplamda 200 bin TL manevi tazminata hükmedildi' ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Mutlaka yargıya taşımalılar'</p>

<p>Benzer konuların mutlaka yargıya taşınması gerektiğinin altını çizen Bilgen, şunları kaydetti:</p>

<p>'Sosyal medyada müvekkillerin bazı paylaşımları oldu. Paylaşımların altında yapılan yorumlara baktığımızda, aslında birçok kişinin başına benzer durumların geldiğini ancak yargı yoluna başvurmadıklarını fark ettik. Kişiler zamanaşımı sürelerine de dikkat ederek, başlarına böyle bir durum geldiğinde bunları mutlaka yargıya taşımalılar.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Izmir</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/bir-tusla-hayalleri-yikildi-dugun-videosu-olmayan-cift-200-bin-tl-tazminat-kazandi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/bir-tusla-hayalleri-yikildi-dugun-videosu-olmayan-cift-200-bin-tl-tazminat-kazandi.jpg" type="image/jpeg" length="12601"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15 günlük nişanlıyken gazi oldu, şimdi raketiyle Türkiye üçüncüsü]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/15-gunluk-nisanliyken-gazi-oldu-simdi-raketiyle-turkiye-ucuncusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/15-gunluk-nisanliyken-gazi-oldu-simdi-raketiyle-turkiye-ucuncusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bingöl'de 2017 yılında teröristlerle girilen çatışmada yaralanarak gazi olan Zeki Aksoy, yaşadığı zorlu süreci sporla aşarak para masa tenisinde Türkiye üçüncülüğü elde etti. Yaralandığında henüz 15 günlük nişanlı olduğunu anlatan Aksoy, 'Şehit olmayı göze alamayan gazi olamaz. İnsanın isteyip de başaramayacağı hiçbir şey yoktur' diyerek engelli bireylerin her zorlukla başa çıkabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bingöl 49. Komando Tugayı bünyesinde görev yapan Uzman Çavuş Zeki Aksoy 10 Ağustos 2017'de Bingöl'ün Genç ilçesi Yeni Yazı mevkisinde gerçekleştirilen operasyon sırasında bölücü terör örgütü mensubu teröristlerle girilen çatışmada yaralandı. Aksoy, kaldırıldığı hastanede ameliyata alındı ancak belden aşağısı felç kaldı. Aynı çatışmada silah arkadaşı Uzman Çavuş Hüseyin Gençer ise şehit düştü.</p>

<p>Pes etmedi, para masa tenisine yöneldi</p>

<p>Tekerlekli sandalyede yaşamını devam ettiren Gazi Aksoy, evlendi ve erkek çocuk sahibi oldu. Ardından tekerlekli sandalye basketboluna başlayan Aksoy, spor sayesinde yeniden sosyalleşti. Bir süre basketbol oynayan Aksoy, daha sonra para masa tenisine başladı ve raketini o günden sonra hiç bırakmadı.</p>

<p>Aksoy, geçtiğimiz yıl 3-5 Şubat'ta düzenlenen Para Masa Tenisi Türkiye Şampiyonası'nda çiftlerde Türkiye üçüncüsü oldu ve şimdiyse Türkiye Şampiyonu olmak için antrenmanlarını sürdürüyor.</p>

<p>'Vatan dedi can verdi, ben bayrak dedim kan verdim'</p>

<p>Yaşadığı süreci İHA muhabirine anlatan Gazi Zeki Aksoy, 'O gün iki timlik operasyondaydık. Karakol görevimiz vardı ve bir ay sürecek operasyonlara çıkacaktık. Maalesef o gün yaralandık ve benim için yeni bir hayat başladı. Yanımda şehit olan arkadaşımız Hüseyin Gençer'i rahmetle anıyorum. Bizim askerimizin, polisimizin söylediği bir söz vardır; 'Şehit olmayı göze alamayan gazi olamaz.' O vatan dedi can verdi, ben de bayrak dedim kan vererek gazi kaldım' dedi.</p>

<p>'Hayata sporla tutundum'</p>

<p>Tedavi sürecinin ardından hayata küsmediğini ve spor sayesinde yeniden sosyalleştiğini belirten Aksoy, ailesinin bu süreçte en büyük destekçisi olduğunu söyledi. İlk olarak 3 yıl tekerlekli sandalye basketbolu oynadığını anlatan Aksoy, daha sonra para masa tenisiyle tanıştığını ifade ederek, 'Yaklaşık bir yıldır antrenörümüz eşliğinde para masa tenisiyle ilgileniyorum. Geçen yıl çiftlerde Türkiye üçüncüsü olduk. Şimdi hedefimiz teklerde Türkiye şampiyonu olmak' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Yeter ki insan istesin'</p>

<p>Engelli bireylerin sosyal hayattan kopmaması gerektiğini vurgulayan Aksoy, özellikle doğuştan engelli gençlere spor yapmaları tavsiyesinde bulundu. Aksoy, 'Doğuştan engelli kardeşlerimiz çoğu zaman eve kapanıyor. Oysa spor sayesinde sosyalleşebilir ve hayata daha güçlü tutunabilirler. Sonradan engelli kalmak ya da engelli olmak hiçbir şeye engel değil. Yeter ki insan istesin. İnsanın isteyip de başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Oğlum bugün gaziliğin ne anlama geldiğini tam bilmiyor olabilir ama ona ömür boyu gurur duyacağı bir miras bıraktığımı biliyorum' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adana, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/15-gunluk-nisanliyken-gazi-oldu-simdi-raketiyle-turkiye-ucuncusu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/15-gunluk-nisanliyken-gazi-oldu-simdi-raketiyle-turkiye-ucuncusu.jpg" type="image/jpeg" length="37146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kas güçsüzlüğü engel olamadı: Çizdiği resimleri görenler inanamıyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/kas-gucsuzlugu-engel-olamadi-cizdigi-resimleri-gorenler-inanamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/kas-gucsuzlugu-engel-olamadi-cizdigi-resimleri-gorenler-inanamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gümüşhane'nin Kelkit ilçesinde kas güçsüzlüğü hastalığıyla mücadele eden 45 yaşındaki Rukiye Arslan, engellerine meydan okuyarak hem karakalem resim sanatında hem de edebiyat dünyasında büyük bir başarıya imza attı. 12 yıl önce keşfedilen yeteneğini azimle büyüterek şiir kitabı çıkaran Arslan, Kelkit Gençlik Merkezinde açtığı sergiler ve verdiği söyleşilerle kendisi gibi engelli bireylere umut ışığı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kelkit ilçesi Söğütlü Beldesinde yaşamını sürdüren Rukiye Arslan, kas güçsüzlüğü hastalığı nedeniyle ellerini kullanmakta zorlanmasına rağmen, azmiyle hem resim hem de edebiyat dünyasında parmakla gösterilen bir başarı elde etti.</p>

<p>Çocukluğundan itibaren resim sanatına ilgi duyan ancak imkânsızlıklar sebebiyle yeteneğini uzun süre ön plana çıkaramayan Arslan, hayatını değiştiren dönüm noktasını 12 yıl önce yaşadı. Söğütlü Beldesine gelen resim öğretmeni Zehra Albayrak'ın desteğiyle içindeki cevheri keşfeden Arslan, karakalem çalışmalarına yoğunlaşarak kendisini geliştirdi.</p>

<p>Haftada 3 gün süren zorlu eğitim meyvesini verdi</p>

<p>İlk dönemlerde kuzenlerini ve arkadaşlarını çizerek amatör çalışmalar yapan Rukiye Arslan, çevresinden aldığı olumlu tepkiler üzerine eğitim almaya karar verdi. Resim öğretmeni Zehra Albayrak'ın üç yıl boyunca haftada üç gün kendisini sabahları evinden alarak başlattığı düzenli eğitim süreci, Arslan'ın kendi kişisel sergisini açabilecek teknik seviyeye ulaşmasını sağladı.</p>

<p>Kelkit Gençlik Merkezinde kendisine tahsis edilen özel odada çalışmalarına devam eden Arslan, burada öğrencilerle söyleşiler gerçekleştirerek sergiler açmaya başladı. Emeğinin boşa gitmesini istemediğini belirten Arslan, kendisi için sağlanan bu istihdam ve üretim imkanlarının sürekli hale getirilmesini talep etti.</p>

<p>'Herkes tek eliyle çizerken ben iki elimle mücadele ediyorum'</p>

<p>Kas güçsüzlüğü nedeniyle birçok kişinin tek elle yaptığı işlemleri iki eliyle gerçekleştirdiğini anlatan Arslan, özellikle gölgelendirme çalışmalarında büyük güç harcadığını dile getirdi. Kas güçsüzlüğü nedeniyle birçok kişinin tek elle yaptığı işlemleri iki eliyle gerçekleştirdiğini anlatan Arslan, özellikle gölgelendirme çalışmalarında büyük güç harcadığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her portre için günlerce emek veriyor</p>

<p>Fiziksel engelinin getirdiği zorlukları açık yüreklilikle paylaşan Rukiye Arslan, normal bir insanın bir günde tamamlayabileceği detaylı bir yüz çizimini, kas güçsüzlüğü ve siyah alanları bastırma zorunluluğu nedeniyle ancak bir haftada bitirebildiğini ifade etti.</p>

<p>Çizimlerinde dengeyi sağlamak adına siyah, beyaz ve gri tonları titizlikle kullandığını aktaran sanatçı, bu süreçte sadece hamur silgiden destek aldığını belirtti.</p>

<p>Resim yapmanın kendisi için tarif edilemez bir mutluluk olduğunu vurgulayan Arslan, 'Belki insanlara sıradan gelebilir ama bana göre dünyanın en güzel hissi ve en büyük mutluluğu. Bu işi sürdürmek istiyorum. Emeğimin boşa gitmesini istemiyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sanatın kendisine dünyanın en güzel mutluluğunu yaşattığını dile getiren Arslan, kendisiyle aynı durumu paylaşan tüm engelli vatandaşlara, 'Hayallerinin peşinden koşmaktan vazgeçmesinler, yeteneklerini ortaya koysunlar ve içlerindeki cevherleri saklamasınlar' sözleriyle çağrıda bulundu.</p>

<p>Rukiye Arslan'ın başarıları sadece görsel sanatlarla da sınırlı kalmadı. Evdeki boş zamanlarında küçük makinesiyle kıyafetler diken ve üretkenliğini her alana yayan Arslan, edebiyat dünyasına da adım attı. Şairlik yönüyle de takdir toplayan Arslan 'Kalemimde Parmak İzlerim' adlı şiir kitabı olduğunu, ikinci şiir kitabının hazırlıklarına da ara vermeden devam ettiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gümüşhane, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/kas-gucsuzlugu-engel-olamadi-cizdigi-resimleri-gorenler-inanamiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/kas-gucsuzlugu-engel-olamadi-cizdigi-resimleri-gorenler-inanamiyor.jpg" type="image/jpeg" length="76016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[FETÖ'nün hain darbe girişiminde 2 oğlu ve damadını şehit veren 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen'in acısı 10 yıldır dinmiyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/fetonun-hain-darbe-girisiminde-2-oglu-ve-damadini-sehit-veren-100-yasindaki-muzaffer-gulsenin-acisi-10-yildir-dinmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/fetonun-hain-darbe-girisiminde-2-oglu-ve-damadini-sehit-veren-100-yasindaki-muzaffer-gulsenin-acisi-10-yildir-dinmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişiminde iki oğlu ve bir damadını şehit veren 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen, aradan geçen 10 yıla rağmen acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde yaşayan 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen, 15 Temmuz hain darbe girişiminde iki oğlu ile bir damadını şehit verdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne vatan nöbeti tutmak için giden Mehmet Gülşen, Hakan Gülşen ve Lütfi Gülşen, sabaha karşı F-16 savaş uçağından atılan bombanın isabet etmesi sonucu şehit oldu. Evlatlarının şehit düştüğünü bir gün sonra öğrenen Muzaffer Gülşen, darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acısının hala ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi.</p>

<p>'10 yıl oldu, ağlaya ağlaya acılarıyla günler geçiyor'</p>

<p>10 yıl geçmesine rağmen acısının hala ilk günkü gibi olduğunu söyleyen Muzaffer Gülşen, 'Damadım, Lütfi ve oğlum Hakan'la Mehmet şehit oldu. Şehitlerin acıları hiç tükenmiyor, git gide fazla oluyor. Mehmet ve Hakan gece çalıştıkları için gündüz uyuyorlardı. Uyanırlar diye telefon edemedim. Akşam olduğunda gelinlerim; anne yaraları çok ağır, geliyorlar dedi. Yavrum ağır yarayla gelinir mi dedim. Gelinim anne üçü de ölmüş dedi, o vakit öğrendim şehit olduklarını. 10 yıl oldu, ağlaya ağlaya acılarıyla günler geçiyor. Acılar tükenmiyor, giderek çoğalıyor. Allah bu acıyı kimseye göstermesin. 10 yıl oldu ama sanki bugün olmuş gibi. Üç tane şehide kim dayanır' dedi.</p>

<p>'Vatan kurtuldu, bayrağımız kurtuldu'</p>

<p>15 Temmuz hain darbe girişiminde eşi ve 2 kardeşinin şehit olduğunu aktaran Menzile Gülşen, 'Eşim ve kardeşlerim 15 Temmuz günü Cumhurbaşkanımızın çağrısını duyunca Ankara'ya kendi araçlarıyla gidiyorlar. Geç vakitlere kadar onlardan haber alamadık. Sonrasında ulaştığımızda biz tankın üstündeyiz, bizi aramayın dediler. Biz bugün durmayıp da ne zaman duracağız? Gelmeyeceğiz dediler. Sabah oldu yine öğrenemedik. Çocuklarım hastaneleri aradı ama yine öğrenemedik. Eşim ve kardeşlerim Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin önünde şehit olmuşlar. Kardeşim Hakan'ın iş arkadaşı bizim şehitleri görmüş öyle öğrendik şehit olduklarını. Vatan kurtuldu, bayrağımız kurtuldu' diye konuştu.</p>

<p>'Çocuklarının gelinlik giydiğini göremediler, diploma törenlerini göremediler'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eşini ve iki kardeşini vatan uğruna şehit vermenin gururunu yaşadığını ifade eden Gülşen, 'Rabbim devletimize zeval vermesin. Belki bize çok zorluklar yaşattılar ama o gururu da bize yaşattılar. Devletimiz bize sahip çıktı Allah razı olsun. Her şeyimizi çaldılar, görecekleri daha çok şeyler vardı. Çocuklarının gelinlik giydiğini göremediler, diploma törenlerini göremediler. Hepsini o hainler çaldılar, Rabbim onları kahrı perişan etsin. Rabbim bir daha yaşatmasın öyle olayları. Rabbim devletimize zeval vermesin' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/fetonun-hain-darbe-girisiminde-2-oglu-ve-damadini-sehit-veren-100-yasindaki-muzaffer-gulsenin-acisi-10-yildir-dinmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/fetonun-hain-darbe-girisiminde-2-oglu-ve-damadini-sehit-veren-100-yasindaki-muzaffer-gulsenin-acisi-10-yildir-dinmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="44105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşıtları oyun oynarken, O, şehit mezarlıkları ve çeşmeleri temizliyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/yasitlari-oyun-oynarken-o-sehit-mezarliklari-ve-cesmeleri-temizliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/yasitlari-oyun-oynarken-o-sehit-mezarliklari-ve-cesmeleri-temizliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye'de yaşayan 10 yaşındaki Abdullah Eman, annesinin yaptığı kurabiyeleri ve kendi oyuncaklarını satarak aldığı temizlik malzemeleriyle cami çeşmelerini, hayrat çeşmelerini ve şehit mezarlıklarını gönüllü olarak temizliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmaniye'de annesiyle birlikte uzun süredir yardım kuruluşlarının çalışmalarına destek veren Abdullah Eman, bu gönüllülük bilincini şimdi de şehir merkezindeki cami çeşmeleri, hayrat çeşmeleri ve mezarlıklara taşıdı. Kirli gördüğü çeşmeleri kendi imkânlarıyla temizleyen Abdullah, hiçbir karşılık beklemeden yaptığı çalışmalarla çevresindekilerin takdirini kazanıyor. Annesinin kendisine manevi, babasının ise maddi destek verdiğini anlatan Abdullah, artık babasına yük olmak istemediğini belirterek annesinin yaptığı kurabiyeleri ve kendi oyuncaklarını satarak elde ettiği parayla temizlik malzemeleri aldığını söyledi.</p>

<p>Temizlik yaparken büyük mutluluk duyduğunu belirten Abdullah Eman, telefon bağımlısı olmamak için kendisine böyle bir yol seçtiğini söyledi. Yaptığı çalışmaların insanlara örnek olmasını istediğini ifade eden Abdullah, 'Videolarımda sürekli beyaz giyiniyorum. Çünkü beyaz, aydınlık, umut ve iyilik demek' dedi.</p>

<p>'Abdullah, daha 10 yaşında olmasına rağmen 40 yaşındaki insanlara bile örnek olacak davranışlar sergiliyor' diyen Hüseyin Yıldız, 'Ben Abdullah'ın videolarını gördüğümde şehitlerimizin mezarlıklarını temizliyordu. Çok etkilendim. Benim rahmetli amcam da bir şehitti. Kendisine mesaj attım. Evimizin önünde, amcamız adına yaptırdığımız bir hayrat çeşmesi bulunduğunu ve yaklaşık 20 gündür ayağımın kırık olmasından dolayı temizliğini yapamadığımı söyledim. Kendisinin de cami ve hayrat çeşmelerini temizlediğini görünce, emeklerini ve bunu gerçekten içten, gönülden yaptığını düşündüğümü belirterek tebrik ettim. Bunun üzerine Abdullah'tan tekrar bir mesaj aldım. 'Ben yarın size gelmek istiyorum.' dedi. Teşekkür ettim. Ben kendisini bu temizlik için çağırmadığımı dile getirdim ama kendisi ısrarla geleceğini, bu işi severek yaptığını söyledi. Gurur duydum. Adresimi verdim. Abdullah bugün geldi ve evimizin önünde, rahmetli amcam adına yaptırdığımız hayrat çeşmesini tertemiz yaptı. Gerçekten yaptığı şey çok büyük yüreklilik isteyen bir davranış. Bunlar ancak gönülden yapılabilecek işler. Abdullah, daha 10 yaşında olmasına rağmen 40 yaşındaki insanlara bile örnek olacak davranışlar sergiliyor. Ailesini de bu güzel evlat için canı gönülden tebrik ediyorum' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Osmaniye'de 'umut veren çocuk' olarak tanınmak istiyorum</p>

<p>'Kahramanmaraş'taki olaylardan dolayı telefon ve oyun bağımlısı olmaktan korktuğum için daha yararlı işler yapmaya karar verdim diyen' Abdullah Eman, 'Ben normalde de insanlara yardım ediyordum. Sürekli annemle birlikte koli yapıyor, cami çeşmelerini temizliyorduk. Kahramanmaraş'taki olaylardan sonra kendi kendime, 'Evde telefon oynamayayım, bağımlı olmaktan korkuyorum' dedim. Daha sonra cami çeşmelerini temizlemeye başladım ve yaptıklarımı sosyal medyada paylaştım. 15 Temmuz Şehitler Günü dolayısıyla da, o günden önce şehit olan kahramanlarımızın aileleri mezarlıkları temiz görünce mutlu olsunlar diye şehitlikte temizlik yaptım. Videolarımda sürekli beyaz giyiniyorum. Çünkü beyaz; aydınlık, umut ve iyilik demek. Osmaniye'de 'umut veren çocuk' olarak tanınmak istiyorum' diye konuştu.</p>

<p>'Annemin yaptığı kurabiyeleri ve kendi oyuncaklarımı satarak temizlik malzemesi aldım'</p>

<p>'Cem Özkök abinin videolarını izledim kendim de video çekmeye başladım, insanlardaki çevre duyarlılığını artırmak istedim' diyen Eman, 'Normalde babam maddi destek veriyordu, ihtiyaçlarımı alıyordu. Babam askeri personel, babama çok yük olmak istemedim. Annemin yaptığı kurabiyeleri ve kendi oyuncaklarımı sattım. Elde ettiğim parayla deterjanlarımı alıp cami çeşmelerini temizledim. Herkesten çevremize karşı duyarlı olmasını istiyorum. Çöplerinizi yere atmayın, camileri ve hayrat çeşmelerini her zaman temiz tutalım' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Osmaniye</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/yasitlari-oyun-oynarken-o-sehit-mezarliklari-ve-cesmeleri-temizliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/yasitlari-oyun-oynarken-o-sehit-mezarliklari-ve-cesmeleri-temizliyor.jpg" type="image/jpeg" length="21358"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Yapamazsın' dediler, iyileşti eğitimini gördü hem hayalini hem aşkını kazandı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/yapamazsin-dediler-iyilesti-egitimini-gordu-hem-hayalini-hem-askini-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/yapamazsin-dediler-iyilesti-egitimini-gordu-hem-hayalini-hem-askini-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'de henüz 6 aylıkken beyin felci tanısı konulan genç kadın, yıllar süren zorlu tedavi sürecini azmiyle geride bırakarak çocukluk hayalini gerçekleştirdi ve fizyoterapist oldu. Gönüllü olarak görev yaptığı hastanede motosiklet kazası sonrası tedavi ettiği hastasıyla hayatını birleştiren genç kadının umut, azim ve sevgiyle örülü yaşam hikayesi, görenlere ilham verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin'de henüz 6 aylıkken geçirdiği havale sonrası serebral palsi (beyin felci) tanısı konulan 31 yaşındaki Selcen Kankul Kurban, uzun yıllar süren tedavi sürecinde fizik tedaviyle yeniden hayata tutundu. Çocukluk döneminde konuşma kabiliyetini kaybeden, sol kolu ve bacağını kullanmakta güçlük çeken Kurban, ailesinin desteğiyle tedavisini sürdürerek zamanla konuşma becerisini yeniden kazandı, hareket kabiliyetini geliştirdi. Kendi hayatında önemli bir dönüm noktası olan fizik tedavi sürecinden ilham alan , yaşadığı zorluklara rağmen eğitim hayatından kopmadı ve fizyoterapist olmaya karar verdi. İnönü Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü'nden mezun olan Kurban, ön yargılar nedeniyle iş bulmakta zorlandı. Mesleğini yapma isteğinden vazgeçmeyen Kurban, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 2 yıl boyunca gönüllü olarak çalıştı. Gönüllü fizyoterapist olarak görev yaptığı dönemde, 2019 yılında geçirdiği motosiklet kazası sonrası hastanede tedavi gören Tufan Kurban ile tanıştı.</p>

<p>Fizik tedavi sürecinde başlayan tanışıklıkları zamanla arkadaşlığa, ardından da aşka dönüşen Selcen ile Tufan Kurban, yaklaşık 3 yıl önce evlendi. Bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde pediatrik fizyoterapist olarak görev yapan Kurban, kocasıyla birlikte sosyal medya üzerinden engelli bireylerin yaşamına dikkat çeken farkındalık içerikleri üreterek destek oluyor.</p>

<p>'En büyük hayalim kahramanım gibi olmaktı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşadığı zorlu tedavi sürecinin kendisini mesleğine yönlendirdiğini anlatan Selcen Kankul Kurban, tüm engellere rağmen hayalinden vazgeçmediğini söyledi. Kurban, '6 aylıkken havale sonucu beyin felcim gerçekleşti. Uzun süren yoğun bakım sürecinden sonra fizik tedaviyle hayata tutundum. Benim bir kahramanım vardı ve en büyük hayalim o kahramanım gibi olmaktı. Tüm engellere ve 'yapamazsın' diyenlere rağmen bugün Mersin'de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında çocukların kahramanı olarak görev yapıyorum' dedi.</p>

<p>Mesleğini yapabilmek için gönüllü olarak çalıştığı hastanede, hayatının en önemli dönüm noktalarından birini yaşadığına değinen Kurban, 'Üniversiteyi bitirdiğim dönemde ön yargılar nedeniyle iş bulamıyordum. Mesleğimi yapmayı o kadar çok istiyordum ki Mersin Üniversitesi'nde 2 yıl boyunca gönüllü olarak çalıştım. Gönüllü olarak çalıştığım dönemde Tufan Kurban motosiklet kazası sonucu hastaneye geldi ve o şekilde tanışmış olduk' şeklinde konuştu.</p>

<p>'İlk tanıştığımızda fizyoterapistimdi'</p>

<p>2019 yılında geçirdiği motosiklet kazasının hayatını değiştirdiğini belirten Tufan Kurban ise fizik tedavi sürecinde başlayan tanışıklıklarının zamanla evliliğe uzandığını ifade etti. Kurban, '2019'da motosiklet kazası geçirdim. Kazadan sonra ameliyat oldum ve fizik tedavi sürecim başladı. Eşimle ilk kez orada tanıştık. Kendisi benim fizyoterapistimdi. Fizik tedavi sürecim bittikten sonra konuşmaya başladık, birbirimizi daha yakından tanıdık. Eşimde beni etkileyen çok şey vardı ama en çok kalbinin güzelliği ve temiz olmasıydı' diye konuştu.</p>

<p>Eşiyle birlikte sosyal medya üzerinden engelli bireylere yönelik farkındalık çalışmaları yürüttüklerini dile getiren Kurban, 'Eşim benden önce de farkındalık videoları çekiyordu. Ben de ona destek oldum. Birlikte videolar çekmeye başladık. İnsanlara mesajlarımızı ilettik, ilham kaynağı olduk. İnsanlar da bunu beğendi ve paylaştı. Böylece mesajımız daha çok kişiye ulaştı' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Mersin</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/yapamazsin-dediler-iyilesti-egitimini-gordu-hem-hayalini-hem-askini-kazandi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/yapamazsin-dediler-iyilesti-egitimini-gordu-hem-hayalini-hem-askini-kazandi.jpg" type="image/jpeg" length="81597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Temizlik işçisinden yürek ısıtan davranış]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/temizlik-iscisinden-yurek-isitan-davranis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/temizlik-iscisinden-yurek-isitan-davranis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'un Oltu ilçesinde görev yapan belediye temizlik personeli Mücahit Öztürk, uçamayan bir güvercini araçların altında kalmaktan kurtararak örnek bir davranış sergiledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oltu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli Mücahit Öztürk, sabahın erken saatlerinde görevini yaptığı sırada ilçe merkezindeki İkinci Köprü üzerinde uçamayan bir güvercin fark etti. Yol ortasında kalan ve araç trafiği nedeniyle ezilme tehlikesi yaşayan güvercinin güvenliğini sağlamak için uzun süre yanında yürüyen Öztürk, kuşun zarar görmemesi için büyük çaba gösterdi. Daha sonra güvercini dikkatlice yakalayan Öztürk, tedavi edilmesi amacıyla veterinere götüreceğini ifade etti. Duyarlı davranışıyla takdir toplayan belediye çalışanı, hayvan sevgisi ve örnek yaklaşımıyla vatandaşların gönlünü kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevredeki vatandaşlar da Mücahit Öztürk'ün sergilediği bu anlamlı davranışın herkes için örnek teşkil ettiğini belirterek kendisine teşekkür etti. Oltu Belediyesi personelinin görevini yerine getirirken gösterdiği bu duyarlılık, sosyal medyada da beğeni toplarken, küçük bir canlının yaşamına dokunan bu hareket, yürekleri ısıtan anlardan biri olarak hafızalara kazındı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzurum, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/temizlik-iscisinden-yurek-isitan-davranis</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/temizlik-iscisinden-yurek-isitan-davranis.jpg" type="image/jpeg" length="91597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcaklar bunalanlar kapalı alanlara kaçarken onlar serinlemek için dışarı çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/sicaklar-bunalanlar-kapali-alanlara-kacarken-onlar-serinlemek-icin-disari-cikiyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/sicaklar-bunalanlar-kapali-alanlara-kacarken-onlar-serinlemek-icin-disari-cikiyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kavurucu sıcaklar tüm yurdu etkisi altına alırken, 250 derece sıcaklıktaki fırınların başında çalışan ustalar bu sıcaklardan etkileniyor. Herkes sıcaktan bunalıp kapalı alanlara kaçarken onlar 38 derece sıcağa rağmen serinlemek için dışarı çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan'da hava sıcaklığının gün içerisinde 30-35 derecelere kadar çıkması hayatı güçleştirdi. Sıcaktan bulananlar kapalı alanları tercih ederken sokak ve caddeler adeta boşaldı. Mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklar birçok meslek erbabının işini güçleştirirken, sıcaklardan en az oranda etkilenen fırın ustaları oldu. Yılın 12 ayı yaklaşık 250 derece sıcaklıktaki fırınların başında geçiren ustalar, serinlemek için 38 dereceye aldırmadan dışarı çıkıyor. Müşterilerin fırına geldikleri zaman fırının ısısı ve hava sıcaklıklarından dolayı bunalıp dışarı çıktıklarını ifade eden ustalar, kendilerinin fırın başından dışarı çıktıklarında ise ferahladıklarını belirtiyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fırın başında sıcağa alıştıklarını ve artık sıcak havadan da etkilenmediklerini belirten Abdulkadir Şahin, 'Sürekli fırında çalıştığımız için sıcaklıklara alıştık ve artık bizi etkilemiyor. Dışarısı da ister istemez sıcak oluyor ama biz buradaki sıcaklığa alıştığımız için dışarı çıktığımızda ferahlıyoruz. Yaz kış sürekli fırın önünde çalıştığımız için biz burada kışın da terliyoruz. Bu nedenle yaz sıcakları bizi etkilemiyor. Müşteriler buraya geldiğinde 'dışarısı sıcak, içerisi daha da sıcak siz burada nasıl duruyorsunuz' diyorlar. Bizde onlara, siz yalnızca 3 ay yaz sıcaklığını hissediyorsunuz, biz burada 12 ay boyunca bu sıcaklığı yaşıyoruz diyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Erzincan, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/sicaklar-bunalanlar-kapali-alanlara-kacarken-onlar-serinlemek-icin-disari-cikiyor-1</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 07:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/sicaklar-bunalanlar-kapali-alanlara-kacarken-onlar-serinlemek-icin-disari-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" length="88950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yorgancılık mesleği çıraksız kaldı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/yorgancilik-meslegi-ciraksiz-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/yorgancilik-meslegi-ciraksiz-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilis'te 45 yılı aşkın süredir yorgancılık yapan Cuma Yıldız, mesleğe ilginin her geçen gün azaldığını belirterek, yorgancılığın yeniden ayağa kaldırılması için destek beklediklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küçük yaşlarda başladığı yorgancılık mesleğinde bugüne kadar yaklaşık 25 çırak yetiştiren Cuma Yıldız, son yıllarda mesleği öğrenmek isteyen kimsenin kalmadığını ifade etti. Yorgancılığın geçmişte Kilis'in önemli meslekleri arasında yer aldığını belirten Yıldız, mesleğin unutulmaya yüz tuttuğunu söyledi.</p>

<p>'Eskiden yorgancı denildiği zaman Kilis akla gelirdi' diyen Yıldız, '45 yılı aşkın süredir bu mesleğin içerisindeyim. Bugüne kadar yaklaşık 25 çırak yetiştirdim. Eskiden çıraklarımız vardı ancak şimdi mesleğe kimse talep göstermiyor. Bu meslek küçük yaşta öğrenilmesi gereken bir meslek. Şimdi çırak bulamıyoruz' dedi.</p>

<p>'Eskiden memura kız vermezlerdi, yorgancıya verirlerdi'</p>

<p>Yorgancılığın geçmişte önemli bir geçim kaynağı olduğunu anlatan Yıldız, 'Eskiden Kilis'te memura kız vermezlerdi, yorgancıya kız verirlerdi. Bir memurun bir ayda aldığı parayı ben bir haftada kazanırdım. Şimdi ise bir memurun kazandığının onda birini bile kazanamıyoruz. Bu meslek sayesinde geçimimi sağladım, çocuklarımı okuttum. Ancak artık işler çok düştü. En son 2 ay önce yorgan sattım' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Yorgancılık yeniden ayağa kaldırılmalı'</p>

<p>Mesleğin yaşatılması için destek beklediklerini belirten Yıldız, 'Devletimizin ve yetkililerin ustalarla bir araya gelmesini istiyoruz. Valiliğimiz öncülüğünde el sanatları üzerine bir kooperatif kurulabilir. Ustaların diktiği ürünler Valilik adı altında pazarlanırsa yorgancılık sektörü yeniden biraz olsun ayağa kalkar. Bu mesleğin kaybolmaması için destek bekliyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Kilis</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/yorgancilik-meslegi-ciraksiz-kaldi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/yorgancilik-meslegi-ciraksiz-kaldi.jpg" type="image/jpeg" length="62924"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balkonda akıma kapılarak ölen 1,5 yaşındaki Yamaç Ali son yolculuğuna uğurlandı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/balkonda-akima-kapilarak-olen-15-yasindaki-yamac-ali-son-yolculuguna-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/balkonda-akima-kapilarak-olen-15-yasindaki-yamac-ali-son-yolculuguna-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin'de evlerinin balkonunda elektrik akımına kapılarak ağır yaralanan ve hastanedeki 15 günlük yaşam mücadelesini kaybeden 1,5 yaşındaki Yamaç Ali Erdemci, gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Evladının tabutunu taşıyan acılı anne Asyete Erdemci'nin, 'Ağlamayın çocuğum korkar' sözleri yürekleri dağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merkez Akdeniz ilçesi Gündoğdu Mahallesi'nde 24 Haziran akşamı meydana gelen olayda, iddiaya göre birinci katta oturan Asyete ve Dilbirin Erdemci çiftinin 1,5 yaşındaki çocukları Yamaç Ali Erdemci, evlerinin balkon demirlerine tutunduğu sırada, balkon demirlerine temas eden kablo üzerinden elektrik akımına kapıldı. O sırada çocuğun arkasında bulunan anneannesi Yıldız Konut, durumu fark ederek torununu kurtarmak için müdahale etti. Müdahale sırasında anneanne de elektrik akımından hafif şekilde yaralandı.</p>

<p>Ağır yaralanan minik Yamaç, annesi tarafından komşularının aracıyla Mersin Şehir Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaklaşık 15 gün yoğun bakım ünitesinde yaşam mücadelesi veren Yamaç Ali Erdemci, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.</p>

<p>Hayatını kaybeden Yamaç Ali için bugün cenaze töreni düzenlendi. Yakınlarının omuzlarında taşınan minik Yamaç'ın tabutuna sarılan anne Asyete Erdemci, uzun süre gözyaşı dökerek, 'Ağlamayın çocuğum korkar' dedi. Oğlunun tabutunu bir süre omuzlarında da taşıyan acılı anneyi yakınları güçlükle teselli etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılınan cenaze namazının ardından Yamaç Ali Erdemci'nin cenazesi, Güneykent Mezarlığında toprağa verildi. Cenaze törenine aile yakınları, mahalle sakinleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<p>Olayla ilgili başlatılan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Mersin</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/balkonda-akima-kapilarak-olen-15-yasindaki-yamac-ali-son-yolculuguna-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/balkonda-akima-kapilarak-olen-15-yasindaki-yamac-ali-son-yolculuguna-ugurlandi.jpg" type="image/jpeg" length="66326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir yanında koyun sürüsü, diğer yanında dans pisti]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/bir-yaninda-koyun-surusu-diger-yaninda-dans-pisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/bir-yaninda-koyun-surusu-diger-yaninda-dans-pisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi Can Fırat Taşkıran hem koyun yetiştiriyor hem de çocukluk tutkusu olan dans tutkusunu pistlerde başarıyla sergiliyor. Tarım ile sanatı aynı yaşamda buluşturan Taşkıran azmi ve çok yönlü başarısıyla ilham veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Can Fırat Taşkıran'ın dans yolculuğu tesadüf eseri başladı. Bir restoranda otururken yan masada dans üzerine yapılan sohbeti duyan annesi, dans okulunun sahibi eğitmenin annesiyle tanıştı. Oğlunun yeteneğinden söz eden annenin yaklaşımı sonucu Can Fırat Taşkıran, denemelere davet edildi. Taşkıran'ın o gün başlayan serüveni yıllar süren dans eğitiminin ardından onu uluslararası başarılara götürdü.</p>

<p>Bugüne kadar çok sayıda Türkiye derecesi elde eden Taşkıran, 2022 yılında Kuzey Makedonya'da düzenlenen IDO European Championship'te Male Open Ballet kategorisinde Avrupa şampiyonu oldu. 2023 yılında ise Belçika'daki IDO World Championship'te aynı kategoride dünya ikinciliği elde etti. Dansın kendisi için sıradan bir hobi olmadığını belirten Taşkıran, 'Dans fiziksel olarak yorucu görünse de benim için en büyük zihinsel rahatlama kaynağı. Dans ederken kendimi mutlu ve özgür hissediyorum' dedi.</p>

<p>İki koyunla başlayan yolculuk, büyük bir sürüye dönüştü</p>

<p>Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi'nde yüzde 100 burslu olarak öğrenim hayatına devam eden Taşkıran'ın hayvan yetiştiriciliği serüveni ise ailesinin şehir yaşamından uzaklaşarak kırsalda yaşamayı tercih etmesiyle başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başlangıçta hobi amaçlı alınan iki koyun, zaman içinde kocaman bir sürüye dönüştü. Taşkıran, sürece dair şunları söyledi:</p>

<p>'Başlangıçta sadece iki koyunumuz vardı. Üç yıl içinde hem doğumlarla hem de yeni alımlarla büyük bir sürü oluştu. Günümüzde sınıf arkadaşlarımla birlikte hayvancılık alanında girişimcilik çalışmaları da yürütüyoruz.'</p>

<p>Üniversitede aldığı eğitimi üretim faaliyetlerinde uygulayabilmesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Taşkıran, 'Yetiştiricilik aile işim olabilir ama hayvanları seven birisi için zamanla tutkuya dönüşüyor. Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi'ni özellikle yüzde 100 İngilizce eğitim vermesi, güçlü akademik kadrosu, zengin ders içeriği ve YU-COOP programı nedeniyle tercih ettim. Gelecekte bilimsel bilgiyle üretimi birleştirerek sektöre katkı sunmayı hedefliyorum. Bir yandan ailemle koyun yetiştiriciliğini yaparken diğer yandan dans tutkumla hayata devam ediyorum' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Izmir</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/bir-yaninda-koyun-surusu-diger-yaninda-dans-pisti</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/bir-yaninda-koyun-surusu-diger-yaninda-dans-pisti.jpg" type="image/jpeg" length="92987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[El emeğiyle tarihe yolculuk; Savaş gemilerini birebir ölçekle üretiyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/el-emegiyle-tarihe-yolculuk-savas-gemilerini-birebir-olcekle-uretiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/el-emegiyle-tarihe-yolculuk-savas-gemilerini-birebir-olcekle-uretiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın Gemlik ilçesinde yaşayan model gemi eğitmeni Mustafa Kahya, Selçuklu döneminde 'Gemilik' adıyla anılan ve Osmanlı döneminde de tersane kimliğini sürdüren ilçenin denizcilik geçmişini, birebir ölçekli tarihi gemi modelleriyle gelecek nesillere aktarıyor. Yaklaşık 4 ay süren titiz çalışmayla hazırlanan modeller arasında Nusret Mayın Gemisi, Bandırma Vapuru ve Savarona gibi Türk denizcilik tarihinin simge gemileri de bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2017 yılında emekli olduktan sonra torunlarına kalıcı bir el emeği miras bırakmak amacıyla model gemi yapımına başladığını anlatan Mustafa Kahya, zamanla Halk Eğitim Merkezi'nde eğitmen olarak kurs vermeye başladığını söyledi.</p>

<p>Gemlik'in adını Selçuklu Komutanı Ebul Kasım'ın 1087 yılında kurduğu 'Gemilik' tersanesinden aldığını hatırlatan Kahya, böylesine önemli bir denizcilik mirasının ilçede yaşatılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kahya, 'Emekli olacağım dönemde 'Ne yapabilirim?' diye düşünürken torunlarıma el emeği bir miras bırakmak istedim ve model gemi yapımına başladım. Daha sonra Halk Eğitim'de bu alanda eksiklik olduğunu gördüm, gerekli sertifikaları alarak kurs öğretmenliği yapmaya başladım. Gemlik'in tarihine yakışır şekilde bu sanatın burada yaşaması gerektiğine inanıyoruz. Belediyemizden ve ilgili kurumlardan büyük maddi destek değil, sadece çalışmalarımızı sürdürebileceğimiz küçük bir alan istiyoruz. Beş yıldır eğitim verdiğimiz öğrencilerimiz var ve bu kültürü yaşatmaya devam etmek istiyoruz' dedi.</p>

<p>Model gemilerin tamamen proje üzerinden hazırlandığını ifade eden Kahya, 'Yapım süreci yaklaşık 4 ay sürüyor. Ihlamur ve ayous ağacı kullanılıyor. Boyanın sadece kuruması değil, tamamen kemikleşmesi gerektiği için her kat arasında uzun süre bekliyoruz. Çok sabır isteyen bir iş. 85 yaşındaki öğrencilerim bile torunlarına bırakacakları en değerli mirasın el emeği olduğunu söylüyordu. Mal mülk bırakılabilir ama el emeği nesilden nesile aktarılacak en kıymetli mirastır' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihte iz bırakan gemileri birebir ölçekleriyle yaptıklarını belirten Kahya, 'Nusret Mayın Gemisi, Bandırma Vapuru ve Savarona gibi önemli gemileri üretiyoruz. Gemlik, tarih boyunca deniz ticaretinin önemli merkezlerinden biri oldu. Bu mirası yaşatmak zorundayız. Ben evimde de üretmeye devam edebilirim ancak bu sanatı öğrenmek isteyen birçok insan var. Onların bu kurslara ulaşabilmesi gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kursiyerlerden, aynı zamanda Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Halil Ataş ise model gemi yapımının yalnızca bir hobi olmadığını, aynı zamanda sabır ve sanatın birleştiği özel bir uğraş olduğunu söyledi.</p>

<p>Ataş, 'Emeklilik döneminde zamanı verimli değerlendirebileceğim, estetik ve sanatsal eserler ortaya koyabileceğim bir uğraş arıyordum. Halk Eğitim'deki kurs sayesinde Mustafa hocamızla tanıştık ve bu dünyanın içine girdik. Hazır kitler yerine her parçasını kendi emeğimizle üretiyoruz. Bu da ortaya çıkan eserleri çok daha kıymetli hale getiriyor. Gemi adından gelen Gemlik'in bu alanda kurumsal şekilde desteklenmesi, Türkiye'ye ve dünyaya açılabilecek bir marka değerine dönüşmesi çok önemli. Ne yazık ki bu tür kurslar zamanla yok oluyor. İnşallah Gemlik'te bu mirasa sahip çıkılır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bursa, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/el-emegiyle-tarihe-yolculuk-savas-gemilerini-birebir-olcekle-uretiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/el-emegiyle-tarihe-yolculuk-savas-gemilerini-birebir-olcekle-uretiyor.jpg" type="image/jpeg" length="38260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Babasının oto tamir atölyesinde ustalığı öğrenen sanayideki prenses, geleceğin ustalarını yetiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/babasinin-oto-tamir-atolyesinde-ustaligi-ogrenen-sanayideki-prenses-gelecegin-ustalarini-yetistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/babasinin-oto-tamir-atolyesinde-ustaligi-ogrenen-sanayideki-prenses-gelecegin-ustalarini-yetistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da 7 yıl önce babasının oto tamir atölyesinde meslek öğrenmeye başlayan 15 yaşındaki Nehir Habiboğlu, yıllardır babasından öğrendiği birikimlerini iş yerindeki çıraklarına aktararak geleceğin ustalarını yetiştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antakya ilçesi Günyazı Mahallesi'nde yaşayan 15 yaşındaki Nehir Habiboğlu, 7 yıldır oto tamircisi olan babası Güven Habiboğlu'nun yanında meslek öğreniyor. Babasın ait olan oto tamir atölyesinde bıkmadan ve usanmadan mesai yapan Nehir usta, babasından öğrendiği mesleğinde kendini geliştirmeyi sürdürüyor. İş yerine gelenlerin gözleriyle aradığı Nehir usta, tek başına araçların bakımını yapıp, şanzıman ve motor arızalarını giderebiliyor. Sabahtan öğlene kadar okula giden Habiboğlu, okul sonrasındaki çoğu zamanını babasının yanında çalışarak geçiriyor. Büyünce mekanik mühendisi olmak isteyen Nehir Habiboğlu, müşteriler tarafından da 'Nehir usta' olarak biliniyor. Oto tamir atölyesinin 'Prenses ustası' olan Nehir usta, 2 yıldır işyerindeki 5 çırağı oto bakıma dair her şeyi öğretiyor. Çıraklarına araç bakımından motor sökümüne kadar her şeyi öğretmeye çalışan Nehir usta, babasından yıllardır öğrendiği birikimlerini çıraklarına aktararak eğitim veriyor.</p>

<p>'Burada 5 çırağım var ve 2 yıldır beraber çalışıyoruz'</p>

<p>Okulların tatil olmasıyla birlikte babasına tam zamanlı olarak yardım etmeye başlayan Nehir Habiboğlu, 'Ben 15 yaşındayım. Babamın sayesinde bu dereceye kadar geldim. Babamla şu an araçları tamir ediyoruz. Araçların şanzıman, motor, amortisör, balata ve bakımlarını yapıyoruz. Sabah 8'de geliyoruz ve akşam da 7'de mesaimiz bitiyor. Bir sürü araçlar geliyor ve bazıları şanzıman arızası geliyor. O yüzden şanzıman beyinlerinde sıkıntı çıkabiliyor. Motor aksanından yağ akıntıları arızası, bakım içinde geliyorlar. Çıraklara ben eğitim veriyorum. Babamla birlikte elemanlarımı geliştirmek için çabalıyoruz. Babamın bana öğrettiği bilgileri elemanlarıma göstermeye çalışıyorum. Burada 5 çırağım var ve 2 yıldır beraber çalışıyoruz. Az da olsa benim seviyeme biraz ulaştılar. Şimdiye kadar çok güzel gittiğimi düşünüyorum. Dükkanı ve işi seviyorum. Babamın verdiği destek beni gururlandırıyor. Elemanlarıma gösterdiğimde de ben gururlanıyorum. Elemanlarım da gururlanıyor. Hedefim 6 yıl sonra kendime büyük bir dükkan açmak. İş yerimi açıp kendim gibi kız arkadaşlarımı çalıştırmak istiyorum. Onlar sayesinde iş yerimi yükseltmek istiyorum. Arkadaşlarım beni çağırıyor ama ilk önceliğim iş oluyor. Arkadaşlarımla sonradan da buluşabilirim ama işi bırakamam. Ben 9. sınıfa giriyorum ve MESEM öğrencisiyim. Tatil günlerinde de boş zamanlarımda babamın yanına geliyorum. Kuzuyu bıraktık yerine çıraklar aldık. Elemanlarım çok iyi gidiyor. Müşterilere nasıl hitap edileceğini biliyorlar ve işi öğreniyorlar. Bu iş zor olabilir ama her zoru aşmak da gerekir. Ben o zoru aşacağıma eminim' dedi.</p>

<p>'Kızın Türkiye'de onun gibi iş yeri sahibi olan kadın arkadaşları örnek alaraktan iş yeri sahibi olmasını temenni ederim'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kızının Türkiye'nin önde gelen iş kadınları gibi olmasını isteyen ve gereken desteği vereceğini söyleyen Güven Habiboğlu, 'Kızım Nehir'de, 7 önce böyle bir heves gördüm ve sonra yanıma almaya karar verdim. Okul dönemlerinde okula gidip öğleden sonra okul çıkışında da yanıma geldi. Okul tatillerinde de 24 saatini benimle geçiriyor Kız arkadaşları onu gezmeye çağırdıklarında da benim işim var. Önce işim sizinle ancak pazar günleri buluşabilirim diyor. Nehir zamanla derece derece yükseldi. Allah'ıma çok şükür olsun. Şu an araçların bakımını, bilgisayarlı arıza tespitini ve her şeyini yapma kapasite sahip bir kızım oldu. Şu an 5 stajyerimiz var ve bu konuda çok rahatım. Bütün stajyerlerin bilgileri öğrenmeleri için Nehir Usta gereken bütün dersleri kendi veriyor. Araç üstünde hem ders hem de pratik olarak ders veriyor. Kendi çalışırken araçların üzerinde elemanları parçaların adlarını tek tek söyleyerek, nasıl söküleceğini, nasıl temizlik yapılacağı ve nasıl takılacağını gösteriyor. Sadece gelen müşteriyle ilgileniyorum. Başka bir şey yapmıyorum. İş yeri açma fikrine bütün kalbimle destek çıkıyorum. Türkiye'de onun gibi iş yeri sahibi olan kadın arkadaşları örnek alaraktan iş yeri sahibi olmasını temenni ederim' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Nehir usta geldikten sonra bütün elemanlarla birlikte çalışıyoruz ve işi öğrenmeye çalışıyoruz'</p>

<p>Nehir usta sayesinde araç bakımına dair her şeyi öğrendiğini söyleyen çırak Demir Tezci, 'Sabah ilk önce işyerini açtıktan sonra takımları temizliyoruz ve diziyoruz. Nehir ustanın gelmesini bekliyoruz. Nehir usta geldikten sonra bütün elemanlarla birlikte çalışıyoruz. Nehir ustanın yanında işi öğrenmeye çalışıyoruz. Haftada 5 gün buraya gelip stajyerlik yapıyoruz. Nehir ustayla birlikte 2 yıldır çalışıyoruz. Burada şanzıman sökmeyi ve takmayı, motor sökümü ve her şeyi öğreniyoruz. Bu işi yaptığım için mutluyum ve ileride kendi işyerimi açmak istiyorum' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Hatay</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/babasinin-oto-tamir-atolyesinde-ustaligi-ogrenen-sanayideki-prenses-gelecegin-ustalarini-yetistiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/babasinin-oto-tamir-atolyesinde-ustaligi-ogrenen-sanayideki-prenses-gelecegin-ustalarini-yetistiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="77838"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıların izinde bir ömür: Karavan desteği gezgin arıcı aileye nefes oldu]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/arilarin-izinde-bir-omur-karavan-destegi-gezgin-arici-aileye-nefes-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/arilarin-izinde-bir-omur-karavan-destegi-gezgin-arici-aileye-nefes-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş'ta 'Baldan Altın Kanatlar Projesi' kapsamında çekme karavan desteği alan gezgin arıcılar Orhan ve Sibel Işık çifti, arılarının başından ayrılmadan günlük ihtiyaçlarını karşılayarak üretimlerini daha konforlu şartlarda sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş'un Varto ilçesinde 30 yıldır arıcılık yapan Orhan Işık ile eşi Sibel Işık, devlet destekleriyle büyüttükleri aile işletmesinde çocuklarıyla birlikte bal üretimini sürdürüyor. 'Baldan Altın Kanatlar Projesi' kapsamında aldıkları çekme karavan sayesinde gezgin arıcılığı daha rahat şartlarda yapıyor. 16 yıl önce evlenen Orhan ve Sibel Işık çifti, zamanla arıcılığı aile işletmesine dönüştürdü. İlk yıllarda sınırlı sayıda kovanla üretim yapan aile, beş yıl önce TKDK desteğiyle kovan sayılarını artırdı. Bu yıl ise Muş Valiliği, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile DAKA iş birliğinde yürütülen 'Baldan Altın Kanatlar Projesi' kapsamında yüzde 85 hibe destekli çekme karavana kavuştu. Kış aylarında Hatay ve Diyarbakır'da, yaz aylarında ise Muş'un yaylalarında üretim yapan aile, karavan sayesinde arılarının bulunduğu alanlardan ayrılmadan konaklayabiliyor ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Işık ailesi ayrıca kurdukları atölyede arı peteklerini hazırlayıp mumlama işlemlerini de kendi imkânlarıyla gerçekleştiriyor.</p>

<p>Devletin bölgede kadınlara yönelik sağladığı teşvik destekleri ile işletmesini büyüten arıcı Sibel Işık, arıcılığın ailece yürüttükleri bir yaşam biçimine dönüştüğünü belirterek, çocuklarının doğdukları günden bu yana arıların arasında büyüdüğünü söyledi. Işık, 'Yıllardır arıcılıkla uğraşıyoruz. Çocuklarım doğduklarından beri arıların içinde büyüdü. Eşim arıcılıkla daha çok ilgileniyor, ben de elimden geldiğince destek oluyorum. Çocuklarımız da bize yardımcı oluyor. Hem arıcılığı öğreniyorlar hem de aile bütçesine katkı sağlıyorlar. Biz yılın 12 ayı göçebe olarak yaşıyoruz. Zaman zaman Hatay'da, zaman zaman da Muş'un yaylalarında oluyoruz. Arıcılık zor bir meslek olduğu için sürekli eve gidip gelme şansımız olmuyor. Barakalarda, çadırlarda kalıyorduk. Gece gündüz arılarımızın başındayız. Özellikle çocuklu bir aile için bu hayat daha da zor. Erkekler için belki biraz daha kolay olabilir ama kadınlar için çocuklarla birlikte bu işi yapmak gerçekten emek istiyor. Yine de kendi işimizi yaptığımız için arıcılığı severek sürdürüyoruz. Zor ama bir o kadar da güzel bir meslek' dedi.</p>

<p>Karavan desteğinin hem üretim verimliliğini hem de çalışma şartlarını önemli ölçüde iyileştirdiğini belirten Işık, desteklerin arıcılık sektörüne önemli katkı sunduğunu ifade ederek, 'Yaklaşık beş yıl önce Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK)'dan aldığımız 500 arı kovanı desteği ile üretimimizi büyüttük, balımızı satıyoruz ve emeğimizin karşılığını almaya çalışıyoruz. Şimdi ise çekme karavan desteği sayesinde çalışma şartlarımız çok daha iyi hale geldi. Sabah erkenden işe başlıyor, gece geç saatlere kadar arılarımızla ilgileniyoruz. Karavan sayesinde çocuklarımız güvenli ve rahat bir ortamda kalabiliyor. Duşumuzu alabiliyor, yemek yapabiliyor, dinlenebiliyor ve çayımızı içebiliyoruz. Arıdan çıktıktan sonra üzerimiz kirleniyor ve ter içinde kalıyoruz. Karavan bu anlamda bize büyük kolaylık sağladı. Dağda ve yaylada çalışıyoruz. Özellikle geceleri böcekler nedeniyle çocuklar korkuyordu. Şimdi ise çok daha konforlu bir ortamımız var. Bu projeyi hayata geçiren başta Muş Valimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu benim yararlandığım ikinci proje oldu ve karavanımızdan çok memnunuz' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>30 yıldır arıcılık mesleğini sürdürdüğünü söyleyen arıcı Orhan Işık, '9-10 yıldır da ailemle birlikte yapıyoruz. Çoluk çocuk demeden hep birlikte çalışıyoruz. Sağ olsun Muş Valiliğimiz tarafından hayata geçirilen karavan projesi işimizi bayağı rahatlattı. En azından akşam işten çıktığımız zaman rahat bir şekilde duşumuzu alabiliyoruz. Yemeğimizi yiyebiliyoruz, elektriğimiz var, televizyonumuzu izleyebiliyoruz. Bu şartlarımızı daha rahat hale getirdikleri için kendilerine çok çok teşekkür ediyorum' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Muş</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/arilarin-izinde-bir-omur-karavan-destegi-gezgin-arici-aileye-nefes-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/arilarin-izinde-bir-omur-karavan-destegi-gezgin-arici-aileye-nefes-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="86457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kişiye özel kıyafetlere ilgi arttı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/kisiye-ozel-kiyafetlere-ilgi-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/kisiye-ozel-kiyafetlere-ilgi-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de yaklaşık yarım asırdan beridir terzilik ve kişiye özel kıyafet üretimi yaptığını belirten Nuran Özcan, bu taleplerin gün geçtikçe arttığını anlattı. Özcan, 'Başkası üzerinde gördükleri modelleri, kendi bedenlerine uymayacağı halde aynen yaptırmak isteyenler oluyor' diye belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 42 yıldır kadın terzisi olarak çalışan Nuran Özcan, kişiye özel dikim kıyafetler tasarladığını belirterek, müşterilerin taleplerine göre modeller hazırladığını ifade etti.</p>

<p><strong>'Özgün kıyafetler giymek isteyenler için kendine özgü tasarımlar yapıyorum'</strong></p>

<p>Genellikle kendi tasarladığı modeller üstünde çalıştığını, ancak bazı zamanlar tadilat da yaptığını söyleyen Özgün, 'Başkasında olmayan, özgün kıyafetler giymek isteyen müşterilerimin talebi doğrultusunda kişiye özel elbiseler tasarlıyorum. İşin içerisinde tadilat da olsa ben ağırlıklı olarak sipariş üzerine çalışma yapıyorum' dedi.</p>

<p><strong>'Elbise, bluz ve pantolon gibi modellere talep alıyorum'</strong></p>

<p>Kendi için özel tasarım kıyafetler diktirmek isteyen vatandaşlar için çeşitli kumaşlar üstünde çalıştığını belirten Nesrin Özcan, 'En çok elbise, bluz ve pantolon gibi modellere talep alıyorum. Genellikle krep, saten, viskon, empirme ve penye gibi çeşitli kumaşlar üzerinde ise üretim yapıyorum' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Fiyatlar işletmelere göre değişiyor'</strong></p>

<p>Piyasada sabit bir fiyat skalasının olmadığını ve müşteri isteklerine görede değiştiğini söyleyen Özcan, 'Fiyatlar işletme mekanlarının büyüklüğüne göre değişmekle birlikte büyük işletmelerde genellikle daha yüksek fiyatlar uygulanırken, bizim gibi daha mütevazı ve küçük işletmelerde fiyatlar daha makul oluyor. Ayrıca müşterinin istekleri ve kumaşın modeline göre de fiyatlar farklılık gösteriyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Mesleğin en zor yanı müşterinin ne istediğini bilmemesi'</strong></p>

<p>İşini icra ederken en çok zorlandıkları konunun vatandaşların tasarım yaptıracağı modele karar vermemesi olduğunu söyleyen Nesrin Özcan, 'Örneğin başka insanların üzerinde gördükleri modelleri, kendi bedenlerine uymayacağı halde aynen yaptırmak isteyenler oluyor ve bu durumlarda müşteri ile doğru iletişimi kurmak önem kazanıyor' şeklinde belirtti.</p>

<p>Özcan gençlerin bu mesleğe önem vermediklerini bundan dolayı ise eleman yetiştiremediğini gençlerin daha çok emek vermeden para kazanma amaçlarında olduklarını söyledi. Ancak bu meslekte olmalarını ve öğrenmelerini istediğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/kisiye-ozel-kiyafetlere-ilgi-artti</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 16:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/kisiye-ozel-kiyafetlere-ilgi-artti.jpg" type="image/jpeg" length="29320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bozayıların buzlu meyve keyfi]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/bozayilarin-buzlu-meyve-keyfi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/bozayilarin-buzlu-meyve-keyfi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da etkili olan sıcak hava insanlar kadar hayvanları da olumsuz etkiliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı'nda da yaz sıcaklarına karşı hayvanların yaşam konforunu artırmak amacıyla serinletici ve zenginleştirici uygulamalar gerçekleştiriliyor. Park sakinlerine haftanın belirli günlerinde, türlerine ve enerji ihtiyaçlarına uygun olarak hazırlanan buzlu meyve ve sebze kokteylleri veriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı, yaz aylarında artan hava sıcaklıklarına karşı koruma altında bulunan hayvanlar için özel uygulamalar hayata geçiriyor. Parkta bulunan bozayılar, lemurlar ve farklı türlerdeki hayvanlar; havuzlar, gölgelik alanlar, su alanlarında, uzman personel tarafından hazırlanan buzlu meyve-sebze takviyeleriyle serinletiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Buzlu meyvelerle hem serinliyor hem sosyalleşiyorlar'</strong></p>

<p>Doğal Yaşam Parkı'nda 115 türde yaklaşık bin 500 hayvana ev sahipliği yapıldığını belirten Doğal Yaşam Parkı Müdürü Dr. Veteriner Hekim Aygül Arsun, yaz sıcaklarının özellikle sıcağa duyarlı hayvanlarda stres oluşturabildiğini söyledi. Bu nedenle farklı önleyici ve zenginleştirici çalışmalar yaptıklarını ifade eden Arsun, buzlu meyve ve sebze uygulamasının da bunlardan biri olduğunu belirtti. Hayvanların buz kalıpları içerisindeki meyve ve sebzeleri çıkarırken hem serinlediğini hem de doğal davranışlarını sergileyerek sosyal etkileşime girdiğini söyleyen Arsun, 'Bu çalışma sadece beslenme desteği değil, aynı zamanda hayvanlarımız için bir zenginleştirme uygulaması. Buzun içerisindeki sebze ve meyveleri çıkarmaya çalışırken vakit geçiriyor, serinliyor ve birbirleriyle etkileşim kuruyorlar' dedi.</p>

<p><strong>Bozayılara haftada iki gün özel takviye</strong></p>

<p>Parkta bulunan 7 bozayının yaz sıcaklarına karşı farklı imkânlarla desteklendiğini belirten Arsun, bozayıların kendilerine ait inleri, iç alanları, kum ve su havuzları ile ağaçlık bölgelerde vakit geçirebildiğini söyledi. Arsun, yaz döneminde bozayıların diyetlerine haftada iki gün sulu meyvelerden hazırlanan dondurulmuş eklemeler yapıldığını kaydetti.</p>

<p><strong>Rasyonlar uzman ekip tarafından hazırlanıyor</strong></p>

<p>Lemurlar ve primatlar için de benzer serinletici uygulamaların yapıldığını ifade eden Arsun, parkta 15 lemurun bulunduğunu belirtti. Farklı türlerdeki hayvanların enerji ihtiyaçlarına göre tüm rasyonların uzman personel tarafından planlandığını, hazırlanan besinlerin ise bakıcılar tarafından düzenli şekilde uygulandığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/bozayilarin-buzlu-meyve-keyfi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/bozayilarin-buzlu-meyve-keyfi.jpg" type="image/jpeg" length="93366"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şanlıurfa'da 1314 yıllık zeytin ağacının çevre düzenlemesi yapılıyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/sanliurfada-1314-yillik-zeytin-agacinin-cevre-duzenlemesi-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/sanliurfada-1314-yillik-zeytin-agacinin-cevre-duzenlemesi-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak'ın Eyyübiye ilçesi Altınbaşak Mahallesi'nde gerçekleştirdiği incelemeler sırasında duyurduğu Göbekli Anıt Zeytin Ağacı Çevre Düzenleme Projesi'nin hazırlıkları tamamlandı. Proje uygulamaya geçiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa Valiliği koordinasyonunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün destekleriyle yürütülecek çalışma, yaklaşık 1314 yıllık geçmişe sahip anıt zeytin ağacını ve çevresini kapsıyor.</p>

<p>Halk arasında 'Cudi Zeytin Ağacı' olarak bilinen anıt ağaç, asırlardır ayakta kalmasının yanı sıra hâlen ürün vermeye devam etmesiyle de dikkati çekiyor. Bereketi, uzun ömrü ve dayanıklılığı simgeleyen ağaç, Şanlıurfa'nın önemli doğal miras değerleri arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vali Hasan Şıldak, 2024 yılı sonlarında alanda gerçekleştirdiği incelemelerde ağacın tarihî ve doğal önemine dikkat çekerek bakım ve koruma çalışmalarının yapılacağını belirtmişti.</p>

<p>Şıldak, açıklamasında, 'Eyyübiye ilçemize bağlı Altınbaşak Mahallemizde, bir tepenin üzerindeyiz. Hemen arkamızda gördüğünüz zeytin ağacı, halk arasında 'Cudi Zeytin Ağacı' olarak biliniyor. Ancak ağacın asıl özelliği, 13 asırlık tarihî geçmişe sahip ve anıt ağaç statüsünde olmasıdır. Hâlen mahsul vermeye devam eden bu muhteşem ağaç; bereketi, uzun ömrü ve asırlara meydan okumayı simgeliyor. Ağacımızı bakıma alacağız' dedi.</p>

<p>Proje kapsamında anıt ağacın çevresi doğal dokuya uygun şekilde düzenlenecek; koruma önlemleri ve ziyaretçi altyapısı güçlendirilecek.</p>

<p>Çalışmalarla Göbekli Anıt Zeytin Ağacı'nın korunarak gelecek nesillere aktarılması ve bölgenin kültür ve doğa turizmine kazandırılması hedefleniyor. Çalışmaların yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Şanlıurfa</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/sanliurfada-1314-yillik-zeytin-agacinin-cevre-duzenlemesi-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/sanliurfada-1314-yillik-zeytin-agacinin-cevre-duzenlemesi-yapiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="64706"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi mağarada serinleten lezzet: Soğuk menengiç kahvesi]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/tarihi-magarada-serinleten-lezzet-soguk-menengic-kahvesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/tarihi-magarada-serinleten-lezzet-soguk-menengic-kahvesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte, kendine has aroması ve ferahlatıcı tadıyla ön plana çıkan soğuk menengiç kahvesine ilgi arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep, zengin mutfağı ve tarihi dokusuyla yılın her döneminde yerli ve yabancı turistleri ağırlamayı sürdürürken, yaz sıcaklarının etkisini artırmasıyla birlikte kentin yöresel lezzetlerinden soğuk menengiç kahvesi de ilgi görüyor. Kendine özgü aroması, yoğun kıvamı, kokusu ve ferahlatıcı tadıyla öne çıkan soğuk menengiç kahvesi, özellikle sıcak havalarda serinlemek isteyen vatandaşlar ile turistlerin ilk tercihleri arasında yer alıyor. Kafein içermemesi nedeniyle her yaştan tüketici tarafından ilgi gören menengiç kahvesi, hem geleneksel sıcak sunumuyla hem de yaz aylarına özel hazırlanan soğuk haliyle beğeni topluyor. Gaziantep Kalesi'nin hemen yanında bulunan ve tarihi atmosferiyle dikkat çeken Kaleoğlu Mağarası'nda doğal serinlik eşliğinde sunulan içecek, ziyaretçilere hem Gaziantep'in kültürel mirasını hem de eşsiz lezzetlerini bir arada deneyimleme imkanı sunuyor.</p>

<p><strong>'Yaz aylarında vazgeçilmez mekanlardan biriyiz'</strong></p>

<p>Kaleoğlu Mağarasının özelliği hakkında bilgiler veren İşletme Müdürü Yakup Mermer, haftasonu ziyaretçi akınına uğradıklarını söyleyerek, 'Burası Gaziantep'teki Kaleoğlu Mağarası. Yaklaşık 500 yıl önce taş ocağı olarak kullanılan bu mağara, geçmişte yaşlıların ve savaşamayacak durumda olan insanların sığındığı bir yer olmuş. Zaman içerisinde farklı amaçlarla da kullanılmış. Ahır, fıstık deposu ve mühimmat deposu olarak hizmet vermiş. Günümüzde ise kafeterya olarak misafirlerini ağırlıyor. Yaz aylarında dışarıda hava sıcaklığı 40 dereceyi bulurken mağaranın içi yaklaşık 13 derece oluyor. Dışarı ne kadar sıcak olursa içerisi o kadar serin, dışarı ne kadar soğuk olursa içerisi o kadar sıcak kalıyor. Bu özelliği sayesinde özellikle yaz aylarında vazgeçilmez mekanlardan biri haline geliyor. Şehir dışından ve yurt dışından çok sayıda misafir ağırlıyoruz. Özellikle hafta sonları günlük ortalama bin 500 ila 2 bin ziyaretçiyi ağırlıyoruz' dedi.</p>

<p><strong>'Soğuk menengiç kahvesi yaz aylarında ilgi görüyor'</strong></p>

<p>Yaz aylarında menengiç kahvesine yenilik katarak soğuk halini ürettiklerini ve yoğun ilgi ile karşılaştıklarını aktaran Mermer, 'Buraya gelen misafirler burada oturup çaylarını ve kahvelerini keyifle içiyor. Buranın en çok tercih edilen lezzetlerinden biri ise menengiç kahvesi. Günlük ortalama 400 ila 600 fincan menengiç kahvesi satıyoruz. Son dönemde ise en büyük ilgiyi soğuk menengiç kahvesi görüyor. Yeni hazırlamaya başladığımız bu kahve, misafirlerimizden çok olumlu geri dönüşler alıyor. Tadını çok beğendiklerini, oldukça ferahlatıcı ve lezzetli olduğunu söylüyorlar. Biz de bu ilgiden büyük mutluluk duyuyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'İnsanların cana yakınlığını ve samimiyetini çok beğendim'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep'e ilk kez gelmesine rağmen insanların samimiyetini çok sevdiğini belirten Nejla Şahin, 'Gaziantep'e ilk kez geliyorum aynı şekilde Kaleoğlu Mağarası'na da ilk kez geliyorum. Fakat Gaziantep'in güzelliğine, serinliğine ve insanların cana yakınlığını ve samimiyetini çok beğendim' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/tarihi-magarada-serinleten-lezzet-soguk-menengic-kahvesi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/tarihi-magarada-serinleten-lezzet-soguk-menengic-kahvesi.jpg" type="image/jpeg" length="96434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutfak atölyesinde lezzet sınavı tam not aldı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/mutfak-atolyesinde-lezzet-sinavi-tam-not-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/mutfak-atolyesinde-lezzet-sinavi-tam-not-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce Belediyesinin koordinasyonunda yürütülen 'Mutfak Atölyesi Tarım Akademisinde Kuruluyor' projesinde eğitim gören kursiyerler, hazırladıkları çökertme kebabı ve cheesecake ile düzenlenen tadım gününde misafirlerinden tam not aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzce Belediyesi tarafından yürütülen ve geçtiğimiz Mayıs ayında çalışmalarına başlayan 'Mutfak Atölyesi Tarım Akademisinde Kuruluyor' projesi kapsamında eğitim alan kursiyerler, düzenlenen tadım gününde Düzce Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğünü ağırladı.</p>

<p>Kadınların gıda ve hizmet sektöründe istihdamını kolaylaştırmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında desteklenen proje çerçevesinde eğitimler devam ediyor. Düzce Belediyesinin koordinasyonunda Mutfak Sanatları Merkezinde sürdürülen eğitimlerde teorik ve uygulamalı eğitim alan kursiyerler her hafta tadım günü etkinlikleri ile elde ettikleri deneyimleri sergilemeye devam ediyor.</p>

<p>Etkinliğin bu haftaki konukları Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Burçin Sarıcan ve müdürlük personelleri olurken, kursiyerler, bu haftanın menüsü olarak konuklarına çökertme kebabı ve cheesecake ikramında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Burçin Sarıcan, yapılan çalışmaya yönelik yaptığı değerlendirme de projenin ortaya çıkmasına vesile olan başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere MARKA ve Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü'ye desteklerinden ötürü teşekkür ederek, müdürlük olarak bu tür etkinliklere daha fazla destek vereceklerini belirtti kursiyerlere çalışmalarında başarılar diledi.</p>

<p>Özenle hazırlanan yemek ve tatlıyı tadan misafirler ise kursiyerlere tam not verdi. Gerçekleştirilen tadım günü etkinlikleri belediye birimlerinin katılımıyla devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Düzce, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/mutfak-atolyesinde-lezzet-sinavi-tam-not-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/mutfak-atolyesinde-lezzet-sinavi-tam-not-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="17058"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
