<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mersinhabermerkezi.com: Mersin Haber Son Dakika Mersin Haberleri</title>
    <link>https://www.mersinhabermerkezi.com</link>
    <description>Mersin ve Türkiye gündeminden son dakika haberleri, Dünyadan flaş gelişmeler, Ekonomi dünyasından en yeni haberler, Günün en önemli gazete haber başlıkları ve daha fazlası mersinhabermerkezi.com da</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/rss/haberde-insan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 29 Aug 2026 22:43:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/rss/haberde-insan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yangına yardıma gitti, traktörü alevlerin arasında kaldı: 'Kaçmasaydım yanacaktım']]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/yangina-yardima-gitti-traktoru-alevlerin-arasinda-kaldi-kacmasaydim-yanacaktim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/yangina-yardima-gitti-traktoru-alevlerin-arasinda-kaldi-kacmasaydim-yanacaktim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla'nın Fethiye ilçesi Karagedik Mahallesi'nde başlayarak Foça Mahallesi'ne kadar yayılan orman yangınına traktörüyle müdahale etmeye çalışan vatandaşlardan Abdullah Aydın, alevlerin arasında mahsur kaldı. Son anda kaçarak canını kurtaran Aydın'ın traktörü tamamen yanarken, hastanede tedavi altına alınan Aydın; 'Kaçmasaydım yanacaktım' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fethiye'nin Karagedik Mahallesi'nde başlayarak Foça Mahallesi'ne kadar yayılan orman yangını, büyük bir faciayı beraberinde getirdi. Söndürme çalışmalarına traktörüyle destek olmak için yangın bölgesine giden Abdullah Aydın, alevlerin arasında mahsur kaldı. Traktörü tamamen yanarken Aydın, son anda kaçarak canını kurtardı. Aydın, yangını duyduktan sonra vakit kaybetmeden traktörüyle bölgeye geldiğini belirterek, yangını söndürmek için canla başla mücadele ettiklerini söyledi.</p>

<p>Yangının bir anda yön değiştirdiğini anlatan Aydın, mezarlıkları kurtarmaya çalıştıkları sırada alevlerin yukarıdan üzerlerine geldiğini söyledi. Aydın, yaşadığı korku dolu anları anlatarak 'Yangının çıktığını duyduk. Traktörümle buraya geldim, yardımcı olmak için söndürme çalışmalarına katıldık. Elimizden geldiği kadar canla başla uğraştık. Mezarlıkları kurtarmaya çalışırken oradan aşağı inerken yangın yukarıdan geldi. Buralar tamamen ottu. Otlar yaklaşık bir metre boyundaydı ve hiçbir yer görünmüyordu' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alevlerin kendisini adeta kıstırdığını belirten Aydın, o anlarda tek amacının canını kurtarmak olduğunu ifade ederek 'Yangın yukarıdan gelince kurtulmaya çalıştık ama ben burada kaldım, çıkamadım. En son canımı kurtarmak zorunda kaldım. Kaçmasaydım yanacaktım. Duman zaten siyah dumanlarla her tarafı kapladı. Çok zor anlar yaşadım' şeklinde konuştu.</p>

<p>Yangından kurtulmayı başaran Aydın'ın traktörü ise alevlere teslim oldu. Yangın sırasında dumandan etkilenen Aydın, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastanede kendisine serum ve oksijen verildiğini söyleyen Aydın, geri döndüğünde traktörünün tamamen yandığını gördüğünü söyleyerek 'Beni hastaneye götürdüler. Orada serum ve oksijen verdiler. Sonra geri geldim ama traktörüm gitti. Daha yeni traktördü. Lastiklerini ve diğer parçalarını yeni almıştım. Traktörüm yandı' dedi.</p>

<p>Yangın sırasında oğlunun ve arkadaşlarının da bölgede bulunduğunu belirten Aydın, hem yaşadığı korku hem de uğradığı büyük maddi zarar nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını dile getirerek 'Traktörüm yandı, böyle mahvoldum. Devletimden bu konuda destek bekliyorum' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Muğla</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/yangina-yardima-gitti-traktoru-alevlerin-arasinda-kaldi-kacmasaydim-yanacaktim</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/yangina-yardima-gitti-traktoru-alevlerin-arasinda-kaldi-kacmasaydim-yanacaktim.jpg" type="image/jpeg" length="14401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te düğünlerin cep yakan yeni trendi: Altın kravat]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/gaziantepte-dugunlerin-cep-yakan-yeni-trendi-altin-kravat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/gaziantepte-dugunlerin-cep-yakan-yeni-trendi-altin-kravat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te düğün sezonunun devam etmesiyle birlikte farklı ve gösterişli takılara ilgi artarken, kuyumcular bu kez erkekler için yaklaşık 1,5 milyon TL değerinde altın kravat üretti. Altın kravat üretimi yapan kuyumcu, son 3 yılda 100'den fazla satış yaptıklarını ve özellikle yazın düğün sezonunda yoğun talep aldıklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zengin kültürel mirası ve geleneksel el sanatlarıyla öne çıkan Gaziantep'te kuyumcular, klasik takıların yanı sıra farklı ve gösterişli tasarımlar üretmeye devam ediyor. Düğün sezonunun hareketlenmesiyle birlikte kadınların altın kemerine rakip olarak piyasaya sürülen altın kravatlar da trend ürünler arasında yerini aldı. Yaklaşık 150 ila 250 gram ağırlığında üretilen altın kravatların fiyatı, kullanılan altın miktarı ve işçiliğe göre değişiyor. Kuyumcu Murat Kocardıç, altın kravatların güncel altın piyasası ve gramajına göre yaklaşık 1 milyon 400 bin TL ile 1 milyon 500 bin TL arasında satışa sunulduğunu söyledi. Kocardıç, benzersiz tasarımı ve işçiliğiyle dikkat çeken altın kravatların piyasaya çıktığı günden bu yana vatandaşlardan ilgi gördüğünü ve satış rekoru kırdıklarını belirterek, özellikle düğün ve özel günlerde erkekler tarafından tercih edildiğini ifade etti.</p>

<p>'Altın kravat, altın kemere rakip çıktı'</p>

<p>Kuyumcu Murat Kocaardıç, 'Gaziantep'te ürettiğimiz altın kravatlar gelinlerin kemerine rakip çıktı. Erkekler tarafından çok tercih edilen bir ürün haline geldi. Bu sene beklediğimizin üzerinde bir satış gerçekleştirerek rekor kırdık. 150 ila 250 gram arasında üretiyoruz. Güncel olarak altın fiyatlarına göre 1 milyon 420 bin ila 1 milyon 450 bin TL arasında değişiyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Vatandaşlar geline kemer alırken erkeğe de kravat alıyor'</p>

<p>Vatandaşlar tarafından altın kravatın talep gördüğünü söyleyen Kocaardıç, 'Bu altın kravatı gören vatandaşlar işi komediye vuruyor fakat erkek müşterilerimiz tarafından çok talep görmeye başladı. Biz üretici olarak bu durumdan memnunuz. Düğün sezonu başladı ve devam ediyor. Düğün için altın alışverişine gelen vatandaşlar, geline kemer alırken erkeğe de kravat alıyor. Şakasını da yapıyorlar fakat güzel bir ürün oldu bizim için' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/gaziantepte-dugunlerin-cep-yakan-yeni-trendi-altin-kravat</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/gaziantepte-dugunlerin-cep-yakan-yeni-trendi-altin-kravat.jpg" type="image/jpeg" length="34522"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş yerini kapatan gezgin, bisikletiyle Türkiye'yi turluyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/is-yerini-kapatan-gezgin-bisikletiyle-turkiyeyi-turluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/is-yerini-kapatan-gezgin-bisikletiyle-turkiyeyi-turluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'dan bisikletiyle yola çıkan 46 yaşındaki Mehmet Hazar, yaklaşık 805 kilometre pedal çevirerek Gaziantep'e ulaştı. Günlük ortalama 40-50 kilometre yol kat eden Hazar, yolculuk boyunca ihtiyaçlarını ise gittiği şehirlerde çalışarak karşılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süredir hayalini kurduğu bisiklet yolculuğunu gerçekleştirmek için iş yerlerini kapatarak yollara düşen 46 yaşındaki Mehmet Hazar, Antalya'dan başladığı yolculukta Mersin ve Adana'nın ardından Gaziantep'e ulaştı. Çadır ve gerekli ekipmanlarını yanında taşıyan Hazar, sıcak havalardan etkilenmemek için sabahın erken saatlerinde pedal çeviriyor. Yolculuğunun ilk gününde 100 kilometre bisiklet sürdüğünü ancak sıcak nedeniyle zorlandığını belirten Hazar, sonraki günlerde günlük mesafeyi 40-50 kilometreyle sınırladığını söyledi.</p>

<p>'Hayallerimi gerçekleştirmek için iş yerlerimi kapattım'</p>

<p>İş yerlerini kapattıktan sonra oluşan boşluğu hayallerini gerçekleştirmek için değerlendirdiğini anlatan Mehmet Hazar, 'Uzun zamandır yollardayım. Yaklaşık 16 gün oldu ve şuan ki durağım Gaziantep. Burada çok sıcak karşıladılar beni. Gaziantep halkı muhteşem, enerjileri muhteşem. Uzun zamandır böyle bir kafamda proje vardı. İşler beni etkilemişti. İşlerden dolayı bağ kurmuştum. Bu bağlarımı kopardım, iş yerlerini kapattım. Dolayısıyla böyle bir boşluğa düştüm. Boşluktayken de hayallerimi gerçekleştirme amacına ulaştım. Hedefim, çok yavaş şekilde dünyayı gezmekti. Tabii buna Türkiye'den başladım' dedi.</p>

<p>Türkiye'den başlayarak dünyayı yavaş şekilde gezmeyi hedeflediğini belirten Hazar, 'Öncelikle Antalya'dan nereye gidebilirim dedim. Gürcistan'a kadar yol alacağım. Böyle bir hedefim var. Antalya'dan Gürcistan'a gideyim dedim. Şu ana kadar 3 şehir değiştirdim. Antalya'dan çıktım. Mersin, Adana, şu an buradayım. Allah'ım izin verirse, güç kuvvet verirse, herhangi bir sakatlığım, herhangi bir sıkıntım olmazsa Gürcistan'a kadar yol alacağım' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Günlük 40-50 kilometre yol alıyorum'</p>

<p>Sıcak havalara rağmen yolculuğundan vazgeçmediğini ifade eden Hazar, 'İlk gün 100 kilometre denedim ama bir hayli yorucuydu. Bilhassa sıcaklar bizi etkiledi. Onun dışında 50 kilometrenin dışına çıkmamaya çalışıyorum. Günlük 40-50 kilometre yol alıp sonrasında dinleniyorum. Çadırlarım ve her türlü teçhizatım var. Uygun bulduğum yerlerde konaklıyorum. Sıcaklardan etkilenmemek için sabah 5-6 civarında yola devam ediyorum' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Gittiğim yerlerde çalışarak ihtiyaçlarımı karşılıyorum'</p>

<p>Yolculuk sırasında zaman zaman çeşitli işlerde çalışarak para kazandığını anlatan Hazar, 'Para çok gerekli bir şey. Zaman zaman iş yerlerinde günlük çalışıyorum. Bulaşık yıkıyorum, başka işler yapıyorum. Onlara yardımcı oluyorum. Halkımız da sağ olsun gereken yardımı yapıyor. Çalıştığımız zaman emeğimizin karşılığını alabiliyoruz' dedi.</p>

<p>Gaziantep'e ulaştığında kentin tarihi mekanlarını da gezme fırsatı bulan Hazar, Gaziantep halkının ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p>Türkiye turunun ardından Gürcistan'a geçmeyi planlayan Hazar, 'Bundan sonrada devam etmek istiyorum. Dediğim gibi Allah izin verdiği sürece bütün dünyayı bisikletle gezeceğim. Bu işe Türkiye'den başladım. Şanlıurfa, Diyarbakır, Erzurum tarafından çıkıp Kars ve Ardahan'dan sonra ilk rotam Gürcistan. Bu turda Gürcistan'da bitirmeyi planlıyorum. Gürcistan'dan sonra da bütün dünyayı gezeceğim' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/is-yerini-kapatan-gezgin-bisikletiyle-turkiyeyi-turluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/is-yerini-kapatan-gezgin-bisikletiyle-turkiyeyi-turluyor.jpg" type="image/jpeg" length="97634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20 yıl sonra Rusya'dan memleketine döndü, ata tohumunu yeniden yaşattı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/20-yil-sonra-rusyadan-memleketine-dondu-ata-tohumunu-yeniden-yasatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/20-yil-sonra-rusyadan-memleketine-dondu-ata-tohumunu-yeniden-yasatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rusya'da yaklaşık 20 yıl çalışan harita mühendisi Hıdır Bulut, eşi ve iki kızıyla birlikte doğayla iç içe yaşamak ve ata tohumlarını yeniden üretmek için Tunceli'nin Nazımiye ilçesine bağlı Güzelpınar Köyü'ne döndü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rusya'da yaklaşık 20 yıl harita mühendisi olarak çalışan 42 yaşındaki Hıdır Bulut, yıllardır kurduğu köye dönme hayalini ailesiyle birlikte gerçekleştirdi. Rus asıllı 35 yaşındaki eşi Darina Bulut'un da köy yaşamını tercih etmesiyle birlikte iki kızını da yanına alan Bulut, Tunceli'nin Nazımiye ilçesine bağlı Güzelpınar Köyü'ne yerleşti. Çocuklarının telefon ve bilgisayardan uzak, doğayla iç içe büyümesini isteyen Bulut, yıllardır bir köylünün ambarında bekleyen ata tohumu mısırları da yeniden üretime kazandırdı. Yaklaşık 7 yıl önce bir köylünün oğlundan aldığı ve 30-40 yıl boyunca ambarda bekleyen tohumların büyük bölümü, geçen yıllar içerisinde haşere, bit ve pireler nedeniyle zarar görerek adeta kepeğe dönüşmüştü. Bulut, 7 torba halinde ambardan çıkardığı tohumları yeniden toprağa ekti. Yaklaşık 10 milyon tohum tanesinden yalnızca 37'sinin filizlenmesine rağmen üretimden vazgeçmeyen Bulut, elde ettiği ürünlerden ata tohumunu çoğaltmayı başardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Buradan bir kişi olarak gittim 4 kişi geri geldik. Göç veren bir bölgeye tersine göçle geri gelmiş olduk'</p>

<p>Çocuklarının teknolojiden uzak ve doğayla iç içe büyümesini istedikleri için köye yerleşmeye karar verdiklerini anlatan üretici Hıdır Bulut, 'Çocuklarımız internetten, televizyondan, bilgisayardan uzak ve biraz daha doğayla iç içe, tarımı, geçmişi bilsinler diye bir yola çıktık. Eşim, annem artık biraz yaşlı olduğu için 'orada yaşayalım, çocuklarımın ninesiyle anıları olsun' demişti. Sağ olsun o da geldi buraya. Türkiye'nin en çok göç veren illerinden birinde yaşıyoruz. Bu bölgedeki insanlar buradan göç etti, gitti. Kimse kalmadı ama benim eşim Rus olduğu halde, Türkçeyi bile yarım yamalak bildiği halde, üstelik dereceli avukat olmasına rağmen benimle burada yaşamak istediğini belirtti. Ben insanların asgari ücretle büyük şehirde yaşamasına karşıyım. Çünkü buradan büyük şehirlere para kazanmak için göç edip gittik ama para kazanırken sağlığımızı kaybettik. Çünkü doğal beslenemedik. Kazandığımız paralarla kaybettiğimiz sağlığımızı geri alamıyoruz. İki tane kızım var. Buradan bir kişi olarak gittim 4 kişi geri geldik. Göç veren bir bölgeye tersine göçle geri gelmiş olduk. Bunun örnek olmasını istiyorum' dedi.</p>

<p>'Bir dağın eteğinde hiç melezlenmenin olmadığı GDO'lu ürünlerin ekilmediği bir coğrafyada bu tohumu çoğaltmayı başardım'</p>

<p>Rusya'da geçirdiği 20 yıl boyunca köye dönme hayali kurduğunu belirten Bulut, dönüş hazırlıklarını uzun yıllar öncesinden yaptığını ve ata tohumunu yaklaşık 7 yıl önce çoğaltmaya başladığını ifade etti. Yaklaşık 10 milyon tohumdan 37 tanesinin filizlendiğini ve bunları çoğaltmayı başardıklarını dile getiren bulut, 'Rusya'da çalıştığım 20 yıl boyunca hep buraya dönme planı yaptım. Dolayısıyla altyapımı hazırlamak istedim. Zaten hep tarım ve hayvancılık yapmak istiyordum. Arıcılık da yapıyoruz. Hayalim köye dönmek olduğu için 'köyde ne yapabilirim?' diye düşündüm. Çünkü burada kendi mesleğimi icra edemeyecektim. Aynı zamanda şu an Rusya'da yüksek lisans yapıyorum. Yaklaşık 7 sene önce Cumhuriyetle yaşıt bir amcanın ambarında 30-40 yıl boyunca orada kalan ata tohumunu oğlundan aldım. Artık çürümeye yüz tutmuş kepek gibi olmuştu. Haşere, bit ve pireler o tohumu komple yemişlerdi. Kepek gibi olan tohumu 7 torba olarak ambardan çıkardık. Bu 7 torba tohumu toprağa serdik. Sulayıp üzerine toprak koyduk ama yere koyduğumuz zaman rüzgar hemen dağıttı onu. Tohum, artım tohum olma özelliğini yitirmişti. O 7 torba, belki 10 milyon tohum tanesinden sadece 37 tanesi filizlendi. Bir dağın eteğinde hiç melezlenmenin olmadığı GDO'lu ürünlerin ekilmediği bir coğrafyada bu tohumu çoğaltmayı başardım. Dolayısıyla tohum, ata tohumu olma özelliğini koruyor. Burada hiç fabrika, fabrika dumanı, otoban, karayolu yok. Dolayısıyla hava kirliliği, egzoz dumanı yok. Arazimizde hiçbir şekilde suni gübre kullanmadık, zirai ilaç kullanmıyoruz. 30-40 sene önce atalarımız bu toprakları tertemiz bırakıp gittiler, biz şimdi onlardan kalan toprağı tertemiz bir şekilde bir sonraki nesle taşımaya çalışacağız' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Tunceli</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/20-yil-sonra-rusyadan-memleketine-dondu-ata-tohumunu-yeniden-yasatti</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/20-yil-sonra-rusyadan-memleketine-dondu-ata-tohumunu-yeniden-yasatti.jpg" type="image/jpeg" length="63969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne sevgisi engel tanımadı: Önce kilo verdi, sonra böbreğini verdi]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/anne-sevgisi-engel-tanimadi-once-kilo-verdi-sonra-bobregini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/anne-sevgisi-engel-tanimadi-once-kilo-verdi-sonra-bobregini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da 10 yıldır böbrek hastalığıyla mücadele eden ve 2 yıldır diyalize giren Murat Tunç'un annesi Fatma Tunç, oğluna böbreğini verebilmek için büyük bir fedakarlık yaptı. 103 kilodan 71 kiloya düşen anne Tunç, kilo endeksinin normale gelmesinin ardından ikinci kez ameliyat masasına yattı ve böbreğini oğluna bağışladı. Anne sevgisinin en anlamlı örneklerinden biri olan Tunç, taburcu olmasına rağmen hastanede yatan oğlunun başından biran olsun ayrılmıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ'da yaşayan ve 10 yıldır böbrek rahatsızlığı bulunan Murat Tunç, (33) böbreklerinin iflas etmesi sonucu 2 yıldır diyalize girmeye başladı. Murat Tunç'un böbrek nakli olabilmesi için en büyük destekçisi ise annesi Fatma Tunç oldu. Oğlunun yeniden sağlığına kavuşmasını isteyen anne, böbreğini bağışlamak için gönüllü oldu. Ancak Fırat Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezin'de yapılan kontrollerde Fatma Tunç'un kilosunun nakil için uygun olmadığı belirlendi. Bunun üzerine 103 kilo olan Fatma Tunç, oğluna böbreğini verebilmek için obezite cerrahisi geçirdi. Ameliyatın ardından büyük bir azimle kilo veren anne Tunç, 32 kilo vererek 71 kiloya kadar düştü.</p>

<p>Kilo endeksinin normal seviyeye gelmesinin ardından nakil için gerekli şartları sağlayan Fatma Tunç, bu kez oğluna böbreğini verebilmek için ikinci kez ameliyat masasına yattı. Fırat Üniversitesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla anne Fatma Tunç'un böbreği, iki yıldır diyaliz tedavisi gören oğlu Murat Tunç'a nakledildi. Oğlunun sağlığına kavuşması için önce kilo vermeyi göze alan, ardından da böbreğini bağışlayan Fatma Tunç, aynı zamanda taburcu olmasın rağmen oğlunun refakatçılığını yaparak başından biran olsun ayrılmıyor. Fatma Tunç'un fedakârlığı, anne sevgisinin en anlamlı örneklerinden biri oldu.</p>

<p>'Annenin hakkını insan hiçbir zaman ödeyemez'</p>

<p>2 senedir diyalize girdiği aktaran Murat Tunç, 'Şuan çok şükür diyalizden kurtuldum. Annem böbreğini bağışladı. Buda çok büyük bir fedakarlıktır. Annemin böbreği ile hayata tutunmaya çalışıyorum. Bazılarının annesi, babası veya kardeşinin böbreği tutmayabilir. Bundan dolayı beyin ölümü gerçekleşmiş vatandaşlarımızın böbrek bağışında bulunmasını tavsiye ediyorum. Annenin hakkını insan hiçbir zaman ödeyemez. Cennet annelerin ayaklarının altında derler. Gerçekten de öyle. Ne yapsam azdır' dedi.</p>

<p>'Bir daha olsa bir daha veririm'</p>

<p>Oğlu için ameliyat olduğunu ve kilo verdiğini dile getiren 4 çocuk annesi Fatma Tunç, 'Bir daha olsa bir daha veririm. Evlattır, ciğerdir' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'103 kiloydu ve biz ameliyata aldığımızda 71 kiloydu. Kilosu gayet iyiydi'</p>

<p>Operasyon hakkında bilgi veren Organ Nakli Merkezi Koordinatörü Dr. İsmail Cem Özcan, 'Annemiz oğluna böbrek vermek istedi ama ilk yaptığımız tetkiklerde kiloluydu. 103 kilo geliyordu. Vücut kitle endeksi çok yüksekti. Cerrahi olarak kendini riske atmamak açısından zayıflamasına karar verildi ve kilo vermesi gerekiyordu. Kendisi bunun en kısa yoldan olması için obezite cerrahisine karar verdi. Aynı ekibimiz 2025 yılında annemizi obizete cerrahisi yaptı. 103 kiloydu ve biz ameliyata aldığımızda 71 kiloydu. Kilosu gayet iyiydi. Kendi sağlığı açısından da daha iyi oldu' diye konuştu.</p>

<p>'Anneyi taburcu etmiştik ama oğlunu yalnız bırakmadı. Başında ayrılmıyor'</p>

<p>Dr. Özcan, 'En büyük problemi hallettikten sonra alıcının görüntüleme tetkikinde mesaneden böbreklere geri kaçışın olduğunu gördük. Ürolojinin burada bir işlem yapması gerekiyordu. Ürolojinin yaptığı ameliyattan bir ay sonra çekilen görüntüleme filminde güzel bir işlem olduğu görüldü. Ürolojinin onayı ile biz geri kalan hazırlarımızı tamamladık. 3 hafta önce Murat'ı ameliyatı aldık. Annemizden böbreğimizi aldık ve oğluna taktık. Murat'ın üre kreatin değerleri normalde. Birkaç gün içerisinde Murat'ın taburculuğunu planlamaktayız. Aslında biz annemizi çoktan taburcu ettik. Ameliyattan bir hafta sonra taburcu etmiştik ama oğlunu yalnız bırakmadı. Başında ayrılmıyor' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Elazığ</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/anne-sevgisi-engel-tanimadi-once-kilo-verdi-sonra-bobregini-verdi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/anne-sevgisi-engel-tanimadi-once-kilo-verdi-sonra-bobregini-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="14171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üniversiteden şeftali tarlasına]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/universiteden-seftali-tarlasina</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/universiteden-seftali-tarlasina" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun'un Çarşamba ilçesinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültesinde yüksek lisans eğitimini sürdüren Zeynep Sude Sezer, şeftali hasadında babasına destek oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çarşamba ilçesi Hacılıçay Mahallesi'nde şeftali hasadı devam ediyor. Ailesinin tarımsal faaliyetlerine destek veren 26 yaşındaki Zeynep Sude Sezer ise üniversitedeki eğitimini sürdürürken babası Aydın Sezer'le birlikte bahçede şeftali topluyor.</p>

<p>Zeynep Sude Sezer, tarımla iç içe büyüdüğünü ve bu geleneğin aile içerisinde devam ettiğini söyleyerek, 'Kendimi bildim bileli bu işi yapıyoruz. Biz de babama destek oluyoruz. Radyo, televizyon ve sinema bölümünü bitirdim, şu an yüksek lisansımı tamamlıyorum. Nasip olursa doktora yapacağım' dedi.</p>

<p>75 dönüm arazide birden fazla ürün yetiştiriliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sezer ailesi yaklaşık 75 dönümlük arazide farklı ürünlerin üretimini gerçekleştiriyor. Arazinin bir bölümünde şeftali ve ceviz yetiştirilirken, fındık ve mısır da ailenin ürettiği ürünler arasında yer alıyor. Tarımın ailece yürütülen bir iş olduğunu söyleyen Zeynep Sude Sezer, üretime yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak bakmadıklarını belirterek, 'Hem sevdiğimiz için hem de babamızı yalnız bırakmamak için ailece bu işi yapıyoruz' diye konuştu.</p>

<p>Şeftali üretimi geçen yıla göre yarı yarıya azaldı</p>

<p>Bu yıl şeftali üretiminde geçen yıla oranla ciddi bir düşüş yaşandığını belirten Sezer, rekoltenin yaklaşık yarı yarıya azaldığını belirterek, 'Şeftalide geçen seneye göre üretim yarı yarıya az. Fiyatlarda da fazlasıyla bir düşüş var. Geçen sene olan fiyatlar zaten 15 yılda bir ancak olurdu' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Samsun</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/universiteden-seftali-tarlasina</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/universiteden-seftali-tarlasina.jpg" type="image/jpeg" length="31834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Servis şoförlüğünden taksiciliğe: Erkeklere meydan okuyan kadın]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/servis-soforlugunden-taksicilige-erkeklere-meydan-okuyan-kadin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/servis-soforlugunden-taksicilige-erkeklere-meydan-okuyan-kadin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde erkeklerin yoğunlukta olduğu şoförlük mesleğini tercih eden 27 yaşındaki kadın, servis şoförlüğünün ardından taksi direksiyonuna geçti. Kadınların trafikte erkeklerden daha anlayışlı olduğunu ve daha iyi araç kullandıklarını söyleyen genç kadın, azmiyle hem mesleğinde dikkat çekiyor hem de hayallerinin peşinden gitmek isteyen kadınlara ilham oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araba kullanma sevgisi sebebiyle şoförlük mesleğini seçtiğini belirten Elif Kaya, (27) iki yıldır servis aracı, son iki buçuk aydır da taksi kullanıyor. Mesleğin getirdiği zorlukların üstesinden geldiğini dile getiren Kaya, yolculardan ve çevresinden olumlu tepkiler aldığını söyledi. Kadınların trafikte erkeklerden daha anlayışlı olduğunu ve bu sebeple daha iyi araç kullandıklarını ifade eden Kaya, erkeklerin yoğunlukta olduğu mesleğini severek yapmasıyla hayallerini gerçekleştirmekten çekinen hemcinslerine örnek oluyor.</p>

<p>'Biz kadınlar olarak bence erkeklerden daha anlayışlıyız'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların trafikte daha hoşgörülü olduğunu vurgulayan ve çevresinin kendisiyle gurur duyduğunu belirten Elif Kaya, 'Servisçilik yapıyordum oradan arkadaşlarım sayesinde başladım. Araba kullanmayı sevdiğim için bu mesleği yapıyorum. Taksiciliği iki buçuk aydır yapıyorum ama şoförlük mesleğini 2 senedir yapıyorum. Kısmen zorlandığım oluyor ama öyle çok değil. Herkes anlayışlı. Aile taşıdığım oluyor, gayet güzel. 'Aaa kadın şoförümüz varmış' diyorlar, güzel tepkiler alıyorum. Biz kadınlar olarak bence erkeklerden daha anlayışlıyız. Trafikte gülümseyebiliyoruz. Kötü kelimeler kullanmıyoruz. Bence kadınlar trafikte daha güzel araba kullanıyor. Yeni başlayan insanlara anlayış gösterilebilir, bu erkekte olabilir kadında olabilir ama diğer türlü, erkeklerden daha iyi olanlarda var. Bunu da kanıtladığımı düşünüyorum ve kanıtlayan kadınlarda var. Herkes gurur duyuyor. Sonuç olarak bir çok kişinin yapmadığı şeyi yapıyorum ve iyi ilerliyorum. İyi tepkiler alıyorum ailemden ve arkadaşlarımdan' dedi.</p>

<p>'Kendilerine güvenip başlamaları gerekiyor'</p>

<p>Kadınların yapmak istedikleri şeyler için kendilerine güvenip bir yerden başlamaları gerektiğini söyleyen Kaya, 'Bence bir yerden başlamaları gerekiyor. Başlasınlar. Servis olur başka bir şey olur, kendilerine güvenip başlamaları gerekiyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Sakarya</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/servis-soforlugunden-taksicilige-erkeklere-meydan-okuyan-kadin</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/servis-soforlugunden-taksicilige-erkeklere-meydan-okuyan-kadin.jpg" type="image/jpeg" length="84466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem sonrası hayatını yeniden inşa etti, köyüne döndü: Şimdi kabak yetiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/deprem-sonrasi-hayatini-yeniden-insa-etti-koyune-dondu-simdi-kabak-yetistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/deprem-sonrasi-hayatini-yeniden-insa-etti-koyune-dondu-simdi-kabak-yetistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Bertiz Başdervişli Mahallesi'nde, 6 Şubat depremlerinde çalıştığı fabrikanın yıkılmasıyla köyüne dönen fabrika işçisi Ali Şarlak, tarıma yönelerek kabak üretmeye başladı. Yaklaşık 3-4 yıldır kabak yetiştiren depremzede, ürettiği kabakları çevre illere gönderirken, kabağı tarlada 15-20 liradan satıyor.</p>

<p>'Deprem olunca Kahramanmaraş'taki iş imkanları kısıtlandı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Deprem sonrası yaşanan süreci anlatan Ali Şarlak, 'Yaklaşık 3-4 yıldır biz kabak işiyle uğraşıyoruz. Bu da bunun sebebi de 6 Şubat depremi oldu. Deprem olunca Kahramanmaraş'taki iş imkanları kısıtlandı. Kahramanmaraş'ta yaşayan vatandaşlarımız da kırsal kesimleri, köyleri talep edince bu meyvecilik, sebzecilik bize vesile oldu. Çok şükür şu anda Bertiz bölgesinde yaklaşık 150 arkadaşımız bu işlerle uğraşıyoruz. Satışlar da normal, erken kalkıyoruz. Saat 6-7 gibi başlarız. Saat 9-10 gibi bitiririz. Geri tekrar bir 2-3 saat öğlen sıcağında mola verir, tekrar ikindinin serinliğinde saat 4-5 gibi geri tekrar başlarız. Buradan 15-20 liraya kabak götürüyoruz Gaziantep'e, masraflar, nakliye derken halde satışımız bu fiyat' dedi.</p>

<p>Kabak yetiştirdiği tarlanın yaklaşık 3,5 dönüm olduğunu belirten Şarlak, 'Buradan günlük 500-600 kilo kabak çıkar. Buradan da bu şekilde Gaziantep'e götürüyoruz. Diğer komşulardakilerle beraber birleştiriyoruz. Bir-iki ton edip atıp gidiyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Kahramanmaraş</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/deprem-sonrasi-hayatini-yeniden-insa-etti-koyune-dondu-simdi-kabak-yetistiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/deprem-sonrasi-hayatini-yeniden-insa-etti-koyune-dondu-simdi-kabak-yetistiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="95749"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[150 yıllık ağacın üzerine ev yaptı: Dallar odaların içinden geçiyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/150-yillik-agacin-uzerine-ev-yapti-dallar-odalarin-icinden-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/150-yillik-agacin-uzerine-ev-yapti-dallar-odalarin-icinden-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'da emekli memur Mustafa Kahraman, çocukluğunun geçtiği bahçedeki meşe ağacının üzerine 36 metrekarelik ev yaptırdı. Ağaç ev, Kahraman ve ailesine pandemi ile 6 Şubat depremlerinde yuva oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya'nın Hekimhan ilçesinde emekli memur Mustafa Kahraman, çocukluğunun geçtiği bahçedeki yaklaşık 150 yıllık meşe ağacının üzerine 36 metrekarelik ev yaptırdı. Karadeniz'den getirilen ahşap malzemelerle inşa edilen ve yaklaşık 25 basamakla çıkılan ağaç ev, sıra dışı görüntüsüyle ilgi odağı oldu.</p>

<p>Meşe ağacının üzerine 36 metrekarelik ev inşa etti</p>

<p>Mustafa Kahraman, 2014 yılında memuriyetten emekli olduktan sonra çocukluk yıllarının geçtiği bahçesine dönerek çiftçilik yapmaya başladı. Yaz aylarında sık sık gölgesinde vakit geçirdiği meşe ağacının üzerine ev yapma fikri ise Karadeniz'den gelen bir arkadaşının tavsiyesiyle ortaya çıktı. Arkadaşının önerisini değerlendiren Kahraman, evin yapımında kullanılacak ahşap malzemeleri Karadeniz'den özel olarak getirtti. Malzemelerin bölgede işlenmesinin ardından 2019 yılında meşe ağacının üzerine 36 metrekarelik ev inşa edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Karadeniz'den bir arkadaşım ağacın üzerine ev yapmamı tavsiye etti'</p>

<p>Çocukluğunun aynı bahçede geçtiğini belirten Kahraman, 'Daha önce çocukluğum buralarda, bu bahçede, bu ağacın yanında geçti. Yıllar sonra emekli oldum ve tekrar buraya geldim. Yazın sıcak günlerinde ağacın başında kalıyorduk. Karadeniz'den bir arkadaşım geldi ve bu ağacın üzerine ev yapmamı tavsiye etti. Ahşaplarını Karadeniz'den getirdik, burada işleyip yaptırdık. Zamanla da bu hale getirdim' dedi.</p>

<p>Ağacın dalları odaların içerisinden geçiyor</p>

<p>Evin yapımı sırasında ağacın doğal yapısını korumaya özen gösterdiklerini kaydeden Kahraman, 'Ağacın dallarından bazıları odaların içerisinden çıkıyor. Herhangi bir şekilde ağaca zarar vermedik. Ev 36 metrekare. 2019 yılında yaptım' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Pandemide de depremde de sığınakları oldu</p>

<p>Kahraman ve ailesinin doğayla iç içe yaşam alanı olarak kullandığı ağaç ev, sonraki yıllarda farklı bir anlam da kazandı. Aile, Covid-19 pandemisi döneminin bir bölümünü burada geçirirken, 6 Şubat depremlerinin ardından da bir süre ağaç evde kaldı. Evin elektrik, buzdolabı ve televizyon gibi temel ihtiyaçları karşılayacak imkanlara sahip olduğunu belirten Kahraman, 'Pandemiyi burada geçirdik. Depremde de burada kaldık. Bir müddet burada yaşamış olduk. Elektriğimiz, buzdolabımız, televizyonumuz vardı, idare ettik' diye konuştu.</p>

<p>'Maliyeti yaklaşık bir daire fiyatı'</p>

<p>Ağaç evin yapıldığı dönemde önemli bir maliyetinin olduğunu da aktaran Kahraman, yapının kendisine yaklaşık bir daire fiyatına mal olduğunu söyledi. Meşe ağacının bakımını da kendisinin yaptığını dile getiren Kahraman, ağacın yaşının 150 yıl veya daha fazla olabileceğini belirterek, 'Özel gübresini, bakımını ve budamasını yapıyorum. Sulamasını gerçekleştiriyorum. Yaz ve güz dönemlerinde gübresini veriyorum. Bildiğim kadarıyla 150 yıllık, belki daha da yaşlı olabilir. Tarihi bir ağaç' dedi.</p>

<p>Görmek için gelenler oluyor</p>

<p>Bölgede benzer bir ağaç ev bulunmadığını ifade eden Kahraman, sosyal medyada yayılan fotoğrafların ardından farklı yerlerden gelenlerin de evi merak ettiğini söyledi. Kahraman, 'Bazı bölgelerden gelip ağacı gören, fotoğraf çektirip gidenler oluyor. Çevrede başka örneği olmadığı için dikkat çeken bir ağaç ev' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Malatya</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/150-yillik-agacin-uzerine-ev-yapti-dallar-odalarin-icinden-geciyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/150-yillik-agacin-uzerine-ev-yapti-dallar-odalarin-icinden-geciyor.jpg" type="image/jpeg" length="34579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üç kafadar çocuktan köşe başında limonata satışı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/uc-kafadar-cocuktan-kose-basinda-limonata-satisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/uc-kafadar-cocuktan-kose-basinda-limonata-satisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amasya'nın Merzifon ilçesinde harçlıklarıyla limonata tozu alıp içeceğe dönüştürerek sokakta satmaya gayret eden üç kafadar çocuk, para biriktirmeye çalışıyor. 'Buz gibi limonata' sloganıyla seslenmelerine rağmen uzun süre siftah yapamayan çocuklara mahalle sakinleri destek oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ailelerinin verdiği harçlıkla bakkaldan limonata tozu alıp Yunus Emre Mahallesi'nde köşe başında konuşlanan üç kafadar Ömer Sıraç Turğan, Miraç Bal ve Cihan Çınar Öztürk, her gün bardağı 10 TL'den olmak üzere bir şişe limonata satmaya çalışıp para biriktiriyor. Gelirlerini artırmaya gayret eden çocuklar ilerleyen günlerde ürünlerini çoğaltmayı planlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukları görünce motosikletini durdurup alışveriş yapan Bekir Ünsün, örnek bir girişimcilik ruhu yansıtmaları dolayısıyla kutladı. Diğer mahalle sakinlerini de onlardan alışveriş yapmaya davet etti.</p>

<p>Yaz tatili bitince eğitimlerine devam edecek çocuklardan 8 yaşındaki Ömer Sıraç'ın pide fırını işleten babası Tanju Turğan ise, 'Limonata sattıklarından haberimiz yoktu. Dondurma alması için para vermiştim. Limonata tozunu soğuk suyla karıştırıp bardak bardak satmaya başlamışlar. Meğerse arkadaşlar ticarete başlamışlar' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Amasya, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/uc-kafadar-cocuktan-kose-basinda-limonata-satisi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/a-w775833-01.jpg" type="image/jpeg" length="18357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müslüman eşinden ilham aldı, Karabük'te İslamiyet'i seçti]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/musluman-esinden-ilham-aldi-karabukte-islamiyeti-secti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/musluman-esinden-ilham-aldi-karabukte-islamiyeti-secti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karabük'te yaşayan 66 yaşındaki Alman vatandaşı Ralf Sohn, müslüman eşinin yaşamından ve İslam'a ilişkin paylaşımlarından etkilenerek yaptığı araştırmaların ardından Müslüman olmaya karar verdi. Karabük İl Müftülüğünde düzenlenen ihtida merasiminde Kelime-i Şehadet getiren Sohn, 'Recep' ismini aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alman vatandaşı Ralf Sohn'un İslam'a uzanan yolculuğunda en büyük etkenlerden biri Müslüman olan eşi oldu. Eşinin inancını yaşayış biçiminden ve kendisiyle yaptığı sohbetlerden etkilenen Sohn, zaman içerisinde İslam dinine karşı ilgi duymaya başladı.</p>

<p>İslamiyet hakkında araştırmalar yapan ve dini konularda bilgi edinen 66 yaşındaki Sohn, yaptığı araştırmaların ardından kendi isteğiyle müslüman olma kararı aldı.</p>

<p><strong>'Kelime-i Şehadet getirerek 'Recep' ismini aldı'</strong></p>

<p>Karabük İl Müftülüğündeki ihtida merasiminde Sohn'un eşi de yanında yer aldı. İl Müftüsü Ali Erhun tarafından Müslüman olmanın anlamı ve beraberinde getirdiği sorumluluklar hakkında bilgilendirilen Ralf Sohn, ardından Kelime-i Şehadet getirip 'Recep' ismini aldı. Merasim sonrası Recep'e ihtida belgesi, Kur'an-ı Kerim ve çeşitli dini yayınlar hediye edildi.</p>

<p>Duygusal anların yaşandığı merasim, İl Müftüsünün yaptığı dua ile sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müslüman eşinden aldığı ilhamla başlayan merakı zamanla araştırmaya dönüşen Alman vatandaşı Ralf Sohn için Karabük'te yeni bir hayatın kapısı aralandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Karabük</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/musluman-esinden-ilham-aldi-karabukte-islamiyeti-secti</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/musluman-esinden-ilham-aldi-karabukte-islamiyeti-secti.jpg" type="image/jpeg" length="10121"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aronya ile ilçeyi kalkındıracaklar]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/aronya-ile-ilceyi-kalkindiracaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/aronya-ile-ilceyi-kalkindiracaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin Sarız ilçesinde 5 yıldır aronya bitkisi yetiştiren Mustafa Nezihi Kolukısa, bitkinin ekimini yayarak ilçenin ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>35 yıllık kamudaki görevinin ardından emekli olan Mustafa Nezihi Kolukısa, Sarız ilçesinde çiftçiliğe başladı. İlçedeki buğday, arpa ekiminin yanı sıra tarımsal üretimde ürün çeşitliliğini artırmayı hedefleyen Kolıkısa, sağlık açısından da faydalı olan aronya dikimine başladı. Antioksidan yüksek olan bitkiyi 5 yıldır dikerek ekonomisine de katkı sağlayan Kolukısa, bitkiyi ilçedeki çiftçilere de önerdi. Aronyayı ilçede yaymayı hedefleyen Mustafa Nezihi Kolukısa, bölge çiftçinin ekonomisine de katkı olacağını kaydederek, 'Aronya bitkisiyle arkadaşlarımın yönlendirmesiyle tanıştık. Arkadaşların değişik yerlerde ektiğini öğrenince, ben de 'Sarız'da bir değişiklik olsun, dikeyim' dedim. Sonra da getirdim ve diktim. Antioksidanı çok güçlü olduğu bir meyve. Yaban mersini cinsinden olan bir meyve. Yaban mersininden 4 kat daha antioksidanı yüksek. Bu da aspir gibi kalbe ve karaciğere çok iyi gelen, damarları açıcı, kan dolaşımını yükseltici bir meyve olduğunu öğrendikten sonra da biz bunu Sarız'a getirdik. İnşallah başarılı oluruz. 5 yıldır ekiyorum. Geçen yıl don vurduğu için pek bir şey alamadık ama bu sene verim gayet güzel. İnşallah Sarız'da da bunu yayarsak, satışı da güçlü olursa, para kazandırmaya da başlarsa Sarız'ın gelişimine daha çok katkı sağlayacağı düşüncesindeyim. Sarız, Türkiye'de 800 ilçenin ilk 50 ilçesinde ırmağı akan bir ilçe. Bu ırmağın değerlenmesi için kesinlikle bu tür meyvelerin Sarız'da çoğalması lazım' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bitkinin getirisinin ve katma değerinin çok olduğunun altını çizen Kolukısa, ilçedeki gençlerin de bu bitkiyi dikmelerini tavsiye ederek, 'İnşallah başarılı olurum da Sarız'a da hizmet etmiş oluruz. İlçemizdeki gençler için büyük bir katkı olacağını düşünüyorum. Sarız'da bizim gencimiz kalmadı. Çoğu hep üniversitelere gidiyor. Üniversitelerde de işte sonuçta bir meslek sahibi olup olmadığı da tartışılır. Gençlerimize Sarız Irmağı'nın kenarlarında, Sarız'a yakın yerlerde bu tür dikimler yapıldığında Sarız'da çok büyük bir getirisi olacağı kanaatindeyim. Gençlerimizin de boş yere büyük metropollere gidip kendilerini orada heba edeceğine, Sarız gibi yerlerde böyle işlerle uğraşarak tarıma da katkı verebilirler diye düşünüyorum. Gençlerimiz kesinlikle ilçelerinde, köylerinde olmalı' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Kayseri</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/aronya-ile-ilceyi-kalkindiracaklar</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/aronya-ile-ilceyi-kalkindiracaklar.jpg" type="image/jpeg" length="10315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okul saldırısında hayatını kaybeden Adnan'ın portresi memleketinde duvara çizildi]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/okul-saldirisinda-hayatini-kaybeden-adnanin-portresi-memleketinde-duvara-cizildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/okul-saldirisinda-hayatini-kaybeden-adnanin-portresi-memleketinde-duvara-cizildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırısında hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil'in portresi, memleketi Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde adının verildiği caddedeki duvara çizildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmaniye Güzel Sanatlar Lisesi'nde kendi aralarında okul arkadaşı olan Mehmet Ali Çelik, Alper Sefa Öztürk ve Qamar Baldır, Düziçi Belediye Başkanı Mustafa İba'ya ulaşarak Adnan Göktürk Yeşil'in hatırasını yaşatmak amacıyla ilçede bir duvara portresini çizmek istediklerini iletti. Çocukların isteğine kayıtsız kalmayan Belediye Başkanı Mustafa İba, Adnan Göktürk Yeşil'in adının verildiği caddede bir duvar hazırlattı. Çalışmaya başlayan 3 öğrenci, gece boyunca süren çalışmayla portreyi sabaha karşı tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortaya çıkan çalışma, Adnan Göktürk Yeşil'in hatırasını memleketi Düziçi'nde yaşatırken vatandaşların da ilgisini çekti.</p>

<p>Adnan Göktürk Yeşil kardeşimizin ismini yaşatmak için ilçemizde birçok noktaya adını verdik diyen Düziçi Belediye Başkanı Mustafa İba, 'Kahramanmaraş'taki okul saldırısında hayatını kaybeden Cevdet Yeşil abimizin kıymetli evladı, bizim için de çok değerli olan Adnan Göktürk Yeşil kardeşimizin ismini yaşatmak için ilçemizde birçok noktaya adını verdik. Bugün de ilçemizin önemli noktalarından biri olan merkez mahallemizde, stadyum çevresindeki duvara fotoğrafını resmederek ismini yaşatmak için bir çalışma gerçekleştirdik. Bu çalışmada emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Güzel Sanatlar'dan gelen arkadaşlarımız saatlerdir büyük bir özveriyle çalışıyorlar. Hepsinin emeğine sağlık. Bizim için çok üzücü ve acı bir olaydı. Buradan bir kez daha ailemize başsağlığı diliyor, Allah'tan sabırlar vermesini temenni ediyorum' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Çalışma sırasında çok duygusal anlar yaşadık'</strong></p>

<p>Adnan Göktürk Yeşil'in resmini yaparken duygusal anlar yaşadık bizim için çok anlamlı bir eser oldu diyen Mehmet Ali Çelik, 'Mersin Güzel Sanatlar Fakültesi son sınıf öğrencisiyim. Adnan Göktürk Yeşil kardeşimiz için uzun zamandır bir şeyler yapmak istiyorduk. Biz Osmaniye merkezden geldik. Burası onun memleketi olduğu için Düziçi'nde böyle bir çalışma yapmaya karar verdik. Bu konuda bize destek olan, başta Düziçi Belediye Başkanı olmak üzere herkese çok teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu eserde çalıştığı için mutlu olduğunu söyleyen Qamar Baldır, 'Çalışma sırasında çok duygusal anlar yaşadık. Gece başladık ve sabaha kadar devam ettik. Umarım güzel bir çalışma ortaya çıkarabilmişizdir. Bu çalışmada yer aldığım için kendimi çok özel hissediyorum. Beni davet eden sevgili arkadaşım Mehmet Ali'ye de teşekkür ediyorum. Benim için çok özel ve duygusal bir çalışmaydı. Ne yazık ki küçük bir canı kaybettik. Bunun üzüntüsü içerisinde böyle bir eser ortaya koymak, bir sanatçı için de çok anlamlı ve yapılandırıcı bir süreç. Umarım hissettiklerimizi bu çalışmaya en iyi şekilde aktarabilmişizdir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Osmaniye</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/okul-saldirisinda-hayatini-kaybeden-adnanin-portresi-memleketinde-duvara-cizildi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/okul-saldirisinda-hayatini-kaybeden-adnanin-portresi-memleketinde-duvara-cizildi.jpg" type="image/jpeg" length="87974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşini bıraktı, 3 yıldır hayatını yatağa bağımlı annesine adadı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/isini-birakti-3-yildir-hayatini-yataga-bagimli-annesine-adadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/isini-birakti-3-yildir-hayatini-yataga-bagimli-annesine-adadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli'de yaşayan Murat Tayam, yaklaşık 3 yıldır bitkisel hayatta ve cihazlara bağlı yaşayan annesi Selvi Tayam'ın bakımını tek başına üstleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli'de yaşayan Murat Tayam, yaklaşık 3 yıldır bitkisel hayatta ve yaşamını çeşitli cihazlara bağlı sürdüren annesi Selvi Tayam'ın (68) tüm bakımını üstlenerek hayatını annesine adadı. Aşçılık mesleğini bırakan Tayam, annesinin pansumanından kişisel bakımına, beslenmesinden solunum desteğine kadar ihtiyaç duyduğu tüm bakımı evinde kendisi gerçekleştiriyor. Günün her saatini annesinin başında geçiren Tayam, 2 saatte bir pozisyon değiştirerek yatak yaralarının oluşmasını önlemeye çalışırken, solunum cihazlarının düzenli çalışabilmesi için de büyük bir özveriyle mücadele ediyor.</p>

<p><strong>'Pansumanından kişisel bakımına kadar her şeyini ben karşılıyorum'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşçılık mesleğini bırakıp hayatını annesine adadığını belirten Murat Tayam, 'Yaklaşık 3 yıldır annem bitkisel hayatta, cihazlara bağlı yaşıyor ve ben bizzat bakıyorum. Pansumanından kişisel bakımına kadar her şeyini ben karşılıyorum. Normalde aşçılık yapıyordum, 3 yıldır kendimi tamamen anneme adadım. 3 yıldır annemle ilgileniyorum, kendisine bakıyorum. Zor bir bakımı var ama insanın atası olunca mecburen bakıyor. Sabah akşam yanındayım, burada uyuyorum. 2 saatte bir pozisyonunu değiştiriyorum, aspire ediyorum. Tunceli İl Sağlık Müdürü ve sağlık çalışanlarımız sayesinde biraz rahatlıyoruz. Yaraya bakmak için haftada bir gelip yardımcı oluyorlar' diye konuştu.</p>

<p>Tayam, 'Annemin, benim küçüklüğümden beri belinde sakatlık vardı. O sakatlık kendisiyle birlikte büyüyünce akciğer solunum yetmezliği, Alzheimer gibi bilinç bozukluğu başladı. Ardından beynine pıhtı attığı için bitkisel hayata girdi. 3 yıldır bu şekilde cihazlara bağlı yaşıyor, yemeğini ve oksijenini cihazlar karşılıyor. Geceleri uyuyamıyorum, sürekli başındayım, sürekli pozisyon vermek zorundayım. 2 saatte bir pozisyonunu değiştirmediğimde vücudunda yatak yaraları oluşmaya başlıyor. Çok büyük sorunlar yaşıyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Tunceli</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/isini-birakti-3-yildir-hayatini-yataga-bagimli-annesine-adadi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/isini-birakti-3-yildir-hayatini-yataga-bagimli-annesine-adadi.jpg" type="image/jpeg" length="48321"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bunaltıcı sıcaklarda en şanslı Adanalılar]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/bunaltici-sicaklarda-en-sansli-adanalilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/bunaltici-sicaklarda-en-sansli-adanalilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da hava sıcaklıklarının hissedilen 40 dereceyi aşmasıyla birlikte kentte yaşayan vatandaşlar serinlemek için farklı yöntemlere başvururken, buz satışı yapılan buzhanede çalışanlar ise günün büyük bölümünü sıfırın altında sıcaklıkta geçiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'da termometrelerin yüksek seviyeleri göstermesiyle birlikte dışarıda kavurucu sıcak hava etkili olurken, buzhanenin içerisi ise adeta başka bir dünyayı andırıyor. Dışarıda 40 dereceyi aşan sıcaklığa rağmen buzhanenin içerisine giren çalışanlar, gün boyunca sıfırın altında sıcaklıkta çalışıyor. Dışarıda vatandaşlar sıcak havadan korunmak için gölge alanlara ve klimalı ortamlara yönelirken, buzhanede çalışanlar ise sıcak havanın etkisini neredeyse hiç hissetmiyor.</p>

<p><strong>'Yazın burada üşüyoruz, o yüzden işimi seviyorum'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşinin güzel olduğunu ve çok sevdiğini söyleyen Mehmet Sadık Özgün, 'Dışarıya siparişe gidiyorum sıcaktan ölüyorum. Kapıya çıkılmıyor sıcaktan. Burası mis gibi. Bizim burada işimiz güzel. Bazen mont giyiyoruz, o kadar soğuk burası. Ama kapıya çıkılmıyor çünkü ateş gibi. Adana sıcağına dayanılmıyor. Dışarısı fırın gibi ama buraya girdiğimizde insan olduğumuzu hatırlıyoruz. Yazın burada üşüyoruz, o yüzden işimi seviyorum. Adana'nın sıcağı meşhur, burada dışarısı yaz içerisi kış. Bazen dayanamayıp buz alıp yüzüme vuruyorum' dedi.</p>

<p><strong>'Dışarıda pişince direkt buraya giriyoruz ve çıkmıyoruz'</strong></p>

<p>Sadık Ayaz ise dışarının çok sıcak olduğunu ifade ederek, 'Biz kendimizi bu depoya kapattık, burası daha güzel. Burası artık bizim yaşam alanımız oldu. Dışarıda pişince direkt buraya giriyoruz ve çıkmıyoruz. İnsanlar bu sıcakta arayıp bulamıyor ama biz bu serinlikte çalışıyoruz. Satışını yaptığımız balıkları bile dışarı çıkartmıyoruz. Balıklar bile dayanamıyor sıcağa. Gerisini siz düşünün' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adana, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/bunaltici-sicaklarda-en-sansli-adanalilar</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/bunaltici-sicaklarda-en-sansli-adanalilar.jpg" type="image/jpeg" length="37097"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sekreter olarak başladığı oto kaplama sektöründe kendi işinin patronu oldu]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/sekreter-olarak-basladigi-oto-kaplama-sektorunde-kendi-isinin-patronu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/sekreter-olarak-basladigi-oto-kaplama-sektorunde-kendi-isinin-patronu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te kadın personelin az olduğu oto kaplama ve araç bakım sektöründe sekreter olarak işe başlayan Sevgi Köse, 'yapamazsın' diyenlere inat kendi işinin patronu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep'te yaşayan 26 yaşındaki Sevgi Köse, yaklaşık 6 yıl önce araç bakımı ve kaplama sektöründe çalışmaya başladı. Mesleğe ilk olarak aynı sektörde faaliyet gösteren bir firmada sekreter olarak başlayan Köse, zamanla ustalara yardım ederek işi öğrenmeye başladı. Çeşitli eğitimlere katılarak kendisini geliştiren Köse, kısa sürede mesleğin inceliklerini öğrenerek 'yapamazsın' diyenlere rağmen pes etmeyerek kendi iş yerini açtı. İşini severek ve özenle yapan genç girişimci, zamanla müşterilerinin güvenini kazanarak sektörde kendisine yer edindi. Araç bakımı, boya, göçük onarımı, araç kaplama gibi birçok alanda hizmet veren Köse, başarısını 2025 yılında İstanbul TÜYAP'ta düzenlenen yarışmada Türkiye birinciliği elde ederek taçlandırdı. Yarışmadaki başarısının ardından profesyonel eğitim almak isteyen birçok kişi Köse'nin iş yerine gelerek eğitim almaya başladı. Oto kaplama işini öğrenmek isteyenlere eğitim veren genç girişimci, Oto kaplamanın zorlu ve dikkat gerektiren bir meslek olduğunu belirterek kadınların da bu sektörde başarılı olabileceğini gösterdi.</p>

<p><strong>'İşi seven ve tutkuyla yapan başarılı olur'</strong></p>

<p>Oto kaplama sektöründe kadınların da başarılı olabileceğini belirten Sevgi Köse, 'Gaziantep'te yaşıyorum. 6 senedir araç bakımı ve kaplama sektöründeyim. 6 senedir profesyonel olarak kendi dükkanımı işletiyorum. Daha öncesinde aynı işi yapan bir firmada sadece sekreter olarak başladım. Daha sonrasında oradaki ustalara yardım ederken kendimi geliştirdim. İş ile ilgili eğitimlere gittim ve usta oldum. İşimi tutkuyla yapıyorum ve gün geçtikçe sektörde kendimi geliştirmek adına farklı alanlarda eğitimlere katılıyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Sektörde kabul görmememize rağmen devam ettim'</strong></p>

<p>Sektörün erkeklerin yoğunlukta olduğu bir alan olduğunu ifade eden Köse, 'İlk başlarda hem erkekler tarafından hem de kadınlar tarafından bir süre kabul görmememize rağmen devam ettim. Böyle bir sektörde barınmak ilk başlarda zor oldu. Ama daha sonrasında insanlar yaptığınız işin ne kadar iyi olduğunu, dürüst olduğunuzu ve işinizi severek yaptığınızı görünce tereddüt etmeden araçlarını getirip bırakıyorlar' şeklinde konuştu.</p>

<p>2025 yılında İstanbul TÜYAP'ta düzenlenen yarışmada Türkiye birincisi olduğunu belirten Köse, 'Burada araç bakımıyla ilgili her şeyi yapıyoruz. Araç boyası, göçük onarımı, kaporta boya, PPF kaplama, cam filmi, araç renk değişimi, sigara yanık tamiri, araç içi revizyon gibi çok işleri yapıyoruz. 2025 yılında İstanbul TÜYAP'ta, Türkiye genelinde düzenlenen bir yarışmada Türkiye birincisi oldum. O birincilikten sonra profesyonel eğitim almak isteyen arkadaşlar buraya öğrenci olarak gelip bizimle 1-2 ay vakit geçirip sertifikalarını alıp gittiler. Türkiye'nin birçok yerine usta yetiştirdim' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Kadınların bu sektörde başarılı olacağına inanıyorum'</strong></p>

<p>Kadınların sektörde daha fazla yer alması gerektiğini vurgulayan Köse, 'Bence yapılan işin cinsiyeti yoktur. Kadın veya erkek fark etmez. Bir işi seven, gerçekten tutkuyla yapan kişi başarılı olur. Kadınlar da bu sektörde kesinlikle bulunmalı. Çünkü detaylar kadınlar için daha önemli. Bu iş detay gerektiren bir iş olduğu için kadınların da bu sektörde başarılı olacağına inanıyorum' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/sekreter-olarak-basladigi-oto-kaplama-sektorunde-kendi-isinin-patronu-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/sekreter-olarak-basladigi-oto-kaplama-sektorunde-kendi-isinin-patronu-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="66193"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üniversite öğrencileri yaz tatilinde tarlada ailelerine destek oluyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/universite-ogrencileri-yaz-tatilinde-tarlada-ailelerine-destek-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/universite-ogrencileri-yaz-tatilinde-tarlada-ailelerine-destek-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversite eğitimleri için şehir dışında bulunan Ayşenur ve Semanur Tokdemir kardeşler, yaz tatilinde ailelerinin yanına dönerek tarlada çalışıyor. Biri hukuk, diğeri ebelik eğitimi alan kardeşler, geleneksel yöntemlerle bulgur hazırlanan üretim sürecinin her aşamasında ailelerine destek olurken, elde edilen gelir de eğitim ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Anadolu Üniversitesi'nde hukuk eğitimi alan 3. sınıf öğrencisi Ayşenur Tokdemir, yaz aylarında ailesinin üretim çalışmalarına katıldığını belirterek, ev ve tarla işlerinde elinden geldiğince yardımcı olduğunu söyledi. Bulgur üretiminden elde edilen gelirin okul masrafları ve çeşitli ihtiyaçlarda kullanıldığını ifade eden Ayşenur, çalışmanın kendilerine emek, yardımlaşma ve paylaşmanın önemini öğrettiğini kaydetti.</p>

<p>Ailesinin üretim sürecindeki emeğine yakından tanıklık ettiğini dile getiren Ayşenur, anne ve babasının fedakarlığının kendisini etkilediğini belirtti. Tarla çalışmalarının üniversite eğitimini olumsuz etkilemediğini, aksine çalışmanın hayatlarına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Kardeşi Semanur Tokdemir ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümünde eğitim görüyor. Her yaz ailesine destek olmak amacıyla tarlada çalıştığını belirten Semanur, babasının ve annesinin çiftçilik yaptığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bulgurun her aşamasında çalışıyorlar</strong></p>

<p>Geleneksel yöntemlerle bulgur hazırlayan aileye destek veren kardeşler, ürünün yıkanması, kaynatılması ve kurutulması gibi aşamalarda görev alıyor. Semanur, üretim sürecinde bulgurların pınarda yıkanıp suyla buluşturulduğunu, ardından kaynatılarak kurutulmaya bırakıldığını anlattı.</p>

<p>Ailesinden gördüğü geleneksel üretim kültürünü gelecekte de sürdürmek istediğini belirten Semanur, köy yaşamının ve üretimin kendileri için önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kardeşlerin kırsal yaşamı, üniversitedeki arkadaşlarının da ilgisini çekiyor. Ayşenur, özellikle şehirde yaşayan arkadaşlarının köy hayatını merak ettiğini, anlattıkları yaşam tarzını ilgi çekici bulduklarını ve bölgeyi görmek istediklerini söyledi.</p>

<p>Tokdemir kardeşlerin hikayesi, üniversite eğitimi ile kırsal üretimin bir arada yürütülebileceğini ortaya koyarken, gençlerin ailelerine destek olurken geleneksel üretim kültürünü de yaşatmasına örnek oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Mersin</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/universite-ogrencileri-yaz-tatilinde-tarlada-ailelerine-destek-oluyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/universite-ogrencileri-yaz-tatilinde-tarlada-ailelerine-destek-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="78951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Martılarla balıkçı arasındaki dostluk kamerada]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/martilarla-balikci-arasindaki-dostluk-kamerada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/martilarla-balikci-arasindaki-dostluk-kamerada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova'nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde amatör balıkçı Sinan Karagöz'ün, tuttuğu istavritleri kayığının etrafını saran martılara elleriyle yedirdiği anlar renkli görüntüler oluşturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Esenköy beldesinde amatör balıkçılık yapan Sinan Karagöz, denizle iç içe geçen günlerinden renkli bir anı yaşadı. Kendi küçük kayığıyla Esenköy Limanı'ndan denize açılan Karagöz, sabah ve akşam saatlerinde tuttuğu istavritlerin bir bölümünü kendisini takip eden martılara elleriyle yedirdi. Kayığının etrafını saran martıların Karagöz'ün elinden balıkları aldığı anlar renkli görüntüler oluşturdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karagöz'ün martılarla kurduğu dostluk ise kameralara yansıdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Yalova</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/martilarla-balikci-arasindaki-dostluk-kamerada</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/martilarla-balikci-arasindaki-dostluk-kamerada.jpg" type="image/jpeg" length="70210"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcaktan bunalan hayvanlar buzlu kokteyl ile serinliyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/sicaktan-bunalan-hayvanlar-buzlu-kokteyl-ile-serinliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/sicaktan-bunalan-hayvanlar-buzlu-kokteyl-ile-serinliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te Doğal Yaşam Parkı'nda sıcaktan bunalan hayvanlar buzlu meyve ve et kokteylleri ile serinletiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde en sıcak günler yaşanırken Gaziantep'te de hava sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıktı. Türkiye'nin yüzölçümü ve barındırdığı tür sayısı bakımından en büyük, Avrupa'nın üçüncü ve dünyanın dördüncü büyük hayvanat bahçesi olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nda ise yaz sıcaklarına karşı çalışmalar sürüyor. Sıcak havalardan olumsuz etkilenen hayvanların serinlemesi amacıyla yırtıcı hayvanlar kategorisinde yer alan kaplan, aslan ve ayıların bulunduğu barınaklarda kışın ısınmaları sağlanırken, yazın kavurucu sıcaklarından ise serinlemeleri için havuzlar bulunuyor. Ayılar için özel hazırlanmış kokteyl içerisinde dondurulmuş mevsim meyveler verilirken, aslan ve kaplanlara ise buzlu etler verilerek serinlemeleri sağlanıyor. Diğer yandan filler, zebralar ve develer ise kurulan fıskiyeler ile veya hortumla günün belirli saatlerinde ıslatılarak serinletiliyor. O anlar ise ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>

<p><strong>'Hayvanları Serin tutacak kokteyllerle besliyoruz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Daire Başkanı Celal Özsöyler, aşırı sıcaklardan etkilenen hayvanları buzlu kokteyllerle serinlettiklerini söyleyerek, 'Burası Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkımız. Türkiye'nin en büyük Avrupa'nın üçüncü dünyanın da dördüncü doğal yaşam parkı. Havaların Gaziantep'te ve ülke genelinde sıcak gitmesi sebebiyle de hayvanların serinlemeleri için özel havuzlar dizayn etmiş durumdayız. Hayvanlar sıcak havalarda havuzlara gidiyorlar. Bunun yanında serinlemeleri için ayılara meyve kokteyleri, aslanlara kaplanlara, jaguar gibi ve sırtlanlar gibi hayvanlara da buzlu et kokteyleri veriyoruz. Bu etleri, tavuk etlerini özellikle derin dondurucuda dondurduktan sonra serinlemeleri için serinleme havuzlarına atıyoruz. Orada hayvanları yiyerek serinliyorlar. Ayılar da aynı zamanda meyve kokteylerine havuzlarına atıyoruz. Bunun içerisinde mevsimsel olarak karpuz, kavun, şeftali ve kiraz gibi meyveler yer alıyor. Hem yiyorlar hem de serinliyorlar' dedi.</p>

<p><strong>'Yıl sonuna kadar 6 milyon kişiyi hedefliyoruz'</strong></p>

<p>Ziyaretçi akınına uğradıklarını ve yıl sonu ziyaretçi hedeflerinin 6 milyon olduğunu aktaran Özsöyler, 'Doğal Yaşam Parkımızı ilk sekiz ayda 4 milyon 350 bin kişi ziyaret etti. Bu yılın sonuna kadar 6 milyon kişiyi hedefliyoruz. Özellikle çevre illerden çok fazla ziyaretçi geliyor. Gaziantep Hayvanat Bahçesi'ni görmek için. Bu Gaziantep'in ekonomisine de büyük katkıda bulunuyor. İnsanlar Gaziantep Hayvanat Bahçesi'ne geldikten sonra da şehirde alışveriş yapıyorlar. Marketten alışveriş yapıyor, yemek yiyor. Bu da Gaziantep'in ekonomisine büyük katkıda bulunmuş oluyor' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'İlk defa buzlu kokteyl ile hayvan serinletilirken gördüm'</strong></p>

<p>Defalarca geldiği Doğal Yaşam Parkında ilk kez hayvanları serinletilirken gördüğünü söyleyen Muhammed Rıdvan Karakan, 'Çocuklarımı gezdirmeye geldim. Biraz sıcak ama eğleniyoruz. Burada ilk olarak balık bölgesine geçtik. Sonra maymunlara baktık. Şimdi de buradan aşağı doğru gidiyoruz. Valla oğlumla ilk gelişim. Kızımla ise 20 defa geldik. O hayvan delisi biraz. O yüzden hayvan almak için evi de değiştirebiliriz. Öyle bir durumumuz var. İlk defa buzlu kokteyl ile hayvan serinletilirken gördüm. Gerçekten çok mutlu görünüyorlar. Ben tahmin etmiyordum ayıların böyle buzlu meyve yiyeceğini ama hakikaten keyifli görünüyorlar' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gaziantep, Haberde insan</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/sicaktan-bunalan-hayvanlar-buzlu-kokteyl-ile-serinliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/sicaktan-bunalan-hayvanlar-buzlu-kokteyl-ile-serinliyor.jpg" type="image/jpeg" length="33261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsun'a Filipinli gelin]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/samsuna-filipinli-gelin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/samsuna-filipinli-gelin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'da tesadüfen tanışan Samsunlu memur ve spor fotoğrafçısı Soner Göktürk (40) ile Filipinli Jenilynda Macasaya'nın (30) arkadaşlıkla başlayan hikâyesi, binlerce kilometrelik mesafeye rağmen evlilikle taçlandı. Çift, Samsun'un Alaçam ilçesi Geyikkoşan Öğretmen Evi restoranında düzenlenen nikah töreni ile dünyaevine girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'yi gezmek, görmek ve çalışma amacıyla Bursa'ya gelen Filipinli Jenilynda Macasaya'nın yolu, gezi sırasında fotoğraf çeken yapan Soner Göktürk ile kesişti. İlk başlarda sadece sohbet ettiklerini belirten çift, zamanla birbirlerinden uzak kalamadıklarını ifade etti. Aralarındaki binlerce kilometrelik mesafeye rağmen görüntülü görüşmeler ve karşılıklı ziyaretlerle ilişkilerini sürdüren Jenilynda ile Soner, zamanla birbirlerini daha yakından tanıdı. Dostlukları kısa sürede aşka dönüşürken, Türkiye ile Filipinler arasındaki binlerce kilometrelik mesafe ve farklı kültürler sevgilerine engel olmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerinin de desteğini alan çift, evlilik kararı aldı. Samsun Alaçam Geyikkoşan Öğretmen Evi restoranında gerçekleştirilen nikaha aileleri, yakınları ve çok sayıda davetli katıldı. Çiftin nikâhını Alaçam Belediye Başkanı Ramazan Özdemir kıyarken, renkli görüntülere sahne olan törende Filipinli gelin Jenilynda Macasaya'nın mutluluğu yüzünden okundu.</p>

<p>Türkiye'de yaşamaktan mutlu olduğunu ifade eden Jenilynda Macasaya, 'Türkiye'ye gezi için gelmiştim. Soner ile tanıştıktan sonra hayatım tamamen değişti. Bana ve aileme gösterilen ilgi beni çok mutlu etti. Türk insanının misafirperverliğini yakından gördüm, bugün çok mutluyum. Yeni hayatıma Türkiye'de, eşimle birlikte başlamanın heyecanını yaşıyorum' dedi.</p>

<p><strong>'Mesafeye rağmen sevgimiz her geçen gün güçlendi'</strong></p>

<p>Soner Göktürk ise farklı kültürlerden gelmelerine rağmen birbirlerini anlamak için büyük çaba gösterdiklerini belirterek şunları söyledi: 'İlk tanıştığımızda böyle bir hikâyeye dönüşeceğini hiç ama hiç düşünmemiştim. Başta farklı kültürlerden ve ülkelerden geliyor olmamız nedeniyle bazı çekinceler vardı. Zamanla birbirimizi tanıdık ve aramızda çok güçlü bir bağ oluştu. Anlaşmamız ve uyum sağlamamız gerçekten çok zordu, çok uğraşıp emek verdik. Neredeyse 24 saat görüntülü konuşma hiç kapanmıyordu, sürekli beni görmek, izlemek için telefon hep açıktı. Hep bi çareler üreterek bir şekilde bu noktaya gelmeyi başardık. İlk tanışmamızda sosyal medya hesaplarındaki soyadını Göktürk olarak değiştirdi. Çok şaşırdım, beni gerçekten sevdiğini bana fazlasıyla gösterdi, ona sonsuz güveniyorum. Sonrasında Samsun'u ve yaşayacağımız hayatı ona fotoğraflar ve videolarla uzun uzun gösterdim ve anlattım. Google'dan Samsun'u araştırırken Samsunspor'u da öğrenmiş. Şimdiden koyu bir Samsunspor taraftarı oldu. Hatta benim evimde formalarımın biriyle yapay zekâ destekli bir Samsunspor taraftarı fotoğrafı hazırlayıp sosyal medya hesabında paylaştı. Bunu görünce hem şaşırdım hem de çok mutlu oldum. Durumu anneme anlattığımda beni çok iyi karşıladı. Tek endişesi, ortak bir dilimiz olmamasıydı. İlk zamanlar çeviri uygulamalarıyla konuştuk. Daha sonra yapay zekâ destekli çeviri kulaklıkları kullanmaya başladık. İkimiz de birbirimizi anlayabilmek için çok emek verdik. Ortak dilimiz İngilizce oldu. Ben Jenilynda sayesinde biraz Filipince öğrendim, o da Türkçe öğrenmeye başladı. Mesafeye rağmen sevgimiz her geçen gün daha da güçlendi. Bugün ailemiz ve sevdiklerimizle birlikte bu mutluluğu paylaşmanın heyecanını yaşıyoruz' diye konuştu.</p>

<p>Farklı kültürlerden iki insanın sevgide buluştuğu hikâye, Alaçam'da düzenlenen nikahta mutlu sona ulaştı. Bursa'da başlayan tanışıklıklarını evlilikle taçlandıran Jenilynda Macasaya ile Soner Göktürk çifti, yeni hayatlarına Samsun'da birlikte adım attı. Törene ayrıca Alaçam Kaymakamı Fatih Kayabaşı, Yakakent Belediye Başkanı Şerafettin Karaca, Alaçam Gençlik ve Spor İl Müdürü Cansu Keskin Karaaslan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Alaçam Meslek Yüksekokulu Sekreteri Murat Ceylan ile davetliler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Samsun</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/samsuna-filipinli-gelin</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/08/agency/iha/samsuna-filipinli-gelin.jpg" type="image/jpeg" length="93214"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
