<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mersinhabermerkezi.com: Mersin Haber Son Dakika Mersin Haberleri</title>
    <link>https://www.mersinhabermerkezi.com</link>
    <description>Mersin ve Türkiye gündeminden son dakika haberleri, Dünyadan flaş gelişmeler, Ekonomi dünyasından en yeni haberler, Günün en önemli gazete haber başlıkları ve daha fazlası mersinhabermerkezi.com da</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/rss/sivas" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 25 Apr 2026 03:35:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/rss/sivas"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş ağrısı şikayetiyle gitti 25 dişinden oldu]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/dis-agrisi-sikayetiyle-gitti-25-disinden-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/dis-agrisi-sikayetiyle-gitti-25-disinden-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta diş ağrısı şikayetiyle gittiği hastanede tanımadığı kişi tarafından özel diş kliniğine yönlendirilen kadının 25 dişi birden çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta yaşayan iki çocuk annesi Gülbeyaz Çelikdemir'in hayatı, 2 yıl önce yaşadığı bir olaydan dolayı adeta karardı. 2 Yıl önce diş ağrısı şikayetiyle Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hastanesine giden Çelikdemir, doktor olduğunu düşündüğü bir kişi tarafından, 'Burada işler uzar, dışarıda daha hızlı halledebiliriz' vaadi ile özel bir diş kliniğine yönlendirildi. Çelikdemir, hasta sandalyesinde kendisi ile temas kuran Y.İ.'nin doktor değil de implant satıcısı olduğunu sonradan öğrendi. Çelikdemir'in gittiği A.D.'ye ait özel klinikte 25 dişi birden çekildi. Çelikdemir'in hastane doktorlarından H.Ö. tarafından ağzına 8 implant çakıldı. İmplantlar çakıldıktan sora Çelikdemir'in sağlık sorunları hiç bitmedi. Çenesinde iltihap oluştu, çene etleri çekildi, ağzından iki farklı operasyon geçirdi. 2 yıl boyunca sürekli sıvı gıdalar tüketmek zorunda kaldığı için bağırsaklarında sağlık sorunları baş gösterdi. İmplantların sökülmesi için özel diş kliniğine gittiğinde ise, hiç kullanamadığı, üzerlerine diş takılamayan implantların sökülmesi için kendisinden ayrıca ücret istendi.</p>

<p>Konuyu yargıya taşıdı</p>

<p>Diş ağrısı ile başlayan tedavi sürecinde hem tüm dişlerinden hem de sağlığından olan Gülbeyaz Çelikdemir konuyu yargıya taşıdı. Çelikdemir Ankara 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açtığı davada Y.İ., A.D. ve H.Ö.'den şikayetçi oldu. Çelikdemir, mahkeme sürecinde delillerin yok olmaması için ağzına çakılı ve üzerinde diş olmayan implantlar ile hayatını sürdürüyor.</p>

<p>'İmplant çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadım'</p>

<p>Çelikdemir, implantlar çakıldıktan sonra birçok sağlık sorunu yaşadığını ifade ederek, 'Sorunum 2024 Yılında başladı. Diş rahatsızlığım nedeniyle Cumhuriyet Üniversitesi'ne başvurdum. Orda muayene sırasında implant teklif edildi. Muayene olduktan sonra implant yapılmasına karar verildi. Belirli bir gün sonra ben üniversitede yaptıracağım diye düşünürken ismini sonradan öğrendiğim şahıs tarafından üniversitenin bahçesinde ikna edilerek özel bir kliniğe yönlendirildim. Bu kişiyle üniversite hastanesinde tanıştım ve kendisine doktor olarak tanıdım. Kendilerinin dışarıda kliniği olduğunu, üniversitede işlerin uzun süreceğini söyleyerek beni ikna etti. Gün belirlendikten sonra aradılar ve kliniğe gittim. Kliniğe gittikten sonra bir gün içerisinde tüm dişlerim, 25 tane dişim çekildi. İmplant kondu. Normalde üç tane dişim ağrıyordu. 25'i çekildi. İmplantlar konulduğu günden itibaren şu ana kadar sorun yaşıyorum ve sağlık sorunlarım da arttı. Yemek ve nefes borum arasında kitle oluştu. Hipertiroidi hastası oldum. Bağırsak sorunları yaşıyorum. Sürekli alt çenemde enfeksiyon oluşuyor' dedi.</p>

<p>'Sorunların psikolojik dediler'</p>

<p>Çelikdemir, yaşadığı problemlerle ilgili özel diş kliniğine başvurduğunda problemlerinin psikolojik olduğunun söylendiğini ifade edip, 'Kendilerine hata olduğunu, implantlarda sorun olduğunu söylediğimde bana psikolojik olarak öyle hissettiğimi söylediler. Üç ay beklememi söylediler, üç ay bekledim, tekrar gittim. Bu sefer de üst çenede üst damaktan et alıp alt çeneye yama yaptılar, yamada tutmadı. Kendilerine yanlış giden işlem olduğunu söyledim. Paramı iade etmelerini söyledim. Kendilerine güvenim olmadığını söyledim. Ne paramı iade ettiler ne de sorunu giderdiler' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Bilir kişi muayene etmeden rapor hazırladı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yargı sürecinde ikinci bir mağduriyetle karşı karşıya olduğunu belirten Çelikdemir, 'Konu yargıya taşıdım. Bu aşamada şahıslar beni yorduğu gibi yargı da beni yordu. Rapor istedik, bilirkişi olan meslektaşları rapor vermekte direndi. Bilirkişi heyeti istedik, heyet beni muayene etmeden gıyabıma rapor verdi. En büyük delil burada, en büyük delil benim perişan haldeki çenem, beni görmeden nasıl rapor veriyor' şeklinde konuştu.</p>

<p>Zor günler geçiren kadın, implantları çaktırmak için 36 çeyrek altın harcadığını, söktürmek için gittiğinde ise kendisinden 12 bin TL ek ücret talep edildiğini belirtip, adaletin yerini bulmasını beklediğini ifade etti. Çelikdemir, deliller kararmasın diye ağzında farklı bir işlem yaptıramadığını, yargı süreci boyunca ağzında hiç diş olmadan, sıvı gıdalarla beslenmek zorunda kaldığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/dis-agrisi-sikayetiyle-gitti-25-disinden-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/dis-agrisi-sikayetiyle-gitti-25-disinden-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="70881"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuraklık, yerini bolluğa bıraktı, barajlar doldu taştı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/kuraklik-yerini-bolluga-birakti-barajlar-doldu-tasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/kuraklik-yerini-bolluga-birakti-barajlar-doldu-tasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz yıllarda kuraklı tehlikesiyle karşı karşıya olan Sivas'ta barajların doluluk oranı yüzleri güldürdü. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Devlet Su İşleri 19. Bölge Müdürü Zafer Aslan, 'Yüzümün güldüğünden de anlaşılacağı üzere barajlarımızda gayet iyi durumdayız. Şehir genelindeki barajların tamamında yüzde 55 oranında doluluk oranımız var' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İklim değişikliğiyle birlikte yurt genelinde etkili olan kuraklık Sivas'taki birçok barajı etkilemiş, su seviyelerinde ciddi düşüş yaşanmıştı. Kent genelinde yer alan barajlarda su seviyesinin düşmesi nedeniyle sulu tarıma kısıtlama getirilerek tedbirler alınmıştı. Geçen yıl kasım ayından bu yana etkili olan yağışlar, barajların dolmasını sağladı. Son yılların en sert kışını yaşayan Sivas'ta karların erimesiyle barajlar doldu.</p>

<p><strong>Sulu tarım yasağı sona erdi</strong></p>

<p>Kuraklığın simgesi haline dönen barajlardaki doluluk oranı çiftçileri de sevindirdi. Doluluk oranı 2025 yılı nisan ayında yüzde 3 olan 4 Eylül Barajı, bu yıl yüzde 38'e ulaştı. Öte yandan kentin en önemli barajlarından birisi olan Pusat-Özen Barajı'nda doluluk oranı geçen yıl yüzde 29'a kadar düşerken bu yıl yüzde 70'e çıktı. Barajlardaki su seviyesinin artmasıyla birlikte sulu tarımda uygulanan yasak sona erdi.</p>

<p><strong>Barı barajlar doldu taştı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kar sularının erimesiyle Çamlıgöze barajında su seviyasi yüzde 100, Güneykaya barajında yüzde 100, Kanak barajında yüzde 100, Kocakurt barajında yüzde 100, Maksutlu barajında yüzde 100, Yapıaltın barajında yüzde 100, Çermikler barajında yüzde 100, Çatköy barajında yüzde 100, Yılrdız barajında yüzde 100, Örenli barajında yüzde 100 oldu. Gazibey, Üçöz baraj ve göletlerinde ise su sevciyesi yüzde 100'ün üstüne çıktı.</p>

<p><strong>'Barajlarımızda gayet iyi durumdayız'</strong></p>

<p>Sivas İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nda söz alan Devlet Su İşleri 19. Bölge Müdürü Zafer Aslan ktebessümle yaptığı açıklamasında, 'Yüzümün güldüğünden de anlaşılacağı üzere barajlarımızda gayet iyi durumdayız. Şehir genelindeki barajların tamamında yüzde 55 oranında doluluk oranımız var. Geçen yıla göre daha öndeyiz. DSİ olarak bugüne kadar 70 adet baraj ve gölet yaptık. Bunların 64 tanesi tam dolu ya da yüzde 90'ın üzerinde. Sadece 6 barajımızda doluluk oranı yüzde 90'ın altında. Pusat-Özen Barajımız geçen yıl bugünlerde yüzde 29'daydı. Şu anda orada da yüzde 70'i geçmiş bulunuyoruz. Bu yıl içme suyu ve sulamada hiçbir barajımızda problem öngörmüyoruz. Herhangi bir kısıtlama kararı da olmayacaktır. Tabi yine suyu tasarruflu kullanmalıyız. Daha kurak yıllar yaşayabiliriz. Bu konuda da tüm vatandaşlarımızı uyarıyoruz. Pusat-Özen Barajı muhtemelen yüzde 90'a yaklaşacak. Yağmurlarla birlikte su gelişi devam ediyor' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/kuraklik-yerini-bolluga-birakti-barajlar-doldu-tasti</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/kuraklik-yerini-bolluga-birakti-barajlar-doldu-tasti.jpg" type="image/jpeg" length="44349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlkbahar geldi, Sivas'ın eşsiz güzelliği coştu]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/ilkbahar-geldi-sivasin-essiz-guzelligi-costu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/ilkbahar-geldi-sivasin-essiz-guzelligi-costu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta yer alan ve 27 metre yükseklikten dökülen Değirmenaltı Şelalesi, ilkbahar ile birlikte coştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sivas kent merkezine 53 kilometre uzaklıktaki Yıldız Beldesi'nde yer alan Değirmenaltı Şelalesi, her mevsim farklı manzaralar sunuyor. Yaz aylarında yüzlerce misafiri ağırlayan şelale, ilkbahar ile birlikte coştu. Kış boyunca yağan karın erimesi ve bahar yağmurlarının artmasıyla birlikte coşan şelale, eşsiz görüntüler oluşturdu. Yaklaşık 27 metre yükseklikteki sarp kayalardan dökülen Değirmenaltı Şelalesi, dron ile görüntülendi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/ilkbahar-geldi-sivasin-essiz-guzelligi-costu</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/ilkbahar-geldi-sivasin-essiz-guzelligi-costu.jpg" type="image/jpeg" length="55558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baraj taştı, köy tamamen sular altında kaldı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/baraj-tasti-koy-tamamen-sular-altinda-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/baraj-tasti-koy-tamamen-sular-altinda-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta etkili olan yoğun yağışların ardından baraj kapaklarının açılmasıyla Kızılırmak taştı, Zara ilçesine bağlı Canova köyü sular altında kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta son günlerde etkili olan yoğun yağışlar, kar sularının erimesi barajlardaki su seviyesinin yükselmesine neden oldu. İmranlı Sulama Barajı'nda doluluk oranının artması üzerine tahliye kapakları açılırken, bırakılan su Kızılırmak'ta taşkına yol açtı. Meydana gelen taşkın sonucu Zara ilçesine bağlı Canova köyü yerleşkesi sular altında kaldı. Köyde birçok ev su baskınına maruz kalırken, vatandaşlar evlerinde mahsur kaldı. Köye ulaşımı sağlayan yolun da sular altında kalması nedeniyle köye giriş ve çıkışlar güçleşti. Köy halkı, ulaşımını traktörlerle sağlamaya çalışırken, durumun Devlet Su İşleri Müdürlüğü'ne bildirilmesi üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Ekipler, hem tahliye çalışmalarını yürütmek hem de su seviyesini kontrol altına almak için çalışma başlattı.</p>

<p><strong>'Her tarafı su bastı'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşanan su taşkını nedeniyle mağdur olduklarını ifade eden köy sakinlerinden Nurettin Cantürk, 'Bütün su geldi, her tarafı bastı. Araziyi ve evleri de bastı her şey açıkta görünüyor. Zararımız çok fazla. Traktörler battı ve çıkaramıyorlar. Sabahtan beri uğraşıyoruz. Kurtarabildiğimizi kurtardık, kurtaramadıklarımız öyle duruyor. Allah'tan gelen bir afet, bilemiyoruz nasıl olacak' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/baraj-tasti-koy-tamamen-sular-altinda-kaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/baraj-tasti-koy-tamamen-sular-altinda-kaldi.jpg" type="image/jpeg" length="48420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boşanma aşamasında olduğu eşini dört yerinden bıçaklayıp eve kilitledi]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/bosanma-asamasinda-oldugu-esini-dort-yerinden-bicaklayip-eve-kilitledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/bosanma-asamasinda-oldugu-esini-dort-yerinden-bicaklayip-eve-kilitledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta bir kişi boşanma aşamasında olduğu eşini 4 yerinden bıçaklayıp eve kilitledi, itfaiye tarafından kurtarılan genç kadın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Edinilen bilgiye göre olay öğle saatlerinde Selçuklu Mahallesi'ndeki bir apartmanda meydana geldi. Boşanma aşamasındaki çiftin evinden bağrışmalar duyan komşular durumu ihbar etti. Olay yerine giden polis ekipleri kadının eve kilitlenmiş olduğunu fark etti. İtfaiyeden yardım estendi. İtfaiye ekipleri kilidini kırıp kapıyı açtıklarında S.E. (27) isimli kadını kanlar içerisinde buldu. Kocası V.E.( 28) tarafından bıçakla yaralandığı düşünülen genç kadın ambulansla hastaneye kaldırıldı. Dört yerinden bıçaklanan kadının tedavisi sürürken, olayın şüpheli kocanın bulunması için çalışma başlatıldı. Olayla ilgili inceleme sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/bosanma-asamasinda-oldugu-esini-dort-yerinden-bicaklayip-eve-kilitledi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/bosanma-asamasinda-oldugu-esini-dort-yerinden-bicaklayip-eve-kilitledi.jpg" type="image/jpeg" length="16888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İki teker üzerinde binlerce kilometre katettiler, mübarek topraklarda umre yaptılar]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/iki-teker-uzerinde-binlerce-kilometre-katettiler-mubarek-topraklarda-umre-yaptilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/iki-teker-uzerinde-binlerce-kilometre-katettiler-mubarek-topraklarda-umre-yaptilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hollanda'dan motosikletleriyle yola çıkarak umre ibadetini yerine getiren 8 kişilik ekip, dönüş yolunda Sivas'a uğradı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hollanda, Belçika ve Almanya'dan motosikletleriyle yola çıkan 8 kişilik ekip, umre ibadetlerini tamamladıktan sonra dönüş yolunda Sivas'a uğradı. Binlerce kilometrelik güzergahı motosikletleriyle aşan ekip, uzun ve zorlu bir yolculuk gerçekleştirdi. Farklı ülkelerden geçilerek sürdürülen yolculukta hava ve yol şartları zaman zaman zorlayıcı bir etken olsa da ekip tüm zorluklara rağmen yolculuklarını sürdürüyor. Kutsal topraklarda bulunmanın kendileri için büyük bir anlam taşıdığı belirten ekip lideri Bülent Kocaoğlu yolculuğun manevi yönünün ön planda olduğunu ve uzun süren yolculuk boyunca dayanışma ve sabrın önemini daha iyi anladıklarını ifade etti. Sivas'ta mola veren ekip daha sonra buradan ayrılarak yollarına devam etti.</p>

<p>'Ben eşimle birlikte yola çıktım'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekip lideri Kocaoğlu, yaklaşık bir buçuk haftada Mekke'ye ulaştıklarını belirterek, yol boyunca çok farklı iklim şartlarıyla karşılaştıklarını söyledi. Kocaoğlu, 'Yolculuk boyunca soğuk, yağmur ve kar gördük. Güneye ulaştığımızda ise 40-45 derece sıcaklıkla karşılaştık. Bu şartlarda motor kullanmak ciddi bir dayanıklılık ve cesaret gerektiriyor. Eskiden insanlar aylarca develerle yolculuk yapıyormuş. Biz de motorcular olarak zoru başarmak istedik ve başardığımıza inanıyoruz. Ben eşimle birlikte yola çıktım, o benim arkamda yolculuk etti ve umre ibadetini yaptıktan sonra uçakla Hollanda'ya döndü. Bu bizim için büyük bir gurur' diye konuştu.</p>

<p>'Özellikle Ürdün ve Suriye geçişlerinde ciddi zorluklar yaşadık'</p>

<p>Yolculuk sırasında en büyük zorluğun sınır kapılarında yaşandığını ifade eden Kocaoğlu, 'Kabe'yi ve Peygamber Efendimizin kabrini görmek tarif edilemez duygular yaşattı. Konuşurken bile insanın dili tutuluyor. Gözyaşlarımızı tutamadık. Özellikle Ürdün ve Suriye geçişlerinde ciddi zorluklar yaşadık. İşlemler yavaş ilerliyor ve sabır gerektiriyor. Bu sadece bir ibadet değil, aynı zamanda bir sınav. Bu zorluğa hazır olan herkese motorla ya da diğer vasıtalarla gitmelerini tavsiye ederim' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/iki-teker-uzerinde-binlerce-kilometre-katettiler-mubarek-topraklarda-umre-yaptilar</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/iki-teker-uzerinde-binlerce-kilometre-katettiler-mubarek-topraklarda-umre-yaptilar.jpg" type="image/jpeg" length="81940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan hemofili uyarısı: 'Erken tanı hayat kurtarıyor']]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmandan-hemofili-uyarisi-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmandan-hemofili-uyarisi-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, hemofilinin genetik bir hastalık olduğunu belirterek erken tanı ve düzenli tedavinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice Terzi, 17 Nisan Dünya Hemofili Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Hemofilinin, kanın pıhtılaşma sistemini etkileyen genetik bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Terzi, bu durumun kanamaların uzun sürmesine ve özellikle eklem ile kas içi kanamalara yol açabileceğini ifade etti. Hastalığın çoğunlukla erkeklerde görüldüğünü aktaran Terzi, bazı vakalarda aile öyküsü olmadan da ortaya çıkabileceğini söyledi. Erken tanının büyük önem taşıdığını vurgulayan Terzi, düzenli tedavi ile hastalığın kontrol altına alınabildiğini ve hastaların yaşam kalitesinin artırılabildiğini belirtti. Hemofilinin bulaşıcı bir hastalık olmadığını da ifade eden Terzi, toplumdaki yanlış bilgilere karşı dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Doç. Dr. Terzi yaptığı açıklamada, 'Her yıl 17 Nisan, tüm dünyada hemofili ve diğer kalıtsal kanama bozukluklarına dikkat çekmek amacıyla 'Dünya Hemofili Günü' olarak anılmaktadır. Bu özel gün, yalnızca bir farkındalık günü değil; aynı zamanda toplumda doğru bilginin yaygınlaştırılması, erken tanının teşvik edilmesi ve hastaların yaşam kalitesinin artırılması için önemli bir fırsattır. Bu kapsamda hemofili hakkında en sık merak edilen soruları yanıtlayarak toplumu bilgilendirmek istiyoruz' dedi.</p>

<p><strong>'Hemofili nedir'</strong></p>

<p>Hemofilinin nasıl bir hastalık olduğuna değinen Doç. Dr. Terzi, 'Hemofili, kanın pıhtılaşma sistemini etkileyen genetik bir hastalıktır. Normal şartlarda bir damar hasarı oluştuğunda pıhtılaşma faktörleri ardışık bir şekilde aktive olarak kanamayı durdurur. Hemofili hastalarında ise bu faktörlerden biri eksik ya da işlevsiz olduğu için bu süreç aksar. Sonuç olarak kanamalar daha uzun sürer, bazen kendiliğinden gelişebilir ve özellikle eklem ile kas dokularında tekrarlayan kanamalara yol açabilir. Bu durum zamanla kalıcı eklem hasarı ve fonksiyon kaybına neden olabilir. Bu noktada bilinmesi gereken en önemli husus, hemofilinin yalnızca 'kanın geç pıhtılaşması' değil, aynı zamanda yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kronik bir hastalık olduğudur' ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Hemofili kalıtsal bir hastalık mı sorusunu yanıtlayan Doç. Dr. Terzi, 'Hemofili büyük oranda kalıtsaldır ve X kromozomu üzerinden taşınır. Bu nedenle hastalık genellikle erkeklerde görülürken, kadınlar çoğunlukla taşıyıcıdır. Taşıyıcı anneler, hastalığı erkek çocuklarına aktarabilir. Bununla birlikte, bazı hastalarda aile öyküsü olmaksızın yeni genetik mutasyonlar sonucu da hemofili gelişebilmektedir. Bu durum, aile öyküsü olmasa bile şüpheli kanama bulgularının ciddiye alınması gerektiğini göstermektedir' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Hemofili A ve Hemofili B arasındaki fark'</strong></p>

<p>Hemofili A ve Hemofili B arasındaki farktan bahseden Doç. Dr. Terzi, Hemofili A'nın pıhtılaşma faktörlerinden faktör VIII eksikliği ile ortaya çıktığını, Hemofili B'nin ise faktör IX eksikliği ile karakterize olduğunu belirtti. Klinik bulguların büyük ölçüde benzer seyrettiğini, ancak tedavide kullanılan faktör konsantrelerinin farklılık gösterdiğini ifade etti. Hemofili A'nın daha sık görülmesi nedeniyle toplumda daha fazla bilinen form olduğunu da vurguladı.</p>

<p><strong>'Klinik bulgular ve görülme grupları'</strong></p>

<p>Hemofilinin en çok kimlerde görüldüğünden ve belirtilerinden bahseden Doç. Dr. Terzi, hastalığın çoğunlukla erkek bireylerde görüldüğünü belirtti. Aile öyküsü olan kişilerde riskin daha yüksek olduğunu, ancak spontan mutasyonlar nedeniyle daha önce hiçbir aile öyküsü bulunmayan bireylerde de hastalığın ortaya çıkabildiğini ifade etti. Bu nedenle özellikle erken çocukluk döneminde görülen açıklanamayan kanamaların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Hemofili hastalarında en sık görülen belirtilerin kolay morarma, uzun süren kanamalar, diş çekimi veya cerrahi işlemler sonrası kontrolü zor kanamalar ve özellikle eklem içi kanamalar olduğunu aktardı. Eklem kanamalarının zamanla kronik ağrıya, hareket kısıtlılığına ve deformitelere yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Terzi, bu belirtilerin erken dönemde fark edilmesinin hastalığın seyrini önemli ölçüde değiştirebileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>'Erken tanı ve tedavi yaklaşımları'</strong></p>

<p>Hemofili erken teşhis edilip, tedavi edilebilir mi sorularına yanıt veren Doç. Dr. Terzi, hemofilinin erken dönemde teşhis edilebileceğini belirtti. Özellikle aile öyküsü bulunan bireylerde doğumdan itibaren yapılan pıhtılaşma testleri ile tanı konulabildiğini ifade etti. Erken tanının büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Terzi, bu sayede koruyucu tedavilere başlanarak ciddi komplikasyonların önüne geçilebileceğini söyledi.</p>

<p>Günümüzde hemofilinin tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayan kesin bir tedavinin henüz bulunmadığını belirten Doç. Dr. Terzi, buna rağmen modern tedavi yaklaşımları sayesinde hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini ve hastaların sağlıklı bireylere yakın bir yaşam sürebildiğini ifade etti. Tedavide temel hedefin yalnızca kanamayı durdurmak değil, kanama oluşmadan önlemek olduğunu da vurguladı.</p>

<p>Hemofili tedavisinde kullanılan ilaçların etki mekanizmasını açıklayan Doç. Dr. Terzi, tedavinin temelini eksik olan pıhtılaşma faktörünün yerine konulmasının oluşturduğunu belirtti. Damar yoluyla uygulanan bu faktör konsantrelerinin, pıhtılaşma mekanizmasını yeniden işlevsel hale getirdiğini ifade etti.</p>

<p>Profilaktik yani koruyucu tedavilerin önemine de değinen Doç. Dr. Terzi, düzenli faktör uygulamaları sayesinde hastalarda kanama sıklığının belirgin şekilde azaltılabildiğini ve böylece eklem hasarı gibi uzun dönem komplikasyonların önüne geçilebildiğini belirtti.</p>

<p><strong>'Güncel tedavi gelişmeleri ve gen tedavisi'</strong></p>

<p>Hemofili tedavisindeki gelişmelerden bahseden Doç. Dr. Terzi, 'Son yıllarda tedavi alanında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Uzun etkili faktör preparatları sayesinde daha seyrek uygulama mümkün hale gelmiş, deri altından uygulanan non-faktör tedaviler hastaların yaşamını kolaylaştırmıştır. Bu gelişmeler, hemofiliyi yüksek riskli bir hastalıktan yönetilebilir kronik bir duruma dönüştürmektedir' dedi.</p>

<p>Gen tedavisi hakkında değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Terzi, 'Gen tedavisi, eksik faktörün gen düzeyinde düzeltilmesini hedefleyen yenilikçi bir yaklaşımdır. Klinik çalışmalar umut verici sonuçlar göstermektedir. Henüz rutin klinik kullanımda olmasa da gelecekte hemofili için kalıcı tedavi seçenekleri arasında yer alması beklenmektedir' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Yanlış bilinenler ve günlük yaşam'</strong></p>

<p>Hemofili hastalığı hakkında doğru bilinen yanlışlara değinen Doç. Dr. Terzi, toplumda hemofilinin bulaşıcı olduğuna dair yanlış bir inanış bulunduğunu belirtti. Oysa hemofilinin genetik bir hastalık olduğunu ve bulaşmasının söz konusu olmadığını ifade etti. Ayrıca hemofili hastalarının aktif bir yaşam sürdüremeyeceği düşüncesinin de doğru olmadığını açıkladı.</p>

<p>Hemofili hastalığının günlük yaşama etkisine de değinen Doç. Dr. Terzi, tedavi almayan hastalarda sık kanamaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebildiğini ancak düzenli tedavi alan bireylerin eğitim, iş ve sosyal yaşamlarını büyük ölçüde sürdürebildiğini söyledi.</p>

<p><strong>'Dikkat edilmesi gerekenler ve destek'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Terzi, hastaların dikkat etmesi gereken noktalara ilişkin yaptığı açıklamada, travmalardan kaçınmaları, düzenli tedavilerini aksatmamaları ve kanama belirtilerini erken fark etmelerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca diş sağlığının korunması ve düzenli kontrollerin hastalık yönetiminde kritik rol oynadığını belirtti.</p>

<p>Hemofili hastalarının spor yapabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Terzi, uygun sporların seçilmesi gerektiğini söyledi. Yüzme, yürüyüş ve bisiklet gibi düşük travma riski taşıyan sporların önerildiğini, temas sporlarından ise kaçınılması gerektiğini ifade etti. Hemofili hastası küçük bir yaralanma yaşadığında ise ilk olarak kanama bölgesine bası uygulanması ve ilgili bölgenin dinlendirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Terzi, gerekli durumlarda en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulmasının önemine dikkat çekti. Hemofili hastalarına nasıl destek olunabileceğine de değinen Doç. Dr. Terzi, hastaların yalnızca tıbbi değil, sosyal ve psikolojik desteğe de ihtiyaç duyduğunu, aile, okul ve toplumun bilinçli yaklaşımının hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi.</p>

<p><strong>Farkındalık ve toplumsal bilinç</strong></p>

<p>Hemofili farkındalığının önemine vurgu yapan Doç. Dr. Terzi, farkındalığın erken tanıyı artırdığını, yanlış bilgileri ortadan kaldırdığını ve hastaların yaşam kalitesini yükselttiğini ifade etti. Toplumda hemofili konusundaki bilinç düzeyine ilişkin olarak ise ne yazık ki farkındalığın hâlâ yeterli seviyede olmadığını belirten Doç. Dr. Terzi, bu nedenle 'Dünya Hemofili Günü' gibi farkındalık çalışmalarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><strong>'Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde hemofili takibi'</strong></p>

<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi olarak uyguladıkları tedavilerden bahseden Doç. Dr. Terzi, 'Merkezimizde hemofili hastalarının tanı, tedavi ve takibi güncel bilimsel rehberler doğrultusunda yürütülmektedir. Faktör replasman tedavileri, profilaktik yaklaşımlar ve hasta eğitimi düzenli olarak uygulanmakta; hastalarımız multidisipliner bir yaklaşımla izlenmektedir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doç. Dr. Terzi, 'Sonuç olarak; hemofili, erken tanı ve doğru tedavi ile yönetilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle toplum olarak bilinçlenmek, hastaları desteklemek ve sağlık hizmetlerine erişimi güçlendirmek büyük önem taşımaktadır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmandan-hemofili-uyarisi-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/uzmandan-hemofili-uyarisi-erken-tani-hayat-kurtariyor.jpg" type="image/jpeg" length="53444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni paralel tehlike, dijital oyunlar]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/yeni-paralel-tehlike-dijital-oyunlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/yeni-paralel-tehlike-dijital-oyunlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıları değerlendiren Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, dijital dünyanın özellikle çocuklarda paralel bir dünya oluşturup, oradaki karakterlerin anne ve babanın yerini aldığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk suçluluğu, çocuk istismarı, kriminoloji ve adli sosyal hizmet alanında önemli çalışmalara imza atan Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, İhlas Haber Ajansı'na yaptığı özel açıklamada Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan saldırıları değerlendirdi.</p>

<p><strong>'Zihinlerde paralel toplum oluşturuyor'</strong></p>

<p>Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, sanal ortamların özellikle çocukların zihninde paralel bir toplum oluşturduğunu belirtip, 'Herkesin yoğunlaştığı ana nokta şu, acaba bunun sebepleri neler? Ne oldu da böyle oldu ve daha sonrasında ne yapmak lazım? Sebepler bağlamında baktığımızda tabii ki her vakayı kendi içinde değerlendirmek lazım. Ancak üç noktanın öne çıktığını görüyoruz. Birincisi bu çocukların, kendi olağan sosyal çevreleri içerisinde yeteri kadar etkileşimleri olmadığında bu ihtiyaçlarını karşılamak için muhtemelen onlara en yakın olan ulaşabilir oldukları yerler olan sanal ortamlara doğru yöneldiğini görebiliyoruz. Sanal ortamlar ve bu oyunlarla sürekli bir etkileşim içinde olmak, sürekli o sanal ortamlarda bulunmak, geçirdikleri sürenin fazlalığı, olağan sosyal çevrelerinden kopmalarını ve orada ki etkileştikleri kişilerin, zamanla kurallarının, değerlerinin onlar üzerinde etkili olmasına sebebiyet veriyor. Biz bunu aslında o çocuk adına bir paralel toplum gibi değerlendirebiliriz. O öyle bir şey ki bu paralel toplum, çocuk orada paralel anne babalar, paralel okullar, paralel arkadaşlıklar edinmeye başlıyor ve zamanla normalde olağan ortamdaki çocuğun sosyalizasyonuna, ilgisine ve alakasıyla ihtiyaç duyduğu şeylere etki edebilecek şeylerin yerine bunlar geçmeye başlıyor. Bu da doğal olarak anne babalarıyla, çevreleriyle kopmalarına sebebiyet verebiliyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Şiddet oyunları şiddeti normalleştiriyor'</strong></p>

<p>Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, şiddet içerikli oyunların şiddeti normalleştirdiğini belirtip, 'Özellikle o şiddeti sürekli görmek, şiddeti oynamak, zamanla normalleştirmelerine ve aynı zamanda şiddeti öğrenmelerini kolaylaştırmış oluyor. Doğal olarak artık herhangi bir şekilde vicdanı rahatsızlık duymamak, şiddetin artık kendini ifade etme tarzı dönüşmesine sebebiyet verebiliyor. Bu çocuklarda üçüncü nokta da şu, silaha ulaşabilmelerinin kolaylığı. Doğal olarak bu iki durum o çocuklarda çok ciddi yatkınlık meydana getiriyor. Anne- baba paralel ortamdaki paralel toplum yapısı içinde olmak ve paralel arkadaşlıklar elde etmek, o sanaldaki etkileşimlere bağlı olarak şiddeti nasıl uygulayacaklarını öğrenmeleri kolaylaşıyor.</p>

<p><strong>Neden WhatsApp profil fotoğrafına katilin resmini koydu</strong></p>

<p>Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, Kahramanmaraş saldırganı İsa Aras Mersinli'nin WhatsApp fotoğrafına ünlenmiş başka bir katilin fotoğrafını koymasını ise şu şekilde değerlendirdi. 'Yaş olarak da malumunuz tam ergenlik sonrası dönem. Özellikle erkek çocuklarında kendini bir şeyle birileriyle özdeşleştirmek, birilerini rol almak, rol model almak sıklıkla gördüğümüz bir durum. Ama biz daha çok çocuklarımızın olumlu karakterleri rol almasını isteriz. Bu çocuğun çok ciddi bir kimlik arayışı içinde olduğunu görüyoruz. Çünkü bir kimlik problemi var ki oraya daha öncesinde katil olmuş. Ondan sonra başkalarına zarar vermiş bir çocuğu koyması tahmin ediyorum kendini. Onunla özdeşleştirmesine sebebiyet vermiş olabilir. Doğal olarak siz onu fotoğrafı oraya koyduğunuzda bu kişi kimdir? Ne yapmıştı, nasıl şey olmuştur? Çünkü maalesef bu tarz vakalarda bu kişiler toplumda çok fazla konuştuklarında, medyada çok üzerlerine gittiğinde aslında bir şöhret durumu da oluşmuş oluyor. Yani o çocuklar açısından belki de Burada o çocuk da bunu tanınmış bir kişi olarak kendiyle özdeşleştirdiğini düşünüyorum ki doğal olarak onun fotoğrafını muhtemelen koymuş olabilir' dedi.</p>

<p><strong>'Problemin çözümünde aile önemli'</strong></p>

<p>Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, problemin çözümünde aile ilgisinin önemine değinerek, 'Aileler burada nasıl dikkat etmeli? Bu çok önemli bir husus. Zaten dönüp dolaşıp bu noktaya geliyoruz. Ailelerin özellikle çocuklarıyla daha etkili ve kaliteli zaman geçireceği zaman ve ortamlar oluşturmaları gerekiyor. Çocuklarının özellikle en çok ihtiyaç duydukları dönemler, ergenlik dönemi ve sonrası özellikle kimlik arayışlarıdır. Annem babalar burada daha çok çatışmadan, çatışma ortamında, çatışma tarafında olmaktan daha çok anlayan ve özellikle çocuklarının hangi arkadaşlıklar yaptıklarını boş zamanlarında kimlerle oturup kalktıklarını sanal ortamlarda bulunduklarında ne yaptıklarını, nasıl birleştiklerini takip etmeleri gerekiyor ki çocuk üzerinde bir kontrol mekanizması oluştursun. Böylelikle çocuğun davranışlarını takip ettiklerini hissettirebilsinler. Böyle olan çocuklar tabii ki anne babalarını takip ettiği çocuklar davranışlarına daha dikkatli olacaklardır diye düşünüyorum' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Okullarda alınabilecek tedbirler nelerdir</strong></p>

<p>Gönültaş, okullarda alınabilecek tedbirleri ise şu şekilde sıraladı. 'Bunun dışında bu tarz çocuklar böyle okullarda ortamlarda fark edindiklerinde, yüksek riskli çocuklar için özel mekanizmalar kurulması gerektiğini düşünüyorum. Bu çocukları takip eden eğitimlerini, ıslahlarını, ondan sonra sosyalizasyonlarını, gerekirse psikiyatrik, psikolojik veya tıbbi tedavilerinin yapılmasını sağlayacak, psikososyal odaklı ekiplerin de artık okullarımıza dahil olarak bu çocukları tespit edip, birebir takip ederek aileleriyle birlikte çalışarak, çocukların sonraki ortaya çıkabilecek muhtemel şiddet davranışları olumsuz davranışlarının önüne geçebileceğini düşünüyorum'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/yeni-paralel-tehlike-dijital-oyunlar</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/yeni-paralel-tehlike-dijital-oyunlar.jpg" type="image/jpeg" length="39334"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Büyüme geriliği hastalıkların habercisi olabilir']]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-uyardi-buyume-geriligi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-uyardi-buyume-geriligi-hastaliklarin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nde görevli Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, çocuklarda sağlıklı büyümenin düzenli takip, doğru beslenme ve uyku ile mümkün olduğunu belirterek, büyüme geriliğinin hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Elif Ünver Korğalı, 15 Nisan 'Büyümenin İzlenmesi Günü' dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Korğalı, çocukların erişkinlerden farklı olarak büyüyen ve gelişen bireyler olduğunu belirterek, büyümenin düzenli takibinin hem kolay hem de etkili bir sağlık değerlendirme yöntemi olduğunu ifade etti. Büyümenin yaşa göre farklılık gösterdiğini kaydeden Korğalı, en hızlı büyümenin anne karnında gerçekleştiğini, doğumdan sonra ise özellikle ilk bir yaşta ve ergenlik döneminde büyümenin yeniden hız kazandığını söyledi. İlk iki yaşta beslenmenin büyüme üzerindeki en önemli faktör olduğuna dikkat çeken Korğalı, 'İlk 6 ay yalnızca anne sütü öneriyoruz. Sonrasında uygun tamamlayıcı gıdalarla beslenmenin sürdürülmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşıyor' dedi.</p>

<p><strong>'Gelişim üzerinde etkisi var'</strong></p>

<p>Çevresel ve duygusal faktörlerin de büyümeyi etkilediğini belirten Korğalı, çocuğun sevgi dolu ve ilgili bir ortamda büyümesinin gelişim üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Genetik özelliklerin de büyüme potansiyelini şekillendirdiğini ifade etti. Uyku düzeninin büyüme açısından kritik rol oynadığını dile getiren Korğalı, büyüme hormonunun özellikle gece saatlerinde salgılandığını belirterek, çocukların düzenli ve yeterli uyuması gerektiğini söyledi. Fiziksel aktivitenin de önemine değinen Korğalı, açık havada oyun ve sporun kemik ve kas gelişimini desteklediğini ifade etti.</p>

<p><strong>'Ölçümlerin düzenli yapılması gerekiyor'</strong></p>

<p>Büyümenin düzenli izlenmesinin çocuk sağlığı hakkında önemli ipuçları verdiğini kaydeden Korğalı, boy, kilo ve baş çevresi ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini belirtti. Büyüme geriliğinin ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken Korğalı, 'Çocuk sağlıklı görünse bile düzenli takip edilmelidir. Büyümede duraksama varsa altta yatan neden araştırılmalıdır' diye konuştu. Takip sürecinde büyüme eğrilerinin kullanıldığını ifade eden Korğalı, her çocuğun farklı persentil aralıklarında büyüyebileceğini ancak büyüme hızındaki düşüşlerin önemli bir uyarı olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>'Kontrollerin sürdürülmesi gerekiyor'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukların doğumdan itibaren belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayan Korğalı, ilk yıl sık aralıklarla, sonrasında ise düzenli periyotlarla kontrollerin sürdürülmesini önerdi. Ailelere çağrıda bulunan Korğalı, çocukların sağlıklı görünse dahi düzenli olarak hekim kontrolüne götürülmesi gerektiğini belirtti. Öte yandan, üniversite bünyesinde açılan Çocuk Sağlığı İzlem Polikliniği'nde çocukların büyüme ve gelişim takibinin yanı sıra aşı, beslenme ve okul sağlığı konularında da danışmanlık hizmeti verildiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-uyardi-buyume-geriligi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/uzmani-uyardi-buyume-geriligi-hastaliklarin-habercisi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="50364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Bu hastalıkta erken tanı önemli']]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-tani-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-tani-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Parkinson hastalığında erken tanı ve doğru tedavinin hastaların yaşam kalitesini artırmasında kritik rol oynadığını belirten Sivas Medicana hastanesinde görevli Doç. Dr. Şeyda Figül Gökçe, özellikle 50 yaş sonrası artan risk nedeniyle erken belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında 'hareket hastalığı' olarak bilinen Parkinson hastalığı, beyinde hareketleri kontrol eden sinir hücrelerinin zamanla hasar görmesi sonucu ortaya çıkıyor. Sivas Medicana Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Şeyda Figül Gökçe, hastalığın çoğunlukla yaşlanmaya bağlı geliştiğini belirterek, özellikle 50 yaş sonrasında görülme sıklığının arttığını, nadiren de olsa genç yaşlarda da ortaya çıkabildiğini söyledi. Parkinson hastalığında hareket koordinasyonunun bozulduğunu ifade eden Gökçe, hastalarda en sık hareketlerde yavaşlama, kas sertliği, titreme, duruş bozukluğu ve denge kaybı gibi belirtilerin görüldüğünü dile getirdi. Titremenin her hastada ortaya çıkmayabileceğini belirten Gökçe, genellikle istirahat halinde başladığını ve çoğunlukla tek taraflı görülüp zamanla diğer tarafa yayılabildiğini kaydetti. Ayrıca hastalarda öne eğilme, mimiklerde azalma ve yürümede yavaşlama gibi bulguların da sık rastlanan belirtiler arasında yer aldığını aktardı.</p>

<p><strong>'Temelinde dopamin eksikliği bulunuyor'</strong></p>

<p>Hastalığın temelinde dopamin eksikliğinin bulunduğunu vurgulayan Gökçe, dopamin üretiminden sorumlu sinir hücrelerinin zamanla kaybının hastalığın ilerleyici bir seyir göstermesine neden olduğunu ifade etti. Bu sürecin genellikle yavaş ilerlediğini belirten Gökçe, erken dönemde koku alma duyusunda azalma, uyku bozuklukları ve hafif hareket yavaşlığı gibi belirtilerin gözden kaçabileceğini söyledi. Bu nedenle erken tanının büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p><strong>'Farklı belirtileri görülüyor'</strong></p>

<p>Parkinson hastalığının yalnızca hareket sistemiyle sınırlı olmadığını belirten Gökçe, terleme bozuklukları, ciltte yağlanma, ağrı, salya artışı, idrar problemleri, cinsel fonksiyon bozuklukları, depresyon ve ileri evrelerde bunama gibi farklı belirtilerin de görülebileceğini ifade etti. Tedavi yöntemlerine de değinen Gökçe, Parkinson'da temel yaklaşımın beyinde eksilen kimyasalların yerine konulması olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>'Erken tanı önemli'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlaç tedavilerinin ağızdan alınan ilaçlar, cilt altı pompa uygulamaları ve bağırsak yoluyla verilen yöntemler şeklinde uygulanabildiğini söyleyen Gökçe, ileri evre hastalarda 'derin beyin stimülasyonu' olarak bilinen ve halk arasında beyin pili olarak adlandırılan cerrahi yöntemlerin de başarılı sonuçlar verdiğini kaydetti. Gökçe, erken tanı, düzenli tedavi, egzersiz ve Akdeniz tipi beslenmenin Parkinson hastalarının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabileceğini belirterek, belirtilerin fark edilmesi halinde vakit kaybetmeden uzman hekime başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-tani-onemli</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-tani-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="57159"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı açıkladı: 'Saman nezlesi Türkiye'nin yüzde 20'sini etkiledi']]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-acikladi-saman-nezlesi-turkiyenin-yuzde-20sini-etkiledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-acikladi-saman-nezlesi-turkiyenin-yuzde-20sini-etkiledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Barış Şapcı, Türkiye'de milyonlarca kişiyi etkileyen saman nezlesinin yaşam kalitesini düşürdüğünü belirterek vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Barış Şapcı, Türkiye'de milyonlarca kişiyi etkileyen alerjik rinitin (saman nezlesi) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü belirterek vatandaşları uyardı. Şapçı, hava kirliliği ve kentsel yaşamın artması sebebiyle son yıllarda giderek yaygınlaşan bu hastalık hakkında bilinçlenmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Burun kaşıntısı hapşırık gibi belirtilerin olabileceğini söyleyen Barış Şapcı, 'Bazı hastalarda baş ağrısı, nefes darlığı ve koku alma bozuklukları da görülebiliyor. Hastaların önemli bir kısmı yılın neredeyse yarısında şikâyet yaşıyor. Bu durum günlük yaşamı, uyku düzenini ve iş verimini olumsuz etkiliyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın oluşumunda genetik yatkınlık, aile öyküsü, sigara dumanına maruz kalma, hava kirliliği ve alerjenlerle temasın etkili olduğunu ifade eden Barış Şapcı, polenler, ev tozu akarları, mantarlar ve hayvan tüylerinin en sık karşılaşılan alerjenler arasında olduğunu söyledi. Tedavide önceliğin alerjenden korunmak olduğunu belirten Şapcı, 'Medikal tedavi, immünoterapi ve bazı durumlarda cerrahi yöntemler uygulanabiliyor. Düzenli poliklinik kontrolleri, hastalığın takibi açısından büyük önem taşıyor' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-acikladi-saman-nezlesi-turkiyenin-yuzde-20sini-etkiledi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/uzmani-acikladi-saman-nezlesi-turkiyenin-yuzde-20sini-etkiledi.jpg" type="image/jpeg" length="37537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: 'Dil ve konuşma problemlerinde erken müdahale çok önemli']]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-uyardi-dil-ve-konusma-problemlerinde-erken-mudahale-cok-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-uyardi-dil-ve-konusma-problemlerinde-erken-mudahale-cok-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Akran Akademi Eğitim Kurumları Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, ebeveynleri uyardı. Çimen, 'Çocuk yaşıtlarına göre geç konuşmaya başladıysa otizm, down sendromu, işitme kaybı, serebral palsi, afazi ve dizartri gibi durumlara bağlı bozukluklarda dil ve konuşma terapistine başvurulmalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Akran Akademi Eğitim Kurumları Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimendil, konuşma terapisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşma güçlüğü çeken veya konuşamayan çocukların hazırlanacak program sayesinde sağlıklı bir şekilde konuşabileceğini ifade eden Çimen, erken müdahaleye dikkat çekti. Küçük yaşlarda başlatılan terapinin çok daha kısa sürede olumlu etkileri olduğunu söyleyen Çimen, aileleri uyardı.</p>

<p>'Bireylerin iletişim becerilerini geliştirmeyi amaçlıyoruz'</p>

<p>Çimen, 'İletişim, dil, konuşma, ses ve yutma bozukluklarının değerlendirilmesi, tanılanması ve terapi yoluyla müdahale edilmesini kapsayan bilimsel ve klinik bir uzmanlık alanıdır. Bizler, çocukluk döneminden yetişkinlik dönemine kadar her yaş grubunun ihtiyacına yönelik bilimsel temelli değerlendirme ve müdahale yöntemleri kullanarak bireylerin iletişim becerilerini geliştirmeyi ve yaşam kalitelerini artırmayı amaçlarız. Konuşma sesi bozuklukları, gecikmiş dil konuşma, otizm, down sendromu, gelişimsel dil bozuklukları, kekemelik, hızlı-bozuk konuşma, afazi, apraksi, dizartri, ses bozuklukları, dudak ve damak yarıklığı, yutma bozuklukları gibi iletişimi, dili ve konuşmayı etkileyen birçok farklı alanda çalışıyoruz. Akran Akademi'de özellikle pediatrik grupta görülen bozukluklarda dil ve iletişim becerilerinin desteklenmesine yönelik bireysel terapi programlarını yürütüyoruz' dedi.</p>

<p>'Bilimsel dayanağı olmayan bilgilerle süreci geciktirmeyelim'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerin erken harekete geçmesi gerektiğine vurgu yapan Çimen, 'Eğer çocuk yaşıtlarına göre geç konuşmaya başladıysa, kelime dağarcığı sınırlıysa, cümle kurmakta zorlanıyorsa, konuşma sırasında bazı sesleri yanlış üretiyor, ses düşürüyor, sesleri karıştırıyor veya konuşması anlaşılmıyorsa, konuşmada hece ya da kelime tekrarları, uzatmalar ve takılmalar görülüyorsa dil ve konuşma terapistlerine başvurulabilir. Yine söylenenleri anlamada güçlük, yönergeleri takip edememe, çiğneme ve yutma problemleri, salya kontrolünde zorluk veya dudak, dil ve damak gibi oral yapılara ilişkin motor problemler mevcutsa ayrıca otizm, down sendromu, işitme kaybı, serebral palsi, afazi ve dizartri gibi durumlara bağlı bozukluklarda dil ve konuşma terapistine başvurulmalıdır. Fakat bireyin temel problemi dil ve konuşma alanından ziyade akademik beceriler, öğrenme güçlüğü, dikkat, davranış ve günlük yaşam becerileri ile ilgiliyse bireysel eğitim için özel eğitim uzmanlarına başvurulmalıdır. Unutmayalım dil ve konuşma problemlerinde erken müdahale çok önemlidir. 'Daha küçük, büyüyünce geçer', 'Erkek çocuk geç konuşur', 'Okula başlayınca düzelir' gibi toplumda sıkça söylenen ancak bilimsel dayanağı olmayan bilgilerle süreci geciktirmeyelim. Erken dönemde doğru uzmandan alınan destekle ilerlemek, çocuğun gelişimi için en sağlıklı sonucu verecektir' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/uzmani-uyardi-dil-ve-konusma-problemlerinde-erken-mudahale-cok-onemli</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/uzmani-uyardi-dil-ve-konusma-problemlerinde-erken-mudahale-cok-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="34823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CÜ Vakfı Okulları öğrencisi, Sıfır Atık projesiyle takdir topladı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/cu-vakfi-okullari-ogrencisi-sifir-atik-projesiyle-takdir-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/cu-vakfi-okullari-ogrencisi-sifir-atik-projesiyle-takdir-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları 6'ncı sınıf öğrencisi, hazırladığı proje ile Uluslararası Sıfır Atık Yarışması'nda başarı elde ederek sergilenmeye hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında düzenlenen Uluslararası Sıfır Atık Yarışması'nda Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları öğrencisi önemli bir başarıya imza attı. Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları 6-C sınıfı öğrencisi Elif Nisa Başara'nın sıfır atık bilinciyle hazırladığı 'Gökmedrese' adlı projesi, Ankara'da sergilenmeye hak kazandı. Çevre duyarlılığı ve sürdürülebilirlik temasıyla atıklardan yapılan Gökmedrese maketi, jüri tarafından beğeni topladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuya ilişkin Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı Okulları'ndan yapılan açıklamada, 'Öğrencimizin bu anlamlı başarısı bizleri onurlandırmıştır. Emeği geçen öğretmenlerimize ve destek olan ailesine teşekkür ediyor, öğrencimize başarılarının devamını diliyoruz' ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/cu-vakfi-okullari-ogrencisi-sifir-atik-projesiyle-takdir-topladi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/cu-vakfi-okullari-ogrencisi-sifir-atik-projesiyle-takdir-topladi.jpg" type="image/jpeg" length="82571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akran zorbalığından korumak istediği kızını şampiyon yaptı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/akran-zorbaligindan-korumak-istedigi-kizini-sampiyon-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/akran-zorbaligindan-korumak-istedigi-kizini-sampiyon-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kick boks antrenörü Sercan Akdeniz, akran zorbalığına maruz kalan kızını kick boks ile tanıştırdı. Yaklaşık 4 yıldır kick boks ile uğraşan Emine Serra Akdeniz, Türkiye 3.'sü oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta yaşayan ve yaklaşık 20 yıldır kick boks ile uğraşan Sercan Akdeniz'in kızı Emine Serra Akdeniz, henüz küçük yaşlarda akran zorbalığına maruz kaldı. Kızının kendisini savunması için 4 yaşında kick boksa başlatan baba Akdeniz, antrenmanlarında kızıyla özel olarak ilgilendi. Yıllar içerisinde kendisini geliştiren minik Emine Serra, şampiyonalara hazırlandı. Sivas birinciliği kazanan Serra, Türkiye şampiyonasında 3.'lük elde etti.</p>

<p><strong>Sercan Akdeniz: 'Çocuğum akran zorbalığıyla çok erken tanıştı'</strong></p>

<p>Kızının kendisini koruyabilmesi için bu branşa başlattığını ifade eden Sercan Akdeniz, 'Yaklaşık 20 yıldır kick boks ile ilgileniyorum. Çeşitli Türkiye derecelerim var. Dünya kupası ve Akdeniz Oyunları'nda 3.'lüklerim var. Şu anda antrenörlük yapıyorum. Çocuklarımın kick boks yapmasını istiyordum. Her zaman için hayalimdi. Serra'nın başlaması biraz daha erken oldu. Çocuğum akran zorbalığıyla çok erken tanıştı. Biraz daha erken başlaması gerektiğini düşündüm. Kendisini savunsun, özgüveni artsın diye başladık. Serra, kick boksa başlayalı 3 buçuk yıl oldu. Aksatmadan antrenmanlarına geliyor. Bu süreçte şampiyonalara katıldık. Orada 2.'liği, Sivas'ta 1.'liği var. Diyarbakır'daki Türkiye şampiyonasında da Türkiye 3.'sü oldu. Bizlere bu gururu yaşattı. Buraya gelen çocukların bir kısmı akran zorbalığı nedeniyle başlıyor. Özgüvenleri, sağlıkları ve telefondan uzak kalmaları açısından bu sporu tavsiye ediyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Serra Akdeniz: 'Dünya şampiyonu olup bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum'</strong></p>

<p>Kick boks yapmaktan keyif aldığını söyleyen Emine Serra Akdeniz de, '4 yaşımdan bu yana kick boks yapıyorum. Babamın emekleriyle başladım. Kick boksta 1, 2 ve 3.'lüğüm var. Dünya şampiyonu olup bayrağımızı dalgalandırmak istiyorum. Kendilerini korumak için kick boks yapabilirler' cümlelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sivas, Spor</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/akran-zorbaligindan-korumak-istedigi-kizini-sampiyon-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/akran-zorbaligindan-korumak-istedigi-kizini-sampiyon-yapti.jpg" type="image/jpeg" length="31616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ömrünü anahtara adadı, 84 yaşında hâlâ tezgâh başında]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/omrunu-anahtara-adadi-84-yasinda-hala-tezgah-basinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/omrunu-anahtara-adadi-84-yasinda-hala-tezgah-basinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta 55 yıldır kendi geliştirdiği torna makinesiyle anahtar üretmeye devam eden 84 yaşındaki Celal Gülseven, modern makinelere güvenmediği için kendi makinesiyle çalışmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta yaşayan 84 yaşındaki Celal Gülseven, 55 yıldır sürdürdüğü anahtarcılık mesleğini ilerleyen yaşına rağmen bırakmayarak çalışmaya devam ediyor. 1942 doğumlu Gülseven, yıllardır anahtar ve kilit tamirlerini yaparak geçimini sağlıyor. Mesleğe uzun yıllar önce başladığını belirten Gülseven, anahtarları eski usul makinelerle tek tek işlediğini söyledi. Kendi geliştirdiği 40 yıllık makineyle çalıştığını ifade eden Gülseven, eski makinelerde yapılan işçiliğin daha hassas olduğunu belirterek el ile işlemesi yapılan anahtarlar da hata payının olmadığını ifade etti. Yeni makinelerin de bulunduğunu ancak genellikle eski makineleri kullanmayı tercih ettiğini dile getiren Gülseven, yaptığı işin hata kabul etmediğini vurguladı.</p>

<p>Kendi yaptığı makineyle 55 yıldır anahtar üreten Celal Gülseven, '55 yıldır ben bu işi yapıyorum. Vatandaşların anahtarlarını, kilitlerini ve araba anahtarlarını tamir ediyorum. Ben bu makinelerde anahtarları elimle tek tek işliyorum. O yüzden de bu makinelerde yaptığımız anahtarlarda hata payımız olmuyor. Hatasız bir şekilde yapıp vatandaşlara teslim ediyorum. Bizim bu işimiz hata kabul etmez. Anahtarları genellikle eski makinelerimizde yapıyorum. Yeni makinelerimiz de var ancak onları ihtiyaç olduğu zaman kullanıyorum.' dedi.</p>

<p><strong>Kendi geliştirdiği makineyi 40 yıldır kullanıyor</strong></p>

<p>Gülseven, 40 yıldır kendi geliştirdiği makineyi kullandığını belirterek, 'Bu makineyi ben yaptım, 1986 tarihli. Ben genellikle bu makineyle çalışıyorum. Eski makinelerimizde yaptığımız işler milimetrik olduğu için hata kabul etmez. O yüzden bu makinelerle yaptığımız anahtarları da özenle yapıp, çalıştırıp müşteriye teslim etmemiz gerekiyor. Alelad bir işçilik yapamayız. Bazen yeni makinelerde dahi yanlış basım ve hatalı baskılar olabiliyor. Ancak bu eski makinelerde her şeyi kendimiz yaptığımız için hata payımız daha az oluyor. Benim dört çocuğum var; ikisi kız, ikisi erkek. Büyük oğlum benim yanımda çalışıp mesleği öğrendi, o da bu işi yaptı. Çocuklarım da çalıştı, emekli oldular. Ancak ben dükkânda kedim olduğu için evde oturup zaman geçiremedim. Onun yerine vatandaşların anahtarlarını yapıp teslim ediyorum' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlerin iş öğrenmeyi, zanaat geliştirmeyi sevmediklerini, bu nedenle çırak bulamadığını ifade eden 80'lik usta şunları söyledi. 'Bu şekilde uğraşarak hayatımı devam ettiriyorum. Bu zamanda çırak gelmiyor. Çırak olarak gelmek isteyenler de hemen alacakları paranın haftalık mı aylık mı olacağını ya da yemek olarak ne yiyeceklerini soruyorlar. İş öğrenmek veya zanaat yapmak gibi bir niyetleri yok. Biz eskiden bir zanaatkârın, ustanın yanında iş öğrenelim diye düşünüyorduk. Şimdiki gençler de sadece paraya çalışıyorlar. Senelerdir kaç tanesi bu şekilde geldi geçti'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/omrunu-anahtara-adadi-84-yasinda-hala-tezgah-basinda</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/omrunu-anahtara-adadi-84-yasinda-hala-tezgah-basinda.jpg" type="image/jpeg" length="20054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rus güzele gönlünü kaptıran kangala kadınlardan tepki: 'Bizim erkeklerimiz böyledir']]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/rus-guzele-gonlunu-kaptiran-kangala-kadinlardan-tepki-bizim-erkeklerimiz-boyledir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/rus-guzele-gonlunu-kaptiran-kangala-kadinlardan-tepki-bizim-erkeklerimiz-boyledir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta kaybolan yavru kangalını bir Sibirya kurdunun yanında bulan kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, hayvanların kurduğu bağ üzerinden 'savaşı bırakın' çağrısı yaptı. Yıldız, görüntülere 'Sibirya kurdunun burada ne işi var, bizim erkeklerimiz böyledir' şeklinde yorumların da geldiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ta yaşayan uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, günlerdir aradığı yavru kangalını bir dişi Sibirya kurdunun yanında bulmuş ve büyük şaşkınlık yaşamıştı. İki hayvanın birbiriyle oyun oynadığını ve yakınlık kurduğunu gören Yıldız, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydederek sosyal medya hesabında paylaştı. Kısa sürede gündem olan görüntüler, çok sayıda yorumu da beraberinde getirmişti. Görüntülere hem olumlu hem de olumsuz dönüşler olduğunu belirten Yıldız, 'Olumlu dönüşler geldi, esprili yorumlar yapanlar da oldu. Bunun yanı sıra olumsuz dönüşler de oldu. 'Sibirya kurdunun burada ne işi var, bizim erkeklerimiz böyledir' gibi dönüşler de oldu' dedi.</p>

<p>Yaşanan olayın insanlar için önemli bir mesaj içerdiğini ifade eden Yıldız, hayvanların farklılıklarına rağmen bağ kurabildiğine dikkat çekerek, 'Dünyada aslında herkes aynı dili konuşuyor. Hayvanlardan öğrenecek çok şey var. Çok zıt kutuplardan gelseler bile aralarında gönül bağı kurabiliyorlar. Buna rağmen insanların neden savaştığını anlamak zor. Savaşları bırakıp hayvanları örnek almalıyız' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Hayvanları örnek alın'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir Sibirya kurdu ile bir Sivas kangalının bağ kurup, çok mutlu olduklarını gördüklerini söyleyen Hüseyin Yıldız, 'Kangalımızı kaybetmiştik ve her yerde onu arıyorduk. Sonra kangalı aramaya başladık ve bizimkine benzemeyen bir ırk ile beraber gördük. O ırkın da Sibirya kurdu olduğunu anladık. Bizim kangalın bakışlarında bir utanma hissettim. Kangala 'sen sevgili mi yaptın' dedim. O anları da kayda alarak, sosyal medyada paylaştım. Görüntüler çok ilgi gördü. Olumlu dönüşler geldi ve esprili bir şekilde yazanlar da oldu. Bunun yanı sıra olumsuz dönüşler de oldu. 'Sibirya kurdunun burada ne işi var, bizim erkeklerimiz böyledir' gibi dönüşler de oldu. Hayatımızda hep vurma, kırma, patlatma, yakma ve öldürme gibi durumlardan bu görüntü ile insanları biraz uzaklaştırmış olduk. Dünya aslında aynı dille konuşuyor ama diller arasında bir fark var. Biz insanların barış içerisinde yaşamasını aslında hayvanlar aleminde görüyoruz. Hayvanlar çok zıt kutuplardan da gelse birbirleri ile gönül bağı kurabiliyorlar. Bu durum böyleyken insanlar neden savaşıyor bilemiyorum. Savaşları bırakın ve bununla alakalı hayvanları kendinize örnek alın. Bir Sibiryalı ile bir Sivaslının bağ kurup, çok mutlu olduklarını gördük' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/rus-guzele-gonlunu-kaptiran-kangala-kadinlardan-tepki-bizim-erkeklerimiz-boyledir</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/rus-guzele-gonlunu-kaptiran-kangala-kadinlardan-tepki-bizim-erkeklerimiz-boyledir.jpg" type="image/jpeg" length="19460"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Feci şekilde can veren 5 yaşındaki çocuk defnedildi, acılı baba sinir krizi geçirdi]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/feci-sekilde-can-veren-5-yasindaki-cocuk-defnedildi-acili-baba-sinir-krizi-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/feci-sekilde-can-veren-5-yasindaki-cocuk-defnedildi-acili-baba-sinir-krizi-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta traktörün şaftına düşerek feci şekilde can veren 5 yaşındaki çocuk defnedildi. Cenaze töreninde acılı baba sinir krizi geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sivas'ın Altınyayla ilçesine bağlı Gümüşdiğin köyünde yaşayan 5 yaşındaki Buğra Başer, bindiği traktörden dengesini kaybederek düştü. Traktörün arkasında çalışır vaziyetteki yem karma makinesinin şaftına kapılan çocuk feci şekilde can verdi. Hayatını kaybeden küçük Buğra için cenaze namazı kılındı. Çocuğun cenazesi kılınan namazın ardından Gümüşdiğin köyü mezarlığına defnedildi. Defin sonrası gözyaşlarına hakim olamayan acılı baba Uğur Başer sinir krizi geçirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/feci-sekilde-can-veren-5-yasindaki-cocuk-defnedildi-acili-baba-sinir-krizi-gecirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 15:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/feci-sekilde-can-veren-5-yasindaki-cocuk-defnedildi-acili-baba-sinir-krizi-gecirdi.jpg" type="image/jpeg" length="54024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas'ın doğa harikası Sızır Şelalesi coştu]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/sivasin-doga-harikasi-sizir-selalesi-costu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/sivasin-doga-harikasi-sizir-selalesi-costu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ın Gemerek ilçesinde bulunan ve eşsiz doğal güzelliği ile mest eden Sızır Şelalesi coştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ın Gemerek ilçesine bağlı Sızır Beldesi'ne 1 kilometre uzaklıkta yer alan Sızır Şelalesi, baharın gelişiyle birlikte farklı bir güzelliğe büründü. Kış aylarında soğuk havanın etkisiyle donan ve havanın mevsim normallerine dönmesiyle birlikte çağlayan Sızır Şelalesi, eşsiz görüntüler sundu. Metrelerce yükseklikten dökülen su, yeşil doğa ile birlikte seyirlik manzaralar oluşturdu. Yüksek kesimlerde karın erimesiyle birlikte coşan Sızır Şelalesi, dron ile görüntülendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sızır'da yaşayan bir vatandaş, 'Yoğun kar yağışının ardından baharın gelmesiyle birlikte Sızır Şelalesi coştu. Bu eşsiz doğa güzelliğini sizlerle paylaşmak istedik. Sızır Şelalesi, herkesin gelip görmesi gereken bir yer' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/sivasin-doga-harikasi-sizir-selalesi-costu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/04/agency/iha/sivasin-doga-harikasi-sizir-selalesi-costu.jpg" type="image/jpeg" length="43726"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tabiat Parkı ilan edilen Dipsiz Göl Şelalesi ziyaretçilerini bekliyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/tabiat-parki-ilan-edilen-dipsiz-gol-selalesi-ziyaretcilerini-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/tabiat-parki-ilan-edilen-dipsiz-gol-selalesi-ziyaretcilerini-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta yer alan ve her mevsim farklı bir manzara sunan Dipsiz Göl Şelalesi'ndeki yapıların onarımı yüzde 90 seviyesine ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Kent merkezine 82, Doğanşar ilçesine 16 kilometre mesafede bulunan ve dört mevsim sunduğu eşsiz manzaralarla ziyaretçilerin ilgisini çeken Dipsiz Göl Şelalesi, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 'Tabiat Parkı' ilan edilmesinin ardından yeni düzenlemelerle daha nitelikli bir turizm alanına dönüştürülüyor. Yaklaşık 50 metre yükseklikten ince bir çizgi halinde süzülerek dökülen suyun oluşturduğu şelale, ilkbaharda mavi ve yeşil tonlarıyla göz alıcı bir güzellik sunarken, sonbaharda sarı ve kızıl renklerin hâkim olduğu geniş bir pastel yelpazesiyle ziyaretçilere benzersiz bir görüntü şöleni sunuyor. Yamaçtan yaklaşık 100 metrelik metal merdivenle ulaşılabilen şelale bölgesinde suyun aktığı noktalarda oluşan doğal sarkıtlar da dikkat çekiyor. İnce yapısı nedeniyle 'gelinlik' benzetmesi yapılan şelale, çevresindeki sık orman dokusuyla doğaseverler için etkileyici bir atmosfer oluşturuyor.</p>

<p>Dipsiz Göl Tabiat Parkı, zengin orman ekosistemi, peyzaj değerleri ve jeolojik yapısıyla doğa turizmi açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. Alan, trekking, kuş gözlemi ve fotoğrafçılık gibi faaliyetlerle her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Doğal zenginliğiyle öne çıkan bölge, 2025 yılı Ocak ayında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından resmî olarak 'Tabiat Parkı' ilan edildi. Bu sürecin ardından alanda altyapı ve çevre düzenleme çalışmalarına hız verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Onarımlarda yüzde 90 seviyesine ulaşmış durumdayız'</strong></p>

<p>Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, bölgeye giderek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. İncelemeler sonrası açıklamalarda bulunan Vali Şimşek, bölgede önemli iyileştirmelerin devam ettiğini belirterek, 'Doğanşar ilçesi ziyareti kapsamında Dipsiz Göl'deyiz. Doğa Koruma ve Millî Parklar Bölge Müdürlüğümüzce yürütülen çalışmaları yerinde görüyoruz. Burası gerçekten doğa harikası bir alan. Her mevsim farklı renk tonlarıyla, temiz havası ve serin sularıyla görülmesi gereken bir tabiat varlığı. Her yıl binlerce ziyaretçi ağırlıyoruz. Buranın korunması ve koruma-kullanma dengesinin gözetilerek geliştirilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Bildiğiniz üzere burası geçtiğimiz ocak ayında Tabiat Parkı ilan edildi ve hemen ardından mevcut yapıların onarımına başlandı. Şu anda onarımlarda yüzde 90 seviyesine ulaşmış durumdayız' dedi.</p>

<p>Gelişim planı doğrultusunda bölgeye yeni cazibe alanları kazandırmayı hedeflediklerini söyleyen Vali Şimşek, 'Seyir terası, kamp alanı, kamelyaların onarımı ve yeni yürüyüş yolları bu çalışmalar arasında yer alıyor. Amacımız, koruma-kullanma dengesini gözeterek vatandaşlarımızın bu eşsiz doğal alandan en iyi şekilde faydalanmasını sağlamak. Çalışmalarımızın şimdiden hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum' şeklinde konuştu.</p>

<p>Dipsiz Göl Tabiat Parkı'nda yürütülen çalışmalarla bölgenin doğa turizmi açısından daha da cazip hale getirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/tabiat-parki-ilan-edilen-dipsiz-gol-selalesi-ziyaretcilerini-bekliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/03/agency/iha/tabiat-parki-ilan-edilen-dipsiz-gol-selalesi-ziyaretcilerini-bekliyor.jpg" type="image/jpeg" length="42051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belediye personeli haraketliyle yürekleri ısıttı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/belediye-personeli-haraketliyle-yurekleri-isitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/belediye-personeli-haraketliyle-yurekleri-isitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ın İmranlı ilçesinde belediye personeli, girdiği markette yerlerin yeni paspaslandığını görünce ayakkabılarını çıkartı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas'ın İmranlı ilçesinde bir marketin güvenlik kamerasının kaydettiği görüntü izleyenlerin yüreklerini ısıttı. İmranlı Belediyesi'nde temizlik işçisi olarak çalışan Şerif Koç (32), girdiği markette yerlerin yeni paspaslandığını görünce ayakkabılarını çıkartarak markete girdi. Ayakkabıları çamurlu olduğu düşünülen Koç'un duyarlığı takdir topladı.</p>

<p><strong>Başkan ödüllendirdi</strong></p>

<p>İmranlı Belediye Başkanı Ali Ürek, personelinin yürekleri ısıtan bu davranışını karşılıksız bırakmadı. Koç'u makamında kabul eden Ürek, takdir plaketi hediye edip ince düşüncesinden dolayı teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Koç, marketi kirletmemek için ayakkabıları eline alarak çıkışa kadar taşıdığını, konunun bu noktalara geleceğini tahmin edemediğini belirterek, 'İçeri girince ayakkabılarımın çamurlu olduğunu fark ettim. Geriye çıkamadım. Ayakkabılarımı elime alarak çıkışa kadar taşıdım. Arkadaşlar giymemi istese de benim gönlüm elvermedi' dedi.</p>

<p>İmranlı Belediye Başkanı Ali Ürek, Anadolu'nun temiz kalbini yansıtan personeli ile aynı mesaiyi paylaşmadan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirip, 'Bugün hep birlikte güzel bir görüntüye şahitlik ettik. Şerif kardeşimiz bugün ki davranışıyla Anadolu'nun saf ve temiz kalbini gözlen önüne serdi. Şerif kardeşimizde aynı belediyede aynı mesaiyi paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Bizde kendisine teşekkür ediyoruz' ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Sivas</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/belediye-personeli-haraketliyle-yurekleri-isitti</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/03/agency/iha/belediye-personeli-haraketliyle-yurekleri-isitti.jpg" type="image/jpeg" length="39982"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
