<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Mersinhabermerkezi.com: Mersin Haber Son Dakika Mersin Haberleri</title>
    <link>https://www.mersinhabermerkezi.com</link>
    <description>Mersin ve Türkiye gündeminden son dakika haberleri, Dünyadan flaş gelişmeler, Ekonomi dünyasından en yeni haberler, Günün en önemli gazete haber başlıkları ve daha fazlası mersinhabermerkezi.com da</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/rss/trabzon" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 11:17:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/rss/trabzon"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Unutulmaya yüz tutmuş sanatlar modern tasarımlarla hayat buluyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/unutulmaya-yuz-tutmus-sanatlar-modern-tasarimlarla-hayat-buluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/unutulmaya-yuz-tutmus-sanatlar-modern-tasarimlarla-hayat-buluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'daki Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan'da unutulmaya yüz tutmuş geleneksel sanatlar modern tasarımlarla buluşturularak kültürel miras yaşatılmaya çalışılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İpek kozası, keçe ve kitre gibi doğal malzemelerin bir araya getirilerek üretilen eserler kültürel mirasın yaşatılmasına ışık tutarken, yapılan ürünler yoğun ilgi görüyor.</p>

<p>Kurs öğretmeni Hacere Şerifoğlu, aslında bir tasarım atölyesi olduklarını hatırlatarak 'Unutulmaya yüz tutmuş birçok sanatı birleştirerek çeşitli ve farklı ürünler ortaya çıkarıyoruz. İpek kozasını keçe ile birleştiriyoruz. Keçeyi kitre ile birleştiriyoruz. Bu şekilde farklı tasarımlar yapıyoruz. Tablolar, çantalar, örtüler, kırlentler, yastıklar öğrenci ne istiyor, neye ihtiyacı varsa bunu daha modern hale getirerek, unutulmaya yüz tutmuş yorgan desenimizi de içine katarak bir tasarım oluşturuyoruz. Çok beğeniliyor, siparişler geliyor. Bu şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kullandıkları ürünler arasında yer alan kitreyi sanata dönüştürdüklerini ifade eden Şerifoğlu 'Kitre, dikenli bir ottur. Karadeniz'de bu konuda çok yaygın ve zengin bir bitkidir. Yükseklerde bulunur. Suyu alınır, özü çıkarılır. Limon tuzu gibi kurutulur; biz de aktarlardan alırız. Aldıktan sonra ıslatılır, şişer; çeşitli aşamaları vardır. En son pamukla birlikte tablolar meydana gelir. Bir tablo yaklaşık bir ayda ortaya çıkar. Kitre, emek isteyen bir iştir. Keçe daha seri üretilebilir. Kişi eğer güzel bir çalışma yapıyorsa daha hızlı sonuç alabilir. Keçenin albenili renkleri vardır. A sınıfı koyun yünüdür, doğaldır. Genelde iğneli keçe yapıyoruz; ıslak keçe yapamıyoruz. Keçeye çok fazla rağbet var. Yapılışı da kısa sürede tamamlanabiliyor. Teknik olarak çok zor bir teknik değil. Sergilerimiz oluyor, çeşitli kurumlar ürünlerimizi alıyor. Özellikle çantalara oldukça fazla rağbet var. Bize kayıtlı 15 öğrencimiz var; dönüşümlü olarak geliyorlar. 70 yaş üzeri öğrencilerimiz de var' diye konuştu.</p>

<p>Kursiyerlerden Gülgün Eyüpoğlu, kursa katılmaktan çok mutlu olduğunu kaydederek '65 yaşına kadar Olgunlaştırma Enstitüsünde görev yapıyordum. Daha sonra Hacere hocamla tanıştım; kitre sayesinde aramızda güzel bir arkadaşlık oluştu. Onun sayesinde keçeyi ve ipek kozayı öğrendim, bu alanda çalışmalar yaptım. Çok mutluyum. Buraya gelme nedenim, kendimi biraz rahatlatmak. Şu anda iğneli keçe tablo çalışıyorum. İğneli keçeyi gençlerimize tanıtmaya çalışıyoruz; onlar da çok beğeniyorlar. Bu çalışmalara ilgi oldukça fazla. Resim hocalığı yaptığım için daha çok tablo üzerine çalışıyorum. Bir tabloyu bir haftada bitirebiliyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/unutulmaya-yuz-tutmus-sanatlar-modern-tasarimlarla-hayat-buluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/unutulmaya-yuz-tutmus-sanatlar-modern-tasarimlarla-hayat-buluyor.jpg" type="image/jpeg" length="73049"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akşamları ışıklandırılan Ayasofya ziyaretçileri hayran bırakıyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/aksamlari-isiklandirilan-ayasofya-ziyaretcileri-hayran-birakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/aksamlari-isiklandirilan-ayasofya-ziyaretcileri-hayran-birakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'un önemli tarihi ve kültürel simgelerinden biri olan Ayasofya Camii, yazın yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor. Özellikle akşam saatlerinde ışıklandırmayla farklı bir atmosfere bürünen tarihi yapı, ziyaretçilerin büyük beğenisini kazanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2013 yılında müzeden camiye dönüştürülerek yeniden ibadete açılan Ayasofya Camii'nde temmuz ayında yerli turist yoğunluğu dikkat çekiyor. Türkiye'nin farklı illerinden tur otobüsleriyle Trabzon'a gelen ziyaretçiler, camiyi gezerken tur rehberlerinden tarihi hakkında bilgi alıyor. Yerli turistlerin yanı sıra Körfez ülkelerinden gelen Arap turistlerin de ilgi gösterdiği Ayasofya Camii'nde ziyaretçiler bol bol fotoğraf çekerek, tarihi yapının eşsiz atmosferini ölümsüzleştiriyor. Özellikle akşam saatlerinde ışıklar altında oluşan görsel şölen, ziyaretçilerin hayranlığını kazanıyor.</p>

<p>Camiyi ziyaret eden Mahir Sevil, Ayasofya'nın akşam görüntüsünün farklı olduğunu kaydederek, 'Eşim ve çocuğumla birlikte Bursa'dan geldik. Hem akraba ziyareti hem de Trabzon'u gezmek için geldik. Gündüz gelmeyi düşünüyorduk, iyi ki akşam gelmişiz. Akşam görüntüsü çok daha farklıymış. Biz de burada bu heyecanı tattık. İstanbul'da Ayasofya Camii var, oranın ortamı ayrı, burası ise apayrı bir güzellik. İyi ki gelmişiz. İlk defa geldik, bundan sonra da tekrar gelmeyi düşünüyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emre Gümüştaş ise Ayasofya Camii'nin mutlaka ziyaret edilecek yerler arasında olduğunu belirterek, 'Ayasofya, Trabzon'un simge yapılarından bir tanesi. Trabzon'u ziyaret eden turistlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden biri. Aynı zamanda tarih kokan bir mekân. Ayasofya'nın akşam farklı bir ambiyansı, sabah ise farklı bir atmosferi var. Gündüz de ayrı bir güzelliğe sahip. Gelinip görülmesi gereken yerlerden bir tanesi' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/aksamlari-isiklandirilan-ayasofya-ziyaretcileri-hayran-birakiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/aksamlari-isiklandirilan-ayasofya-ziyaretcileri-hayran-birakiyor.jpg" type="image/jpeg" length="81057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'den ayrıldılar, parti tabelasını çöpe attılar]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/chpden-ayrildilar-parti-tabelasini-cope-attilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/chpden-ayrildilar-parti-tabelasini-cope-attilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'da çok sayıda CHP'li, YENİ Parti'ye destek vermek için partiden istifa etti. İstifaların ardından CHP Yomra İlçe Gençlik Kolları tabelasının çöp konteynerine atıldığı görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Özel'in liderliğinde kurulan 'YENİ Parti'ye destek vermek için Trabzon'da çok sayıda CHP'li partiden istifa etti. Trabzon'da Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ve Beşikdüzü Belediye Başkanı Burhan Cahit Erdem'in yanı sıra siyasi hayatına İYİ Parti'de başlayan, ardından 12 Kasım 2024'de CHP'ye geçen Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık da CHP'den istifa eden belediye başkanları arasında yer aldı.</p>

<p>Bıyık, Kaya ve Erdem gibi siyasi hayatına Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ile birlikte YENİ Parti'de devam edeceğini açıkladı. Belediye başkanıyla birlikte meclis üyeleri ve ilçe teşkilatından çok sayıda isim de toplu olarak istifalarını sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstifa depreminin ardından Yomra ilçesinde CHP'nin İlçe Gençlik Kollarına ait parti tabelasının çöp konteynerine atıldığı görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/chpden-ayrildilar-parti-tabelasini-cope-attilar</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/chpden-ayrildilar-parti-tabelasini-cope-attilar.jpg" type="image/jpeg" length="92195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10 yıllık araştırmanın sonuçları açıklandı: Fındıkta doğru çeşit ve rakım belirlendi]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve ekolojik koşullara göre en uygun fındık çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 2016 yılında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) desteğiyle başlatılan projenin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yürütülen 'Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II' projesi kapsamında düzenlenen 'Çeşit Tanıtımı ve Bahçe Günü' etkinliği, Trabzon Vakfıkebir'deki örnek bahçede gerçekleştirildi.</p>

<p>Etkinliğe Vakfıkebir Kaymakamı Kadir Ulusoy, Vakfıkebir Belediye Başkanı Fuat Koçal, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Enver İskenderoğlu, Ziraat odası Başkanları, Tarım Danışmanları, Trabzon İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin teknik personeli ile çok sayıda üretici katıldı.</p>

<p>Etkinlikte proje hakkında bilgi veren Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve ekolojik koşullara göre en uygun fındık çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla 2016 yılında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) desteğiyle başlatılan projenin önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Yaklaşık 10 yıl süren çalışma kapsamında, fındık çeşitlerinin verim potansiyelleri ile verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen çiçeklenme ve yapraklanma dönemlerinin belirlendiğini ifade eden Bilgen, mevcut dikim sistemlerindeki yanlış uygulamaların da tespit edildiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Foşa fındık çeşidi her kategoride önde</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma sonuçlarına göre ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak, ilk dişi çiçeklenme ve yapraklanmanın ise Foşa çeşidinde gerçekleştiği belirlenirken, en geç yapraklanan çeşidin nisan ayının ilk haftasında yapraklanan Allahverdi olduğu tespit edildi.</p>

<p>Bitki gelişimi açısından yapılan değerlendirmelerde Foşa çeşidinin en yüksek bitki boyuna sahip olduğu, Çakıldak'ın ise en kısa boylu çeşit olduğu belirlendi. Dip sürgünü oluşturma bakımından Çakıldak ilk sırada yer alırken, Foşa çeşidinin en az dip sürgünü oluşturduğu saptandı.</p>

<p>Verim değerlendirmelerinde ise sahil (0-250 metre), orta kol (251-500 metre) ve yüksek kol (501-750 metre) olmak üzere üç farklı rakım grubunda da en yüksek verimin Foşa çeşidinden elde edildiği açıklandı.</p>

<p>Araştırma kapsamında, ilkbahar geç donlarının etkili olmadığı bölgelerde Foşa ve Allahverdi, geç don riskinin bulunduğu yörelerde ise Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerinin yetiştirilmesi önerildi.</p>

<p>Etkinlikte ayrıca, deneme alanlarında eski bahçeler sökülmeden önce elde edilen verim değerlerinin, yeni çeşitlerin performansıyla birlikte çeşitlere bağlı olarak önemli ölçüde arttığına dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/10-yillik-arastirmanin-sonuclari-aciklandi-findikta-dogru-cesit-ve-rakim-belirlendi.jpg" type="image/jpeg" length="67593"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Turistler Uzungöl'ü gökyüzünden keşfediyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/turistler-uzungolu-gokyuzunden-kesfediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/turistler-uzungolu-gokyuzunden-kesfediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğu Karadeniz'in en önemli doğa turizmi destinasyonlarından Uzungöl'de yaz sezonunun hareketlenmesiyle birlikte yamaç paraşütüne ilgi arttı. Yerli ve yabancı turistler, yaklaşık 2000 rakımda gerçekleştirilen uçuşlarla Uzungöl'ün eşsiz doğasını gökyüzünden keşfediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon'un Çaykara ilçesinde deniz seviyesinden yaklaşık 1090 metre yükseklikteki Uzungöl, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Heyelan sonucu oluşan gölü, ladin ormanları, yaylaları ve eşsiz manzarasıyla öne çıkan Uzungöl, son yıllarda doğa sporlarıyla da ziyaretçilerine farklı deneyimler sunuyor. Yaz sezonunun hareketlenmesiyle birlikte bölgede yamaç paraşütüne ilgi de arttı. Göl manzarasını gökyüzünden izlemek isteyen yerli ve yabancı turistler, yaklaşık 2000 rakımdaki kalkış noktasından gerçekleştirilen tandem uçuşlarla Uzungöl'ü kuş bakışı seyretme imkanı buluyor. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında yoğunlaşan uçuşlar bölge turizmine hareket kazandırırken, yamaç paraşütü Uzungöl'de en fazla ilgi gören açık hava aktiviteleri arasında yer alıyor. Hava şartlarının uygun olduğu günlerde gün boyu gerçekleştirilen uçuşlarda, gölün yanı sıra çevredeki yaylalar, ormanlar ve Haldizen Vadisi de gökyüzünden izlenebiliyor.</p>

<p><strong>'Alternatif turizm adına bu tarz etkinliklerin artması gerekiyor'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yamaç paraşütüne özellikle yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Uzungöl Outdoor Firması sahiplerinden Uğur Çiçek, 'Özellikle yabancı misafirlerimiz yamaç paraşütüne ilgi gösteriyor. Alternatif bir turizm çeşitliliği olarak biz buraya 12 yıldır hizmet veriyoruz. Alternatif turizm adına bu tarz etkinliklerin artması gerektiğini düşünüyoruz. Hava açık ve müsait olduğu sürece özellikle yabancı misafirler talep ediyor. Ortadoğu'dan gelen turistlerin yanı sıra Rusya, Ukrayna, Özbekistan, Kazakistan gibi ülkelerden de bölgemize gelenler oluyor. Firma olarak bölgemize gelen misafirlerimizle trekking ve kamp gibi etkinlikleri de yapıyoruz. Buraya gelen misafirlerimizi kendi araçlarımızla kalkış alanına getiriyoruz. Uçuş, fotoğraf ve video alımı gibi bütün detaylarla birlikte paket halinde 200 dolara yamaç paraşütü yapıyoruz. 1 saatlik bir etkinlik oluyor. Kalkış ve iniş alanlarının arasında bin metrelik bir rakım farkı oluyor. Havada 15 dakika kalınıyor' dedi.</p>

<p><strong>'Uzungöl sadece gölden ibaret değil'</strong></p>

<p>Firma sahiplerinden Mustafa Aydın ise Uzungöl'ün yalnızca gölden ibaret olmadığını belirterek, 'Uzungöl'de sadece yamaç paraşütü değil, doğa aktiviteleri de yapıyoruz. Uzungöl'e gelen insanların doğal güzelliği görmeleri ve yaşamalarını amaçlıyoruz. Uzungöl sadece gölden ibaret değil, diğer güzelliklerini de insanlara tanıtmaya çalışıyoruz. Dünya artık sadece deniz ve kayak turizmi değil, doğa turizmine yöneliyor. Her gelen misafir gerçekten uçunca Uzungöl'ü ve doğayı gördük diyor. Yamaç paraşütü ile doğadaki farklı güzellikleri de görüyorlar. Bunları havadan görmek onlar için ekstra bir güzellik oluyor' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/turistler-uzungolu-gokyuzunden-kesfediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/turistler-uzungolu-gokyuzunden-kesfediyor.jpg" type="image/jpeg" length="93748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Atıl kumaşları sanata dönüştürüyorlar]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/atil-kumaslari-sanata-donusturuyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/atil-kumaslari-sanata-donusturuyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'daki Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan'da yürütülen yöresel bez bebek çalışması, geleneksel kıyafetleri modern oyuncak anlayışıyla buluşturarak kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağlıyor. Usta öğretici ve öğrencileri tarafından hazırlanan bebeklerde, anneanne ve ninelerin sandıklarda saklanan kıyafetlerinden ilham alınıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışmada yalnızca çocukların oynayabileceği oyuncaklar değil, aynı zamanda evlerde ve iş yerlerinde dekoratif amaçla kullanılabilecek nostaljik bebekler de üretiliyor. Özellikle Karadeniz coğrafyasının izlerini taşımasına özen gösterilen bebeklerde, kullanılmayan kıyafetler, çemberler ve tülbentler değerlendirilerek atıl durumdaki kumaşlar yeniden hayata kazandırılıyor.</p>

<p>Kursiyerlerle birlikte yöresel bez bebek üretimi yapan usta öğretici Filiz Kalaycı, hem çocukların sağlıklı oyuncaklarla buluşmasını hem de Karadeniz kültürünün gelecek nesillere aktarılmasını hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p>Eskiden ninelerin çubukları bağlayıp yamalarla oyuncak bebek yaptığını hatırlatan Kalaycı, günümüzde çocukların plastik bebeklerle büyüdüğüne dikkat çekerek bu nedenle plastik yerine bez bebeklerin tercih edilmesini istediklerini belirtti.</p>

<p>Ürettikleri bebeklerin tamamen pamuklu, yıkanabilir ve içlerinin elyaf dolu olduğunu vurgulayan Kalaycı, bebeklerde çocuk sağlığına zararlı boya veya malzeme kullanılmadığı söyledi.</p>

<p>'Özellikle kendi coğrafyamızın izlerini taşımasına dikkat ediyoruz'</p>

<p>Özellikle coğrafyanın izlerine taşımaya özen gösterdiklerini belirten Kalaycı, '17 yıldır Halk Eğitim Merkezi'nde el sanatları giyim üretim alanında usta öğretici olarak görev yapmaktayım. Yöresel bebek çalışmaları yapıyoruz. Şehrimizde bu çalışmalar sadece folklorik olarak yapılıyor. Biz ise bunu folklorik değil, anneannelerimizin ve ninelerimizin kıyafetlerini bebeklere giydirerek yapmaya karar verdik; öğrencilerimle birlikte bu çalışmayı yürütüyoruz. Bunun hem üretimini hem de satışını yapmaya karar verdik. Aynı zamanda bez bebek ürettik. Eskiden ninelerimiz çubukları bağlar, üzerine yamaları sarar ve oyuncak bebek yaparlardı; biz de onlarla oynardık. Günümüzde çocuklarımız buna ihtiyaç duymuyor. Çünkü çok sayıda plastik bebek var ve onlarla oynuyorlar. Biz de plastik yerine bez bebek tercih edilsin diye böyle bir çalışma düşündük. Plastik bebek alınmasın, bez bebek alınsın istedik. Bebeklerimiz yıkanabilir, tamamen pamuklu ve içleri elyaf doludur. Çocuklar için zararlı herhangi bir boya ya da malzeme içermemektedir. Hem çocukların oynayabileceği bebekler hem de kültürel amaçla alınıp evinin bir köşesine koyarak geçmişini yad etmek isteyenler ya da süsleme amacıyla kullanacak olanlar için bebekler üretmeye karar verdik. Üretime öğrencilerimle birlikte başladık. Hem çocukların oynayabileceği bir oyuncak hem de iş yerlerinde ya da evlerin bir köşesinde kullanılabilecek dekoratif oyuncaklar üretiyoruz. Özellikle kendi coğrafyamızın izlerini taşımasına dikkat ediyoruz. Giyilmeyen kıyafetleri, çemberleri ve tülbentleri topluyor, onları dönüştürüyoruz. Böylece atıl durumdaki kumaşları da değerlendirmiş oluyoruz' dedi.</p>

<p>'Asıl amacımız, sandıklarda duran kültürü gelecek nesillere taşımaktır'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Asıl amaçlarının sandıkta duran kültürü gelecek nesillere taşımak olduğunu kaydeden Kalaycı, 'Burada sadece bir oyuncak üretmiyoruz; aynı zamanda kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz. Turistler de bu ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Bebeklerimize 'Karadeniz kızı' diyorlar. Unutulmaya yüz tutmuş sanatlarımızı bu şekilde tanıtmış ve yaşatmış oluyoruz. Üreterek geleceğe taşıyoruz. Kendi kültürüyle oynayan bir çocuk kültürünü unutmaz. Şu an en büyük sıkıntımız da budur. Hem çocuklara hitap etmek hem de büyüklerimizin geçmişi hatırlaması için nostaljik bir çalışma yapmak istedik. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarımızı günümüze taşımaya çalışıyoruz. Her bebekte kültürümüzün izini yaşatmaya özen gösteriyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Barbie bebeklerle büyüyen çocuklar olmasını istemiyoruz'</p>

<p>Kursiyerlerden Ayşe Ay, çocukların Barbie bebeklerle büyümesini istemediklerini kaydederek, 'Bebekleri hocamızla birlikte yapıyoruz. Kalıplarını oluşturduk. Karadeniz kültürüne, Trabzon kültürüne ve buranın yörelerine göre ayrı ayrı hazırlıyoruz. Kumaşlarımızı değerlendiriyoruz. Hepsi sandıklarda hatırası ve geçmişi olan kumaşlar. Günümüzde çocuklarımızın Barbie bebeklerle büyüyen çocuklar olmasını istemiyoruz. Kültürümüzü unutmalarını istemiyoruz. Gelenek ve göreneklerimizi hatırlasınlar istiyoruz. Maddi olarak da artık ekstra bir getiri sağlamaya başladık. İlgi ve talep çok fazla oluyor' şeklinde konuştu.</p>

<p>Kursiyerlerden Emine Yazıcı ise genellikle atıl bez ve kumaşları kullandıklarını ifade ederek, 'Kursiyer olarak devam ediyorum. Bu alana çok ilgim vardı. Genellikle atıl bez ve kumaşlardan yapıyoruz. Eski kumaşlardan yapılınca daha da güzel oluyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/atil-kumaslari-sanata-donusturuyorlar</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/atil-kumaslari-sanata-donusturuyorlar.jpg" type="image/jpeg" length="52640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arap turistlerin dere ve göl kenarındaki fotoğraf çekme merakı tatsız bitiyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/arap-turistlerin-dere-ve-gol-kenarindaki-fotograf-cekme-meraki-tatsiz-bitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/arap-turistlerin-dere-ve-gol-kenarindaki-fotograf-cekme-meraki-tatsiz-bitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda Doğu Karadeniz Bölgesi'ni mesken tutan Arap turistlerin dere ve göl kenarlarına gereğinden fazla yaklaşması istenmeyen olaylara neden oluyor. Arap turistler tüm uyarılara rağmen yüksek debili akan dereler üzerindeki taşlara çıkıp fotoğraf çekiliyor, buz gibi akan derelere eğilip su içmeye veya serinlemeye çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son olarak geçtiğimiz 21 Temmuz günü turizm merkezi Uzungöl'de Haldizen Deresi kenarında fotoğraf çektirmeye çalışan Suudi Arabistan uyruklu Abdulaziz Awadh Aihabbi (39) dereye düşerek akıntıya kapılarak hayatını kaybetmiş, dereye girerek onu kurtarmaya çalışan beraberindeki 2 yakını da boğulma tehlikesi geçirmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yine 13 Temmuz günü ise Uzungöl'e düşen çantayı sudan çıkarmak için göle atlayan ve akıntıya kapılarak kaybolan Ürdünlü Oumar Muhammed hayatını kaybetmiş, olayda bir yakını çevredeki vatandaşlar tarafından kurtarılmıştı.</p>

<p>Geçtiğimiz yıl 26 Mayıs 2025 tarihinde ise ailesi ile birlikte gezintiye çıkan Suudi Arabistan uyruklu 9 yaşındaki Faisal Ramzi Alshaikh, Uzungöl'de bulunan Haldizen Deresi'nden su içmek isterken düşmüş, cansız bedeni arama çalışmalarının 6. gününde bulunabilmişti.</p>

<p>Benzer olaylar Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinde de yaşanmış. 3 Haziran 2022 tarihinde Galer Düzü mevkiinde Ummanlı Al Rawahi Favvzi Faız Zaid (49), dere kenarında fotoğraf çektirmek için bir kayanın üzerine çıkmış ve dengesini kaybederek dereye düşerek akıntıya kapılarak hayatını kaybetmişti.</p>

<p>Son dönemde yaşanan ölümlü olayların ardından Uzungöl'de turistlerin can güvenliğine yönelik yeni tedbirler hayata geçirilmeye başlanacağı öğrenildi. Göl çevresindeki uyarı tabelalarına ek olarak 50 ila 100 metre aralıklarla yaklaşık 20 ila 30 arasında can simidi asılacağı, Haldizen Deresi boyunca da jandarma devriyeleri ile turistlerin uyarılacağı öğrenildi.</p>

<p>Uzungöl için cankurtaran talebi</p>

<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Karadeniz Bölgesi Temsilcisi Metin İnan, son dönemde Arap turistlerin hayatlarını kaybettikleri olayların turizmciler olarak kendilerini çok üzdüğünü söyledi. İnan 'Bölgemiz göllerin ve akarsuların çok olduğu bir bölge. Bu bölgeye gelen turistler suyun debisini öngöremiyorlar. Çünkü yaşadıkları bölgelerde bu kadar akarsu ve göl bulunmuyor. Bu bölgelerde belirli aralıklar ile can simidi halatlarının kurulması gerektiğini düşünüyoruz. Yaşanan ölümlerin önlenmesi adına Karadeniz'deki jandarma ve polis bölgelerinde cankurtaran personelinin de olması gerektiğine inanıyoruz. Bölgemize gelen turistlerin her türlü can güvenliklerini düşünmek zorundayız' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/arap-turistlerin-dere-ve-gol-kenarindaki-fotograf-cekme-meraki-tatsiz-bitiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/arap-turistlerin-dere-ve-gol-kenarindaki-fotograf-cekme-meraki-tatsiz-bitiyor.jpg" type="image/jpeg" length="59341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de yeni ticaret hattı rötarlı açıldı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/karadenizde-yeni-ticaret-hatti-rotarli-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/karadenizde-yeni-ticaret-hatti-rotarli-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon ile Rusya'nın Novorossiysk Limanı arasında 12 Temmuz'da başlaması beklenen düzenli Ro-Ro seferleri 9 gün rötarlı olarak başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası lojistik firması Geo Grand Line Global tarafından gerçekleştirilecek seferlerle, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve lojistik süreçlerin hızlandırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karadeniz'de taşımacılıkta yeni bir dönemin kapısını aralayacak seferler, 49 standart TIR ve 30 küçük araç taşıma kapasitesine sahip 'Şampiyon Trabzonspor' isimli feribotla dün akşam başladı. Trabzon Limanı'ndan ilk sefer 12 Temmuz'da başlaması beklenirken, Rusya kanadında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle yapılamamıştı. Yaşanan sorunların aşılması ile ilk sefer dün akşam saat 21.00 sıralarında gerçekleşti. Her 4 günde bir olmak üzere Trabzon'dan düzenli çıkışlar gerçekleştirileceği, karşılıklı seferlerin, ihracat ve ithalat süreçlerine önemli katkı sağlayacağı belirtildi.</p>

<p>Yeni Ro-Ro hattının devreye girmesiyle birlikte Trabzon'un Karadeniz'deki stratejik lojistik koHumunun güçlenmesi, Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/karadenizde-yeni-ticaret-hatti-rotarli-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/karadenizde-yeni-ticaret-hatti-rotarli-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="41699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli oldu memleketine döndü, unutulan lezzeti yeniden sofralara taşıdı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/emekli-oldu-memleketine-dondu-unutulan-lezzeti-yeniden-sofralara-tasidi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/emekli-oldu-memleketine-dondu-unutulan-lezzeti-yeniden-sofralara-tasidi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli olduktan sonra memleketi Trabzon'un Dernekpazarı ilçesine dönen bir girişimci, yaklaşık bir asır öncesine dayanan mısır unu baklavasını yeniden gün yüzüne çıkardı. Geleneksel tarifi modern dokunuşlarla buluşturan girişimci, hem unutulmaya yüz tutan lezzeti yaşatmayı hem de Dernekpazarı'na coğrafi işaretli yeni bir marka kazandırmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da emekli olduktan sonra memleketi Trabzon'un Dernekpazarı ilçesine dönen Hakan İpekçi, geçmişi yaklaşık 100 yıl öncesine uzanan mısır unu baklavasını yeniden üretmeye başladı. Bölgede uzun yıllardır yapılmayan tatlıyı geleneksel tarifine sadık kalarak yeniden hazırlayan İpekçi. ürünü modern dokunuşlarla günümüz damak zevkine uygun hale getirdiklerini söyledi.</p>

<p>Fındığın yokluğu yeni bir tatlı doğurdu</p>

<p>Mısır unu baklavasının ortaya çıkış hikâyesini anlatan İpekçi, geçmişte Dernekpazarı ve Of'un yukarı kesimlerinde fındığın çok az bulunduğunu, elde edilen ürünün ise temel ihtiyaçları karşılamak için satıldığını belirterek bu nedenle düğünlerde, kız isteme törenlerinde ve hacdan dönenlere ikram edilmek üzere farklı bir tatlı arayışına girildiğini ifade etti. Karadenizli kadınların ürettiği çözümün mısır unu helvasını buğday unundan açılan yufkaların arasına koyarak hazırlanan özel bir baklava olduğunu dile getiren İpekçi,' Emekli olduktan sonra memleketim olan Dernekpazarı'na geldim. Mısır unu baklavasının hikâyesi bir asırlık bir döneme rast geliyor. Bir asır öncesinde Dernekpazarı bölgesinde, Of'un yukarı kesimlerinde fındık çok fazla yoktu. Olan kısmını da buradaki insanlar temel ihtiyaçlarını karşılamak için satıyorlardı. Bundan dolayı baklava yapma ihtiyacı doğdu. Hacca gidenler için olsun, gelin ve damat için, düğünler için. Burada Karadenizli kadının üstün zekâsı ön plana çıktı. 'Nasıl baklava yapalım, nasıl bir tatlı yapalım?' diye düşünmüşler. Önce mısır unu helvası yapmışlar. Buğday unuyla yaptıkları yufkanın arasına koyup hacdan gelenlere hediye olarak, kız istemeye gittikleri zaman da hediye olarak götürmüşler. Biz de eskiden kalan bu tadı biraz daha özgünleştirip modern hâle getirdik. Arasına tereyağıyla kavrulmuş mısır ununu koyuyoruz. Şu anda fındık da olduğu için fındık ekleyerek biraz daha modernleştirip insanların damak zevkine sunmaya çalıştık' dedi.</p>

<p>'Coğrafi işaret çalışmamız var'</p>

<p>Coğrafi işaret konusunda çalışmalarının olduğunu kaydeden İpekçi, 'Eski bir lezzeti gün yüzüne çıkarmaya çalıştık. Şu ana kadar çok olumlu karşılandık. Yiyen herkes çok beğendi. Dernekpazarı ilçemizin öne çıkan belirli bir markası yok. Mısır unu baklavasıyla birlikte yayla çayını da Dernekpazarı'nın markası hâline getirmeyi düşünüyorum. Özellikle mısır unu baklavası konusunda coğrafi işaret çalışmamız var. Bende hep köye dönme fikri vardı. Buralara dönüp bir şeyler yapma düşüncesi taşıyordum. Allah nasip etti, emekli olduk, buraya geldik ve böyle bir işe başladık. İnşallah başarılı olacağız. Bu tatlı uzun süredir yapılmıyordu. En azından 50-60 yıldır yapılmadı. Özellikle 60 yaşın üzerindeki insanlar eşleriyle birlikte buraya geliyor, bu tadı yeniden tatmak için. Trabzon'dan, Çaykara'dan buraya gelenler oluyor. 'Bize eskileri yaşattın' diyen birçok insan oldu' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mısır unu baklavasını çok beğendiğini belirten Mustafa İpekçi, 'Özellikle mısır unuyla yapılmış olması en önemli özelliği. Çok lezzetli. Zaten eskilerimiz de bunu yapardı. Baklava çok hoşuma gitti. Arkadaşımız sağ olsun böyle bir mekân açtı ve bu tarz tatlıları müşterilerine sunuyor' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/emekli-oldu-memleketine-dondu-unutulan-lezzeti-yeniden-sofralara-tasidi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 08:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/emekli-oldu-memleketine-dondu-unutulan-lezzeti-yeniden-sofralara-tasidi.jpg" type="image/jpeg" length="88628"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Barajlar artık yapay zeka ile korunacak]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/barajlar-artik-yapay-zeka-ile-korunacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/barajlar-artik-yapay-zeka-ile-korunacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'deki barajların deprem, taşkın, heyelan ve diğer olağanüstü durumlar karşısındaki güvenliğini artırmak amacıyla yapay zeka destekli yeni nesil Yapı Sağlığı İzleme ve Erken Uyarı Sistemi geliştiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ), Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi (DE-YAS) ile Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü iş birliğinde yürütülecek projenin pilot uygulama alanı Trabzon'daki Atasu Barajı olacak.</p>

<p>Proje kapsamında Atasu Barajı'na kurulacak sensör ağları, kamera tabanlı görüntü işleme sistemleri, fiber optik algılama teknolojileri ve gelişmiş veri toplama altyapısından elde edilen veriler yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilecek.</p>

<p>Böylece barajın deprem, taşkın ve diğer olağanüstü durumlar karşısındaki yapısal davranışı gerçek zamanlı olarak izlenebilecek.</p>

<p>Sistemden elde edilecek sonuçların ise ilerleyen süreçte Türkiye genelindeki diğer barajlar ile köprü, tünel, havaalanları ve benzeri kritik altyapı tesislerine örnek olması hedefleniyor.</p>

<p>Ar-Ge çalışmaları uzman ekip tarafından yürütülecek</p>

<p>Ar-Ge çalışmaları, KTÜ'den Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, Prof. Dr. Kemal Hacıefendioğlu, Doç. Dr. Hasan Basri Başağa ve Doç. Dr. Fatih Yesevi Okur tarafından yürütülecek.</p>

<p>Sistem sayesinde milyonlarca ölçüm verisi tek bir dijital platformda toplanacak, yapısal değişimler sürekli takip edilerek olası hasarlar erken aşamada tespit edilecek. Risk durumlarında otomatik alarm mekanizmaları devreye girerek karar vericilere hızlı ve güvenilir bilgi sunulacak. Böylece yalnızca mevcut durumun izlenmesi değil, olası risklerin önceden öngörülmesi ve önleyici bakım çalışmalarının planlanması da mümkün olacak.</p>

<p>Sistem Türkiye'deki kritik mühendislik yapılarında da kullanılacak</p>

<p>Pilot uygulamanın başarıyla tamamlanmasının ardından geliştirilecek yapay zeka destekli yapı sağlığı izleme sisteminin Türkiye'deki diğer barajların yanı sıra köprü, tünel, havaalanları ve benzeri kritik mühendislik yapılarında da uygulanabilecek örnek bir model oluşturması hedefleniyor.</p>

<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan KTÜ Deprem ve Yapı Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi (DE-YAS) Müdürü ve Rektör Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, imzalanan protokol kapsamında Türkiye'deki barajların deprem güvenliğinin artırılması ve yapı sağlığının sürekli izlenmesine yönelik 3 yıl sürecek kapsamlı bir Ar-Ge projesi yürüteceklerini belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Altunışık, 'Bu proje kapsamında pilot uygulama olarak Trabzon'daki Atasu Barajı'nı referans alacağız. Üç yıl boyunca gerçekleştireceğimiz çalışmalar sonucunda, yapay zekâ destekli, yerli ve millî bir yapı sağlığı izleme yazılımı ve sistemi geliştirmeyi hedefliyoruz. Proje sonunda oluşturacağımız bu altyapıyı kademeli olarak Türkiye'deki diğer barajlara yaygınlaştırarak, 3-5 yıl içerisinde ülkemizin barajlarını tek merkezden izleyebilen ulusal bir yapı sağlığı izleme sistemini hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu çalışmanın, ülkemizin kritik altyapılarının güvenliğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'İlk yöntem fiber optik sensörlerle gerçekleştirilecek'</p>

<p>KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Hacıefendioğlu ise proje kapsamında barajların yapı sağlığının farklı izleme yöntemleriyle değerlendirileceğini belirterek ilk aşamada fiber optik sensör teknolojisinin kullanılacağını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Kemal Hacıefendioğlu, 'Proje kapsamında barajların yapı sağlığını farklı teknolojiler kullanarak sürekli izleyeceğiz. İlk yöntemimiz, barajın memba yüzeyine yerleştirilecek fiber optik sensörler olacak. Bu sensörler sayesinde yapıdaki gerinim (şekil değiştirme) dağılımını yüksek hassasiyetle sürekli olarak ölçebileceğiz. Elde edeceğimiz verilerle, deprem veya diğer olağanüstü durumların ardından yapıda çatlak oluşumu, su sızıntısı ya da hasar belirtilerini erken aşamada tespit edebileceğiz. Fiber optik sensör teknolojisi, dünyada sınırlı sayıda uygulanan, yenilikçi ve yüksek hassasiyetli bir izleme yöntemidir. Noktasal sensörler yerine, fiber optik kablolar boyunca sürekli ölçüm yapılabildiği için yapının tamamındaki gerinim dağılımını izlemek mümkün olmaktadır. Proje kapsamında yalnızca fiber optik sensörlerden elde edilen veriler değerlendirilmeyecek; ivmeölçerler, kamera tabanlı izleme sistemleri ve diğer sensörlerden alınan veriler de yapay zekâ destekli bütüncül bir analiz yaklaşımıyla birlikte değerlendirilecektir. Böylece barajın yapı sağlığı gerçek zamanlı olarak izlenebilecek ve yapının güvenli durumunun korunup korunmadığı güvenilir şekilde belirlenebilecektir' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Görüntüler yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilecek'</p>

<p>KTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Basri Başağa ise proje kapsamında kullanılacak yapı sağlığı izleme yöntemlerinden birinin kamera tabanlı görüntü analizi olacağını belirtti.</p>

<p>Doç. Dr. Hasan Basri Başağa, 'Bu kapsamda baraj gövdesini ve barajı etkileyebilecek heyelan gibi çevresel riskleri sürekli izleyebilecek şekilde kamera sistemleri kurulacak. Kameralardan elde edilen görüntüler kesintisiz olarak yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilecek. Görüntülerde herhangi bir anomali, deformasyon veya olağan dışı hareket tespit edilmesi durumunda sistem otomatik olarak uyarı ve hasar kaydı oluşturacak. Kamera sistemlerinden elde edilen veriler, fiber optik sensörler, ivmeölçerler ve diğer izleme sistemlerinden gelen verilerle birlikte değerlendirilerek barajın yapı sağlığı bütüncül bir yaklaşımla analiz edilecek. Böylece olası riskler erken aşamada belirlenebilecek ve gerekli müdahalelerin zamanında yapılmasına katkı sağlanacak. Bugün barajlarda çeşitli sensör sistemleri kullanılmakta ve periyodik manuel kontroller gerçekleştirilmektedir. Ancak bu projeyle birlikte farklı kaynaklardan elde edilen tüm veriler tek bir merkezde toplanacak, yapay zekâ destekli analizlerle entegre şekilde değerlendirilecek ve karar vericilere daha hızlı, güvenilir ve kapsamlı bir yapı sağlığı izleme altyapısı sunulacaktır' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Pilot uygulamanın ardından farklı mühendislik yapıları da izlenebilecek'</p>

<p>İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Yesevi Okur da proje kapsamında farklı sensör sistemlerinden gelen verileri tek bir platformda birleştirebilecek, yapay zekâ destekli merkezi bir yazılım altyapısı geliştirdiklerini belirtti.</p>

<p>Doç. Dr. Fatih Yesevi Okur, 'Barajlarda ivmeölçer, kamera, fiber optik sensör ve basınç sensörü gibi farklı ölçüm sistemleri kullanılabiliyor. Bu sistemlerde en önemli konu, farklı üreticilere ait sensörlerden elde edilen verilerin tek bir platformda güvenilir şekilde toplanması ve birlikte değerlendirilebilmesidir. Bu amaçla, her türlü sensör teknolojisine uyum sağlayabilen, çok katmanlı mimariye sahip merkezi bir web tabanlı yazılım altyapısı geliştiriyoruz. Geliştirdiğimiz sistem yalnızca verileri toplamakla kalmayacak; gelen verileri otomatik olarak analiz edecek, yapay zekâ destekli karar destek mekanizmalarıyla olası riskleri değerlendirecek ve karar vericilere gerçek zamanlı bilgi sunacaktır. Proje sonunda bu yazılım altyapısını Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün kullanımına sunmayı hedefliyoruz. İlk etapta Trabzon Atasu Barajı'nda pilot uygulamayı gerçekleştireceğiz. Pilot çalışmanın başarıyla tamamlanmasının ardından aynı yazılım altyapısını köprüler, tarihi yapılar, binalar ve diğer kritik mühendislik yapılarının yapı sağlığının izlenmesinde kullanılabilecek şekilde ölçeklendirmeyi amaçlıyoruz. Böylece farklı mühendislik yapıları için ortak, esnek ve ulusal ölçekte kullanılabilecek bir yapı sağlığı izleme platformu oluşturmayı hedefliyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/barajlar-artik-yapay-zeka-ile-korunacak</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/barajlar-artik-yapay-zeka-ile-korunacak.jpg" type="image/jpeg" length="63158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trabzon'da fındıkta rekolte tespiti çalışmaları başladı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/trabzonda-findikta-rekolte-tespiti-calismalari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/trabzonda-findikta-rekolte-tespiti-calismalari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 ürünü fındık rekoltesinin tespiti için Trabzon'da çalışmalara başlandı. 13 Temmuz 2026 itibariyle belirlenen bahçelerde çotanak sayımına başlayan komisyon, 21 Temmuz Salı gününe kadar sahada sayım yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı'nın koordinasyonunda fındıkla ilgili kesimlerin temsil edildiği komite tarafından belirlenecek rekolte için bu yıl da Trabzon'un fındık tarımı yapılan ilçelerinde çotanak sayımı gerçekleştirilecek. Ekipler dün Şalpazarı, Tonya, Beşikdüzü ve Vakfıkebir ilçelerinde sayım yaparken bugün de Çarşıbaşı, Akçaabat ve Düzköy ilçelerinde sayım yapacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahil, orta ve yüksek kesimlerde örnekleme yöntemi ile rekolte tespiti yapmaya başlayan komisyonda sektörle ilgili 'Tarım ve Orman Bakanlığı Trabzon İl Müdürlüğü, Trabzon Ticaret Borsası, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası, Karadeniz İhracatçılar Birliği, Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği, Fiskobirlik, Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Ulusal Fındık Konseyi, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Toprak Mahsulleri Ofisi Trabzon Başmüdürlüğü' temsilcileri yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/trabzonda-findikta-rekolte-tespiti-calismalari-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/trabzonda-findikta-rekolte-tespiti-calismalari-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="89904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayaklarının betonu dökülen, demirleri açığa çıkan köprü korkutuyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/ayaklarinin-betonu-dokulen-demirleri-aciga-cikan-kopru-korkutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/ayaklarinin-betonu-dokulen-demirleri-aciga-cikan-kopru-korkutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'un Ortahisar ilçesine bağlı Çağlayan Mahallesi'nde yaklaşık 40 yıl önce inşa edildiği belirtilen köprü, hem sürücüler hem de yayalar için endişe kaynağı oldu. Ağır tonajlı araçların da kullandığı köprüde beton dökülmeleri nedeniyle donatı demirleri ortaya çıkarken, araç geçişlerinde sallanan köprü vatandaşları tedirgin ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon'un Ortahisar ilçesine bağlı Çağlayan Mahallesi'nde Değirmendere üzerindeki yaklaşık 40 yıllık köprü, yıpranan yapısıyla endişe oluşturuyor. 1980'li yıllarda yapıldığı belirtilen ve ağır tonajlı araçların da kullandığı köprüde zamanla oluşan beton dökülmeleri nedeniyle donatı demirleri ortaya çıktı. Yaya yolu bulunmayan köprüde vatandaşlar, araçlarla aynı yolu kullanmak zorunda kalırken, iki tırın yan yana geçemediği köprüde ulaşım zaman zaman güçlükle sağlanıyor. Mahalle sakinleri, yaya geçişlerinde köprünün sallandığını öne sürerek, olası bir facia yaşanmadan yapının incelenmesini ve gerekli güçlendirme ya da yenileme çalışmalarının yapılmasını istiyor.</p>

<p>'CİMER'e şikayette bulundum'</p>

<p>Mahalle sakinlerinden Osman Bedir, köprüden gün içesinde yaklaşık 500 aracın geçtiğini belirterek, 'Ortahisar'a bağlı Çağlayan mahallesine bağlı bu köprünün 1985'li yıllarda yapıldığını biliyoruz. Bu köprüden ağır vasıtalar geçiyor. Gün içerisinde en az 500 tane araç geçiyor. Köprüde ayrıca yaya geçidi de bulunmuyor. Araçlar geçeceği zaman yayalar sıkışıyor. Trabzon-Maçka arasındaki en yoğun köprü konumunda bulunuyor. Buna bakım ve onarım istiyoruz. Araç geçtiğinde yayalar sallandığını hissediyor. Her an yıkılabilir. 1990 yılında yaşanan selde bu derenin taştığını gördük. CİMER'e şikayette bulundum. DSİ'ye yönlendirdiler orası da 'Benim ilgi alanımda değil' diyor. Büyükşehir Belediyesi de 'benim ilgi alanımda değil' diyor Vatandaş olarak biz mi kendi imkanlarımızla yaptıracağız ? Bu köprünün yapılmasını istiyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Köprünün yıkılma ihtimali var'</p>

<p>Mahalle sakinlerinden Yakup Ergenç ise, yaya olarak köprüden geçerken korktuklarını dile getirerek, 'Yetkililerden köprünün ivedi olarak yapılmasını istiyoruz. Bu köprüden okula giden çocuklarımızda var. Yaya olarak köprüde yürüme imkanı olmuyor. Köprünün yıkılma ihtimali var. Artık eskidiği için demirler gözüküyor. Yaya olarak geçerken korkuyoruz. Araç geçince sallanıyor. İki tır yan yana geçemiyor. Büyük tonajlı araçlar ve kantardan kaçan araçlar burayı kullanıyor' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/ayaklarinin-betonu-dokulen-demirleri-aciga-cikan-kopru-korkutuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/ayaklarinin-betonu-dokulen-demirleri-aciga-cikan-kopru-korkutuyor.jpg" type="image/jpeg" length="75658"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Robotlar spor salonunda yarıştı]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/robotlar-spor-salonunda-yaristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/robotlar-spor-salonunda-yaristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzonspor ve Trabzon Merkez Fen Lisesi iş birliğiyle, dünyanın en prestijli lise robotik organizasyonlarından biri olan FIRST Robotics Competition (FRC) kapsamında düzenlenen Off-Season etkinliği, Hayri Gür Spor Salonu'nda gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Bölgesi'nde ilk kez düzenlenen organizasyon, Türkiye'nin farklı şehirlerinden FRC takımlarını bir araya getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Organizasyonun açılış konuşmasını yapan Trabzonspor Başkan Yardımcısı Murat İskender, 'Bugün burada yalnızca bir robotik yarışmasının açılışını yapmak için değil, bilimin, teknolojinin, üretmenin ve gençliğin heyecanını hep birlikte paylaşmak için bir araya geldik. Karadeniz Bölgesi'nde ilk kez düzenlenen FRC Off-Season organizasyonunda yer almaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz. Trabzon'un böylesine önemli bir teknoloji organizasyonuna ev sahipliği yapması, şehrimizin sporun yanında bilim, eğitim ve inovasyon alanlarında da güçlü bir vizyona sahip olduğunun önemli bir göstergesidi Trabzonspor sadece sahada mücadele eden bir spor kulübü değildir. Aynı zamanda yaşadığı şehre değer katmayı, gençlerin gelişimine katkı sunmayı ve geleceğe yatırım yapmayı temel sorumluluklarından biri olarak gören büyük bir camiadır' dedi.</p>

<p>Başkan Yardımcısı Murat İskender ile Yönetim Kurulu Üyesi Coşkun Öztürk, FRC takımlarının geliştirdiği robotları inceleyerek takımların çalışmaları ve projeleri hakkında bilgi aldı.</p>

<p>Organizasyon, katılımcı takımlara plaket verilmesi ile soma erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve teknoloji, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/robotlar-spor-salonunda-yaristi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/robotlar-spor-salonunda-yaristi.jpg" type="image/jpeg" length="82826"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karadeniz'de yeni ticaret hattı açılıyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/karadenizde-yeni-ticaret-hatti-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/karadenizde-yeni-ticaret-hatti-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon ile Rusya'nın Novorossiysk Limanı arasında uzun süredir beklenen düzenli Ro-Ro seferleri 12 Temmuz'da başlıyor. 49 TIR ve 30 binek araç kapasiteli 'Şampiyon Trabzonspor' feribotuyla gerçekleştirilecek seferlerin, Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret ve lojistik faaliyetlerine yeni ivme kazandırması hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon ile Rusya'nın Novorossiysk Limanı arasında uzun süredir beklenen düzenli Ro-Ro seferleri 12 Temmuz'da başlıyor. Uluslararası lojistik firması Geo Grand Line Global tarafından gerçekleştirilecek seferlerle, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve lojistik süreçlerin hızlandırılması hedefleniyor.</p>

<p>Karadeniz'de taşımacılıkta yeni bir dönemin kapısını aralayacak seferler, 49 standart TIR ve 30 küçük araç taşıma kapasitesine sahip 'Şampiyon Trabzonspor' isimli feribotla gerçekleştirilecek. Trabzon Limanı'ndan ilk sefer, 12 Temmuz Pazar günü saat 14.00'te yapılacak. Temmuz ayı boyunca ise her 4 günde bir olmak üzere 16, 20, 24 ve 28 Temmuz tarihlerinde Trabzon'dan düzenli çıkışlar gerçekleştirilecek.</p>

<p>Novorossiysk Limanı'ndan Trabzon'a dönüş seferleri ise 14 Temmuz itibarıyla başlayacak. Düzenli olarak planlanan karşılıklı seferlerin, ihracat ve ithalat süreçlerine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Yeni Ro-Ro hattının devreye girmesiyle birlikte Trabzon'un Karadeniz'deki stratejik lojistik konumunun güçlenmesi, Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ilişkilerin daha da geliştirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>'Soçi hattındaki aksaklıkların ardından yeni rota oluşturuldu'</strong></p>

<p>Lider Line Gemi Operasyon Bölümü'nden İlyas Bulut, daha önce Trabzon ile Rusya'nın Soçi kenti arasında gerçekleştirilen Ro-Ro seferlerinin iki ülke arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle aksadığını, ticaretin sürdürülebilmesi amacıyla Novorossiysk hattını hayata geçirdiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bulut, 'İki ülke arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı önceki seferlerimizde aksaklık oldu. Daha sonrasında ticaret yapan insanlara yardımcı olmak açısından böyle bir sefer düzenlemeye karar verdik. Karadeniz'in buna ihtiyacı olduğunu düşündük. Seferler 12 Temmuz itibarıyla başlıyor. 49 standart TIR ve 30 tane binek araç kapasitemiz bulunuyor. Şoför arkadaşlar seyahatlerini gerçekleştirebilecekler ancak sadece yolcu alımı olmayacak' dedi.</p>

<p><strong>'İki ülke arasındaki ticareti güçlendirmeyi amaçlıyoruz'</strong></p>

<p>Seferlerin dört gün aralıklarla düzenli olarak gerçekleştirileceğini belirten Bulut, '4 gün aralıklarla seferlerimiz düzenlenecek. İnşallah bir aksaklık olmazsa bu şekilde devam edecek. Bizim amacımız Karadeniz'i paylaşan iki ülke arasındaki ilişkileri ve ticaretimizi güçlendirmek. Bu seferlerin iki ülkeye de katkısının olacağını düşünüyoruz. Bu seferler için çok heyecanlıyız. İnşallah bir aksaklık çıkmadan bu seferleri devam ettireceğiz' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/karadenizde-yeni-ticaret-hatti-aciliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/karadenizde-yeni-ticaret-hatti-aciliyor.jpg" type="image/jpeg" length="10598"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de ilk spor temalı Millet Bahçesi, kimliğine uygun olarak yeniden düzenleniyor]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/turkiyede-ilk-spor-temali-millet-bahcesi-kimligine-uygun-olarak-yeniden-duzenleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/turkiyede-ilk-spor-temali-millet-bahcesi-kimligine-uygun-olarak-yeniden-duzenleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından Avni Aker Millet Bahçesi'nde yapımı devam eden sentetik futbol sahasında çalışmalar sürüyor. Türkiye'nin ilk spor temalı millet bahçesi olma özelliğini taşıyan alanda, çocuklar ve gençlerin antrenman yapabileceği modern bir spor tesisi oluşturuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon'un köklü spor kültürünü ve futbol hafızasını yaşatan Avni Aker Stadı ile amatör sporun simgelerinden Yavuz Selim Sahası'nın bulunduğu bölgede, daha önce etkinlik alanı olarak kullanılan çim sahanın, sentetik futbol sahasına dönüştürülerek, sentetik çim saha projesiyle Yavuz Selim'in amatör futbol geleneğini yaşatılması hedefleniyor. Çalışmaların bu yıl ağustos sonu ya da eylül ayı başında tamamlanarak hizmete açılacağı belirtildi.</p>

<p>Yaklaşık 13 milyon 253 bin lira yatırım bedeline sahip proje kapsamında, 8-14 yaş arasındaki çocukların futbol oynayabileceği 45x90 metre ölçülerinde sentetik çim sahada sporcuların kullanımına yönelik yedek kulübeleri de yer alacak.</p>

<p><strong>Yahya Çavdar: 'Yavuz Selim'in nostaljik atmosferini ve spor ruhunu yeniden yaşatmayı hedefliyoruz'</strong></p>

<p>Yavuz Selim'in nostaljik atmosferini ve spor ruhunu yeniden yaşatmayı hedeflediklerini kaydeden Trabzon Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanı Yahya Çavdar, 'Millet Bahçemiz, Türkiye'deki ilk spor temalı millet bahçesidir. Burası, Trabzon'un köklü spor kültürünü ve futbol hafızasını yaşatan Avni Aker Stadı ile amatör sporun simgelerinden Yavuz Selim Sahası'nın bulunduğu önemli bir alandır. Burada daha önce etkinlik alanı olarak kullanılan çim sahayı, özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin antrenman yapabileceği, futbol oynayabileceği bir alana dönüştürmek amacıyla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç'in talimatları doğrultusunda çalışmalara başladık. İhaleyi tamamladıktan sonra haziran ayının başında yapım çalışmalarına başladık. Şu anda hafriyat ve drenaj imalatları tamamlandı. Yüklenici firma sentetik çim üretimini sürdürüyor. İnşallah gelecek hafta saha kaplamasını da sererek çalışmalarda önemli bir aşamayı daha tamamlayacağız. Millet Bahçemizin spor temalı kimliğine uygun şekilde inşa edilen sentetik futbol sahasını kısa süre içinde hizmete açacağız. Böylece Yavuz Selim'in o eski nostaljik atmosferini ve spor ruhunu yeniden yaşatmayı hedefliyoruz. Çalışmalar planlandığı şekilde hızla ilerliyor. Ağustos sonu veya eylül başında sahayı Trabzon futbolunun, Trabzon sporunun ve tüm vatandaşlarımızın hizmetine sunmayı planlıyoruz. Proje kapsamında mevcut yaklaşık 330 metrelik koşu ve yürüyüş yolunu da daha konforlu hale getirerek yeniden kullanıma açacağız. Buranın asli fonksiyonunu korurken, Yavuz Selim'in tarihi ruhunu ve spor kültürünü de gelecek nesillere taşımayı amaçlıyoruz' dedi.</p>

<p><strong>Trabzon'da amatör futbol ruhu yeniden canlanacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Özgür Kara, Trabzon'da amatör futbol ruhunu yeniden canlandırmak amacıyla Yavuz Selim Sahası'nı aktif hale getirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade ederek, 'Sahamız 50x90 metre ölçülerindedir. Projesi, tamamen 14 yaş ve 14 yaş altı sporculara hizmet verecek şekilde hazırlanmış, ihalesi gerçekleştirilmiş ve yapım çalışmaları tamamlanma aşamasına gelmiştir. Yakın zamanda hizmete açılacak. Yavuz Selim Sahası, Trabzon'un spor ve futbol kültüründe önemli bir yere sahiptir. Başkanımız Ahmet Metin Genç'in en önemli hedeflerinden biri de bu alanı yeniden şehrin spor hayatına kazandırmaktı. Trabzon'da amatör futbol ruhunu yeniden canlandırmak amacıyla Yavuz Selim Sahası'nı aktif hale getirmeye yönelik çalışmalarımız devam etmektedir' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/turkiyede-ilk-spor-temali-millet-bahcesi-kimligine-uygun-olarak-yeniden-duzenleniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/turkiyede-ilk-spor-temali-millet-bahcesi-kimligine-uygun-olarak-yeniden-duzenleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="67121"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmanlı'dan NATO sofrasına uzanan asırlık lezzet]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/osmanlidan-nato-sofrasina-uzanan-asirlik-lezzet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/osmanlidan-nato-sofrasina-uzanan-asirlik-lezzet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı Devleti'nin resmi yıllıkları olan vilayet salnamelerinde kalitesiyle öne çıkan, Karadeniz'in zengin floraya sahip yaylalarında asırlardır geleneksel yöntemlerle üretilen Trabzon tereyağı, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde dünya liderlerinin sofrasında yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon'da tereyağı üretimi Osmanlı dönemine kadar uzanıyor. Karadeniz'in zengin bitki çeşitliliğine sahip yaylalarında doğal olarak beslenen büyükbaş hayvanlardan elde edilen süt, tereyağına kendine has aroma, renk ve dayanıklılık kazandırırken, kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürü de günümüze kadar korunuyor. Başta Tonya olmak üzere Şalpazarı, Maçka, Vakfıkebir, Çaykara ve Hayrat ilçelerinde sürdürülen geleneksel üretim, Trabzon tereyağının bölgenin en önemli tarımsal değerlerinden biri haline gelmesini sağladı. Üretimde katkı maddesi kullanılmaması, doğal yayla sütü ve geleneksel yayık yöntemlerinin korunması, ürünün karakteristik özelliklerini oluşturan temel unsurlar arasında gösteriliyor. Tonya tereyağı, 2017 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Coğrafi işaret, ürünün kendine özgü üretim yöntemi ile yöreye bağlı özelliklerinin resmi olarak kayıt altına alınmasını sağlarken, Trabzon tereyağının ulusal ve uluslararası alandaki bilinirliğine de katkı sağladı. Osmanlı döneminde vilayet salnamelerinde de yer bulan Trabzon tereyağı, bugün ise diplomasi sofralarında Türkiye'nin gastronomi mirasını temsil ediyor. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde verilen akşam yemeğinde taş fırın pidesiyle birlikte servis edilen, ana yemekte de kullanılan Trabzon tereyağı, yüzyıllardır Karadeniz yaylalarında süregelen üretim geleneğini dünya liderlerinin sofrasına taşıyarak, Türkiye'nin köklü mutfak kültürünün simgelerinden biri oldu.</p>

<p><strong>'NATO Zirvesi'nde Trabzon tereyağının başlangıç menüsünde yer alması bize çok büyük bir gurur verdi'</strong></p>

<p>Avrasya Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Trabzon Gastronomi Derneği Başkanı Emre Murat, Trabzon mutfağında tereyağının önemine dikkat çekerek, NATO Zirvesi'nde Tonya tereyağının tercih edilmesinin kendilerini gururlandırdığını söyledi. Murat, 'Tatlısından çorbasına, yemeğinden ara sıcaklarına tüm lezzetlerimizde tereyağımız vardır. NATO Zirvesi'nde Trabzon tereyağının başlangıç menüsünde yer alması bize çok büyük bir gurur verdi. Jersey ırkı ineklerimizin olması ve Tonya ilçemizin zengin bir bitki örtüsüne sahip olması en büyük özelliğimiz. Tonya sanayiden, kirlilikten uzak bir ilçe. Orada mümkün olabildiğince daha doğal ürünler yetişiyor. Otlayan ineklerin sütünün daha kaliteli olmasını sağlıyor. Tonya tereyağının üretimi noktasında en büyük özelliği oluyor. Tereyağı mutfak için çok önemli bir gıda. Gurur verici ama bir yandan da şaşırmıyoruz. Tonya tereyağımız 140 yıllık bir geçmişe sahip. 1887'li yıllarda Trabzon vilayetinin salnamelerinde de adı geçen, o dönemlerde padişahlara verilen üründen bahsediyoruz. Tonya tereyağının bu anlamda gerçekten çok büyük bir ünü var. O zamandan seçkin mutfaklara giren bu lezzetin NATO Zirvesi'nin mutfağında yer alması, bizi şaşırtmıyor da olsa tabii ki gururlandırıyor' dedi.</p>

<p><strong>'Vatandaşın coğrafi işaret amblemine dikkat etmesi gerekiyor'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüketicilerin coğrafi işaretli ürünleri tercih etmesi gerektiğini ifade eden Murat, sahte ürünlere karşı uyarılarda bulundu. Murat, '2017 yılında coğrafi işaretli ürün oldu. Bu çok önemli bir kriter. Vatandaşın tereyağını ayırt etmesi için özellikle coğrafi işarete dikkat etmeleri gerekiyor. Ambalajların üzerinde coğrafi işaret amblemleri olması gerekir. Özellikle bunu gördüğünüzde korkmadan satın alabilirsiniz. Bunların denetimleri çok sıkı yapılıyor. Gıda terörü olarak adlandırabileceğimiz pek çok yapı var. Ne yazık ki sarı hale getirebilmek için gıda boyaları ve zerdeçallar katılabiliyor' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Trabzon tereyağı Karadeniz'in patentli bir ürünü'</strong></p>

<p>Esnaf Tülay Marabaoğlu, 'Trabzon tereyağı Karadeniz'in patentli bir ürünü. Doğal olarak üretiliyor. Müşterilerimiz genellikle süt kaymağı oranı yüksek olanı tercih ediyorlar. Eskiden yayıklarda sallama usulü yapılan tereyağlar artık kalmadı. Artık krom yayıklarda üretim yapılıyor. Sütü kaynatarak tereyağı yapıyoruz. Böylelikle yemeklik ve kahvaltılık ayrımına gerek kalmıyor. Kaliteli olduğu için Trabzon tereyağı kendini gösteriyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Çok sarı renkteki tereyağlar organik değildir'</strong></p>

<p>Kadriye Öztürk de, Trabzon tereyağının uluslararası bir organizasyonda tercih edilmesinin kent adına önemli olduğunu vurgulayarak, 'Haberlerde Trabzon tereyağı isminin geçtiğini görünce gururlandım. Bizim tereyağımızın tercih edilmesi doğru bir karardı. Çünkü en doğal tereyağı Trabzon'da bulunuyor. Otlayan hayvanlardan elde edilen sütlerle yapılıyor. Alanlar pişman olmuyor. Aslında çok sarı renkteki tereyağlar organik değildir. İnsanlarda böyle bir yanlış algı var. Çok sarı renkte olanlar katkı maddelidir. Ayırt edebilmesi için küçük bir parça alıp, damaklarına koyduklarında yapışıyorsa doğal tereyağı değildir. Yapışmıyorsa doğal tereyağıdır. Şehir dışından çok fazla talep görüyoruz' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/osmanlidan-nato-sofrasina-uzanan-asirlik-lezzet</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/osmanlidan-nato-sofrasina-uzanan-asirlik-lezzet.jpg" type="image/jpeg" length="78613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fındığı bekleyen büyük tehlike]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/findigi-bekleyen-buyuk-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/findigi-bekleyen-buyuk-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, hava sıcaklıklarının bu yıl mevsim normallerinin altında seyretmesi nedeniyle kahverengi kokarcanın yumurtlama döneminin geciktiğini belirterek zararlının önümüzdeki günlerde etkisini artıracağı uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kokarcaya karşı mücadelenin Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili kurumların belirlediği yöntemler doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Pehlevan, biyolojik mücadele kapsamında doğaya bırakılan samuray arılarının bulunduğu bölgelerde üreticilerin gelişigüzel ilaçlama yapmaması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kokarcaya karşı yürütülen biyolojik mücadele çalışmalarının önemine dikkat çeken Pehlevan, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından doğaya bırakılan samuray arılarının korunmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Üreticilerin gelişigüzel ilaçlama yapmaması gerektiğini ifade eden Pehlevan, özellikle samuray arılarının salındığı bölgelerde İl Tarım ve Orman Müdürlükleriyle koordineli hareket edilmesinin hem biyolojik mücadelenin başarısı hem de zararlıyla etkin mücadele açısından kritik olduğunu kaydetti.</p>

<p>Çiftçilerin, ilaçlama öncesinde İl Tarım ve Orman Müdürlükleriyle koordineli hareket etmelerinin büyük önem taşıdığı ifade eden Pehlevan, 'Bu sene hava biraz soğuk gittiği için kokarcalar yumurtlamaya geç başladı. Asıl zararını da önümüzdeki günlerde göstermeye başlayacak. Kokarca, fındıkta özellikle meyvenin pamukçuk ve süt dönemlerinde büyük zarar verir. Bu evrede fındık özü henüz yumuşakken hortumuyla meyveyi delen zararlı, acı salgısını fındığa akıtır. Önümüzdeki günlerde fındık ve sebze bahçelerinde yoğun şekilde kokarca görülecek. Kokarcaya karşı mücadele, İl Tarım ve Orman Müdürlükleri ile koordineli şekilde hareket etmesi gerektiğini öneriyorum' dedi.</p>

<p><strong>'Kokarca Türkiye'nin en büyük tarımsal sorunlarından biri olacak'</strong></p>

<p>Kahverengi kokarcanın hızla yayılmaya devam ettiğini vurgulayan Pehlevan, tehdidin artık yalnızca Karadeniz Bölgesi ile sınırlı olmadığını, önümüzdeki yıllarda sadece Trabzon'un ya da Karadeniz'in değil, Türkiye'nin en büyük sorunlarından biri olacağını söyledi. Pehlevan 'Bugün birçok ilimize yayılmış durumda. Bu nedenle mücadeleyi yalnızca bir kurumun yürütmesi yeterli değil. Buna karşı çok daha dikkatli olmamız gerekiyor. Bu, sadece bir bakanlığın tek başına mücadele edebileceği bir konu değil. Mutlaka koordineli bir çalışma yürütülmesi gerekiyor. Tarım Bakanlığı başta olmak üzere Üniversiteler, Araştırma Kuruluşları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve ilgili tüm kurumların ortak hareket etmesi gerekir. Aksi durumda bununla mücadele etmek kolay olmayacaktır. Biz de Ziraat Mühendisleri Trabzon Şubesi olarak bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla kokarcanın AFAD kapsamına alınması yönünde çalışma yürüttük. İlgili kurumlara, AFAD Başkanlığına ve AFAD İl Müdürlüğüne yazılar gönderdik. Amacımız, konunun AFAD kapsamına alınarak ilgili bakanlık ve kurumların bir araya gelmesi, koordineli şekilde hareket edilmesi ve bu sorunun üstesinden birlikte gelinmesidir' diye konuştu.</p>

<p>Pehlevan, zararlının ulusal ölçekte koordineli mücadele gerektirdiğini belirterek, tüm kurumların aynı plan doğrultusunda hareket etmesinin mücadelede başarıyı artıracağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/findigi-bekleyen-buyuk-tehlike</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/findigi-bekleyen-buyuk-tehlike.jpg" type="image/jpeg" length="63798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15 ülkeden 650 halk oyuncusu Trabzon'da buluşacak]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/15-ulkeden-650-halk-oyuncusu-trabzonda-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/15-ulkeden-650-halk-oyuncusu-trabzonda-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin tarafından düzenlenecek Uluslararası Trabzon Horon ve Müzik Festivali için geri sayım başladı. 15 farklı ülkeden 650 halk oyuncusunu Trabzon'da buluşturacak festival, şehre kültür, müzik ve dansın buluştuğu uluslararası bir sanat şöleni yaşatacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde bu yıl 4'üncüsü düzenlenecek Uluslararası Trabzon Horon ve Müzik Festivali için geri sayım başladı. 8-15 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival için farklı coğrafyalardan gelen yaklaşık 650 halk oyuncusu, Trabzon'a kültür ve sanat şöleni yaşatacak. Festivalin resmi başlangıcı 10 Temmuz Cuma günü saat 17.30'da Meydan'dan başlayacak Kortej Yürüyüşü ile yapılacak. Dünyanın ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen ekipler, geleneksel kıyafetleri, yöresel enstrümanları ve özgün ritimleriyle Trabzon sokaklarına renk katacak. 9 Temmuz Perşembe günü Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, festivale katılan ülke temsilcilerini Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenecek resepsiyonda ağırlayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kıtalararası kültür köprüsü</strong></p>

<p>Festival çerçevesinde 10, 11 ve 12 Temmuz tarihlerinde Trabzon'da gün boyu halk oyunları gösterileri ve konserler düzenlenecek. Trabzon Meydanı'nda öğle saatlerinde kurulacak sahnede yerli ve yabancı ekipler gösterilerini sergilerken, akşam programları ise Yeni Mahalle Fuar Alanı'nda devam edecek. Halk oyunları gösterilerinin ardından Karadeniz müziğinin sevilen sanatçıları sahne alarak festival coşkusunu müzikle taçlandıracak. Bu yıl festivale Azerbaycan, Mısır, Rusya, Moldova, Gürcistan, Osetya, İtalya, Çeçenistan, Kabardino-Balkarya, Senegal, İran, Ukrayna, Kolombiya ve Kıbrıs'tan ekipler katılacak. Türkiye'den ise Nazilli, İzmir, Edirne, Mardin, Kahramanmaraş, Ankara ve Trabzon'dan halk oyunları ekipleri festivale renk katacak.</p>

<p>Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, 'Şehrimizin kültürel mirasını uluslararası platformda tanıtmak ve farklı kültürleri aynı çatı altında buluşturmak amacıyla bu yıl dördüncüsünü düzenlediğimiz Uluslararası Trabzon Horon ve Müzik Festivali'ne ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Trabzon'un tarihini, kültürünü ve misafirperverliğini uluslararası misafirlerimizle buluşturacak bu etkinlik, şehrimizin tanıtımına ve turizmine de önemli katkılar sağlayacaktır. Gündüzü ayrı, gecesi ayrı bir kültür şölenine sahne olacak bu büyük organizasyona, dostluğa, müziğe, sanatçılarımıza ve horona eşlik etmek isteyen tüm halkımız davetlimizdir. Trabzon'u renklendirecek bu tarihi coşkuyu kaçırmayın' denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/15-ulkeden-650-halk-oyuncusu-trabzonda-bulusacak</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/15-ulkeden-650-halk-oyuncusu-trabzonda-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" length="61704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin tümörü ameliyatı sonrası çöken alnı, 3 boyutlu implantla düzeltildi]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/beyin-tumoru-ameliyati-sonrasi-coken-alni-3-boyutlu-implantla-duzeltildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/beyin-tumoru-ameliyati-sonrasi-coken-alni-3-boyutlu-implantla-duzeltildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trabzon'da öğretmen Özlem Akıntürk'ün, beyin tümörü ameliyatı sırasında alın kemiğinin çıkarılması nedeniyle oluşan çöküklük, kendisine özel tasarlanıp üretilen 3 boyutlu implantla giderildi. Tomografi ve 3 boyutlu modelleme teknolojisiyle hazırlanan implant, başarılı operasyonla yerine yerleştirilirken, Akıntürk yeniden doğal alın görünümüne kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon'da yaşayan öğretmen Özlem Akıntürk, yaklaşık 1,5 yıl önce şiddetli baş ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan manyetik rezonans (MR) görüntülemesinde beyninde tümör tespit edilen Akıntürk, Ankara'da geçirdiği beyin tümörü ameliyatıyla sağlığına kavuştu. Ancak operasyon sırasında alın bölgesindeki kemiğin çıkarılması nedeniyle yüzünde belirgin bir çöküntü oluştu. Ameliyatın ardından aynaya baktığında ve fotoğraflarında alın bölgesindeki deformasyonu gören Akıntürk, yaşadığı estetik kaygıyı gidermek için çözüm arayışına başladı. İnternet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucu Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Uraloğlu'na başvurdu.</p>

<p>Prof. Dr. Muhammet Uraloğlu ve ekibi tarafından yapılan ayrıntılı değerlendirmelerde, alın bölgesindeki kemik kaybı tomografi görüntüleri ve üç boyutlu modelleme teknolojisiyle analiz edildi. Hastadaki eksik doku ve kemik yapısı dijital ortamda yeniden oluşturularak Özlem Akıntürk'e özel implant tasarlandı. KTÜ bünyesinde faaliyet gösteren Medikal Cihaz Tasarım ve Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde kısa sürede üretilen kişiye özel implant, planlanan cerrahi operasyonla başarıyla hastaya uygulandı. Başarılı operasyonun ardından alın bölgesindeki deformasyon büyük ölçüde giderilirken, Akıntürk hem doğal görünümüne kavuştu hem de ameliyat sonrası yaşadığı estetik kaygılardan kurtuldu.</p>

<p>'Birebir ölçülerle implantlar yapıyoruz'</p>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Muhammet Uraloğlu, hastanın beyin tümörü ameliyatı sonrası alın bölgesinde oluşan deformasyon nedeniyle kendilerine başvurduğunu belirterek, 'Hastamız ameliyat sonrası alın bölgesindeki bir deformite ile geldi. Alın bölgesinde çukurluk ve şekil bozukluğu vardı. Hastamız bize başvurunca bir değerlendirme yaptık. Aynı diş implantı gibi 3 boyutlu yazıcılarla birebir ölçülerle implantlar yapıyoruz. Hastanın ihtiyacı ve boşluğu neredeyse orayı tamamlayacak şekilde implant uygulaması yapıyoruz' dedi.</p>

<p>'Bu yöntemi yaklaşık 2 senedir uyguluyoruz'</p>

<p>Hastaya özel üretim gerçekleştirdiklerini ifade eden Prof. Dr. Uraloğlu, 'Hastamızın kafatasından bir model çıkartıyoruz. Ortaya çıkan modelde hastamızın daha önceki ameliyatından kalan sekelleri var. Alın bölgesindeki kemik parçası kaldırılınca bir kayıp olmuş. Alın bölgesindeki kayıptan dolayı çukur ve şekil bozukluğu olmuştu. Boşluğu tamamlayacak uygulama yaptık. Birebir ölçüde implant uygulamasıyla hastamızın şikayetini tamamen ortadan kaldırdık' diye konuştu.</p>

<p>Ameliyatın uzun sürmediğini kaydeden Prof. Dr. Uraloğlu, 'Bu uzun bir ameliyat değil. Daha önceki ameliyattan dolayı yara izleri vardı. Önceki ameliyat izlerinden girerek boşluğu ortadan kaldırdık. Çok hassas bir üretim yapıldı. Alnın yanlarındaki minik bir implantı yapmak diş protezinden daha zor. Orijinal bir kafatası şekline getirdik' şeklinde konuştu.</p>

<p>Yaklaşık iki yıldır bu yöntemi uyguladıklarını belirten Prof. Dr. Uraloğlu, 'Bu yöntemi yaklaşık 2 senedir uyguluyoruz. Üniversitemiz bünyesindeki METAM'da böyle bir merkez açılınca üretime geçtik. Ankara'nın doğusunda bu yöntemi kullanan yok' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Eski fotoğraflarım bu ameliyatı olmam gerektiğini söylüyordu'</p>

<p>Öğretmen Özlem Akıntürk (34) ise, yaklaşık 1,5 yıl önce geçirdiği beyin tümörü ameliyatının ardından alnında oluşan çöküklük nedeniyle zorlu bir süreç yaşadığını belirterek, KTÜ Farabi Hastanesi'nde uygulanan kişiye özel implant sayesinde yeniden doğal görünümüne kavuştuğunu söyledi. Akıntürk, 'Baş ağrısı sebebiyle nöroloji doktoruna gittim. MR çekildim ve beynimde tümör olduğunu öğrendim. Kısa süre sonra Ankara'ya giderek beyin tümörü ameliyatı oldum. Bu ameliyattan sonra alnımda bir çöküklük kaldı. 1 yıl geçtikten sonra Muhammet Hoca'ya başvurdum. Bu tarz çöküklüklerde nasıl bir işlem uygulandığını araştırdım. Böyle bir yöntemin yapıldığı öğrendim ama Trabzon'da yapılıp yapılmadığını bilmiyordum. Muhammet Hoca'nın yanına geldiğimde yapıldığını öğrenince sevindim. Ameliyatı olmaya karar verdim ama endişelerim vardı. Beyin ameliyatından sonra çok zor günler geçirdim. Çok şükür bir sıkıntı yaşamadım. Beyin ameliyatıma göre çok daha kolay geçti. Muhammet Hoca bu ameliyatın beyin ameliyatı kadar riskli olmayacağını söylemişti. Güzel olacağını tahmin ediyordum. Gerçekten düşündüğüm gibi oldu. İyileşme süreci çok hızlı gelişti. Bir hafta içerisinde ödemler inmişti. 3-4 gün içerisinde ağrılar gitti ve iyileşme sürecine girdim. Eski fotoğraflarım bu ameliyatı olmam gerektiğini söylüyordu. Sürekli eski fotoğraflarıma bakarak ameliyat olmaya karar verdim. O çöküklük hiç hoşuma gitmemişti. Çok memnunum' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/beyin-tumoru-ameliyati-sonrasi-coken-alni-3-boyutlu-implantla-duzeltildi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/beyin-tumoru-ameliyati-sonrasi-coken-alni-3-boyutlu-implantla-duzeltildi.jpg" type="image/jpeg" length="54401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fındıkta rekolte sevinci]]></title>
      <link>https://www.mersinhabermerkezi.com/findikta-rekolte-sevinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinhabermerkezi.com/findikta-rekolte-sevinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl fındıkta son yılların yüksek rekoltelerinden birinin beklendiği ancak özellikle temmuz ayında yaşanabilecek yüksek sıcaklıklar, yetersiz yağış, zararlı böcekler ve hastalıkların rekolteyi olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanı Cemil Pehlevan, çotanak miktarı açısından son yılların en verimli sezonlarından birinin yaşandığı belirterek kahverengi kokarca, külleme hastalığı ve diğer zararlıların oluşturabileceği kayıpların da dikkate alınması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>'Bu yıl fındık rekoltesi, çiftçiyi mutlu edecek seviyede görünüyor'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yılki fındık rekoltesinin çiftçiyi mutlu edecek seviyede göründüğünü kaydeden Pehlevan, 'Bu yıl fındık rekoltesi, çiftçiyi mutlu edecek seviyede görünüyor. Ancak temmuz ayı, bu rekolte açısından oldukça riskli bir dönem. Hava şartları, yüksek sıcaklıklar, yağışın yetersiz olması, böcekler ve hastalıklar rekolteyi olumsuz etkileyebilir. Sonuçta fındıkta hasat dönemine kadar bu riskler devam ediyor. Bu nedenle çiftçilerimizin bahçelerini yakından takip etmeleri gerekiyor. Böcek gördüklerinde vakit kaybetmeden müdahale etsinler. Biyolojik, mekanik ya da kimyasal yöntemlerle ilaçlama ve mücadelelerini yapsınlar. Şu anki görüntüye göre son yılların en yüksek rekoltelerinden biri söz konusu. Ancak kesin değerlendirmeyi hasattan sonra yapabileceğiz. Evet, rekolte yüksek görünüyor. Fakat kokarca zararı, külleme hastalığı ve diğer hastalık ve zararlıları da dikkate aldığımızda, elimizde kalan gerçek ürüne bakmamız gerekiyor. Bu nedenle şu aşamada kesin bir hüküm vermek zor. Çotanak miktarı açısından ise bu yılı, son yıllarda fındıkta en fazla çotanağın görüldüğü yıl olarak değerlendirebiliriz' dedi.</p>

<p>Türk fındığının aroması dünyada eşsiz olduğunu belirten Pehlevan, 'Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75'ini karşılıyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yetişen fındığın aromasını dünyanın başka bir yerinde yakalamak mümkün değil. Bunun en önemli nedenlerinden biri, denizden kaynaklanan buharlaşma olabilir. Fındığımızın değerini düşürmeye çalışanlar olabilir. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, bizim bu üretimden vazgeçmememiz gerekiyor. Fındık, Türkiye'nin en önemli ihracat kalemlerinden biri. Bu alanda yaklaşık 2,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu değere sahip çıkmalı, üretimi daha fazla desteklemeli ve insanlarımızı fındık üretimine yönlendirmeliyiz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Trabzon</category>
      <guid>https://www.mersinhabermerkezi.com/findikta-rekolte-sevinci</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinhabermerkezicom.teimg.com/crop/1280x720/mersinhabermerkezi-com/uploads/2026/07/agency/iha/findikta-rekolte-sevinci.jpg" type="image/jpeg" length="70298"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
