Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonlarında Pelvik Taban Rehabilitasyonunun Önemi

Abone Ol

Tekrarlayan enfeksiyonun altında yalnızca bakteri değil, bazen kaslar da yatıyor.

İdrar yolu enfeksiyonları (İYE), özellikle kadınlarda yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen en yaygın sağlık sorunlarından biridir. Birçok kadın hayatının en az bir döneminde idrar yolu enfeksiyonu geçirirken, önemli bir kısmı ise tekrarlayan enfeksiyonlarla mücadele etmek zorunda kalmaktadır.

Bilimsel kılavuzlara göre 6 ay içinde iki veya daha fazla ya da 12 ay içinde üç veya daha fazla enfeksiyon geçirilmesi “tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu” olarak tanımlanmaktadır.

Ancak günümüzde yapılan araştırmalar göstermektedir ki; her sık idrara çıkma, yanma hissi veya mesane ağrısı yalnızca aktif bir enfeksiyon anlamına gelmeyebilir. Özellikle tedaviler tamamlanmasına rağmen şikâyetleri devam eden hastalarda pelvik taban kaslarının değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Öncelikle doğru uzman hekime başvurulmalıdır

Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu şikâyeti olan hastaların ilk başvurması gereken branşlar;
* Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
* Üroloji Uzmanı

Hekim tarafından ayrıntılı muayene yapılarak;
* İdrar tahlili
* İdrar kültürü
* Gerekli kan tetkikleri
* Ultrasonografi veya gerekli görülen görüntülemeler
* Anatomik ve fonksiyonel değerlendirmeler
tamamlanmalı ve enfeksiyonun nedeni araştırılmalıdır.

Enfeksiyon saptandığında uygun antibiyotik tedavisi ve gerekli medikal yaklaşım uygulanmalıdır.

Ancak tedavi tamamlandıktan sonra hastanın;
* sürekli idrara çıkma,
* mesaneyi tam boşaltamama hissi,
* idrar yaparken zorlanma,
* pelvik bölgede ağrı,
* ilişki sırasında ağrı,
* sıkışma hissi,
* tekrarlayan enfeksiyon öyküsü

devam ediyorsa ve yapılan değerlendirmede pelvik taban kaslarında aşırı kasılma (hipertonisite), koordinasyon bozukluğu veya fonksiyon kaybı düşünülüyorsa, hasta Pelvik Taban Fizyoterapistine konsülte edilir.

Bu yaklaşım günümüzde multidisipliner tedavinin önemli bir parçası olarak kabul edilmektedir.

Pelvik taban kasları neden önemlidir?
Pelvik taban kasları;
* mesaneyi,
* üretrayı,
* rahmi,
* bağırsakları destekleyen karmaşık bir kas sistemidir.

Bu kasların görevi yalnızca idrar tutmak değildir.

Aynı zamanda;
* idrar yaparken gevşemek,
* mesanenin tamamen boşalmasını sağlamak,
* pelvik organları desteklemek,
* dolaşımı düzenlemek,
* pelvik ağrıyı önlemek gibi birçok önemli fonksiyonu bulunmaktadır.
Normalde idrar yaparken pelvik taban kaslarının gevşemesi gerekir.
Ancak bazı kişilerde bu kaslar sürekli kasılı kalmaktadır.

Sürekli kasılan pelvik taban kasları enfeksiyonu nasıl etkiler?

Kaslar gevşeyemediğinde;
* mesane tam boşalamaz,
* mesanede rezidü idrar kalabilir,
* idrar akımı bozulabilir,
* pelvik bölgede dolaşım azalabilir,
* ağrı gelişebilir.
Mesanede kalan idrar bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturabilir.
Bu durum özellikle tekrarlayan enfeksiyon riskini artıran önemli mekanizmalardan biridir.

Araştırmalar ayrıca pelvik taban kas spazmının;
* sık idrara çıkma,
* ani sıkışma,
* kronik pelvik ağrı,
* mesane hassasiyeti gibi belirtileri de artırabileceğini göstermektedir.

Antibiyotik tek başına her zaman yeterli olmayabilir
Burada önemli bir nokta bulunmaktadır.
Pelvik taban rehabilitasyonu aktif bakteriyel enfeksiyonun tedavisi değildir.
Enfeksiyonun tedavisi mutlaka hekim tarafından planlanmalıdır.
Ancak enfeksiyon tedavi edildikten sonra devam eden fonksiyon bozukluklarının düzeltilmesinde pelvik taban rehabilitasyonu önemli katkılar sağlayabilir.
Uluslararası Ürojinekoloji Derneği (IUGA), Uluslararası Kontinans Derneği (ICS) ve Avrupa Üroloji Birliği (EAU) rehberleri; uygun hastalarda pelvik taban fonksiyonunun değerlendirilmesini önermektedir.

Pelvik fizyoterapist değerlendirmede nelere bakar?

Pelvik fizyoterapist yalnızca egzersiz yaptıran kişi değildir.

Öncelikle ayrıntılı fonksiyonel değerlendirme yapılır.

Değerlendirmede;
* nefes paterni,
* diyafram fonksiyonu,
* postür,
* pelvik taban kas tonusu,
* kas kuvveti,
* gevşeme kapasitesi,
* koordinasyon,
* karın içi basınç kontrolü,
* kalça ve bel mekanikleri,
* yaşam alışkanlıkları incelenir.
Çünkü yalnızca kas kuvveti değil, kasın doğru zamanda gevşeyebilmesi de tedavinin temelidir.

Pelvik fizyoterapistin seanstaki temel hedefleri

Her tedavi kişiye özeldir.

Ancak temel hedefler şunlardır:

* Pelvik taban kaslarının normal tonusunu yeniden kazandırmak.
* Gerekiyorsa aşırı kasılan kasları gevşetmek.
* Kas koordinasyonunu yeniden öğretmek.
* Mesanenin doğru boşalmasını desteklemek.
* Diyafram ile pelvik taban arasındaki uyumu geliştirmek.
* Ağrıyı azaltmak.
* Sağlıklı işeme alışkanlığı kazandırmak.
* Tekrarlayan yanlış kasılmaları önlemek.
* Hastaya ev egzersiz programı oluşturmak.
* Yaşam kalitesini artırmak.

Tedavide hangi yöntemler uygulanabilir?

Hastanın ihtiyacına göre;
* Pelvik taban gevşeme egzersizleri
* Diyafram solunumu
* Manuel terapi
* Miyofasyal gevşetme teknikleri
* Biofeedback
* Mesane eğitimi
* Postür eğitimi
* Davranışsal eğitim
* Gevşeme teknikleri
* Ev egzersiz programı uygulanabilir.

Tedavi tamamen değerlendirme sonucuna göre planlanır. Her hastaya aynı egzersiz verilmez.

Kegel egzersizi her hastaya uygun değildir

Toplumda en sık yapılan yanlışlardan biri “idrar kaçıran veya idrar problemi yaşayan herkes Kegel yapmalıdır” düşüncesidir. Bilimsel çalışmalar göstermektedir ki; pelvik taban kasları zaten aşırı kasılı olan hastalarda kontrolsüz yapılan kuvvetlendirme egzersizleri şikâyetleri artırabilir. Bu nedenle egzersiz programı mutlaka değerlendirme sonrasında planlanmalıdır.
Doğru tanı olmadan yapılan egzersiz bazen faydadan çok zarar verebilir.

Multidisipliner yaklaşım başarının anahtarıdır

Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarında başarılı sonuçlar;
* Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
* Üroloji Uzmanı
* Gerekli durumlarda Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
* Pelvik Taban Fizyoterapisti arasındaki iş birliği ile mümkündür.

Her uzman kendi alanındaki tedaviyi planlar ve hasta bütüncül olarak değerlendirilir.

Sonuç

Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları yalnızca antibiyotikle çözülebilecek bir sorun olmayabilir. Enfeksiyon tedavi edilmesine rağmen devam eden yakınmalarda pelvik taban kaslarının fonksiyonel olarak değerlendirilmesi ihmal edilmemelidir.

Pelvik taban rehabilitasyonu, aktif enfeksiyonu tedavi etmez; ancak uygun hastalarda pelvik kas fonksiyonunu yeniden düzenleyerek mesane boşaltımını iyileştirmeyi, kas spazmını azaltmayı, ağrıyı kontrol altına almayı ve yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen kanıta dayalı bir rehabilitasyon yaklaşımıdır.

Doğru tanı, doğru zamanda uygun uzmana yönlendirme ve multidisipliner ekip çalışması sayesinde birçok hasta gereksiz tekrar eden tedavilerden korunabilir ve daha sağlıklı bir yaşam kalitesine ulaşabilir.