Muğla, Alanya, Balıkesir, Mersin ve son olarak Aydın. Yaz geldi yine yurdumuzun dört bir yanında ciğerlerimiz yanıyor. Her yaz olduğu gibi bu yaz da ormanlarımız yanıyor kuvvetli rüzgarın da etkisiyle yangınlar yerleşim yerlerine kadar geliyor.
Perşembe günü başlayan ve önlem kapsamı altında 80 evin tahliye edildiği Aydıncık’tan gelen görüntüler gerçekten ciğerimizi yaktı. Ormanlık alanlarda ağaçlar ve hayvanlar birer birer yanarken yanan yalnızca bugünümüz olmuyor geleceğimiz de o yangınla yanıp kül oluyor.
Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, itfaiye ekiplerinin yanı sıra eline kazmasını, küreğini alan onlarca sivil insanımız; ciğerlerimiz, geleceğimizin yanmasın diye kendilerini siper ettiler. Herkes canla başla çalıştı.
Geçtiğimiz yıllarda da aynısını yaşamıştık ne yazık ki. Yetkili ve zorunlu olmamasına rağmen onlarca kurye yangın bölgesinde çalışanlara su ve ayran taşımışlardı.
Ülke olarak biz hep böyleyiz. En kötü zamanlarda büyüğünden küçüğüne, kadınından erkeğine kenetlenip bir oluruz.
Tarım ve Orman Bakanlığı yüksek yangın riski bulunan 9 ilde yaşayan vatandaşların cep telefonlarına kısa mesaj göndererek uyarılarda bulundu. Herhangi bir olumsuz durumda hemen 112’yi aramaları istendi bu mesajlarda. Geleceğimiz için atılacak belki de en büyük kıymetli uyarılardan biriydi bu.
Bu uyarıları dikkate alalım. Daha fazla şehirden acı haberler gelmeden daha fazla canımız yanmadan, geleceğimiz yok olmadan, gelecek nesilleri bir avuç toprağa muhtaç etmemek, orman yangınlarının önüne geçmek, engellemek, büyümesini durdurmak bizlerin de elinde.
Ormanlık alanlarda yangın riski bulunan bölgelerde ateş yakmayalım, en küçük bir kıvılcım dahi gördüğümüzde 112’yi arayarak bildirelim.
Bu ülke hepimizin, gelecek nesiller için bunu yapmaya mecburuz.