Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı ve Haydar Aliyev Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Burhan Sayılır'ın koordinatörlüğünde Sinema Anadolu'da gerçekleştirilen kongrede Azerbaycan'ın yeniden bağımsızlık süreci, jeopolitik ve jeostratejik konumu, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve bağımsızlık sonrası uluslararası arenadaki yeri başta olmak üzere birçok konu ele alındı.
Azerbaycan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Azerbaycan Diaspora ile Çalışma Devlet Komitesi, Anadolu Üniversitesi, Karabağ Üniversitesi ve İbn Haldun Üniversitesi KUT Uluslararası İlişkiler, Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (KUTSAM) iş birliğiyle gerçekleştirilen kongrenin açılışına Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Majidli, Azerbaycan Devlet Diaspora Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Karabağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin Bayramov, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Başkanı Adalet Turan, KUTSAM Kurucu Başkanı Güngör Azim Tuna'nın yanı sıra düzenleme ve yürütme kurulu üyeleri, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.
'Sınırlarımız, kurallarımız farklı olsa da bizler aynı milletin evlatlarıyız'
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının Türk dünyasının bütünlüğü açısından taşıdığı öneme değinen Prof. Dr. İlyas Topsakal iki ülke arasındaki ilişkilerin siyasi sınırların ötesinde ortak bir tarih ve kültür temelinde şekillendiğini belirtti. Azerbaycan'ın Türk dünyası için stratejik bir konumda bulunduğunu vurgulayan Topsakal, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağları zayıflatmaya yönelik söylemlerin karşılık bulmayacağını ifade etti.
İki ülkenin tarih boyunca birbirine destek olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Topsakal 'Azerbaycan olmadan Türk Devletleri Teşkilatından veya Türk dünyasının bütünlüğünden bahsetmek kesinlikle imkânsızdır. Bizim aramızdaki bağ, Batı'nın faydacı 'kazan-kazan' teorisiyle değil, kardeşin kardeşe duyduğu sarsılmaz rızalık hukukuyla şekillenir. Sınırlarımız, kurallarımız farklı olsa da bizler aynı milletin evlatlarıyız' dedi.
'Bu ilişkilerin en büyük güvencesi iki halkın birbirine duyduğu sarsılmaz sevgi ve güvendir'
Azerbaycan Cumhuriyeti Büyükelçiliği Müsteşarı Dr. Fuzuli Majidli, Azerbaycan'ın yeniden bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye ile ilişkilerinin stratejik ortaklık ve müttefiklik düzeyine ulaştığını belirtti. Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP gibi projelerin yanı sıra Şuşa Beyannamesi'nin iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirdiğini ifade eden Majidli, ortak hedefin Türk dünyası arasındaki bağları kuvvetlendirmek ve Güney Kafkasya'da kalıcı barışa katkı sunmak olduğunu söyledi.
Türkiye'nin Azerbaycan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olduğunu hatırlatan Majidli, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel ve toplumsal temellerine dikkat çekerek ''Bir millet, iki devlet' anlayışı ilişkilerimizin temel felsefesini oluşturdu. Bugün egemenliğini ve toprak bütünlüğünü yeniden tesis etmiş bir Azerbaycan var. Bu ilişkilerin en büyük güvencesi ise iki halkın birbirine duyduğu sarsılmaz sevgi ve güvendir' ifadelerini kullandı.
'Türkiye'nin gücü Azerbaycan'ın, Azerbaycan'ın gücü Türkiye'nin gücüdür'
Azerbaycan Diasporası İşleri Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev kongrenin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliği pekiştirmesi bakımından önemli olduğunu belirterek Türk dünyasının güçlenen konumuna dikkat çekti. İki ülke arasındaki dayanışmanın tarihsel bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Hacıyev, Karabağ'da elde edilen zaferin ve Şuşa Beyannamesi'nin ilişkilerin gelişmesinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Genç kuşakların iki ülkenin ortak değerlerini ve tarihsel mirasını geleceğe taşıması gerektiğini belirten Hacıyev 'Şunu asla unutmayın: Türkiye'nin gücü Azerbaycan'ın, Azerbaycan'ın gücü Türkiye'nin gücüdür. Gençlerimiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Ne mutlu Türküm diyene' ve Haydar Aliyev'in 'Ben gurur duyuyorum ki Azerbaycanlıyım' sözlerindeki vizyonu yaşamalı ve geleceğe taşımalıdır' dedi.
'Türkiye ve Azerbaycan etle tırnak gibidir'
Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise kongrenin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Son dönemde iki ülkenin halkları arasındaki birlikteliği zayıflatmaya yönelik yorum ve haberlere dikkat çeken Adıgüzel, iki devlet arasındaki kardeşlik bağlarının bu tür girişimlerle zarar görmeyeceğini vurguladı.
Türkiye ile Azerbaycan'ın ortak bir tarih ve kültür etrafında birleştiğini ifade eden Rektör Adıgüzel, 'Türkiye ile Azerbaycan halkları et tırnak gibidir. Başkalarının dışarıdan müdahalesiyle iki halkı, iki devleti birbirine düşman etmek mümkün değildir' dedi. Rektör Adıgüzel kongreden çıkacak sonuçların ve bildirilerin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin daha da güçlenmesine katkı sunacağına inandığını dile getirdi.
'Doğal müttefiklik Şuşa Beyannamesi ile resmileşti'
Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı ve Haydar Aliyev Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Burhan Sayılır, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin jeopolitik, ekonomik, askerî ve kültürel açıdan her iki ülke için de büyük önem taşıdığını belirtti. Kongrede Azerbaycan'ın 1991'den bu yana yaşadığı siyasi, ekonomik, kültürel ve diplomatik süreçlerin ele alınacağını ifade eden Sayılır, iki ülke arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını vurguladı.
Türkiye'nin Azerbaycan üzerinden Kafkasya ve Türkistan'a, Azerbaycan'ın ise Türkiye üzerinden Batı'ya açılan stratejik bağlantılara sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sayılır, 'İki devlet arasındaki ilişki köklü bir geçmişe dayanmaktadır ve kolay kolay sarsılamayacak bir mahiyettedir. İki ülke arasındaki doğal müttefiklik, imzalanan Şuşa Beyannamesi ile resmî bir müttefikliğe dönüşmüş ve birçok alanda iş birliğinin kapıları açılmıştır' ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Sayılır kongrenin iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerine katkı sağlamasını diledi.
Karabağ Zaferi ve diaspora faaliyetleri Anadolu Üniversitesinde konuşuldu
Açılış konuşmalarının ardından kongre Azerbaycan'ın bağımsızlık süreci, Karabağ Zaferi ve diaspora faaliyetlerinin ele alındığı oturumla devam etti. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Güneysu'nun moderatörlüğündeki oturumda, Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesi ve Türk dünyasının geleceğine ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı. Güneysu, Azerbaycan'ın bağımsızlığını yeniden kazanmasını 'yeniden bir diriliş ve dev bir fetih dönemi' olarak nitelendirdi.
Oturumda konuşan emekli Tuğgeneral ve Türkiye'nin Bakü Eski Askerî Ataşesi Yücel Karauz, Karabağ Zaferi'nin tarihsel önemine ve Azerbaycan ordusunun gelişimine dikkat çekti. Azerbaycan ordusunun modernizasyonu ile yapay zekâ destekli otonom sistemlerin askerî alandaki rolüne değinen Karauz, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının küresel gelişmeler karşısında güçlü bir dayanak oluşturduğunu vurguladı.
Azerbaycan Diaspora İşleri Komitesi Başkan Yardımcısı Valeh Hacıyev ise İkinci Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan diasporasının Türk diasporasıyla birlikte hareket ederek iki ülkenin bayraklarını uluslararası alanda dalgalandırdığını belirtti. Ermeni lobisinin iddialarına karşı yürütülen çalışmalara da değinen Hacıyev, Azerbaycan'ın millî değerlerini korumak ve tanıtmak amacıyla 21 ülkede 33 Azerbaycan Evi kurulduğunu ifade etti.
Kongre Cumartesi gününe kadar sürecek
Kongre, 17 Ekim Cumartesi gününe kadar Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde paralel oturumlarla devam edecek. Oturumlarda Azerbaycan'ın yeniden bağımsızlık süreci, jeopolitiği ve jeostratejisi, uluslararası ilişkiler, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, bağımsızlık sonrası Azerbaycan'ın uluslararası arenadaki yeri ile ülkedeki kültürel ve iktisadi hayat gibi konular ele alınacak. Alanında uzman akademisyen ve araştırmacıların bilgi ve değerlendirmelerini katılımcılarla paylaşacağı kongre, Azerbaycan'ın tarihsel, siyasal, kültürel ve ekonomik gelişiminin farklı boyutlarıyla ele alınmasına katkı sunacak.





