Haber / Aysun Koç Aydoğan

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şubesi Yürütme Kurulu Üyesi Saffet Ayıcı, 17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen Büyük Marmara Depremi’nin yıldönümüne ilişkin açıklamalarda bulundu.

Mersin’de 17 Ağustos Pazartesi günü trafiğin durumu
Mersin’de 17 Ağustos Pazartesi günü trafiğin durumu
İçeriği Görüntüle

“Depremlerden ders çıkarılmadı”

On binlerce insanının hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan depremden ders çıkarılmadığını öne süren Ayıcı, “17 Ağustos’tan gerekli derslerin çıkarılmadığını, 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde bir kez daha ağır biçimde gördük. 11 ili etkileyen büyük yıkım; Yalnızca depremin büyüklüğünü değil, yapı güvenliğinden kentleşmeye, kamusal denetimden afet hazırlığına kadar yıllardır biriken sorunların sonuçlarını da ortaya koydu” dedi.

Mersin’deki okullar deprene karşı dayanıklı mı?

Egitimsendeprem

Mersin’de meydana gelebilecek olası bir depremde bazı okulların ciddi hasarlar alabileceğine değinen Ayıcı, “Bugün Mersin açısından sorulması gereken soru açıktır: Olası bir depremde çocuklarımız eğitim gördükleri okullarda ne kadar güvende? Okulların yalnızca kendi binaları açısından değil; Çevresindeki yapı stoku, ulaşım ve tahliye güzergâhları, toplanma alanları ve acil durumlarda erişilebilirlik açısından da değerlendirilmesi zorunludur. Okul binası ayakta kalsa dahi çevresindeki riskli yapıların yıkılması; Okul girişlerini, yolları ve tahliye güzergâhlarını kapatabilir. Bu nedenle okul güvenliği, yalnızca okulun kolon ve kirişlerinden ibaret görülemez. Üstelik Mersin’de bütün çocuklar aynı fiziksel koşullarda eğitim görmemektedir. Bir mahallede daha yeni, donanımlı ve fiziksel koşulları güçlü okullar bulunurken başka bir mahallede eski binalar, yetersiz derslikler, kalabalık sınıflar ve eksik altyapıyla eğitim sürdürülmektedir. Bu farklılık yalnızca eğitim niteliğinde eşitsizlik yaratmamakta; Afet koşullarında doğrudan yaşama ve güvenlik hakkındaki eşitsizliğe dönüşme tehlikesi taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

“Mersin’de hiçbir öğrencinin, öğretmenin ve eğitim emekçisinin yaşamı ertelenemez”

Çocukların depreme karşı güvenli bir okulda eğitim görmesinin, ailelerinin maddi durumuna bağlı olmaması gerektiğini dile getiren Ayıcı, “Bir çocuğun depreme karşı daha güvenli bir okulda eğitim görüp görmemesi ailesinin gelirine, yaşadığı mahalleye ya da kentin hangi bölgesinde doğduğuna bağlı olamaz. Eğitim hakkı ile yaşama hakkı birbirinden ayrı düşünülemez. Eğitim Sen Mersin Şubesi olarak talebimiz nettir:

Mersin’deki bütün kamu okullarının deprem güvenliği bilimsel ve bağımsız yöntemlerle incelenmeli; Sonuçlar okul okul kamuoyuna açıklanmalıdır. Güçlendirilmesi gereken yapılar hızla güçlendirilmeli, güvenli olmadığı belirlenen binalarda eğitim sürdürülmemeli ve gerekli yeni okul yatırımları kamusal kaynaklarla gerçekleştirilmelidir. Mersin’de hiçbir öğrencinin, öğretmenin ve eğitim emekçisinin yaşamı ertelenemez. Kaynaklar sermayeye, rant projelerine ve ayrıcalıklı yatırımlara değil; depreme dayanıklı okullara, güvenli kamusal yapılara ve nitelikli kamusal eğitime ayrılmalıdır” şeklinde konuştu.

Muhabir: Aysun Koç Aydoğan