Haber / Güven Güneş

“Yoksullaştırma politikası var”

Türkiye ekonomisindeki mevcut yapının klasik kapitalist kriz döngülerinden farklı olduğunu dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Ekonomist Mustafa Şanlı, normal ekonomik sistemlerde refah ve daralma dönemlerinin birbirini takip ettiğini ancak Türkiye’de geniş halk kesimlerinin sürekli yoksullaştığını söyleyerek, “Bir refah dönemi yaşanmıyor. İşçi sınıfı ve köylü sınıfı sürekli yoksullaşarak gidiyor. Refahtan pay alamıyorlar. Esnafın durumunda dönemsel farklılıklar olsa da genel tabloda bir refah artışı yok” dedi.

“Enflasyon bilinçli şekilde sürdürülüyor”

Hükümetin gerçek anlamda bir enflasyonla mücadele politikası yürütmediğini öne süren Şanlı, mevcut ekonomik programın belirli kesimlere kaynak aktarımı sağladığını iddia etti. Büyük sermaye çevrelerinin ekonomi yönetimine destek açıklamalarını da değerlendiren Şanlı, “Bu program yoksuldan tanımlı zengine gelir transferi programıdır. Enflasyonu düşürmek için değil gelir transferini sürdürmek için uygulanıyor. Sürekli devam eden kriz hali de bunun gerekçesi olarak kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

Mersinliler şarkıcılara seslendi: “O isim gelse konserine gideriz”
Mersinliler şarkıcılara seslendi: “O isim gelse konserine gideriz”
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de ekonomik eşitsizliğin giderek derinleştiğini belirten Şanlı, gelir dağılımındaki uçuruma ilişkin dikkat çeken veriler de paylaştı. Türkiye’de en yüksek gelire sahip yüzde 20’lik kesimin toplam gelirin yaklaşık yarısını aldığını söyleyen Şanlı, servet dağılımındaki yoğunlaşmanın ise çok daha çarpıcı boyutlara ulaştığını kaydetti.

“30 kişinin serveti milyonların gelirine eşit”

Türkiye’deki servet dağılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şanlı, ülkedeki 30 milyarderin toplam servetinin ülke nüfusunun yarısına denk geldiğini ifade ederek, “30 kişinin toplam serveti, yaklaşık 38.5 milyon kişinin varlığına eşit seviyede. Bu tablo Türkiye’deki ekonomik yapının nasıl şekillendiğini açıkça ortaya koyuyor” diye konuştu.

Servetin belirli bir kesimde toplandığını ifade eden Şanlı, bu yapının siyasi iktidarla yakın ilişki içinde bulunan çevreler üzerinden oluştuğunu ve yandaş olarak tanımlanan kesimlerin devlet imkanlarıyla korunduğunu iddia ederek, “Bugünün ekonomisini anlatan en temel kavramlardan biri ‘koruyup kollama’ anlayışıdır” dedi.

Muhabir: Güven Güneş