Mine Şimşek, “Cevahir” Sergisi ile Şemsa Pozcu Kültürevi’nde
Mine Şimşek, “Cevahir” Sergisi ile Şemsa Pozcu Kültürevi’nde
İçeriği Görüntüle

Haber / Zümre Deniz Denli

Etkinliğin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelmesi nedeniyle, Alper Tolga Akkuş etkinliğin açılışını, çocuklarla yaptığı gibi interaktif bir katılımla, katılımcıları da dahil ederek başladı. Akkuş, masal anlatıcılığının insanın zihninde imgelem yoluyla ufuk açtığını ve her nerede olursak olalım, masal anlatılırken “masal diyarına” gittiğimizi belirtti. Masal yoluyla, katılımcılara kendi hayal gücünde ne gibi sorunlarla karşılaştıklarını ve bu engelleri nasıl aştıklarını bulmaları için ufuk açmalarına yardım eden Alper Tolga Akkuş, masallardaki ritüellerin önemine de değindi.

“Masal anlatıcılığı nesiller arası bilgi aktarıyor”

Akkuş, masal anlatıcılığına nasıl başladığını ve masal anlatıcılığı hakkında şunları söyledi:

“Masallarda ritüeller çok önemlidir, tekrarlar ve o ütopik girişlerin masalların içindeki yeri çok önemlidir. Hayatın içinde de bu tekrarların yeri var, mesela gün-gece. Yani her şey sıralıdır hayatta. Biz her şeyi sıralı yaşayan insanlarız. Yuval Noah Harari kitabında, ‘İnsanlık nesli tükenmediyse öyküler sayesinde tükenmedi’ der. Dedikodunun iletişimimizde önemli bir yeri vardır ve dedikoduyu yaratan aslında öykülerdir. Hikayeler ve masallar onu sağlayan bir şey aslında, insanları birbirine bağlayan bir şey. İnsan beden olarak en zayıf canlı aslında: Ne kanadı var ne pençesi var. Hikayelerle ne yapıyor ilk insanlar? Tehlike karşısında ne yapması gerektiğini anlatıyor, masallar bu şekilde yeni nesli eğitiyor. İşte bu ot yenir, bu ot yenmez. Bu hayvandan kaç, bununla dost ol gibi. Daha önce de masal anlatıcılığı pek çok yerde yapıyordum ama pandemiden beri ara vermiştim. Geçen yıl burada masal anlatıcılığı atölyesi yapmaya başladım. Mersin Alzheimer Derneği’ndeki gönüllülerle atölye çalışması yapmaya başladık. Toplumun her kesiminden insanlarla masal anlatıcılığı yaptık ama Alzheimer Derneği’ndekilerin çoğunluğu belli bir yaşın üstünde. Benim öğrencilerim hepsi 70 yaşında falan yani, öyle insanlar. Bu proje her haftaydı.”

Sözyüzü Derneği ile yolunun kesişmesini de anlatan Akkuş, “Daha sonra Sözyüzü Kurucusu Erdal Dalgıç buraya davet etti masal anlatıcılığı için. Biraz daha farklı bir şey yapıyoruz burada aslında, farklı bir modül oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.

SEİBA Uluslararası Hikaye Anlatıcılığı Merkezi’nde masal anlatıcılığı eğitimi alan Alper Tolga Akkuş, o süreci ise şu şekilde anlattı:

“25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Gününde 2016'da MTSO'da bir söyleşi vardı ve o söyleşiye Yazar, Hikaye Anlatıcısı, Eğitmen Nazlı Çevik Azazi gelmişti. Onun bağlantısıyla da SEİBA Uluslararası Hikaye Anlatıcılığı Merkezi’nde farklı konseptlerde birkaç eğitim aldım. Sonra da Mersin'e gönüllü olarak hikaye anlatıcılığına başladım. Okullarda, kreşlerde, köylerde, Sözyüzü gibi derneklerde hikaye anlattım. Bir kreşe gittim mesela, çok küçüklerdi, onlarla çok değişik oluyor. Zaten benim mesleğim de gazetecilik. Gazetecilik de aslında bir hikaye anlatıcılığıdır. Benim Sakat Muhabbet diye bir programım var, o da bir hikaye anlatma şeklidir. Kendimle ilgili yazdığım bir oyun var. 4 defa sahnelendi. Stand-up yapıyorlar ya. Ben sit-down yapıyorum. Mersin'de 2 defa sahnelendi. Bir kere Asos'ta, bir de İstanbul Beyoğlu'nda sahnelendi.”

Etkinliğe katılan emekli öğretmen Mustafa Akınbay, masal anlatıcılığının her yaş sürecinde insanlara çok iyi bir terapi olduğunu ve insanı hayata bağladığını söyleyerek, “Masallar, özellikle çocuk yaştakilerin hayatla bütünleşmelerini ve hayal dünyalarını güçlendirmesini sağlıyor. Hepimiz masallarla torun büyüttük, çocuk büyüttük. Herhalde dünyada en eski sosyal olay sanırım masal anlatıcılığıdır” dedi.

Muhabir: Zümre Deniz Denli