Haber / Güven Güneş

Mersin halkı arasında yıllardır süregelen "Merkezde denize girilmez ama Erdemli’den sonrası temizdir" algısının bilimsel gerçeklerle tamamen yıkıldığını belirten Mersin Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Sabahat Aslan, acil önlem alınmadığı takdirde bu sahillerde denize girmenin artık sadece bir hayal olarak kalacağı uyarısında bulundu.

Sabahat Aslan (1)

Aslan, “Bana sorsanız 'Burada sağlıkla denize girebileceğiniz bir yer var mı?' diye, hemen 'Hayır' derim. Çünkü gözle görülmeyen, ancak solunum ve sindirim yoluyla insan vücuduna kadar ulaşan mikroplastikler, balık çiftliklerinin atıklarıyla birleşerek tüm Mersin kıyılarını esir aldı. Sahillerimiz artık alarm veriyor. Geçtiğimiz günlerde Yeşilovacık sahillerine vuran tonlarca plastik atık kirliliği durumun boyutunu bir kez daha gözler önüne sermiştir” dedi.

Avrupa ve Kanada gibi bölgelerden ithal edilen plastik çöplerin ve sanayi atıklarının Mersin, Adana ve Hatay üçgeninde kontrolsüzce doğaya salındığını ifade eden Aslan, Mersin’de güvenli tek bir plajın bile kalmadığının altını çizerek, “Mersin kıyılarında her geçen gün katlanarak artan çevre kirliliği, halk sağlığını ve deniz ekosistemini de tehdit etmeye devam ediyor” sözlerine yer verdi.

“Doğu Akdeniz, Avrupa’nın çöplüğü oldu”

Başkan Aslan, Türkiye’ye ithal edilen plastik atıkların ancak yüzde 10'unun geri dönüştürülebildiğini, geri kalan zehirli atıkların ise denetimsizlik nedeniyle kıyma makinelerinde çekilerek derelere atıldığını veya tarlalara gömüldüğünü belirtti.

Çin’in plastik atık ithalatını yasaklamasının ardından Türkiye'nin dünyanın plastik çöplüğü konumuna geldiğini söyleye Aslan, tek kullanımlık plastiklerin ve plastik ithalatının tamamen yasaklanması gerektiğini vurguladı.

Mersin gözden çıkarılırken, Antalya’da sıkı denetim!

Mersin’de 8 Haziran’da hava durumu
Mersin’de 8 Haziran’da hava durumu
İçeriği Görüntüle

Plastik Atik

Aslan, “Aynı iklime ve aynı denize sahip komşu kent Antalya’da turizmi baltalamamak adına plajlarda sigara içme yasağı uygulanıp, denize dökülen doğal bir hayvan gübresi için bile anında en ağır cezalar ve idari yaptırımlar uygulanırken; Mersin’in adeta kendi kaderine terk edilmiştir. Kentteki turizm temsilcilerinin ve yetkililerin bu çevre katliamına sessiz kalmasına da aslında kentin tercihlerini göstermektedir” şeklinde konuştu.

Kirli teknolojiler ve asit yağmurları kapıda

Mersin, Adana ve Hatay bölgesinin kimyasal, petrokimya ve nükleer gibi kirli teknolojilerin merkezi haline getirilmek istendiğini iddia eden Aslan, “Yumurtalık, Ceyhan ve Dörtyol’da kurulması planlanan tesislerin bölgenin suyunu ve toprağını geri dönülmez bir şekilde kirletecek. Sarıibrahimli gibi bölgelerdeki sanayi atıklarının dereler vasıtasıyla doğrudan denize akıtılıyor ve bu sularda tarımda kullanılıyor. Acil ve topyekün bir kamusal planlama yapılmazsa, Mersin'in yakın gelecekte asit yağmurlarıyla da yüzleşmek zorunda kalacaktır” sözleriyle noktaladı.

Muhabir: Güven Güneş