Antakya ilçesi Bohşin Mahallesi'nde bulunan 'Beyaz Çay' deresi, 20 yıl öncesinde su içilebilen ve çocukların yüzebildiği bir haldeydi. Yılların geçmesiyle çevresine kurulan fabrikaların atık sularının dereye bırakılmasıyla Beyaz Çay deresi, atık sulardan olumsuz etkilenmeye başladı. Fabrikalardan gelen atık sularla Beyaz Çay deresi, yıllar geçtikçe çöp yığınlarının ve kötü kokunun hakim olduğu dereye dönüştü. Mahalle sakinlerinin dereden kaynaklı kötü kokudan dolayı, geceleri uyumakta zorlanırken vatandaşlar maskeyle gezmek zorunda kalıyorlar. Beyaz Çay deresinin toplumsal sağlığı olumsuz etkilemeye başladığını ifade eden vatandaşlar, derenin ıslahı için yetkililerden çözüm talep ettiler.
'Yetkililerden acil bir çözüm bekliyoruz ve toplumsal sağlığı için fevkalade tehlikeli oluyor'
Beyaz Çay deresinin 20 yıl önce suyunun içilebildiğini şimdi ise oksijensizlikten hiçbir canlının yaşayamadığını söyleyen Hasan Albayrak, 'Burası 20 yıl önce burası 'Beyaz Çay' deresiydi. O zamanın deresi suyu içilirdi, çocuklar yüzdüğü, çok temizdi ve bulaşık bile yıkanırdı. Buraya fabrikalar kurulduktan sonra kanalizasyon akıttıktan sonra bu hale geldi. Yılan bile yaşamıyor. Oksijen kalmadı. Vallahi billahi misafir gelmesinden korkuyoruz. Diyoruz ki inşallah misafirimiz gelmez. Kokudan oturulmuyor. Yetkililerden bir çözüm istiyoruz. Maskesiz kesinlikle yaşanmıyor, ben şimdi maskesizim çünkü alışmışım ama yeni gelen dayanamaz. İğrenç bir koku geliyor. Akrabalarım çocuklar astım oluyor. Yetkililerden acil bir çözüm bekliyoruz. Toplumsal sağlığı için fevkalade tehlikeli oluyor. Derenin kokusu iğrenç. Yetkililerden tek isteğimiz acil bir çözüm bulunsun. Bu derenin temizlenmesi ve ıslah edilmesi lazım' dedi.
'Fabrikalar kurulduktan sonra bütün pis atıklarını bu dereye aktarıyorlar ve kokusundan geçilmiyor'
Kurulan fabrikaların filtre takmaları halinde derenin bu halden kurtulacağını söyleyen Zekeriya Altınöz, 'Bohşin Mahallesi'nde bir dere köyün ortasından geçer. Bu dere çok temizdi ve su içilirdi. Bu dere akmaz oldu. Hatta bizim köyde sadece fabrikaları var. Fabrikalar kurulduktan sonra bütün pis atıklarını bu dereye aktarıyorlar. Kokusundan geçilmiyor. Fabrikacılar filtre yapsa bu millet kokuyu çekmeyecek. Yetkililerden mahalledeki derenin ıslah edilmesini rica ederiz' şeklinde konuştu.
'Bu derenin kokusundan uyuyamıyoruz ve pencerelerimiz sürekli kapalı oluyor'
Dereden gelen kokudan dolayı gece uyuyamadıklarını söyleyen Ahmet Albayrak, 'Bu derenin kokusundan uyuyamıyoruz. Pencerelerimiz sürekli kapalı oluyor. Uyumak için arada sırada buradan kullanıyorum. Elimdeki naneyi yastığımın altına koyuyorum. Geceleyin pencereye koyup rüzgarı kokması için açıyorum. Bundan başımdan koyuyorum, yoksa yatılmıyor. Bizim zamanımızda çok güzel bir dereydi. Yaşımız geçti artık ama bunları bir düşünsünler. Bunların ne günahı vardı. Dereden zaten fabrikalarda olmasaydı bu koku yoktu. Önceden bu dereden abdest alıp namaz kılıyorduk. Misafir alamıyorsunuz, misafir geliyor kokudan bertaraf oluyor ve misafirden utanıyoruz. Adam burnunu tutmuş, ağzında nefes alamıyor. O yüzden konuşamıyor. Yetkililerden lütfen bir çözüm yapsınlar' ifadelerini kullandı.





