Balık sezonu açılmasıyla uzun zamandır balığa hasret kalanlar için doğru balık seçimi ve pişirme yöntemlerinin bir kez daha önem kazandığının altını çizen Medical Park TEM Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Uzman Diyetisyen Banu Doğanlar, dikkat edilmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulundu. Doğanlar, balığın kaliteli protein, B12 ve D vitamini, iyot, selenyum ve özellikle yağlı balıklarda bulunan omega-3 yağ asitleri açısından değerli bir besin olduğunu belirtti. Balık tüketiminde yalnızca miktarın değil; balığın türü, tazeliği, kaynağı ve pişirme yönteminin de önem taşıdığını ifade eden Doğanlar, farklı balık türlerinin dönüşümlü tüketilmesini önerdi.
'Haftada en az iki kez balık tüketilmeli'
Balığın yalnızca sezon başladığında değil, yıl boyunca düzenli olarak beslenme düzeninde yer alması gerektiğini söyleyen Uzm. Dyt. Banu Doğanlar, 'Balık; kaliteli protein, B12 vitamini, D vitamini, iyot, selenyum ve özellikle yağlı balıklarda bulunan EPA ve DHA türü Omega-3 yağ asitleri açısından oldukça değerli bir besindir. Genel olarak haftada en az iki kez balık tüketimi iyi bir hedeftir. Bu öğünlerden en az birinin somon, sardalya, uskumru veya hamsi gibi yağlı balıklardan seçilmesi omega-3 alımını artırmak açısından faydalı olur' şeklinde konuştu.
Balık tüketiminde çeşitliliğin de önemli olduğunu belirten Uzm. Dyt. Doğanlar, 'Aynı balığı sürekli tüketmek yerine farklı türleri dönüşümlü olarak tercih etmek hem besin çeşitliliğini artırır hem de belirli bir balık türüne özgü çevresel kirleticilere maruziyeti azaltmaya yardımcı olur' diye konuştu.
'Omega-3 açısından yağlı balıklar öne çıkıyor'
Omega-3 açısından özellikle yağlı balıkların önemli bir kaynak olduğuna değinen Uzm. Dyt. Doğanlar, somon, sardalya, uskumru, ringa balığı ve alabalığın yanı sıra hamsinin de iyi seçenekler arasında yer aldığını söyledi. Balık seçiminde yalnızca yağ oranına odaklanılmaması gerektiğini vurgulayan Doğanlar, 'Balığın türü, tazeliği, kaynağı, mevsimi ve pişirme yöntemi birlikte değerlendirilmelidir' ifadelerini kullandı.
Balık satın alırken güvenilir ve soğuk zinciri korunmuş satış noktalarının tercih edilmesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Doğanlar, farklı balık türlerinin dönüşümlü tüketilmesini ve çok büyük, uzun ömürlü yırtıcı balıklarda civa riskinin göz önünde bulundurulmasını önerdi.
'Büyük balık her zaman daha sağlıklı değildir'
'Büyük balık daha sağlıklıdır' düşüncesinin doğru olmadığını belirten Uzm. Dyt. Doğanlar, özellikle büyük ve yırtıcı balıklarda cıva seviyelerinin daha yüksek olabileceğini ifade etti. Doğanlar, 'Cıva, besin zincirinde biyobirikim ve biyobüyütme nedeniyle özellikle uzun yaşayan ve diğer balıkları yiyen büyük yırtıcı balıklarda daha yüksek seviyelere ulaşabilir. Bu nedenle köpekbalığı, kılıç balığı, kral uskumru, marlin ve bigeye ton balığı gibi bazı büyük ve yırtıcı türler cıva açısından daha risklidir' dedi.
Balık seçiminde büyüklük yerine tür çeşitliliği ve düşük cıva içeren seçeneklerin tercih edilmesinin daha doğru bir yaklaşım olduğunu kaydeden Uzm. Dyt. Doğanlar, balık tüketiminde çeşitliliğe dikkat edilmesi gerektiğini aktardı.
'Taze balık yoğun ve kötü kokmamalı'
Balığın tazeliğinin tüketim güvenliği açısından önemli olduğunu belirten Doğanlar, alışveriş sırasında bazı temel özelliklere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Taze balığın hafif ve temiz kokması gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Doğanlar, 'Yoğun balık kokusu, ekşi, bayat veya amonyak benzeri bir koku bulunmamalıdır. Balığın gözleri berrak, parlak ve hafif bombeli; eti sıkı ve elastik olmalıdır. Solungaçların parlak kırmızı, derisinin ise parlak ve canlı görünmesi tazelik açısından dikkat edilebilecek özelliklerdir' dedi.
Satın alınan balığın soğuk zincirinin korunmasının önemine de dikkat çeken Uzm. Dyt. Doğanlar, taze görünmenin balığın tamamen risksiz olduğu anlamına gelmediğini belirterek uygun saklama ve pişirme koşullarına uyulması gerektiğini ifade etti.
'Fırın ve buğulama iyi seçenekler'
Balığın pişirme yönteminin de beslenme açısından önemli olduğunu belirten Uzm. Dyt. Doğanlar, 'Fırın ve buğulama, günlük beslenmede tercih edebileceğimiz yöntemlerdir. İlave yağ miktarı kontrol edilebilir ve balığın doğal lezzeti korunabilir. Izgara da uygun sıcaklıkta ve balık aşırı kurutulmadan yapıldığında iyi bir seçenektir. Ancak çok yüksek ısıda uzun süre pişirmekten ve balığı yakmaktan kaçınılmalıdır' diye konuştu.
Balığın sağlıklı bir besin olmasına rağmen pişirme yönteminin öğünün toplam enerji içeriğini etkileyebileceğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Doğanlar, balığın besin değerinden daha iyi yararlanmak için pişirme yönteminin de önem taşıdığını vurguladı.




