Haber / Barış Çoban
Mersin Mimoza Kadın Derneği ve Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD) üyeleri, Mersin Adliyesi bahçesinde bir araya gelerek, Mersin’de son günlerde yaşanan kadın cinayetleri hakkında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Mersin Barosu Başkanı Avukat Gazi Özdemir de destek verdi. “Kadın cinayetleri politiktir” yazılı pankartın açıldığı açıklamayı Mimoza Kadın Derneği üyesi Esen Günay Akkuzu okudu.
“Mersin’de son 10 günde 4 kadın katledildi”
Mersin’de son 10 günde 4 kadının hayatını kaybettiğini belirten Akkuzu, “Son dönemde artan kadın cinayetleri, bireysel silahlanmadaki tehlikeli yükseliş, cezasızlıkla beslenmesi ve tüm bunların arkasında şekillenen aile politikaları, toplumsal bir krizle karşı karşıya olduğumuzu açıkça göstermektedir. Son 10 günde Mersin'de 4 kadın katledildi. Mersin Tarsus ilçesinde ise D.K. boşandığı erkek Levent L. tarafından sokak ortasında bıçaklı saldırıya uğradı. Kadının yanında bulunan bir kişiyi katleden fail Levent L., D.K.'yı yaraladı. Mersin'in Akdeniz ilçesi Nusratiye Mahallesi'nde Shaimas Abdi, boşanma aşamasında olduğu erkek Abdulmuti Abdi tarafından bıçaklanarak katledildi. Şükran Cengiz ve Nur Almuhammet, artan bireysel silahlanma ve çetelerin yarattığı şiddet ortamında ateşli silahlarla yaşamdan koparıldı. Songül Figan ve Shaimas Abdi ise boşanma aşamasında oldukları erkekler tarafından katledildi. Bu tablo, erkek şiddetinin ve cezasızlık politikalarının nasıl büyütüldüğünün açık göstergesidir” ifadelerini kullandı.
“Cezasızlık kararları, kadın cinayetinin önünü açıyor”
Kadınların birey olarak değil ailenin bir unsuru olarak görüldüğünü söyleyen Akkuzu, “Kadınların yaşam hakkını korumak yerine onları ‘aile’ içinde tanımlayan ve itaatkâr rollere sıkıştıran anlayış, şiddetin üzerini örtmektedir. Kadını birey olarak değil, ailenin bir unsuru olarak gören politik yaklaşım; Boşanmayı zorlaştıran, nafaka hakkını tartışmaya açan ve şiddet karşısında koruma mekanizmalarını zayıflatan uygulamalarla kendini göstermektedir. Bu yaklaşım, şiddet uygulayanı değil, şiddete maruz bırakılanı kontrol etmeye odaklanmaktadır. Öte yandan bireysel silahlanmanın bu denli artması, kadın cinayetlerini daha da ölümcül hale getirmektedir. Denetimsiz silah edinimi, her tartışmayı potansiyel bir katliama dönüştürürken, bu konuda etkili ve caydırıcı politikaların hayata geçirilmemesi kabul edilemez. Kadınların yaşam hakkını korumayan; Failleri aklayan, indirimlerle ödüllendiren ve mağdurları yargılayan bu adalet düzeni, erkeklere açıkça cesaret vermektedir. Her cezasızlık kararı, yeni bir şiddetin ve yeni bir kadın cinayetinin önünü açmaktadır” diye kaydetti.
“Nafaka hakkı hedef alınıyor, boşanma zorlaştırılıyor”
İktidarın şiddeti önlemek yerine yeniden ürettiğini iddia eden Akkuzu, şöyle devam etti:
“İktidarın kadınlara yönelik politikaları da bu tablonun ayrılmaz bir parçasıdır. Kadınları kamusal alandan çekmeye çalışan, eşitliği değil itaati dayatan, ‘fıtrat’ söylemleriyle erkek egemenliğini meşrulaştıran bu anlayış; Şiddeti önlemek yerine yeniden üretmektedir. Nafaka hakkını hedef alan, boşanmayı zorlaştıran ve koruma mekanizmalarını etkisizleştiren politikalar, kadınları şiddetin içine mahkûm etmektedir.
“Hesap sormaya devam edeceğiz”
Günlerdir Mersin'de yaşanan şiddet ve çatışmalar sonucu katledilen tüm kadınlar için adalet sağlanana kadar; Sokakları çetelere, erkek şiddetine ve silahlara teslim etmeyen bir yaşamı kurana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Songül Figan, Shaimas Abdi, Şükran Cengiz ve Nur Almuhammet için adalet istiyoruz. Kadınların yaşamını elinden alanlar kadar, onları korumayan, şiddeti önlemeyen ve failleri cesaretlendiren bu düzen de sorumludur. Kadınların yaşam hakkını yok sayan erkek şiddetine ve cezasızlık politikalarına karşı susmayacağız. Şükran için, Nur için, Songül için, Shaimas için; Katledilen tüm kadınlar için adalet sağlanana kadar mücadele etmeye, hesap sormaya ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.”