Aydın'ın Kuşadası ilçesinde doğal güzellikleriyle dikkat çeken Yaylaköy'deki dere yatakları ve çevresindeki doğal alanlar atık dökümü nedeniyle zarar görmeye başladı. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, bölgedeki vahşi atık dökümüne dikkat çekerek, doğal yaşam alanlarının korunması ve sorumlular hakkında gerekli yaptırımların uygulanması gerektiğini belirtti. Yaylaköy'ün Çömlekçi mevkinden başlayan ve kızılçam ağaçlarının arasından geçerek vadilere uzanan dere yataklarının inşaat atıkları, moloz, plastik, araç lastikleri, ev eşyaları ve çeşitli çöplerle doldurulduğunu ifade eden Sürücü, atık yığınlarının giderek ormanlık alanlara yayıldığını kaydetti. Dere yataklarının suyun doğal akışını engelleyecek şekilde doldurulmasının yanı sıra bölgede oluşan toz ve kirliliğin yakındaki zeytinlikleri de olumsuz etkilediğine dikkat çekti.

Latmos (Beşparmak) Dağları'nda önemli arkeolojik keşifler yapan Alman arkeolog Dr. Anneliese Peschlow'un 2010 yılında Kuşadası'na geldiğinde Yaylaköy'ün doğal güzelliklerinden etkilendiğini hatırlatan Sürücü, bölgenin Akdeniz servileri, makilikleri, zeytin bahçeleri ve Kuşadası Körfezi'ne uzanan manzarasıyla İtalya'daki Toskana'ya benzetildiğini aktardı. Tülüşah gibi endemik ve nadir bitki türlerine ev sahipliği yapan bölgenin zengin doğal yapısının da atık dökümü nedeniyle tehdit altında olduğunu belirten Sürücü, çöplerin doğal bitki örtüsüne ve yaban hayatına zarar verdiğini ifade etti.

Zeytin üreticileri için satış alanı oluşturulacak
Zeytin üreticileri için satış alanı oluşturulacak
İçeriği Görüntüle

'Burası atık depolama alanı değil'

Kuşadası'nda doğal alanların bir yandan yapılaşma, diğer yandan kontrolsüz atık dökümü tehdidiyle karşı karşıya kaldığını belirten Sürücü; 'Burası bir çöp veya atık depolama alanı değil, doğal bir yaşam alanıdır. Buna rağmen isteyen herkes kamyonuyla, traktörüyle her türlü atığı buraya getirip dökebiliyor. Doğa, geri dönüşü son derece güç, hatta bazı durumlarda imkansız olan tahribatlarla karşı karşıya bırakılıyor. Dere yatakları atık dökülerek kapatılamaz, suyun doğal akışını engelleyen veya daraltan dolgu ve uygulamalara ilgili mevzuat çerçevesinde müdahale edilmelidir. Dere yataklarına atık dökenler hakkında yürürlükteki mevzuat kapsamında gerekli idari yaptırımlar uygulanmalı, dökülen atıkların kaldırılması ve alanın eski haline getirilmesine ilişkin masraflar sorumlulara yükletilmelidir. Sorumlu kamu kurumları da bir an önce harekete geçmelidir' dedi.

'Kamera sistemi kurulmalı'

Vahşi atık dökümünün önüne geçilmesi için alana girişin kontrol altına alınmasını öneren Sürücü; 'Buradaki vahşi atık dökümünün önlenmesi için acil tedbirler alınmalıdır. Alana girişin tek bir noktadan sağlanabilmesi önemli bir avantajdır. Girişe uyarı tabelası yerleştirilmeli, gerekli izin ve mevzuat çerçevesinde kamera sistemi kurulmalı, düzenli denetimler yapılmalı ve çevreyi kirletenler hakkında gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır. Ayrıca alana dökülmüş atıklar kaldırılarak doğal yaşam alanları yeniden korunmaya alınmalıdır. İlgili kurumlar vakit kaybetmeden harekete geçip bu vahşi uygulamayı durdurmazsa öncelikle dere yatakları, doğal bitki örtüsü ve yaban hayatı geri dönüşü olmayan zararlarla karşılaşacaktır. Üstelik her geçen gün artan çöp ve hafriyat atıkları nedeniyle Kuşadası'nın diğer doğal alanları da aynı tehditle karşı karşıya kalacaktır. Bir zamanlar hayranlıkla izlenen, Toskana'ya benzetilen bu eşsiz coğrafyanın bir atık döküm alanına dönüşmesine seyirci kalınmamalıdır' diyerek tüm sorumlu kamu kurumlarını göreve davet etti.

Kaynak: İHA