Özel Haber

Mersin Çevre Platformu gelecek kuşakların yaşam hakkı için ses yükseltti: “Plastik atık ithalatı derhal durdurulmalı"

Mersin Çevre Platformu, doğayı ve insanlığı tehdit eden zehirli ithal plastik atıklar ve mikroplastiklere ilişkin açıklamalarda bulundu. Platform adına konuşan MERÇED Silifke Temsilcisi Avukat Ayşe Doğan, “Avrupa'dan plastik atık ithalatı derhal durdurulmalı” dedi.

Abone Ol

Haber / Barış Çoban

Mersin Çevre Platformu, Akdeniz’deki zehirli ithal plastik atıkları ve mikroplastiklerin insan sağlığına ve doğaya verdiği zararlara ilişkin bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya halkın yoğun katılımı oldu. Açıklamayı platform adına Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Silifke Temsilcisi Avukat Ayşe Doğan okudu.

“Halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir”

Denize yayılan mikroplastikler nedeniyle sadece çevrenin değil, insanlığında tehlike altında olduğunu dile getiren Doğan, “Bugün burada yalnızca çevreyi değil; İnsan sağlığını, denizlerimizi, çocuklarımızın geleceğini savunmak için toplandık. Yaklaşık beş yıldır ithal plastik atıkların ülkemizde yarattığı çevre felaketine dikkat çekiyoruz. Yerel yönetimlere başvurduk, ilgili bakanlıklara başvurduk, uluslararası sözleşmelerin sekreteryalarına başvurduk ve ilgili kamu kurumlarını ithal plastik atıkların neden olduğu çevre ve halk sağlığı tehdidi konusunda defalarca uyardık. Ancak bütün uyarılarımıza rağmen maalesef gerekli önlemler alınmadı. Ne yazık ki bugün dile getirdiğimiz tehlike Akdeniz’de ve kıyılarda artık gözle görülür bir plastik atık kirliliği çevre felaketine dönüşmüş durumdadır. Plastik ve Mikroplastik kirliliği artık yalnızca belirli bölgelerde değil, İskenderun Körfezi'nden Mersin kıyılarına, oradan Antalya-Kumluca sahillerine kadar Akdeniz'in geniş bir bölümünde açıkça görülmektedir. Bugün halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir” dedi.

“Türkiye, Avrupa'nın çöp bertaraf merkezi değildir”

Sahillerde görünen plastik parçalarının buzdağının görünmeyen kısmı olduğunu savunan Doğan, “Asıl tehlike deniz suyunun içinde görünmeyen milyonlarca mikroplastik parçacıklarıdır. Bunlar balıklara, kabuklulara ve diğer deniz canlılarına geçmekte; besin zinciri yoluyla sofralarımıza kadar ulaşmaktadır. Bilimsel araştırmalar mikroplastiklerin artık içme suyunda, gıdalarda, insan kanında ve plasentada dahi tespit edildiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle mikroplastik sorunu yalnızca bir çevre sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Avrupa ülkeleri kendi çevre yüklerini azaltmak, karbon emisyonlarını düşürmek ve plastik atıklarının oluşturduğu çevresel maliyetlerden kurtulmak için çöplerini ülkemize göndermektedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Türkiye, Avrupa'nın çöp bertaraf merkezi değildir” şeklinde konuştu.

“Tek kullanımlık plastikler yasaklanmalıdır”

Tüm yetkili kurumlara çağrı yapan Doğan, taleplerini şöyle sıraladı:

“Avrupa'dan plastik atık ithalatı derhal durdurulmalıdır. Tek kullanımlık plastikler yasaklanmalıdır. Mikroplastik kirliliğinin boyutunu belirlemek amacıyla kapsamlı bilimsel araştırmalar başlatılmalı, sonuçlar şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Plastik geri dönüşüm tesisleri çevre mevzuatı yönünden yeniden ve etkin biçimde denetlenmelidir. Emisyon kontrolü ve etkin atıksu arıtma sistemi bulunmayan işletmelerin faaliyetleri durdurulmalıdır. Deşarj standartlarını sağlamayan işletmelerin çevre izinleri ve faaliyet lisansları iptal edilmelidir. Mersin ve Adana Büyükşehir Belediyeleri Su ve Kanalizasyon İdareleri, plastik geri dönüşüm tesislerinden kaynaklanan atıksuları etkin şekilde denetlemelidir. Geri kazanılamayan plastik atıkların kaçak olarak yakılmasına son verilmeli, sorumlular hakkında ağır idari ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.”

“Doğamıza sahip çıkacağız”

Doğanın kirletilmesine sessiz kalmayacaklarını ifade eden Doğan, “Bizler çocuklarımızın mikroplastiklerle kirlenmiş bir çevrede yaşamasını istemiyoruz. Denizlerimizin, kıyılarımızın, toprağımızın ve havamızın kirletilmesine sessiz kalmayacağız. Bugün yaşanan çevre felaketinin bedelini gelecek kuşakların ödemesine izin vermeyeceğiz. Bu mücadele yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı mücadelesidir. Temiz bir çevre, sağlıklı bir toplum ve yaşanabilir bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Herkesi; bilim insanlarını, yerel yönetimleri, kamu kurumlarını, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını ve tüm yurttaşlarımızı Akdeniz'i, kıyılarımızı ve yaşamı birlikte savunmaya davet ediyoruz. Çünkü temiz deniz, temiz hava ve temiz toprak bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkıdır” diyerek sözlerini tamamladı.