Haber / Barış Çoban

Mersin Kadın Platformu, Mimoza Kadın Derneği üyesi olan Şehriban Şeker’in, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş ile ilgili bir röportajda verdiği demeçten dolayı 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına tepki göstermek için Mersin Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Kadın mücadelesi yargılanamaz” yazılı pankartın açıldığı açıklamayı Mersin Kadın Platformu üyesi Zübeyde Akpınar okudu.

“Kadınların adalet talebi yargılanıyor”

Şehriban Şeker’in, erkek şiddetini işaret ettiği için yargılandığını savunan Zübeyde Akpınar, “Bugün burada, yalnızca bir feminist kadın aktivistin yargılanmasına karşı değil; Kadınların yaşam hakkını tehdit eden, gerçeği cezalandıran, cezasızlığı kural haline getiren erkek zihniyetine karşı bir aradayız. Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku… Bu iki isim, bu ülkede kadınların nasıl kaybolduğunu, nasıl korunmadığını, nasıl unutturulmak istendiğini gözler önüne seren açık dosyalardır. Yıllardır bu dosyalarda etkin, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmemiştir. Devlet, yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Buna rağmen bugün, bu gerçekleri dile getiren arkadaşımız; Bir röportajda kamu adına soru sorduğu, erkek şiddetini ve devlet sorumluluğunu işaret ettiği için yargılanmaktadır. Bu durum bize bir kez daha göstermektedir ki; burada yargılanan bir söz değil, kadınların adalet talebidir” dedi.

“Bu dava, ifade özgürlüğünü ihlal ediyor”

Şeker’e açılan davanın ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini iddia edilen Akpınar, “Açıkça söylüyoruz:

Karaeski: “Okullar bilim yuvası olmaktan uzaklaşıyor”
Karaeski: “Okullar bilim yuvası olmaktan uzaklaşıyor”
İçeriği Görüntüle

Bu dava, Anayasa’nın 26. maddesiyle güvence altına alınmış ifade özgürlüğünün ihlalidir. Bu dava, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesine aykırıdır. Bu dava, devletin yaşam hakkını koruma yönündeki pozitif yükümlülüğünü yerine getirememesinin üstünü örtme çabasıdır. Devletin görevi; gerçeği dile getiren kadınları susturmak değil, kadınların kaybolduğu, öldürüldüğü, şüpheli biçimde yaşamdan koparıldığı dosyalarda etkin soruşturma yürütmektir. Ancak görüyoruz ki; yargı, erkek şiddetini görünmez kılan bir mekanizma olarak işletilmekte; buna itiraz eden feminist kadınlar hedef haline getirilmektedir. Kadın cinayetleri ve şiddet, bireysel sapmalar değildir. Bunlar, erkek egemen devlet aklının sistematik sonucudur. Bu akıl; failleri cesaretlendiren, kadınların beyanını değersizleştiren, koruma kararlarını etkisizleştiren ve cezasızlığı kurumsallaştıran bir zihniyettir” açıklamasında bulundu.

“Feminist mücadele durdurulamaz”

Kadinlar (11)

Kadınların susmayacaklarını ve mücadele etmeye devam edeceklerini vurgulayan Akpınar, şöyle devam etti:
“Faili değil, eleştireni yargılayan; Şiddeti değil, şiddeti teşhir eden sözü suç sayan; Adaleti değil, itaati esas alan bir düzenle karşı karşıyayız. Bu nedenle bu dava yalnızca bir kişiye açılmış değildir. Bu dava, feminist mücadeleye açılmıştır. Bu dava, ‘susmazsan yargılanırsın’ mesajıdır.

Ama biz buradayız ve bu mesajı kabul etmiyoruz. Buradan soruyoruz: Rojin Kabaiş’e ne oldu?

Gülistan Doku nerede? Bu sorular neden hâlâ yanıtsız? Neden yıllardır hesap veren yok?

Bu soruları sormak suç değildir. Bu sorular, hukukun, adaletin ve yaşam hakkının gereğidir.

Ve bu sorular sorulmaya devam edecektir. Asıl yargılanması gerekenler; Kadınların yaşam hakkını korumayanlar, etkin soruşturma yürütmeyenler, erkek şiddetini görmezden gelenler, cezasızlığı sistem haline getirenlerdir. Bu davadan vazgeçilmelidir. Kadınların sözü suç değildir.

Feminist mücadele yargılanamaz. Erkek devletin cezasızlık rejimini kabul etmiyoruz. Rojin için buradayız. Gülistan için buradayız. Yaşam hakkı elinden alınan, kaybedilen, susturulmak istenen tüm kadınlar için buradayız. Buradan bir kez daha söylüyoruz: Gerçek yargılanamaz. Kadınlar susmaz. Feminist mücadele durdurulamaz.”

Açıklamadan sonra kadınlar, Şeker’e destek olmak için mahkemeye katıldı.

Muhabir: Barış Çoban