Haber / Güven Güneş
Kent yapıları dönüşürken, kaldırımlar sökülüp asfaltlar yenilenirken ve binaların içindeki nesiller birer birer değişirken; eski apartmanların giriş kapılarındaki cam üstü el yazısı tabelalar ilk günkü vakurluğuyla zamana meydan okuyor.
Apartman kültürünün ilk temsilcilerinden

1980’li yıllarda başlayan ve 1990’lı yıllarda zirve yapan apartmanlaşma dalgası yayılırken, binaların kapı üstü camlarındaki apartman adları dönemin tabelacı ustaları için birer tuval vazifesi görüyordu. Dijital matbaaların aksine, kapı üstü o camların arkasındaki işçilik milimetrik bir titizlik ve zanaat dehası gerektiriyordu. Yağmur, güneş ve dış etkenler boyayı yıpratmasın diye ustalar camın arkasından, yani tersten çalışırlardı. Literatürde cam arkası boyama tekniği olan "reverse glass painting" ile marten kılı özel fırçalarla atılan tek bir yanlış çizginin dahi geri dönüşü yoktu. Cetvel ve pergelle kurulan harf simetrileri, el fırçasının bıraktığı organik doku ve harflere üç boyutlu derinlik kazandıran analog gölge oyunları, bu tabelaları alelade birer levha olmaktan çıkarıp sanatsal birer yapıta dönüştürüyordu.
Renk paletleri ve dönem ruhu

Sokak dokusunda ilk göze çarpan şeylerinden biriyse rengarenk isimlerden oluşan apartman adları dönemin estetik ve sosyo-kültürel iklimini de yansıtıyor. Örneğin, sarı zemin üzerine kırmızı ve mavi dik blok harflerle işlenen tabelalar 70'ler ve 80'lerin net grafik anlayışını sunarken; beyaz zemin üzerine kırmızı konturlarla atılan italik kaligrafi örnekleri kentteki zarafet arayışını belgeliyor. Yeşil arka plan üzerine dolgun sarı harflerin yer aldığı işlerde ise fırçanın o kendine has, usta inisiyatifi taşıyan bitiş noktaları hala net bir şekilde seçilebiliyor.
Hazır baskı çağında bir vefa nöbeti
Kentsel dönüşüm süreçleriyle birlikte bu binalar ve dolayısıyla el emeği tabelalar birer birer yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Yerlerine inşa edilen yeni yapılarda ise dijital matbaalardan çıkmış, birbirinin aynısı plastik folyolar veya paslanmaz çelik harfler tercih ediliyor. Dökülen sıvaların ve eskiyen demir kapıların üzerinde parıldayan bu son usta miraslarının kayıt altına alınması da, kentin grafik hafızasını yarınlara taşımak adına büyük önem taşıdığını da aşikârdır.




