Haber / Barış Çoban

Bolkarlar Doğasını ve Suyunu Koruma Kurulu Üyeleri, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde (MGC) bir araya gelerek, Toroslar ilçesinde yer alan Arslanköy Mahallesi sınırları içerisindeki Toros Dağları’nda madencilik faaliyetleri yürüten Berus Maden İşletmeleri A.Ş’nin maden sahasını genişletme projesine tepki gösterdi. Bolkarlar Doğasını ve Suyunu Koruma Kurulu adına açıklamayı Serdar Erkan yaptı.

“Ek ruhsatın reddedilmesi için yüzlerce başvuru yaptık”

Mersinlilerin, şirketin ek ruhsat talebinin reddedilmesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yüzlerce dilekçe verdiğini açıklayan Erkan, “Anayasamızın 56. maddesi, ‘Çevreyi korumanın devletin ve tüm vatandaşlarımızın hakkı ve ödevi’ olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle, Arslanköy Yaylası’nda ve aşağıdaki mahallelerde yaşayan yurttaşlarımızın yaşam haklarını, doğamızı, havamızı ve suyumuzu korumak için harekete geçtik. Şirketin, Bolkar Dağları ve Arslanköy Mahallesi sınırları içerisindeki 5 bin 210 dönüm alan üzerinde Boksit Madenciliği yapmak için ek ruhsat almak üzere yaptığı başvurunun reddedilmesi için, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yüzlerce dilekçe verdik ve vermeye de devam ediyoruz” dedi.

Akdeniz’de sıcaklıklar yükseliyor: Mersin’de 21 Mayıs’ta hava durumu
Akdeniz’de sıcaklıklar yükseliyor: Mersin’de 21 Mayıs’ta hava durumu
İçeriği Görüntüle

“İnsan sağlığı doğrudan etkilenecek”

Boksit madeni içerisinde insan yaşamanı direkt etkileyecek maddelerin olduğunu dile getiren Erkan, “Boksit madeni içerisinde, bilimsel ve akademik olarak yapılan araştırmalarda, başta arsenik ve radyo aktif maddeler olmak üzere, insan sağlığını doğrudan etkileyebilecek, doğasını, havasını, suyunu zehirleyecek, kimyasal elementler bulunduğu bilenmektedir. ÇED dosyasından anlaşılacağı gibi bu faaliyetten en çok etkilenecek olanlar, bahse konu olan bölgeye göç eden ve orada damızlık hayvan yetiştiren konar-göçer yurttaşlarımız ve hayvanlarıdır” ifadelerini kullandı.

“Dereler ve deniz zehirlenecek”

Derelerin ve deniz suyunun da zehirleneceğini savunan Erkan, “Ayrıca Arslanköy’den, Akdeniz’e ulaşan Müftü Deresi ile tüm içme sularımız ve denizimiz kimyasal olarak zehirlenecek. Deniz ve karamızda flora ve fauna çok olumsuz etkilenecektir. Kullanılacak tonlarca patlayıcının yaratacağı toz bulutlarının etkisiyle gıdamız ve havamız zehirlenecektir” diye belirtti.

“Arslanköy Mahallesi yeniden kırsal kesim statüsüne alınsın”

Projenin tüm Mersin’e zarar vereceğini açıklayan Erkan, “Başta Devlet Su İşleri (DSİ) olmak üzere, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni, Toroslar Belediyesi’ni, meclis üyelerini ve Tırtar Mahallesi yol güzergahı üzerindeki tüm muhtarlarımızı Mersinlilerin sağlığını ve yaşamını tehdit eden vahşi madenciliğe karşı çıkmaya davet ediyoruz. Bu topraklarda kamusal sorumluluk mevkisinde olanların Fırat’ın iki yakasında kaybolan kuzulardan sorumlu olduğu bilinmektedir. Çevreye karşı hassas duyarlılığı ile tanıdığımız Toroslar Belediye Başkanımız Sayın Abdurrahman Yıldız, Mersin Büyükşehir Başkanımız Vahap Seçer ile meclis üyelerimizden meclis kararının değiştirilmesini ve Arslanköy Mahallesi’nin yeniden kırsal kesim statüsüne alınması için desteklerini bekliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Barış Çoban