Haber / Güven Güneş
Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlükleri, yerel yönetimler ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iştiraki MESKİ tarafından yapılan deniz suyu analizlerinde Mersin genelindeki birçok noktada deniz suyu kalitesi "iyi" ve "mükemmel" olarak değerlendirilirken, bölgedeki vatandaşların anlattıkları ve sahadaki görüntüler farklı bir gerçeğe işaret ediyor.
Raporlar başka, gerçekler başka

Mersin'deki birçok meslek odası ve çevre örgütü yıllardır deniz kirliliğine dikkat çekerken, kamu kurumları tarafından yayımlanan raporlarda denizin temiz olduğu, yüzmeye elverişli bulunduğu ve vatandaş sağlığı açısından risk taşımadığı belirtiliyor.

Sağlık Bakanlığı'nın yüzme suyu kalitesinin sorgulanabildiği https://yuzme.saglik.gov.tr/ internet sitesinde, Erdemli ilçesine bağlı Kargıpınarı, Tömük ve Arpaçbahşiş sahillerindeki deniz suyu kalitesi "Mükemmel" ve "İyi" olarak gösteriliyor ancak bölgedeki vatandaşlar, sahadaki durumun raporlarda belirtilenden çok farklı olduğunu söylüyor.

Lağım denize akıyor
Erdemli'nin Tömük Mahallesi sahilinde, arıtma işleminden geçirilmeden doğrudan denize boşaltıldığı iddia edilen kanalizasyon sularının yanı sıra sitelerden gelen kimyasal ve ilaç içerikli havuz sularının da denize verildiği öne sürülüyor.
Bölge sakinleri, altyapı eksikliği nedeniyle yaklaşık 20 yıldır kanalizasyon sularının denize boşaltıldığını iddia ederek, evlerinin önündeki denize giremediklerini ve yüzmek için farklı bölgelere gitmek zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Vatandaşlar ayrıca çok sayıda sitenin havuz sularını özel olarak çekilen boru hatlarıyla doğrudan denize boşalttığını ileri sürerek, “Her sitenin havuz boşaltımı için kendine ait bir boru sistemi var. Bu sular doğrudan denize veriliyor. Yaz aylarında kullanım yoğunluğuna göre havuzlar ortalama iki haftada bir yenileniyor ve eski su denize boşaltılıyor. Bölgede yaklaşık 300 site bulunuyor. Kullanılan kimyasallar ve ilaçlar da düşünüldüğünde denizin adeta kimyasal bir ortama dönüştüğünü söylemek yanlış olmaz. Bu şekilde denize deşarj yapılması yasak olmasına rağmen yetkililer görmezden geliyor. Altyapı sorununun çözülmesi ve bu uygulamanın son bulması için yıllardır başvuru yapıyoruz ancak 20 yıldır değişen bir şey olmadı” ifadelerini kullanıyor.
Denizin rengi değişti
Mahalle sakinleri, kanalizasyon ve havuz sularının yanı sıra evsel atıklar, plastik şişeler ve hatta otomobil lastiklerinin dahi denize atıldığını, bazı atıkların ise yakılarak ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ifade ediyor.

Yaz aylarında bölge nüfusunun yaklaşık 10 kat arttığını belirten vatandaşlar, yetersiz çöp konteynerleri, temizlik hizmetlerindeki eksiklikler ve çevre bilincinin yetersizliği nedeniyle sahillerin her geçen yıl daha fazla kirlendiğini ifade ederek, “Kış aylarında nüfusun azalmasıyla deniz nispeten daha temiz görünüyor ancak yazın masmavi Akdeniz adeta kararıyor ve ciddi bir koku oluşuyor. Sorun sadece yaz aylarında yaşanmıyor, kışın da devam ediyor ancak yazın daha görünür hale geliyor. Bölgede turizm yatırımlarının olmaması ve ağırlıklı olarak yazlıkçıların bulunması nedeniyle gereken önemin verilmediğini düşünüyoruz. Burası Antalya'daki sahillerle aynı denize, aynı güneşe ve aynı kuma sahip ancak hizmet ve ilgi açısından büyük fark var. Yaklaşık 20 yıldır aynı sorunlar konuşuluyor ve ne yazık ki yakın zamanda çözüleceğine dair umudumuz da giderek azalıyor” şeklinde konuştu.




