Haber / Zümre Deniz Denli - Umut Çor
Mersinli Ressam Mine Şimşek, sanat yolculuğunun ilk bireysel durağı olan “Cevher” isimli sergisini Şemsa Pozcu Kültür Evi’nde gerçekleştirdi. Eserlerine verdiği değeri vurgulamak amacıyla bu ismi seçtiğini belirten Şimşek, ekspresyonist yani dışa vurumcu bir teknikle ele aldığı çalışmalarında ağırlıklı olarak "ağaç" konusunu işledi.

Ressam Mine Şimşek, eserlerini genel olarak dışa vurumcu teknikle ele aldığını ifade ederek, “Serginin adı bana ait: Cevahir. Kelime anlamı olarak cevher, değerli anlamına geliyor ve ben bütün resimlerimi, çalışmalarımı kendi çapında çok değerli görüyorum. Eserlerim birbirine çok benzer değil ama hepsi benim için çok değerli. Cevherimi göstermek maksadıyla sergime bu ismi verdim. Bu, benim ilk sergim ve ilk bireysel sergim. Bu sergide genel olarak ağaç konusunu işledim, hemen hemen her resmimde yer alıyor. Aslında ekspresyonist yani dışa vurumcu anlayıştan yola çıkarak resimlerimi yaptım. Yani burada duygularımı dışarıya tamamen yansıtmıyorum ama soyut da değil eserlerim, somut resimler ‘soyutlama tekniği’ ile ele alınıyor. Soyut çalışmalarda tamamen karşıdakinin zihninde ne ifade ettiği ile ilgilidir. Ama soyutlama tekniğinde hem somut bir durum vardır hem de tam gerçekçi olmayan” dedi.
İlk kişisel sergisinde akrilik boya tercih eden sanatçı, “Akrilik boyayla çalışıyorum, spatula ve fırça olmak üzere iki teknik kullandım. Daha önce yağlı boyayla da çalıştım ama şu andaki sergimde bütün eserler akrilik boyayla oluşturuldu” ifadelerini kullandı.

İlk sergisini açmanın heyecanını yaşayan Ressam Şimşek gelecek planlarına değinerek, “Gelecek projelerimde ağaçlar konusunda bir şeyler yapmayı düşünüyorum. Orada da ağacın özgürlüğü, ağacın geçmişi, geleceği, kökü, özgürlüğü ve bireyselliği, beni etkileyen konular olduğu için bunları ele alacağım. Yakında Mersin Tabip Odası’nda düzenlenecek karma sergide ben de eserlerimle yer alacağım. Bunun yanı sıra ileride çok daha büyük çalışmalar yapmayı da düşünüyorum. Sanatın içine girdim, ileride daha büyük şehirlerde de karma ve bireysel sergiler açmayı düşünüyorum” dedi.
Şemsa Pozcu Kültür Evi’yle yollarının kesişmesinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Mine Şimşek, buranın sıcak bir ambiyansı olduğunu ve kendisine sunulan destekten de memnun olduğunu belirtti.

“Özellikle desteklemeye, alan açmaya çalışıyoruz”
Şemsa Pozcu Kültür Evi Sanat Yönetmeni Hakan Tüner, Mine Şimşek ile yollarının nasıl kesiştiğini anlatarak, “Kendisi bize sosyal medya üzerinden ulaştı. İlk sergisi olduğu için de biz bu alanlarda özellikle desteklemeye çalışıyoruz, alan açmaya çalışıyoruz. Kendisinin soyut alanlarda çok başarılı etkileri var. Samimi bir ressam ama tabii resim piyasasının içine girmesi için birtakım networkler oluşturması gerekiyor. O yüzden de bu tip sergilerin desteklenmesinin önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.
Şemsa Pozcu Kültür Evi’nin Mersin kültür-sanat alanındaki önemine değinen Tüner, “Burası aslında 2023 yılından beri aktif olan bir kültür merkezi. Burası üç katlı bir bina biliyorsunuz. Giriş katında kütüphane ve kafe bölümü var. Orta katta atölye alanlarımız, üst katta da gösteri salonumuz var. Geçen sene yaklaşık 5 bin kişi bizi ziyaret etti. Önümüzdeki yıllarda hedefimiz yıllık 30-40 bin kişi civarına çıkarmak” şeklinde konuştu.
Kültür Evi’nin projelerine değinen Hakan Tüner, “Özellikle biz burada gençlere ve çocuklara alan açmaya çalışıyoruz. Onların önündeki farkındalık alanlarını genişletmek için etkinlikler yapmak istiyoruz. Tabii ki yetişkinler için de birçok etkinliğimiz var. Çocuklara yönelik önümüzdeki ay bir çocuk etkinliğimiz var. Mersin Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kampüsleriyle birlikte bir iş birliği yapıyoruz. Kültür alanında çalışan kuruluşların iş birliği yapmasını çok değerli buluyorum. Bunun geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çocuk kampüsleri projesi de çok doğru ve çok iyi bir proje. Bizim bahçemiz yaklaşık 600 metrekare, bir açık hava gösteri alanımız var. Burada film gösterimleri, konserler, söyleşiler, hikaye anlatıcılığı, masal anlatıcılığı gibi birtakım etkinlikler yapacağız” dedi.
“Mersin, sanat alanında birçok Anadolu şehrinden daha ileride olmasına rağmen henüz yeterli seviyede değil”
Kültür-sanat faaliyetlerinin ülkemizde yeterince desteklenmediğini belirten Hakan Tüner, “Özellikle Avrupa coğrafyasına turist olarak giden insanların gördüğü bir şey vardır: Sanatın şehirde çok ciddi etkisi vardır. Yani oradaki estetik duygusuyla, insanların zarafetiyle, birbirine davranışlarını çok ciddi şekilde sanat etkiler. Mersin bu konuda birçok Anadolu şehrinden daha ileride olmasına rağmen henüz yeterli seviyede değil. Yani burada bütün paydaşların, devlet kuruluşlarının, belediyenin ve diğer özel kuruluşların ortak hareket edip şehirdeki bu farkındalığı arttırması gerekiyor. Türkiye'de de çok özel sanatçılar var. Onların eserleri bir farkındalık alanına çıkarılabilse çok ciddi şeyler olabilir, maddi manevi getirisi olur” dedi.
Tüner, özerk bir kuruluş olduklarını belirterek, “Şemsa Pozcu Kültürü Evi tamamen özerk bir kuruluş. Hafta içi saat 13.00 ile 19.00 arası açığız. Bu bina Şemsa Pozcu'ya ait. Biz de burada yaklaşık 3 senedir etkinlik yapıyoruz. Burası Mersinlere ait bir kültür alanı. Onlarla birlikte var olacak. O yüzden de Mersinleri burayı bekliyoruz” dedi.



