Haber / Zümre Deniz Denli

2020 yılından beri Mersin’de tiyatro faaliyetlerini sürdüren Rüya Tiyatrosu, çocuk ve yetişkin oyunlarından yaratıcı drama atölyelerine kadar geniş bir alanda eğitim çalışmaları veriyor. Tiyatroyu yalnızca sahne sanatı değil aynı zamanda insanların kendini ifade edebildiği bir alan olarak gördüklerini belirten Rüya Tiyatro kurucusu Kubilay Kudbettin Aslan, Mersin Haber Merkezi’ne özel yaptığı açıklamada kentte tiyatroya ulaşımın ve sanat üretiminin ekonomik koşullar nedeniyle giderek zorlaştığını ifade etti.

Eşit bir dünya hayalinden yola çıkarak Rüya Tiyatrosu’nu kurduğunu söyleyen sanatçı, “Rüya tiyatrosu aslında bir ütopya. Ütopyadaki rüya anlamında. Herkesin eşit olduğu, kimsenin tavuğuna kış denmediği bir dünya hayalini kurar insanlar. Gerçek hayatta biz bunu başaramayacağız fakat bunu tiyatro sahnesinde başarmak kolay. 2015'te İstanbul Beyoğlu'nda kuruldu. Öncesinde 15 yıllık bir tiyatro geçmişimiz vardı. 2020'de Mersin'e Rüya tiyatrosu olarak geldik. Mevcut tiyatrolara göre yoğun bir tiyatro tempomuz var. Oyun çeşitlerimiz dramada var, komedyada var, tragedyada var. Burada büyüdüm ben, insanın büyüdüğü şehirde tiyatro yapması gerçekten çok güzel fakat Anadolu'nun diğer şehirlerinde olduğu gibi Mersin'de de tiyatro yapmak çok zor. İstanbul'da tiyatro yapmak çok pahalı ama çok kolay. Örnek veriyorum, dekor yaptığın zaman burada 100 bin lira yaptığın dekoru orada 500 bin liraya yapıyorsun” dedi.

Mersin’de tiyatro yapmanın zorluklarına değinen Aslan, “İstanbul'da oturmuş bir tiyatro var. Mersin'de onu yakalamak çok zor, insanlar tiyatroyu bilmiyor, tiyatronun bir meslek olduğunu, bir sanat olduğunu bilmiyorlar. Bunu ısrarla, güzel dille anlatmak lazım. Bir diğer yolu da genç insanlara ulaşmak lazım. Geçen sene ya da bir önceki sene biz Mut tarafında köy şenlikleri yaptık. İnsanlar öyle bir karşılıyor ki tiyatro yapmamız gereken yer burası diyorsun. Muhtar geldi teşekkür etti, ‘Hocam ilk defa Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir araç geldi bizim köyümüze’ dedi. Tiyatronun ne olduğunu bizimle gördüler, belki oradaki çocuklardan biri ilerleyen zamanlarda tiyatrocu olacak. İnsanlara erişebilmek lazım” şeklinde ifade etti.

Mersin’de çocuklar bakteri dolu denizde yüzüyor
Mersin’de çocuklar bakteri dolu denizde yüzüyor
İçeriği Görüntüle

Tiyatronun yanı sıra atölye çalışmaları da yaptıklarını belirten Aslan, “Yaratıcı drama, eğitici drama atölyelerimiz var. Uygulamalı tiyatro atölyemiz var. Oyun çıkarma atölyeleri, konservatuvar hazırlık atölyelerimiz, eğitimlerimiz var. Onun dışında diksiyon, artikülasyon çalışmalarımız var. Yaratıcı yazarlık atölyelerimiz oluyor. İlk bir, bir buçuk ay yaratıcı drama çalışması atölyesi olarak geçiyor çünkü bizim önceliğimiz sosyalleşebilmek. Yani toplumun içinde kendini ifade edebilmek. Daha sonra oyunculuk işte hani üçüncü, dördüncü planda” diye belirtti.

“Derdini anlatmanın yoludur tiyatro”

Tiyatronun dünyanın her yerinde ekonomik zorluklarla karşılaştığını belirten Aslan, “Tiyatronun cilvesi olarak söylüyorum. Bu dünyanın her yerinde geçerli; meslek olarak tiyatroyu seçip geçimimi sağlarım kafasıyla sektöre girerseniz açıkta kalıyorsunuz. Tiyatronun şöyle bir esprisi var, bu oyunculuk için, sinema için de geçerli. Bir derdin vardır, derdini anlatmanın yoludur tiyatro. Sahnedeyken eğlenirsin, karakterin tadını, oyunun tadını çıkarırsın. Yaptığın iş belli bir süre sonra paraya dönüşür. Sen onu sevdiğin için, eğlendiğin için, derdini anlatabilmek için yaparsın. O zaten bir süre sonra kendiliğinden paraya dönüşüyor” dedi.

Mersin’in potansiyelinin yeterince kullanılmadığını söyleyen Aslan, “Bu konuyla ilgili ne kadar kamu kurumu varsa, hiçbirinin tam anlamıyla sanata değer verdiğini düşünmüyorum. Bildiğimiz kadarıyla Mersin'de 29 tane özel tiyatro var. Biz sahne bulamıyoruz. Valiliğin bu konuyla ilgili çalışması yok. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün tiyatrolarla ilgili bir çalışması yok. Salon kiraları çok yüksek. Hafta sonu Atatürk Kültür Merkezi’ni tutacak olsak 70 bin lira üstünde. Benim bu bileti kaça satıyor olmam lazım ki hem salonu doldurayım, seyirci gelmesi lazım hem beni kurtarması lazım hem de sahne parasını çıkarmam lazım. 40 bin lira hafta içi salon kirası. Mezitli Kültür Merkezi hafta içi 25 bin lira, hafta sonu 40 bin lira. Şu anda özel tiyatrolar çok büyük bir vergi yükü altında” şeklinde konuştu.

Yeni dönem oyunlarından bahseden Kubilay Kudbettin Aslan, “Yeni dönemde aktif ve bütün hazırlıkları bitmiş 4 tane çocuk oyunumuz var. Yetişkin oyunu olarak da Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım'ın hayatının anlatıldığı ‘Yeşil Gözlü Kızın Hikayesi’ diye çok güzel bir tiyatro oyunumuz olacak. Komediyle başlayıp dramla biten, aynı zamanda arada canlı müziklerin olduğu bir oyun olacak. Cümbür Cemaat kara komedi çok eğlenceli bir oyundu, Mersin'de 16 gösterim yaptık, hepsi kapalı gişe. O belki tekrar repertuvara girebilir yeni dönemde. 7. sezona ortalama 7 oyunla başlayacağız” şeklinde açıkladı.

“Ne yazık ki sanat dediğimiz şey sosyal medyadaki paylaşımlardan ibaret kalacak”

Mersin’de sanatın geleceğine dair endişesini dile getiren Aslan, “Sanatın geleceğine dair eğer sanatçı gözüyle bakacak olsak ve bizim yaptığımız mücadeleyi Mersin'in yönetenler verdiğimiz mücadelenin yüzde 25'ini vermiş olsa Mersin'in sanat geleceği çok parlak. Fakat bu şekilde devam ederse ne yazık ki sanat dediğimiz şey artık sosyal medyadaki paylaşımlardan ibaret kalacak. Ne opera ne tiyatro canlı performansa dayalı bir şey kalmayacak yakın tarihte. Atatürk'ün de dediği gibi ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ Mersin'in can damarları kopmadan birinin el atması lazım. Yoksa 40-50 yıl sonra artık Mersin'de sanat dediğimiz ya da ülkede sanat dediğimiz sosyal medyadaki paylaşımlarımız olacak” diyerek ifade etti.

Muhabir: Zümre Deniz Denli