Haber / Aysun Koç Aydoğan

Mersin Sağlık Örgütleri Platformu üyeleri, Akdeniz ilçesinde yer alan Nusratiye Aile Sağlığı Merkezi (ASM) önünde toplanarak gelirde ve vergide adalet taleplerini yineledi. “Sağlık çalışanları eziyet yönetmeliği değil gelirde-vergide adalet istiyoruz” yazılı pankartın açıldığı açıklamayı platform adına Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS) 4 No’lu Şube Başkanı Ayşe Sıddıka Çöl okudu.

“Hizmette kamu görevlisi, vergide tüccar sayılmayı reddediyoruz”

Gelirde ve vergide adalet eylemlerini 17 aydır sürdürdüklerini belirten Çöl, “Bugün, ASM’lerde ve kamuda görev yapan binlerce hekim, ebe, hemşire ve sağlık çalışanı olarak, iki yıldır sürdürdüğümüz ‘Vergide Adalet’ eylemlerimizin 17’nci ayında bir kez daha sesimizi yükseltiyoruz. Türkiye’de sağlık sisteminin sigortası olan ASM’ler bugün sadece hastalıklarla değil, devlet eliyle uygulanan bir ekonomik şiddet ve vergi adaletsizliğiyle boğuşmaktadır. Yıllardır görmezden gelinen, her geçen gün daha da derinleşen bu adaletsiz sistem artık sürdürülemez bir noktaya ulaşmıştır. 21 Şubat 2024’te başlattığımız eylemlerle, ASM çalışanlarından yüzde 35’e varan adaletsiz vergi kesintilerinin en fazla yüzde 15 ile sınırlandırılmasını, kesintilerin yıl içinde sabit kalmasını ve insanca, yaşanabilir, performansa dayandırılmayan ücret talep ediyoruz. Ama Hükümet, taleplerimizi görmezden gelerek sağlık emekçilerini yoksulluğa mahkûm ediyor. Hizmette kamu görevlisi, vergide tüccar sayılmayı reddediyoruz” dedi.

“Kamu sağlık alanları ranta açılıyor”

Saglikemekcileri (4)

Göksoy: “Gülistan Doku için adalet istiyoruz”
Göksoy: “Gülistan Doku için adalet istiyoruz”
İçeriği Görüntüle

Kamu sağlık binalarının satıldığına dikkat çeken Çöl, “Bugün bu basın açıklamasını Nusratiye ASM önünde düzenlememizin özel bir nedeni var. Haberiniz var mı kamu sağlık binaları satılıyor? 17 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile eski devlet hastaneleri, ASM arsaları, İlçe Sağlık Müdürlükleri dahil 27 ilde 55 kamu sağlık taşınmazı özelleştirme kapsamına alındı. Denize sıfır arazilerden, şehir merkezlerindeki değerli kamu parsellerine kadar birçok alan ‘Yeni sağlık tesislerinin finansmanı’ gerekçesiyle satışa çıkarıldı. Eski Mersin Devlet Hastanesinin bulunduğu arazi, İl Sağlık Müdürlüğü’nün bazı birimlerinin ve Nusratiye Aile Sağlığı Merkezi’nin içinde bulunduğu bu kıymetli alan da maalesef bunlardan birisi. Tıpkı Tarsus’taki iki hastane binasının olduğu gibi. Oysa Sağlık Bakanı, iki yıl önce ‘Bin yeni aile sağlığı merkezi’ vaadinde bulunmuştu. Bugün mevcut ASM’leri ve hastane arazilerini satarak şehir hastanelerine trilyonlarca lira aktarmaya devam ediyor. Bu karar, kamu sağlık alanlarının ranta açılması ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin tasfiyesidir. Halkımızın sağlığı, müteahhitlere peşkeş çekilmektedir. Üstelik de pek çok özel ASM binasında hekimlerimiz mülk sahiplerinin akıl almaz kira talepleri ile boğuşurken, hatta yoğun çalışma tempoları azmış gibi bu nedenle mahkemelerle uğraşırken” açıklamasında bulundu.

“İş yükümüz daha da arttı”

Sağlık Bakanlığı’nın yürürlüğe koyduğu yeni bir düzenlemeyle birlikte iş yüklerinin daha da arttığını savunan Çöl, şöyle devam etti:

“Sorunlarımız ve iş yükümüz yetmezmiş gibi Sağlık Bakanlığı, Kasım 2024’te yürürlüğe koyduğu eziyet yönetmeliğini tam da bu süreçte 9 Nisan 2026 Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yeni bir düzenleme yaparak bunu katmerli hale getirdi.

“Hekim ve çalışanların omuzlarına yeni yükler bindiriyor”

Bu yeni düzenlemede; ASM’lerin ‘Kamu sağlık kuruluşu’ olduğu vurgulanırken: Fiziki standartlar ve tıbbi donanım zorunlulukları getirildi (1 Eylül 2026’ya kadar uyum zorunlu). Hekimlerin kendi ceplerinden aldığı malzemeler üzerinde hak iddia edilemeyeceğini hükme bağladı ki mülkiyet hakkına aykırı ve ciddi sıkıntılar yaratabilecek bir durum. Aile hekimlerine online muayene yetkisi verildi. Hasta ile temas etmeden aile hekimliği hizmeti vermek hem tıp biliminin gerekleri ile hem de hukukun temel ilkeleri ile bağdaşmaz ve kabul edilemez. Şiddet uygulayan hastanın aile hekimi değiştirilebilecek ama aynı ASM de başka hekime de kayıt edilebilecek demek şiddetin devamına göz yummaktır kabul edilemez. Cihaz-malzeme sorumluluğu, veri güvenliği ve kamera sistemi gibi yeni yükümlülükler eklendi. Bu değişiklikler, yeni sorumluluklar getirirken ek bütçe, personel ve altyapı desteği sunmuyor. Hekim ve çalışanların omuzlarına yeni yükler bindiriyor. ASM’lerin satıldığı bir dönemde ‘Standart getiriyoruz’ demek, samimiyetsizliğin ta kendisidir.

“Mücadelemiz devam edecek”

Bizler kamuoyu önünde taleplerimizi iletmeye ve mücadeleye devam edeceğiz. Vergi kesintisi yüzde 15’le sınırlandırılsın, yıl içinde sabit kalsın. Kamu sağlık arazilerinin satış kararnamesi derhal geri çekilsin; arsalar halk sağlığına hizmet etsin. Yeni yönetmelik değişiklikleri, ek ödenek ve personel olmadan uygulanmasın. Birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirilsin, özelleştirme ve rant politikalarına son verilsin. Aile Hekimliği doktor, ebe, hemşireleri ve kamu sağlık alışanları olarak diyoruz ki: Kamu sağlığı satılamaz! Vergide adalet sağlanana, ASM’lerimiz ve hastanelerimiz ranta kurban edilene kadar mücadelemiz sürecektir. Gelirde ve vergide adalet sağlanması, toplumun sağlık hakkı ve sağlık çalışanlarının hakları için söz söylemeye, mücadele etmeye kararlı olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz.”

Muhabir: Aysun Koç Aydoğan