Haber / Barış Çoban
Son günlerde termometrelerin 40 derecenin üzerine çıktığı Mersin başta olmak üzere birçok ilde sıcak çarpması, bayılma, inme ve beyin kanaması vakalarında belirgin artış yaşanıyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu Başkanı Dr. Nasır Nesanır, yaşanan durumu sıradan bir yaz sıcaklığı değil, akut bir halk sağlığı krizi olarak nitelendirdi. Dr. Nesanır, haber sitemize yaptığı açıklamada artan vakaların klinik gerçekleri yansıttığını belirterek, hem bireysel hem de kamusal önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
“Saat 10:00-16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın”
Dr. Nesanır, kronik hastalığı olanlar, yaşlılar, gebeler ve çocuklar başta olmak üzere vatandaşlara 10:00-16:00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını önerdi. Susuzluk hissi beklenmeden günde en az 2,5-3 litre su tüketilmesi, açık renkli ve pamuklu gevşek giysiler tercih edilmesi, geniş kenarlı şapka, güneş gözlüğü ve yüksek faktörlü güneş kremi kullanılması gerektiğini belirtti. Dr. Nesanır, beslenmede ise vatandaşların ağır, yağlı ve yüksek kalorili yiyeceklerden kaçınmaları, sulu ve sindirimi kolay gıdalara yönelmeleri tavsiye etti.
“Yaşanan ölümlerin önemli bir bölümü kullanılan ilaçlardan kaynaklanıyor”
Sıcak dalgalarında yaşanan ölümlerin önemli bir bölümünün kullanılan ilaçlardan kaynaklandığına dikkat çeken Dr. Nesanır, “Diüretikler, Beta-blokerler, Antidepresanlar ve antipsikotikler termoregülasyonu bozarak riskleri artırıyor. Tansiyon, kalp, böbrek ve psikiyatri hastaları bu dönemde hekimlerine başvurarak ilaç dozajlarını yeniden değerlendirmeli. Hekimlere de reçete yazarken iklim koşullarını dikkate almalı” dedi.
“Bireysel önlemler yetersiz kalır”
“Dışarı çıkmayın” tavsiyesinin herkes için geçerli olmadığını vurgulayan Dr. Nesanır, “Öğle saatlerinde dışarı çıkmama önerisi, kliması olan veya kapalı ortamda çalışanlar için gerçekçidir. Ancak mevsimlik tarım işçileri, inşaat emekçileri, kuryeler ve sokak işçileri için ‘Dışarı çıkmayın’ demek, uygulanamaz. Bu nedenle krize karşı sadece bireysel önlemler yetersiz kalır” diye belirtti.
“Serinleme merkezleri açılmalı”
Dr. Nesanır, yetkililerin sıcaklara hava dalgalarına karşı alması gereken kamusal sorumlulukları şöyle sıraladı:
“Hükümetin ‘Sıcak-Sağlık Erken Uyarı Sistemleri’ kurması, termal risk eşiği aşıldığında açık alanda ve ağır işlerde çalışmanın durdurulması, işçilere ücretli idari izin verilmesi, yerel yönetimlerin betonlaşmayı sınırlaması, yeşil alanları artırması ve klimasız evlerde yaşayan yoksul ve yaşlı vatandaşlar için klimalı ‘Serinleme merkezleri’ açılması.”
“Sistemi, halkın sağlığına göre dönüştürmek mümkün”
Yaşanan sorunların sorumluluğunun bireylere yıkılmaması gerektiğini savunan Dr. Nesanır, “Mersin halkına bireysel olarak kendilerini korumalarını önemle tavsiye ederken; Tıp kurumları ve kamusal idareler olarak görevimizin sadece broşür dağıtmak olmadığını hatırlatmak isterim. İklim krizinin getirdiği bu yakıcı tehdide karşı klinikte ilaç kalibrasyonuyla, sahada işçi sağlığı savunuculuğuyla ve kentte kamusal serinleme merkezleriyle bütüncül bir koruma hattı inşa etmek zorundayız. Gerçek halk sağlığı, sorumluluğu bireye yıkıp kenara çekilmekle değil, sistemi halkın sağlığına göre dönüştürmekle mümkündür” açıklamasında bulundu.
Öte yandan Mersin’de hava sıcaklıklarının temmuz ayı ortalarından itibaren daha da yükselmesi bekleniyor.



