Haber / Barış Çoban

İnsanlığın gökyüzüne olan tutkusu, tarihin akışını değiştiren iki büyük fikir doğurdu: Uçaklar ve uçan arabalar. Bugün gökyüzüne baktığımızda binlerce yolcu uçağının dünyayı köprülediğini görüyoruz, ancak teknoloji tarihinin tozlu sayfalarında gizlenen çok şaşırtıcı bir gerçek var: Uçan araba fikri, aslında uçaktan çok daha eski.

Peki, nasıl oldu da daha önce hayal edilen bir teknoloji yüz yılı aşkın bir süre geride kaldı ve bilimkurgu sinemasının ötesine geçemedi? Cevap, motor teknolojisinde yaşanan tıkanıklıklar ve nihayet Elon Musk liderliğindeki Tesla'nın ezber bozan hamlesinde gizli.

Kanatlı ve buharlı otomobil rüyası

Ariel

Dünyanın ilk başarılı motorlu uçak uçuşunu Wright Kardeşler 1903 yılında gerçekleştirdi. Ancak bundan tam 62 yıl önce, 1841 yılında İngiliz mucitler William Samuel Henson ve John Stringfellow, "Ariel" adını verdikleri hem karada giden hem de uçabilen bir taşıtın patentini almışlardı. O dönemde henüz benzinli motorlar yoktu ve bu devasa araç buhar gücüyle çalışacaktı ama buhar kazanlarının aşırı ağırlığı nedeniyle bu araç hiçbir zaman havalanamadı. Teknoloji, hayalin gerisinde kalmıştı.

Wright Kardeşler

Hafif ve güçlü içten yanmalı motorların icadıyla havacılık sektörü uçaklara odaklandı. Uçan arabalar ise birer "fantezi" olarak bilimkurgunun tekelinde kaldı.

Geleceğe Dönüş filmi bu hayali diri tuttu

Uçan araba denildiğinde şüphesiz hepimizin aklına 1985 yapımı kült bilimkurgu filmi Geleceğe Dönüş gelir. Filmin sonunda Doktor Emmett Brown’ın Marty McFly’a söylediği o ikonik cümle kulaklarımızda çınlar: "Yol mu? Gittiğimiz yerde yollara ihtiyacımız yok!"

Film-3

Film, 2015 yılına gittiğinde gökyüzünde uçan ve çöp enerjisiyle çalışan DeLorean model araçları bize göstermişti. 2015 yılında bu tahmin tutmadı; ancak film, insanoğlunun kişisel uçan araç vizyonunu diri tutan en büyük popüler kültür meşalesi oldu.

Yıllar içinde irili ufaklı yüzlerce şirket uçan araba prototipleri geliştirdi. Ancak bu projelerin neredeyse tamamı, "küçük bir helikopter" veya "büyük bir drone" olmaktan öteye gidemedi. Gerçek anlamda otoyoldan çıkıp havaya yükselebilecek, hem estetik hem de işlevsel bir otomobilin temeli bir türlü atılamadı. Ta ki bugüne kadar...

Tesla ve SpaceX iş birliğiyle devrim: Yeni Roadster gösterisi

Uçan araba fikrinin pratik ve endüstriyel temellerini radikal bir vizyonla yeniden atan isim Tesla oldu. Elon Musk, havacılık şirketi SpaceX'in teknolojisini Tesla'nın yeni nesil Roadster modeline entegre ederek otomotiv tarihinde yeni bir çağ açtı.

Roadster

ÇİMSA ÇBK Mersin, EuroCup Women’e galibiyetle başladı: 72-59
ÇİMSA ÇBK Mersin, EuroCup Women’e galibiyetle başladı: 72-59
İçeriği Görüntüle

Geleneksel kanatlı veya dev pervaneli tasarımların aksine Tesla Roadster, SpaceX soğuk hava roket iticilerini kullanıyor. Aracın gövdesine gizlenmiş 10 adet özel nozul ve sıkıştırılmış hava tankları sayesinde araç; kısa süreliğine yerden tamamen kesilebiliyor, engellerin üzerinden atlayabiliyor ve havada yön değiştirebiliyor.

Roket iticilerinin gücüyle 0.81 saniye gibi inanılmaz bir sürede gerçekleşiyor. Tesla, bu fütüristik teknolojiyi 2028 yılında seri üretime geçirmeyi planlıyor.

Tarih, ironik bir döngüyü tamamlıyor. 1841'de uçaktan önce hayal edilen ama imkansızlıklar nedeniyle rafa kaldırılan uçan araba fikri, uçakların dünyayı ele geçirdiği bir asrın ardından küllerinden doğuyor. Geleceğe Dönüş filmindeki gibi tamamen havada asılı kalan şehir trafiğine belki henüz ulaşmadık; ancak Tesla'nın roket teknolojisiyle attığı bu yeni temel, insanlığın "Yollara ihtiyaç duymayacağı" o geleceğin ilk somut adımı olarak tarihe geçiyor.

Muhabir: Barış Çoban