Haber / Barış Çoban
Eski FIFA kokartlı Mersinli hakem Vedat Yüksel, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde (MGC) düzenlediği basın toplantısında Türk futbolunda hakemlik sistemi ve son dönemde yaşanan gelişmeler üzerine açıklamalarda bulundu.
“Bugün yaşananları sadece bugünün meselesi olarak görmüyorum”
Yaşanan olayları, sadece bugünün meselesi olarak görmediğini belirten Yüksel, “Türk futbolunda hakemlik müessesesi son günlerde yaşanan gelişmelerle yeniden gündemde. Objektif gerekçe göstermeden klasman dışı bırakma, görev vermeme, bazı hakemlere ayrıcalıklı davranma ve puanlama-atama süreçlerine müdahale gibi iddialar dolaşıyor. Ben bugün yaşananları sadece bugünün meselesi olarak görmüyorum. Çünkü 16 yıl önce Mersin bölgesinde görev yapan 34 yaşında bir Süper Lig ve FIFA hakemiydim. Yeni Merkez Hakem Kurulu göreve geldiğinde şahsıma herhangi bir gerekçe açıklanmadan görev verilmemeye başlandı. Ocak ayında FIFA kokardımı göğsüme takmıştım. Yaklaşık iki buçuk yıl Süper Lig kadrosunda bulunmama rağmen maç alamadım. Bir yıl sonra henüz çiçeği burnunda bir FIFA hakemiyken ismim listeden çıkarıldı. Özel bir talimatla normal şartlarda A Klasman’a düşürülmem gerekirken il hakemliğine kadar düşürüldüm. Benimle birlikte Mersin’den birçok hakem arkadaşı da benzer şekilde klasman düşürülerek hakemliği bırakmak zorunda kaldı” dedi.
“16 yıldır benzer tartışmalar farklı biçimlerde yeniden gündeme geliyor”
Zor dönemlerden geçtiğini ve adalete olan inancının sarsıldığını ifade eden Yüksel, “Genç yaşta yaşadığımız bu süreç sadece mesleki kariyerimizi değil, futbola, hakemlik kurumuna ve adalet duygusuna olan inancımızı da derinden sarstı. 16 yıldır benzer tartışmalar farklı biçimlerde yeniden gündeme geliyor. Haksızlık ve hukuksuzluk karşısında sessiz kalındıkça ‘Sarı öküz’ operasyonu geldi, ardından 8 Mart operasyonuyla çok sayıda hakem görevden uzaklaştırıldı. Bugün gelinen nokta, biriken sorunların artık görmezden gelinemeyecek aşamaya ulaştığını gösteriyor. Bugün özellikle hakem Ali Tuna’nın kamuoyuna yansıttığı ve haksızlığa uğradığını belgelediği hususları yakından takip ediyorum. Bu tutumun, hakemlik sistemindeki şeffaflık, objektiflik ve hesap verebilirlik tartışmasının daha geniş şekilde ele alınmasına vesile olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.
“16 yıl önce yaşadıklarım unutulmasın”
16 yıl önceki yaşadıklarının unutulmaması gerektiğini belirten Yüksel, “Hakemlik kurumunun itibarı, hakemlerin susturulmasıyla değil; adil, şeffaf, objektif ve hesap verebilir bir sistemin oluşturulmasıyla korunabilir. Bizim talebimiz çok açık: Kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun; hukuk, adalet, liyakat ve hakkaniyet herkes için eşit şekilde işletilmelidir. Kamuoyunun önünde yürütülen bu sürecin gerçeklerin ortaya çıkmasına, hakemlik kurumunun daha da güçlenmesine ve bundan sonra hiçbir genç hakemin benzer mağduriyetler yaşamamasına vesile olmasını temenni ediyorum. 16 yıl önce yaşadıklarımız unutulmasın. Çünkü geçmişin bilinmesi, geleceğin daha adil kurulabilmesi için önemlidir” diyerek sözlerini tamamladı.

