Haber / Barış Çoban - Zümre Deniz Denli
Mersin’de Zafer Çarşısı’nın yıkımı devam ediyor. “Kırmızı Lacivert Kent Meydanı” projesi kapsamında, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yıkım kararı verilen Zafer Çarşısı’nda, son birkaç esnaf tutunmaya çalışıyor. Bit Pazarı’nın yıkımının ardından Zafer Çarşısı’nın da tahliye edilmesi, geleneksel esnaf kültürü ve el sanatlarını derinden sarstı.
Çarşı esnaflarından Mehmet Akan ile bu tarihi mekanın geçmişi, bugünü ve belirsiz geleceği üzerine konuştuk. 1985’ten beri burada terzilik yapan Mehmet Akan, “Çok eskiye dayanıyor buranın tarihi. Biz 50 yıldır Mersin'deyiz. 1985'te askerden geldiğimde açmıştım dükkanımı, 40 senedir muntazam bir şekilde kiralarımızı, faturalarımızı ödeyerek oturuyorduk. El sanatlarının icra edildiği bir yerdi. Fakat şu andaki hali gördüğünüz gibi. Buranın kapısı, giriş kemerleri de tarihi eser olduğu bildirilmişti bize, ne yaparlar bilmiyorum” dedi.
Terzi Mehmet Akan, çalışabilecekleri yeni bir yer bulmanın zorluğuna değinerek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin kiracısı konumundaydık, boşaltmamızı söylediler. Biz de mecburen boşaltmak zorunda kaldık, hemen hemen herkes gitti. Bir biz yer bulamadık. Yer arayışı içerisindeyiz, dışarıdaki kiralara gücümüz yetmiyor, ağır geliyor, buranın kirası biraz cüziydi” dedi.
“Bakmakla yükümlü olduğum bir eşim ve bir kızım var”
Bakmakla yükümlü olduğu felçli bir eşi ve kızı olan Terzi Akan, yaşadığı ekonomik zorluğa da değinerek, “63 yaşındayım, bakmakla yükümlü olduğum bir eşim ve bir kızım var. Eşim felç, kızım gündüzleri annesine bakıyor, geceleri de ben bakıyorum. 20 bin TL emekli maaşı alıyorum. Çalışmazsam, ek gelir olmazsa yetmiyor” dedi.
Değişimin gerekliliğini farkında olan Terzi Akan, 40 yıldır emek verdiği yerinden edilip, bu değişimde kendilerine yer gösterilmemesinden gücenmiş durumda. Gelecek nesle el sanatlarını aktarmanın önemine de değinen Akan, “Biz belediye başkanına aracı gönderip rica ettik, ‘El sanatları alanında gençler yetişmiyor, bu kültürü yok etmeyelim, bize bir yer verirseniz, hayatımızı idame ettirebilsek’ Bir yer göstermeleri için ricada bulunduk ama dinlemediler, seçim zamanı ‘Sizi mağdur etmem’ diyorlardı ama şimdi mağdur konumundayız” dedi.
Yıkılmadan önce her kesimden, her bütçeden vatandaşın uğradığı, tüm ihtiyaçlarını karşılayabildiği bir yer olduğunu söyleyen Terzi Mehmet Akan, “Her kesimden insan geliyordu. Durumu zayıf olan insanlar; örneğin bir ayakkabı yaptıracak, bıçak biletecek veya terziye tamirat işini yaptıracaktı. İşlerini halledip toplu bir şekilde gidebiliyorlardı, onlar da mağdur oldular” dedi.
Meydan ve esnaf bir arada
Çarşının yıkılarak yerine kent meydanı yapılacak olması, bölgeyi canlandırmaktan ziyade, içinde bulunduğumuz ekonomik koşullar nedeniyle, mekanın sadece boş vakit geçirenlerin uğrak noktası olacağı endişesi taşıyan Terzi Akan, “İşlerimizi etkiledi fakat topluma, insanlara faydalı olacaksa bir şey diyemiyoruz ama Kent Meydanı olarak Atatürk Parkı yakın. İnsanların gelecek hali kalmadı. İnsan, eşini alıp dolmuşa binip gelse, 100 lira dolmuşa verecek, 100 lira geri gelecek, 2 kişi zaten maddi güçleri olmadığından gelecek halleri kalmadı. Kent meydanlarına başıboş insanlar, emekli insanlar, çoğu da boş insanlar geliyor, diye düşünüyorum” dedi.
Çarşının yıkılması yerine, zanaatkarların varlığını sürdürebileceği küçük dükkanlarla desteklenen bir projenin daha iyi bir çözüm olduğuna değinen Akan, “Zafer Çarşısı'nda 30-40 kişi kadar esnaf kalmıştık, yine Kent Meydanı yap, çevrelerine küçük dükkanlar şeklinde. Zaten bizim dükkanlarımızı görüyorsunuz metrekare olarak. Böyle el sanatlarının icra edilebileceği, idame edecek dükkanlar sağlansa bize, kirasını ödemek şartıyla. Yapın, bize verin, yine Kent Meydanı da yapın. Daha da canlanır, insanlar gelirdi diye düşünüyorum, yer de gösterilmedi bize” şeklinde konuştu.