Haber / Zümre Deniz Denli
Mersin Atatürk Kültür Merkezi’nde Erasmus+ "Together for Equality" projesi kapsamında düzenlenen "Otizme Farklı Yaklaşımlar ve Kültürel Bir Yolculuk" semineri, Mersin Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Mehmet Serttaş Anadolu Lisesi, Mersin Yenişehir Belediyesi, Türkiye, Romanya, İspanya, Yunanistan ve Portekiz ortaklığında yürütülen proje; otizmi bir eksiklik değil, bir farklılık olarak ele almayı hedefleyerek toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlıyor.

Programda, otizm farkındalık seminerlerinden fotoğraf sergilerine kadar geniş bir yelpazede etkinlikler yer aldı. "Kültürel Bir Yolculuk" başlıklı fotoğraf sergisinde Güray Gökal ve Hilmi Çoban’ın eserleri sanatseverlerle buluştu. Otizme Umut Derneği Başkanı, Sosyolog ve bir otizmli annesi Jülide Güzel yaptığı konuşmada bir otizmli annesi olarak yaşadığı zorluklara değinerek “Otizmli bir çocuk annesiyim. Bu benim asıl işim çünkü en çok mesai harcadığım iş annelik. Otizm, birebir yaşayan biri olarak anne gözüyle anlatılanlardan çok ama çok farklı olduğunu söylemeliyim. Bana göre otizmli annesi olmak sıcak çay içememektir mesela, arkadaşlık ilişkilerinizin bitmesi, akrabalarınızı unutmak, komşuluk ilişkilerinizin hiç kalmaması, toplu taşımaya korkarak binmek, öğretmenlere yalvaran gözlerle bakmaktır ve daha nice basit olayı zor yaşamak” şeklinde açıkladı.
“Otizm bir hastalık mıdır yoksa farklılık mıdır?”
“Otizm bir hastalık mıdır yoksa farklılık mıdır?” konusuna değinen Jülide Güzel, “Bazı çocuklarımız yürüyemiyor, tuvalet eğitimi verilemiyor, geceleri hiç uyumuyor. Hiç konuşmuyor ve oturmuyor. Bu tarzdaki çocuklarımız için otizm net, ağır bir hastalık. Bu tarz insanlar için çok ağır bir hastalık. Çocuğu çok konuşan, obsesif hareketleri olan, dönen nesneler ile oynayan, okuma yazmayı öğrenemeyen, bazı koku ve tatlara aşırı duyarlı olan çocuklarımız için ise bir farklılıktır. Bu iki durumu yaşayan annenin hayatları, fiziksel yorgunluk, zaman kullanımı, maddi yük ve çevresel baskı anlamında asla aynı değil. Çocuğunun otizm tanısı olan annelerimizin ortak ve tek bir noktası var; o da çocuklarına duydukları sevgi, onlar için duydukları gelecek kaygısı ve benden sonra ne olacak yavruma korkusu. Otizmli çocuğun annesinin zihinsel yüklerinin bir noktası savaşta, muharebede olan bir askerin yüküne eş bulunuyor” diyerek otizm tanısı konulan annelerin yaşadıkları zorluklara değindi.
Otizm belirtileri nelerdir?
Yaşadığı deneyime dayanarak otizm belirtileri konusunda dikkat edilmesi gerekenlere değinen Güzel, “Çocuğunuz ilk aylardan boynunu tutmakta zorlanıyorsa, göz teması kurmuyorsa, adı seslenildiğinde bakmıyorsa, nesnelerin etrafında dönüyor ve dönen nesnelere ilgili duyuyorsa, kanat çırpma dediğimiz obsesif hareketleri yapıyorsa, bunlar en tipik belirtileridir” diyerek açıkladı.
Mersin Yenişehir Belediyesi Kişisel Gelişim Uzmanı, Yazar ve Eğitmen Güray Gökal ise seminerde, “Otizm farklı olmaktır dedik hep, değil mi? Zaten hepimiz farklı değil miyiz? Farkındalıklarımız bizi zenginleştiriyor, birlikte güçleniyoruz” diyerek farklılıkların önemini vurguladı.

Seminere otizm farkındalığı yaratmak için Güray Gökal ile birlikte fotoğraf sergisi açan Mersin Yenişehir Belediyesi Fotoğraf Sanatçısı ve eğitmeni Hilmi Çoban Mersin Haber Merkezi’ne yaptığı açıklamayla, “Avrupa Birliği’nin de dahil olduğu, çok ülkenin katıldığı bir farkındalık projesi bu. Otizm biraz yanlış anlaşılan bir durum bizim ülkemizde ama aslında otizmli bireyler bizden çok farklı insanlar değil, ilgi isteyen insanlar. Farkında ve bilinçli olarak yaklaşmamız gerekiyor. Toplum tarafından dışlanmamalı, onların farklılıklarına iyi niyetle yaklaşmamız gerekiyor. Ben de bu projeye fotoğraflarımla katkı verdiğim için çok mutluyum” dedi.
Seminerde Down sendromlu profesyonel oyuncu Arda Deniz Özkan deneyimlerini paylaştı. Etkinlik, "Ayrımcılığa Karşı Şiirin Gücü" başlıklı kapanış bölümüyle, sanatın birleştirici gücü üzerinden toplumsal farkındalık mesajı ile sona erdi.


