Haber / Barış Çoban

10 Temmuz’da Mersin’de hava durumu
10 Temmuz’da Mersin’de hava durumu
İçeriği Görüntüle

Akdeniz meyve sineği; Başta turunçgiller, şeftali, kayısı, incir, nar, zeytin, elma, armut, üzüm ve birçok meyvede zarar yapan önemli bir zararlıdır. Larvaları meyve içerisinde gelişerek meyvenin çürümesine, dökülmesine ve pazar değerinin düşmesine neden oluyor.

Akdenizmeyvesinegi (2)

Mersin Akdeniz Ziraat Odası, her yıl binlerce çiftinin zarar etmesine neden olan Akdeniz meyve sineğine karşı mücadele başlattı. Konuya ilişkin haber sitemize konuşan Akdeniz Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, Akdeniz meyve sineğine karşı en etkili silahın tuzaklar olduğunu söyledi.

“Tuzakları tüm çiftçiler kurmalı”

Çiftçilerin ortak ve birlikte mücadele etmesi gerektiğini de anlatan Başkan Yılmaz, “Akdeniz meyve sineği bizim en büyük belamız, riskimiz. Bununla alakalı kimyasal anlamda ettiğimiz mücadeleler çok fazla sonuç vermiyor. Bireysel anlamda tuzakların asılması çok fazla fayda sağlanmıyor. Entegre bir mücadele olması gerekiyor. Her çiftçinin bunu ağaçlara asması gerekiyor. Bu zararlı, kimyasala da bağışıklık kazanıyor. Ama tüm çiftçiler tuzak kurmasıyla birlikte bu zararlılığının üstesinden gelebiliyoruz” dedi.

“Belediyeler destek verdi”

Akdeniz meyve sineğine karşı Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Toroslar Belediyesi’nden de destek aldıklarını anlatan Başkan Yılmaz, “Zirai ilaç bayilerinde 250-300 TL’ye satılan tuzakları, Toroslar Belediyesi çiftçilere 72,5 TL’ye sattı. Buna rağmen çiftçimiz tuzaklara pek rağbet göstermedi. Büyükşehir Belediyesiyle de konuştuk, onlar da tuzak dağıtacak. Belediyeyle bir komisyon kuracağız, ortak hareket edeceğiz” diye belirtti.

“Akdeniz meyve sineğiyle ilgili çiftçilere eğitim verilmeli”

Akdeniz meyve sineğiyle ilgili çiftçilere eğitim verilmesi gerektiğini dile getiren Başkan Yılmaz, “Devletimizin, tarım il müdürlüğümüzün, ilçe müdürlüklerimizin bu konuyla alakalı sahada çok ciddi eğitimler vermesi lazım. Çiftçi farklı bilgiye sahip ya da bazı tavsiyeleri hiçe sayıyor. Geçen yıl mesela belediye 250 TL'lik tuzağı 72,5 TL'ye vermesine rağmen bazı çiftçiler, ‘Zaten benim bahçemi doldurmuş, meyve yok’ diyor. Gidip o tuzağı almıyor. Her şeyi devletten beklemememiz lazım. Üreticiler olarak bizim de mesleğimiz geçimimizi sağladığımız çiftçilik. Ürettiğimiz ürünün sofralara sağlıklı bir şekilde ulaşmasıyla ilgili çok ciddi hesaplar yapmamız lazım” diyerek sözlerini tamamladı.

Muhabir: Barış Çoban