Haber / Barış Çoban
Mersin Çevre Platformu, Akdeniz ilçesinde yer alan Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) önünde toplanarak Akdeniz ve sahillerde meydana gelen plastik atık sorununa ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı platform adına Çevre Mühendisi Cihan Ersoy okudu.
“Avrupa’nın çöpleri Mersin’e geliyor”

Mersin’in kıyılarının çevre kirliliği nedeniyle tehlike altında olduğunu belirten Ersoy, “Kıyılarımız, Avrupa’nın çöp bertaraf merkezi gibi kullanılan bir anlayış tarafından yok ediliyor. Yıllardır bu politikanın gerek Mersin, gerekse Adana şehirlerimizde sözde geri dönüşüm adı altında atık plastik maddelerin ithalatı sonucunda ne olduğu belirsiz, kaba işlemler sonucunda plastik hammadde üretimi için kullanılması beraberinde bir çevre felaketini de getirmiştir. Paris İklim Anlaşması kapsamında Avrupa Birliği ülkeleri karbon emisyonu azaltma politikalarını ve emisyon taahhütlerini yerine getirmek için hem geri dönüşümü sırasında kullanılacak enerjinin sonucu olan karbon emisyonundan imtina etmek, hm de proses sırasında çıkacak olan dioksin, furan, CO gibi zehirli gazların yaratacağı emisyonu üstlenmemek için plastik atıkları ülkemiz başta olmak üzere bir çok Doğu Asya ülkesine ihraç ediyor” dedi.
“Geri dönüşümcülere tedbir almaları için baskı yapılsın”
Türkiye’nin ciddi tehlike altında olduğunu ifade eden Ersoy, “Ne ülkemiz bir çöplüktür ne de biz sömürgeyiz. Bunu kabul edemeyiz. Sözde geri dönüşüm yapan işletmeler de yasa ve yönetmelikler tarafından kollandığı için Mersin’in Tisan sahillerine kadar gözlemlenmiş mikroplastik parçaları da günlük yaşantımızı etkiliyor. Ödediğimiz atık su katılım bedelleri ile yapılan atık su arıtma tesislerinin çalışmaz hale getirilmesi basit fiziksel önlemler alınarak kaynağında engellenebilecekken neden geri dönüşümcü sermayeye bu tedbirlerin alınması için baskı yapılmamaktadır? Çünkü ilgili yönetmelikler plastik atıkları bir kirletici parametre olarak kaydetmemiştir. Sonuçta sahile giden her yurttaşın içini acıtacak plastik yığınları manzarası ile karşılaşıyoruz” açıklamasında bulundu.
“Sadece denizler değil hava da zehirleniyor”
Çöplerin sadece denizleri değil havayı da zehirlediğini anlatan Ersoy, “Bu durum böyle gitmez. Ne bizim topraklarımız çöplüktür, ne de biz sömürgeyiz. Avrupa’dan gelecek olan çöplerin ithalatının derhal durdurulmasını, geri dönüşümcü işletmelerin atık suyu ve baca gazlarının denetlenmesini ve tedbir almaya zorlanmasını, vahşi yakma ile atıktan kurtulmaya çalışan kişi ya da işletmelere ağır cezalar uygulanmasını talep ediyoruz. Mersin ve Adana su kanalizasyon idarelerini de kanalizasyon işletmesinden kaynaklı olarak sorumlu buluyor ve ilgili denetimlerin sonucunda gerekirse mikroplastikler ile kontamine olmuş atık su deşarjı yapan işletmelerin deşarj ve işletme ruhsatlarını iptal etmelerini talep ediyoruz. Temiz bir çevre, sağlıklı bir yaşam ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir ülke bırakmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.


