Haber / Güven Güneş

Mersin'de yaz sezonuyla birlikte özellikle yazlık siteler ve apartmanlarda kullanılan yüzme havuzları yeniden yoğun şekilde kullanılmaya başlandı. Kentte otel havuzlarından çok mesken tipi havuzların yaygın olduğuna dikkat çeken Sakar, bu alanlarda su kalitesi, kimyasal uygulamaları ve operatör yeterliliğinin de en az ticari havuzlar kadar önem taşıdığını belirterek mevcut denetim ve eğitim sisteminin kapsamının genişletilmesi gerektiğini ifade etti.

Mersinliler DOA İade Makinesiyle hem ceplerine hem de çevreye katkı sağlıyor
Mersinliler DOA İade Makinesiyle hem ceplerine hem de çevreye katkı sağlıyor
İçeriği Görüntüle

Sakar, doğru uygulama için eğitime dikkat çekti
Yaz sezonuyla birlikte toplu kullanım havuzlarında su kalitesi ve kimyasal uygulamaları yeniden gündeme geldi. Mevcut yasal düzenlemelere göre; oteller, aqua parklar ve ticari işletmeler gibi sadece ticari amaçla işletilen havuzlarda sertifikalı “Havuz Operatörü” bulundurulması zorunlu ancak binlerce insanın ortak kullandığı apartman ve site havuzları bu yasal zorunluluğun dışında kalıyor. Kimya Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi 2’nci Başkanı Yusuf Sakar, bu durumun ciddi bir halk sağlığı açığı oluşturduğunu belirterek, “Havuz temizliği ve ilaç miktarlarının doğru ayarlanması doğrudan insan sağlığını ilgilendiriyor. Kulaktan dolma bilgilerle yapılan ilaçlamalar, çocuklarda ve yetişkinlerde zehirlenmelere, cilt hastalıklarına ve kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu nedenle mevzuat acilen genişletilmeli, ticari işletmelerin yanı sıra toplu yaşam alanı olan meskenler de bu zorunluluk kapsamına dâhil edilmelidir” dedi.

“Daire başına düşen maliyet yalnızca 50-60 TL”

Havuz (3)
Maliyet analizine de değinerek bu önlemin sanıldığı gibi külfetli olmadığını ifade eden Sakar, “Bugünün şartlarında bu eğitimin maliyeti en fazla 10-15 bin TL civarındadır. 200 kişinin yaşadığı bir siteyi baz aldığımızda, daire başına düşen maliyet yalnızca 50-60 TL gibi cüzi bir rakama tekabül etmektedir. İnsan sağlığı için bu bütçeler göz ardı edilmemelidir” diye konuştu.

Eğitim yetkisinin odadan alınması erişimi zorlaştırdı: “Personel ve takvim sorunu var”
6 yıl öncesine kadar havuz operatörlüğü eğitimleri, alanın uzmanı olan Kimya Mühendisleri Odası tarafından tam gün ve tam mesai usulüyle en az bir haftalık yoğun bir programla verildiğini ifade eden Sakar, “Bu yetki Kimya Mühendisleri Odası’ndan alınarak İŞKUR ve Halk Eğitim Merkezlerine devredilmesi, sahada ciddi bir erişim krizini beraberinde getirdi. Halk Eğitim Merkezlerindeki personel yetersizliği ve esnek olmayan takvim düzenlemeleri nedeniyle, eğitim almak isteyen ticari işletme çalışanları bile kurslara ulaşmakta büyük zorluk yaşıyor. Eğitimlerin uzman kadrolar eliyle yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Kimya Mühendisleri Odası tarafından verilen eğitimler, işin uzmanları tarafından eksiksiz aktarılıyordu. Mevcut yapıda ise hem takvim uyuşmazlığı hem de personel yetersizliği nedeniyle sistem tıkanmış durumda. Sektör temsilcileri ve operatör adayları eğitimine erişmekte ciddi sorunlar yaşıyorlar” ifadelerine yer verdi.

“Suyun berrak olması hijyenik olduğu anlamını taşmıyor”
Mevzuatta boşluklar, eğitime erişim sıkıntıları, sahada uygulanan denetim mekanizmalarının yetersiz olduğunu iddia eden Sakar son olarak, “Mesken havuzlarında periyodik kimyasal ölçümlerin profesyonelce yapılmaması ve bu alanların Sağlık Bakanlığı denetim mekanizmalarının dışında kalması, suyla bulaşan enfeksiyon riskini maksimum seviyeye çıkarıyor. Havuz sularının sadece berrak görünmesinin hijyenik olduğu anlamına gelmiyor. Doğru kimyasal analiz yapılmayan her havuz birer hastalık kaynağıdır” sözlerine yer verdi.

Muhabir: Güven Güneş