Aysun Koç Aydoğan
Uzun süren kış yağmurları ve bir “nadas” döneminin ardından Kültürhane, Mersin’deki yeni mekânı Yaşam Limanı’nda kapılarını yeniden açtı. Yenişehir Belediyesi Afete Dayanıklılık Kültür ve Eğitim Merkezi bünyesinde yer alan Yaşam Limanı’ndaki açılış, düzenlenen kapsamlı bir programla gerçekleşti. Etkinliklere sanatçılar, akademisyenler ve çok sayıda kent sakininin katıldı.
Açılışın ilk etkinliği, projenin mimarları Tülin Hadi ve Cem İlhan’ın katılımıyla düzenlenen “Aynı Meram, Yeni Mekân” başlıklı söyleşi oldu. Söyleşide, mekânın dönüşüm süreci ve afet odaklı kamusal kullanım anlayışı ele alındı.
Afet Bilinci ile Kültürel Üretim Bir Arada
Dönüştürülmüş taşımacılık konteynerlerinden oluşturulan Yaşam Limanı, kültürel üretim ile afet bilincini bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Alan; kütüphane, kafe, sergi odası ve toplantı salonu gibi bölümlerden oluşurken, aynı zamanda bir bostanı da barındırıyor. Bu bostanda gönüllüler tarafından sebze üretimi de yapılacak.
Kültürhane’nin kurucularından akademisyen Ulaş Bayraktar, konuşmasında Yaşam Limanı’nı bir “keşif” olarak tanımlayarak, buranın yalnızca bir kültür-sanat alanı değil, aynı zamanda afet anlarında sığınılabilecek kamusal bir merkez olduğunu vurguladı. Bayraktar, mekânın ekoloji, afet, bilim, sanat ve dayanışma ekseninde şekillendiğini belirterek herkesi bu kolektif yapıya sahip çıkmaya ve katkı sunmaya davet etti.
Kolektif Üretimin Mekânı
Mimar Tülin Hadi ise projenin “geçici mimari” fikri etrafında şekillendiğini ifade ederek, bu süreçte Kültürhane topluluğuyla birlikte çalışmanın kendileri için çok değerli bir deneyim olduğunu dile getirdi. Cem İlhan da kullanılan konteynerlerin sıradan prefabrik yapılar olmadığını, afet anlarında güvenli bir alan oluşturacak şekilde seçildiğini belirtti. İlhan ayrıca, bir mekânın ancak toplulukla birlikte anlam kazandığını vurguladı.
“Neredeyse Vardık” Sergisi Ziyaretçilerle Buluştu
Söyleşinin ardından, küratörlüğünü Ezgi Bakçay’ın üstlendiği “Neredeyse Vardık” adlı sergi açıldı. Açık çağrı ile bir araya gelen katılımcıların tekstil temelli üretimlerinden oluşan sergi, mekâna özgü yerleştirmelerle dikkat çekiyor.
Bakçay, serginin; oyun, göç, yerleşme ve sürekli hareket hâlinde olma kavramlarından yola çıktığını belirterek, üretim sürecinin kolektif bir hafıza ve hayal alanına dönüştüğünü ifade etti.
Dayanışma ve Yaşam Alanı
Kültürhane, Yaşam Limanı’ndaki yeni mekânında dayanışma, sanat ve birlikte üretim odaklı çalışmalarını sürdürecek.
Yeni mekân, yalnızca bir kültür-sanat alanı değil; aynı zamanda birlikte düşünmenin, üretmenin ve dayanışmanın mümkün olduğu açık ve kamusal bir yaşam alanı olarak kente katkı sunmayı hedefliyor.