Haber / Barış Çoban
Mersin Tabip Odası Yönetim Kurulu, İnsan Hakları Komisyonu ve Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu üyeleri, Mersin Tabip Odası binasında yaptıkları basın açıklamasında 14 Mayıs 2025 tarihinde devlet memuriyeti görevinden çıkartılan Dr. Ayşe Uğurlu’nun yanımda olduklarını söyledi. Açıklamayı TBB Yüksek Onur Kurulu Üyesi hukukçu Dr. Ö. Özkan Özdemir okudu.
Uğurlu’nun dava süreci
Dr. Ayşe Uğurlu’nun memuriyet görevinden çıkarılma sürecini anlatan Özdemir, “Dr. Ayşe Uğurlu, 35 yıldır kamuda bir hekim ve adli tıp uzmanı olarak görev yapmaktayken, 14 Mayıs 2025 tarihinde devlet memuriyeti görevinden çıkarılmıştır. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından 7 Nisan 2025 tarihinde başlatılan disiplin soruşturması ile Dr. Ayşe Uğurlu’dan, Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan ‘Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma’ gerekçesiyle ‘Devlet memurluğundan çıkarma cezası’ talepli olarak savunma istenmiştir. Soruşturmada konu edilen olay Ankara Kadın Platformu’nun 24 Mayıs 2023 tarihinde Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlediği basın toplantısında Dr. Ayşe Uğurlu tarafından okunan metnin ‘Cumhurbaşkanlığı makamının şeref ve saygınlığını zedeleyici, rencide edici, hakaret teşkil eder’ nitelikte olduğu iddiasıdır. Ankara Kadın Platformu; Kadın haklarını savunmak, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık ile mücadele etmek amacıyla emek-meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin aralarında olduğu 40’tan fazla kurumun bir araya gelmesiyle oluşan, yaklaşık yirmi yıldır faaliyette olan, demokratik bir hak örgütüdür. Ankara Tabip Odası da platformun bir bileşenidir ve Dr. Ayşe Uğurlu davaya konu edilen basın toplantısına ATO Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Komisyonu’nu temsilen katılmıştır” dedi.
“Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz”
Dava da Uğurlu’nun düşünce ve ifade özgürlüğünün doğrudan hedef alındığını iddia eden Özdemir, “Bakanlık idari soruşturmayla da yetinmeyerek ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiası ile suç duyurusunda da bulunmuştur. Demokratik toplumlarda kamu makamlarının eleştirilmesi ifade özgürlüğünün doğal ve meşru bir parçasıdır. Türkiye’de ise ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçu giderek daha fazla biçimde düşünce ve ifade özgürlüğünü sınırlayan bir araç olarak kullanılmaktadır. Bir hekim ve adli tıp uzmanı olarak; Ülkesine, meslek örgütüne yıllardır hizmet eden Dr. Ayşe Uğurlu’ya yönelik iddialar karşısında aşağıda imzası bulunan kurumlar olarak bu durumun hukuksuz olduğunu söylüyoruz. Bu dava ile Dr. Ayşe Uğurlu’nun düşünce ve ifade özgürlüğü doğrudan hedef alınmıştır.
Hatırlatırız ki; Düşünce ve ifade özgürlüğü, temel bir insan hakkı olarak hem Anayasa’da hem de Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınmıştır. Düşünce ve ifade özgürlüğünün -cezalandırılması bir yana- korunması demokratik toplumun gereğidir. Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. Dr. Ayşe Uğurlu’nun yanındayız. Dr. Ayşe Uğurlu hakkında açılan davadaki suçlamaların bir an önce düşürülmesini istiyoruz” açıklamasında bulundu.



