Haber / Berna Çakır
Göksu Deltası, sıradan bir doğal alan olmanın çok ötesine geçerek, yüzlerce kuş türünün Akdeniz’deki en büyük aktarma istasyonu görevini de üstleniyor. Türkiye'deki kuş türlerinin neredeyse yüzde 70'ine ev sahipliği yapan bu devasa ekosistem, her mevsim farklı bir yüzünü gösterse de, onu asıl dünyaca ünlü yapan dönemler ise çok kısıtlı.
En doğru zaman ne zaman?
Eğer deltaya gidip sadece boş bir sazlık görmek istemiyorsanız, dönemsel göçleri takip etmek son derece önemli. Uzmanların ve kuş gözlemcilerinin önerdiği en ideal iki dönemse şunlar:
İlkbahar Göçü (Mart - Mayıs): Afrika'dan kuzeye göç eden binlerce kuşun en yorgun ama en coşkulu olduğu dönemdir. Deltanın maskotu konumunda olan Saz Horozu’nu her yerde görebilir, flamingoların pembe dansına şahit olabilirsiniz.
Sonbahar Göçü (Eylül - Kasım): Kuzeyden güneye dönüş yolculuğu olan bu dönemdeyse, yavru kuşların da katılımıyla gökyüzüne adeta uçak pistine dönerken, leyleklerin ve yırtıcı kuşların gökyüzünü kapladığı dönemdir.
Bölgeyi ziyaret edecekler içinse zaman dilimini gözetlemeleri son derece önemli. Kuşların en aktif halleriyle yakalamak istiyorsanız, günün gün doğumu ve gün batımı saatlerinde gitmeniz son derece önemli çünkü öğle sıcağında kuşlar da tıpkı insanlar gibi sazlıkların arkasına çekilerek sıcaklardan korunmaya çalışırlar.
Yaz aylarında sürpriz misafirleri de görebilirsiniz
“Kuş göçünü kaçırdım” diye üzülmeyin. Eğer Haziran ve Ağustos ayları arasında deltaya yolunuz düşerse, bu kez sahilde başka bir misafire şahit olabilirsiniz. Dünyaca ünlü Caretta Caretta ve Yeşil Deniz Kaplumbağaları’nın yumurtlama ve yavruların denize ulaşma heyecanına tanıklık edebilirsiniz. Ufak bir hatırlatma, bölgenin 7 gün 24 saat gözetim altında olduğunu ve izlendiğini unutmayın bu nedenle kaplumbağaların yavru ve yuvalarına zarar vermenin cezası ise son derece ağır olacaktır.
Gitmeden önce yanınıza almanız gereken 3 şey
Güçlü bir dürbün: Kuş gözlem kulelerinden o muazzam detayları kaçırmamak için şart.
Toprak tonlarında kıyafetler: Kuşları ürkütmemek için doğayla kamufle olmanız bu nedenle flaşörlü veya parlak renkli kıyafetlerden kaçınmanız gerekir.
Sessizlik: Deltanın en büyük kuralı, doğanın kendi sesini dinlemektir.