Haber / Zümre Deniz Denli
Balık baykuşu dünyada nesli tehlike altında olan türler arasında yer alıyor. Sıcak iklimi seven ve tatlı su balığıyla beslenen balık baykuşu, Mersin Toros Dağları’nın eteklerinde yaz-kış sıcak olan vadilerde yaşıyor. Nesli tehlike altında olan bu tür, hidroelektrik santraller sebebiyle ve özellikle bölgede yaşayan insanlar tarafından “uğursuz, ölüm habercisi” olduğu gibi gerekçelerle öldürülüyor.

Genel olarak Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya bölgesinde yaşayan nadir bir kuş türü olan balık baykuşunun, Toros Dağları’nda sadece 50-80 çift kadar olduğu tahmin ediliyor. Doğa Derneği, Mersin Kent Konseyi, Türkiye Mozaik Foundation, Slow Food, Sivil Toplum için Destek Vakfı, Turquoise Coast Environment Fund – Türkiye TCEF, Turkish Philanthropy Funds ve Mersin Marina bir araya gelerek balık baykuşlarını korumak için ortak projeler yürüterek bölge halkını bilinçlendirme çalışmaları ile Toros Dağları’nda son kalan balık baykuşlarının nesilleri korunmaya çalışılıyor. Mersin Kent Konseyi Doğa ve Hayvan Hakları Komisyonu Sözcüsü ve Doğa Derneği Çukurova Bölge Temsilcisi Turan Çetin, konuya ilişkin Mersin Haber Merkezi Sorumlu Yazı İşeri Müdürü Umut Çor’a açıklamalarda bulundu.
“Toroslar'da hala okyanus canlılarının kalıntılarına rastlıyoruz” diyen Turan Çetin, balık baykuşuna ilişkin, “Bu tam arada kalmış bir kuşak, tüm Avrupa'ya baktığında Avrupa sahilinde sadece bizim bölgemizde yaşıyor. Daha kuzeye gitmek istemiyor hayvan, daha kuzey demek soğuk demek. Çıkabileceği en kuzey alan Mersin, Adana, Osmaniye, Burdur ve Antalya. Adı üstünde balık baykuşu. Bu hayvan balıkla besleniyor. Dere balığı dediğimiz tatlı su balığı ile besleniyor, tuzlu su değil. Bu nedenle Torosların eteklerinde barınıyor, akarsulardaki balıklarla besleniyor. Bu hayvan tuzlu su habitatına uygun değil. Mersin Darıpınarı’nda yaşıyor” diyerek bilgi verdi.
İngiltere merkezli, doğa çalışmalarını koruyan projelere fon desteği sağlayan TCEF desteğiyle balık baykuşunun korunmasına ilişkin yürüttükleri çalışmaları açıklayan Çetin, “Turquoise Coast Environment Fund – Türkiye TCEF diye bir kurum var İngiltere'de, bir vakıf, biz böyle bir proje yazdık balık baykuşuyla ilgili. Bu hayvan öldürülüyor, bu hayvan uğursuz, ölü habercisi gibi gerekçelerle öldürülüyor. Kırsalda, yerelde bu hayvanın uğursuz olmadığı ile ilgili bir çalışma yapmak istiyoruz dedik. Proje kabul edildi. Bu proje kapsamında çok ekstrem bir şey yaptık. Türkiye'de 2 hafta üst üste, 7 tane camide cuma hutbesi ile vaaz verdik Mersin'de. Çamlıyayla İlçe Nüfus Müdürlüğü ile görüşerek durumu açıkladık.
Kuran’dan ayetler, sureler buldum, 2 hafta üst üste cuma hutbesinde vaaz verdirdik. Kırsaldaki kesim için kanaat önderi cami imamıdır ve orada başarıya ulaştık, oradaki insanlar yanmamak için öldürmekten vazgeçtiler. Çamlıyayla'da etraftaki köylerden öğrenci toplayan yatılı bir okul var. Orada da sunum yaparak öğrencileri bilinçlendirdik” dedi.
“Benim amacım bakanlığın dikkatini balık baykuşuna çekmek”
Türü tehlike altında olan balık baykuşu için, “Acilen Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu türle ilgili tür koruma planı yapması gerekiyor” diyen Çetin, “Türkiye’de sadece 27 tür için koruma planı yapıldı, bunun da 7’sini ben çalıştım. Benim amacım bakanlığın dikkatini balık baykuşuna çekmek. Yazılar, dilekçeler yazdık ama henüz sesimizi duyuramadık. Tür koruma planı çok önemlidir: Valilikler, belediyeler, STK’lar, kaymakamlıklar ve yerel halk 2 gün boyunca bu hayvanla ilgili sıkıntı ve problemler nelerdir, bunun üzerine kafa yorarlar. 5 yıllık, 10 yıllık ve 20 yıllık koruma planı çıkarılır ve belediye, kaymakamlık, muhtar, halk herkesin sesi olur. Tehlike altındaki türün korunması için çok önemli bir şey bu. Ben daha önce kelaynak, çizgili sırtlan, çöl varanı, ceylan ve Fırat kaplumbağası çalıştım. Şimdiki amacım bakanlığa balık baykuşu için tür koruma planı çıkarttırmak” diyerek konun önem ve aciliyetine dikkat çekti.

