Haber / Gülsen Kaya
Her ay yaşanan şiddetli regl ağrıları, birçok kadın tarafından “kadın olmanın doğal bir parçası” olarak kabul edilirken, işin aslı bambaşka. Bilimsel veriler, günlük yaşamı etkileyen adet ağrısının her zaman normal olmadığını gösteriyor.

Pelvik Fizyoterapist Aslı Kuzu, şiddetli regl ağrısı yaşayan bir kadının öncelikle kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurması gerektiğinin altını çizerek, “Hekim tarafından yapılan muayene ve gerekli tetkiklerle endometriozis, adenomyozis, miyom, enfeksiyon ve diğer jinekolojik nedenler değerlendirilir. Uygun tıbbi tedavi planlandıktan sonra, ağrının pelvik taban kaslarıyla ilişkili olduğu düşünülen durumlarda hasta Pelvik Taban Fizyoterapistine konsülte edilir.
Araştırmalar, kronik veya şiddetli regl ağrısı yaşayan birçok kadında pelvik taban kaslarının aşırı kasılı kaldığını ve gevşeyemediğini göstermektedir. Sürekli kasılı kalan bu kaslar ağrıyı artırabilir, dolaşımı azaltabilir ve pelvik bölgede hassasiyet oluşturabilir” dedi.
Pelvik taban rehabilitasyonunda öncelikle ayrıntılı bir değerlendirme yapıldığı bilgisini veren Kuzu, sonrasında kişiye özel planlanan manuel terapi, pelvik taban gevşetme teknikleri, diyafram solunumu, postür eğitimi, gevşeme egzersizleri ve ağrı yönetimi yaklaşımlarının uygulandığını anlattı.
Bilimsel çalışmaların, pelvik taban rehabilitasyonunun; pelvik kas spazmını azaltabildiğini, ağrı şiddetini hafifletebildiğini, yaşam kalitesini artırabildiğini ve bazı kadınlarda ağrı kesici kullanımını azaltmaya katkı sağlayabildiğini ortaya koyduğuna dikkat çeken Kuzu, pelvik rehabilitasyon sürecini şu şekilde anlattı:
“Pelvik taban fizyoterapisti, tedaviye başlamadan önce ayrıntılı bir değerlendirme yapar. Çünkü her regl ağrısının nedeni ve pelvik taban kaslarının durumu farklıdır. Bu değerlendirme sonrasında kişiye özel bir rehabilitasyon programı oluşturulur.
Tedavi programında ihtiyaca göre; Pelvik taban kaslarının fonksiyonel değerlendirilmesi, manuel terapi ve miyofasyal gevşetme teknikleri, pelvik taban kas spazmını azaltmaya yönelik gevşeme uygulamaları, diyafram solunumu ve nefes kontrol eğitimi, duruş analizi ve günlük yaşam ergonomisinin düzenlenmesi, pelvik taban ile karın, bel ve kalça kaslarının koordinasyonunu geliştiren egzersizler, ağrı nörobilimi eğitimi ve ağrı yönetimi stratejileri, ev egzersiz programı ile yaşam tarzı önerileri planlanabilir.
Gerektiğinde, bilimsel kanıtlarla desteklenen biofeedback, TENS ve diğer fizyoterapi modaliteleri de uygun hastalarda tedaviye eklenebilir.”

“Her kadının ihtiyacı aynı değildir”
Pelvik rehabilitasyonun temel amacının yalnızca ağrıyı azaltmak olmadığını kaydeden Kuzu, “Pelvik taban kaslarının normal fonksiyonunu yeniden kazandırmak, yaşam kalitesini artırmak ve kişinin regl dönemini daha konforlu geçirmesine yardımcı olmaktır. Tüm süreç, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile pelvik taban fizyoterapistinin iş birliği içinde yürütülen multidisipliner bir yaklaşımla planlanır.
Burada önemli olan nokta şudur:
Her kadının ihtiyacı aynı değildir. Özellikle pelvik taban kasları aşırı kasılı olan kişilerde rastgele yapılan Kegel egzersizleri yakınmaları artırabilir. Bu nedenle egzersizler mutlaka pelvik taban değerlendirmesinden sonra, kişiye özel olarak planlanmalıdır. Unutmayın; regl ağrısıyla yaşamak zorunda değilsiniz. Doğru tanı, doğru tedavi ve multidisipliner yaklaşımla birçok kadın daha konforlu, daha aktif ve daha kaliteli bir yaşama kavuşabilmektedir” ifadelerini kullandı.


